YAZARLAR

  • 17 Şubat 2026, Salı

Dövüş ustası olanlar öfkelenmezler, kazanma ustası olanlar korkmazlar, akıllılar dövüşmeden kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler

Ülkeleri ve toplumları tarih sahnesinde incelediğimizde, ilerlemenin hiçbir zaman kaba kuvvetle sağlanmadığını; aksine akıl, sabır, sağduyu ve erdemle mümkün olduğunu açıkça görürüz. Buna rağmen bireysel ve toplumsal düzeyde hâlâ “kazanmak” kavramını yanlış yorumlayan geniş bir kesimle karşı karşıyayız. Dövüşmeyi güç, öfkeyi cesaret, korkusuzluğu ise bağırıp çağırmak sanan bu anlayış, insanı yücelten değerlerden uzaklaştırır ve onu ilkel bir rekabet alanına hapseder.

  • 16 Şubat 2026, Pazartesi

“İnsan Düzelirse Dünya Düzelir”: Ahlâk Olmadan Medeniyet Olmaz

Modern zamanların en büyük yanılgılarından biri, değişimi hep dışarıda aramamızdır. Sistemi, siyaseti, ekonomiyi, teknolojiyi… Oysa insanlık tarihinin büyük kırılma anlarına dikkatle bakıldığında, asıl dönüşümün insanın iç dünyasında başladığı görülür. “İnsan düzelirse dünya düzelir” sözü, işte bu hakikatin özlü bir ifadesidir.

  • 15 Şubat 2026, Pazar

Koltuk Değneği mi, Kuvvet Çarpanı mı? Yapay Zekâ ve Zihinsel Sorumluluk

Dijital çağın en büyük yanılgılarından biri, hız ile düşünmeyi birbirine karıştırmamızdır. Daha çabuk yazmak, daha çok üretmek, daha kısa sürede sonuç almak… Bunların hiçbiri, tek başına düşünmenin derinliğiyle eş anlamlı değildir. Bugün yapay zekâ etrafında dönen tartışmanın tam merkezinde de bu kavram karmaşası yer alıyor.

  • 14 Şubat 2026, Cumartesi

Sevginin Tarihsel Yolculuğu: "14 Şubat Sevgililer Günü" Üzerine Düşünmek

Takvim yaprakları 14 Şubat’ı gösterdiğinde vitrinler kırmızıya bürünür, çiçekçiler hareketlenir, restoranlar dolup taşar. Ancak her yıl tekrarlanan bu manzaranın ardında, çoğu zaman fark edilmeyen uzun ve katmanlı bir tarih yatmaktadır. Sevgililer Günü yalnızca romantik bir jest ya da ticari bir organizasyon değildir; kökleri antik çağlara uzanan, dinler ve kültürler arasında dönüşerek günümüze ulaşan tarihsel bir olgudur.

  • 13 Şubat 2026, Cuma

13 Şubat Dünya Radyo Günü: Sesin Vicdanı, Toplumun Hafızası

13 Şubat, yalnızca alelade bir gün değildir. Bu tarih, 1946’da kurulan United Nations Radio’nun yıldönümünü simgelerken; 2011 yılında UNESCO tarafından ilan edilip 2012’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca kabul edilen Dünya Radyo Günü ile insanlığın ortak hafızasına kazınmıştır. Bugün, sesiyle dünyayı birleştiren, görünmeyeni görünür kılan, duyulmayanı duyuran radyocuların günüdür.

  • 13 Şubat 2026, Cuma

Dijital Dünya ve Çocuk: Fırsat mı, Yeni Bir Eşitsizlik Alanı mı?

Dijital teknolojiler, insanlık tarihinin belki de en hızlı ve en köklü dönüşüm araçlarıdır. Bu dönüşümden en fazla etkilenen kesimlerin başında ise çocuklar gelmektedir. Dünya Çocuklarının Durumu Raporu, dijital teknolojinin çocukların hayatlarını ve hayattaki şanslarını nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. Ancak bu dönüşüm, kendiliğinden olumlu sonuçlar üretmemektedir; aksine, doğru yönlendirilmediği takdirde yeni eşitsizliklerin ve risklerin de kapısını aralamaktadır.

  • 12 Şubat 2026, Perşembe

Başkent’te “Ankara Teknik Üniversitesi” Kurulması İçin Altyapı ve Akademik Çekirdek Hazır

Türkiye’de üniversiteler üzerine yapılan tartışmalar çoğu zaman isimler etrafında şekillenir; yeni bir tabela, yeni bir kampüs ya da iddialı bir vizyon belgesi gündeme gelir. Oysa üniversite, yalnızca bir isimden ibaret değildir. Bu bağlamda asıl belirleyici olan, bu iddiayı taşıyabilecek güçlü bir akademik altyapının, nitelikli insan kaynağının ve kurumsal birikimin varlığıdır.

  • 11 Şubat 2026, Çarşamba

İslam Medeniyetinin Büyüklüğünü Neden Kendi İnsanımıza Anlatamıyoruz?

Bugün gençlerimize İslam medeniyetinin büyüklüğünden söz ettiğimizde, çoğu zaman romantize edilmiş bir geçmiş anlatısı sunduğumuz ya da ideolojik bir savunma yaptığımız düşünülüyor. Oysa mesele, İslam medeniyetinin büyük olup olmadığı değildir; büyüklüğü konusunda en küçük bir tereddüdümüz yoktur. Asıl sorun, bu büyüklüğü nasıl anlattığımız, hatta gerçekten anlayıp anlayamadığımızdır.

  • 10 Şubat 2026, Salı

Çalışıyoruz Ama Ne İçin? “Anlamsız İşler” Tezinden Türkiye’nin Beyaz Yaka Gerçeğine

Modern çalışma hayatına dair en rahatsız edici sorulardan biri şudur: Yaptığımız işler gerçekten dünyaya anlamlı bir katkı sağlıyor mu? Antropolog David Graeber, 2013’te yayımladığı ve kısa sürede küresel ölçekte yankı uyandıran “Anlamsız İşler (Bullshit Jobs)” makalesinde bu soruyu merkeze alır. Tartışma, 2018’de kitaplaştığında artık yalnızca akademik bir iddia değil; milyonlarca çalışanın gündelik deneyiminde karşılığını bulan bir huzursuzluğun adı haline gelmiştir.

  • 09 Şubat 2026, Pazartesi

2030’a Giderken: Gençler, Üniversiteler ve Karar Vericiler İçin Yapay Zekâ Gerçeği

Bugün üniversite sıralarında oturan gençler, yalnızca bir meslek seçimi yapmıyor; aynı zamanda henüz tam olarak şekillenmemiş bir geleceğe hazırlanıyor. 2030’lara doğru ilerlerken yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme; iş dünyasını olduğu kadar eğitim sistemini, kamu politikalarını ve bireyin hayata bakışını da köklü biçimde dönüştürüyor.