“İnsan Düzelirse Dünya Düzelir”: Ahlâk Olmadan Medeniyet Olmaz
Modern zamanların en büyük yanılgılarından biri, değişimi hep dışarıda aramamızdır. Sistemi, siyaseti, ekonomiyi, teknolojiyi… Oysa insanlık tarihinin büyük kırılma anlarına dikkatle bakıldığında, asıl dönüşümün insanın iç dünyasında başladığı görülür. “İnsan düzelirse dünya düzelir” sözü, işte bu hakikatin özlü bir ifadesidir.

Bugün küresel ölçekte yaşanan krizler-çevre felaketlerinden toplumsal kutuplaşmaya, dijital bağımlılıktan değer erozyonuna kadar-aslında insanın kendi iç dengesini kaybetmesinin yansımalarıdır. Sorun yalnızca yapısal değil, ahlâkîdir; yalnızca teknik değil, vicdanîdir. Bu nedenle çözüm de teknik reçetelerden önce insanın kendisinde aranmalıdır.
Toplum dediğimiz yapı, soyut bir organizma değildir; bireylerin toplamından meydana gelir. Eğer birey adaletli değilse, adaletli bir sistem kurmak mümkün değildir. Eğer birey sorumluluk bilincinden yoksunsa, kurumlar ne kadar güçlü görünürse görünsün, içten içe zayıflar.
Burada temel mesele, “Ben ne yapabilirim ki?” sorusunun arkasına saklanmamaktır. Tarih bize göstermiştir ki büyük değişimler, küçük ama kararlı adımlarla başlar. Ahlâkî bir tavır, bir sözün arkasında durmak, emeğe saygı göstermek, hakka riayet etmek… Bunlar sıradan gibi görünen ama toplumsal dokuyu onaran davranışlardır.
Kendini düzeltmek, başkasını eleştirmekten daha zordur. Çünkü insan, en çok kendi kusurunu görmekte zorlanır. Oysa gerçek değişim, insanın kendi zaaflarıyla yüzleşmesiyle başlar. Sabır, empati, adalet ve merhamet gibi değerler; eğitimle, kültürle ve bilinçli bir çabayla inşa edilir.
Bu noktada eğitim kurumlarına, aileye ve kanaat önderlerine büyük görev düşmektedir. Eğitim yalnızca bilgi aktarmak değil, karakter inşa etmektir. Aile yalnızca barınma alanı değil, değer üretim merkezidir. Toplumsal liderlik ise popülerlik değil, örnek olmayı gerektirir.
Küreselleşen dünyada bireyin etkisi sandığımızdan daha büyüktür. Sosyal medya paylaşımlarından tüketim alışkanlıklarımıza kadar her tercihin bir yankısı, bir karşılığı vardır. Adil ticareti desteklemek, çevreye duyarlı davranmak, dijital dünyada sorumlu bir dil kullanmak… Bunlar bireysel tercihler gibi görünse de kolektif bir bilinç oluşturur.
Bugün insanlık, teknolojik olarak tarihin en ileri dönemini yaşıyor olabilir; ancak ahlâkî gelişim aynı hızda ilerlemiyorsa, bu ilerleme eksik kalır. Gerçek medeniyet, teknik kapasite ile ahlâkî olgunluğun birlikte yükseldiği noktada ortaya çıkar.
Sonuç
“İnsan düzelirse dünya düzelir” sözü romantik bir temenni değil, sosyolojik ve ahlâkî bir gerçektir. Dolayısıyla her bireyin kendini geliştirmesi, yalnızca kişisel bir kazanım değil; toplumsal bir yatırımdır.
Belki dünyayı tek başımıza değiştiremeyiz. Ancak kendimizi değiştirdiğimizde, dünyanın değişimine katkı sunarız ve unutmayalım: En büyük devrimler, insanın kendi içinde başlattığı sessiz fırtınaların sonunda ortaya çıkar.
Çünkü her iyilik önce bir kalpte başlar. Bir insanın vicdanında filizlenen merhamet, bir başka insanın hayatında umut olur. Bir kişinin dürüstlüğü, başkasına güven aşılar. Birinin sabrı, bir başkasının öfkesini yatıştırır. Küçük gibi görünen bu içsel dönüşümler, aslında görünmez bağlarla birbirine tutunan insanlığın kaderini değiştirir.
Dünya dediğimiz yer; savaşlardan, krizlerden, adaletsizliklerden ibaret değildir yalnızca. Dünya, bir annenin evladına gösterdiği şefkattir; bir yabancının uzattığı yardım elidir; zor zamanlarda bile doğruyu seçebilen insanların cesaretidir. İşte bu yüzden insanın kendi içini arındırması, sadece kendisi için değil, tüm insanlık için atılmış bir adımdır.
Belki adımız tarihe yazılmayacak. Belki yaptığımız iyilikler manşet olmayacak. Ama bir kalbi kırmamak, bir umudu yeşertmek, bir yanlışı düzeltmek… Bunlar dünyanın kader çizgisini sessizce değiştiren dokunuşlardır ve unutmayalım: Dünya, bizim iç dünyamızın yansımasıdır. İçimiz aydınlandıkça, yeryüzü daha da aydınlanacak, daha huzurlu ve yaşanır hale gelecektir.
Prof. Dr. Ayhan ERDEM - Köşe Yazarı
aerdem@gazeteankara.com.tr
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
Gazete Ankara DHP- www.gazeteankara.com.tr
YORUM YAP