Salı günü paylaştığımız ilk yazıda, Türkiye’nin eğitimde bütüncül dönüşüm ihtiyacını; Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, mesleki eğitim politikaları, YÖK’ün yükseköğretim yaklaşımı ve OECD–UNESCO göstergeleri üzerinden ele almıştık.
Salı ve perşembe günleri yayımlamak üzere hazırladığım bu yeni yazı serisi, Türkiye’nin eğitim sistemini yalnızca ulusal düzeyde ele almakla kalmayacak; Türk Dünyası, Balkanlar, Orta Asya, Orta Doğu, Afrika ve Uzak Doğu ile karşılaştırmalı bir perspektife de oturtacak.Amaç; Türkiye’yi merkeze alan, bölgesel etkileşimleri dikkate alan ve küresel trendleri bütüncül biçimde analiz eden yeni bir eğitim vizyonu ortaya koymak. Bu çerçevede ilk yazımız, Milli Eğitim Bakanlığının uygulamaya aldığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, YÖK’ün yükseköğretim politikaları, mesleki ve teknik eğitimde yapılan ulusal ölçekli hamleler ve bunların OECD, UNESCO ve diğer uluslararası göstergelerle olan ilişkisini değerlendiren kapsamlı bir giriş niteliği taşımaktadır.
Kocaeli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bahattin Türetken ve Prof. Dr. Yasin Kişioğlu’nun LinkedIn üzerinden başlattığı “araştırma üniversitesi” tartışması, Türkiye’de yükseköğretim sisteminin derin bir fotoğrafını önümüze koyuyor: Asıl mesele, tabelaya yazılan statü mü, yoksa uzun yıllara yayılan araştırma kültürü ve nitelikli meslek insanı yetiştirme iradesi mi?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin üç gün boyunca TÜRKGÜN Gazetesi’ne verdiği kapsamlı röportaj; terörle mücadeleden iç siyasi tartışmalara, bölgesel jeopolitikten inanç diplomasisine kadar geniş bir alanı kapsıyor. Bu yazı; Türkiye’nin toplumsal, siyasi ve uluslararası dengeler açısından kritik bir eşikte durduğunu objektif ölçütlerle analiz etmeyi amaçlıyor.
Ortaöğretim, ön lisans ve yükseköğretimi kapsayan entegre bir mesleki-teknik eğitim ekosistemi kurulmadan; alan/dal güncellemeleri, zirveler ve raporlar tek başına kalıcı dönüşüm üretemez.
Dijital çağ, insanlık tarihinin en büyük fırsatını da en büyük kırılganlığını da içinde taşıyor. Peki yapay zekâ ile insan zekâsı arasındaki bu yeni ilişkiyi nasıl anlamalıyız?
“Dijital çağda özgürlük, sadece seçim hakkına sahip olmak değil; görünmez algoritmaların tercihleri şekillendirmediği bir bilinç alanı yaratabilmektir.”
Her yeni dönem yeni bir reform vaat ediyor. Ama eğitim, bir ülkenin değil, bir medeniyetin ruhudur. Türkiye, evrensel düşünceyle kendi kimliğini nasıl bulmalı?
Bugün, 87 yıl önce Türk milletinin kalbinden yükselen bir sessizlik, bütün çağlara yayılan bir yankıya dönüştü.10 Kasım 1938, yalnızca bir veda günü değil; bir milletin, bir devletin ve bir insanlık idealinin yeniden doğduğu gündür. Dolmabahçe Sarayı’nda saat dokuzu beş geçe, bir ömür değil, bir çağ sustu.Ama o anda başka bir çağ başladı: Cumhuriyetin fikrî, kültürel ve siyasal aklı sonsuzluğa mühürlendi.
2025’in dönemeçlerinden geçerken, Türkiye hem dünyaya hem kendine dönüp bakıyor. Bugün, hızla değişen çağın içinde “denge” kavramını yeniden düşünme zamanı.
“Günün manşetleri ve en çok okunan haberlerinden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi Gazete ANKARA e-bültenine kayıt edebilirsiniz!”
Nasuh Akar Mah. Türk Ocağı Cad. No:28/3, 06520 Çankaya/ ANKARA
+90 (312) 285 63 33
+90 (312) 285 63 33
www.gazeteankara.com.tr
bilgi@gazeteankara.com.tr
Haber Sisteminin Android/ iPhone/ iPad Uygulamaları mobil cihazlar üzerinden anlık olarak takip edilebilmesi amacıyla tasarlanmıştır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz.