YAZARLAR

  • 04 Mayıs 2026, Pazartesi
  • Yeni Yazı

Ekran ve Yaşlılık: Dijital Katılım, Dijital Kırılganlık ve FOMO (Gelişmeleri Kaçırma Korkusu)

Dijital bağımlılık tartışmaları, uzun süredir tek bir yön üzerinden ilerlemektedir. Kamusal söylemde odak, büyük ölçüde genç kullanıcılar üzerinde yoğunlaşmaktadır. Ekran süresi, dikkat dağınıklığı ve sosyal medya kullanımı bu yaş grubunun temel sorunu olarak ele alınmaktadır. Öte yandan araştırmalar, söz konusu çerçevenin eksik kurulduğunu da göstermektedir. OECD ve Eurostat verilerine göre genç kullanıcılar arasında dijital teknolojilerin öğrenme amaçlı kullanımı hızla artmaktadır; açık ders platformları, video tabanlı eğitim içerikleri ve etkileşimli öğrenme ortamları, özellikle 15-24 yaş grubunda bilgiye erişim ve beceri geliştirme süreçlerinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Ortaya çıkan bu tablo, genç kullanıcıyı tüketen bir özne olarak konumlandıran yaklaşımın yetersizliğine vurgu yapmaktadır.

  • 27 Nisan 2026, Pazartesi

Hakikati İncitmeden Konuşmak: Travma Haberciliği ve Toplumsal Aklın Sınavı

Türkiye’de son günlerde yaşanan ve toplumda derin bir sarsıntı yaratan olaylar, güvenlik ya da bireysel sorumluluk tartışmalarının yanı sıra; bu olayların haber olarak nasıl anlatıldığına, hangi kavramlarla çerçevelendiğine ve hangi dil üzerinden dolaşıma girdiğine ilişkin daha derin bir sorgulamayı zorunlu kılmaktadır. Özellikle sosyal medyada hızla yayılan görüntüler, henüz doğrulanmamış bilgiler ve anlık yorumlarla birlikte, olayın kendisinden daha hızlı biçimde bir anlatı oluşturmaktadır. Bu anlatı, çoğu zaman gerçeği anlamaya yönelmemekte; hızlı bir açıklama üretme gereksinimiyle şekillenmektedir.

  • 13 Nisan 2026, Pazartesi

Türkiye’de İnternetin Doğuşu: Bir Bağlantıdan Fazlası

Türkiye’de internetin doğuşu, yalnızca bir teknolojinin yayılması değil; bilginin üretim, paylaşım ve dolaşım biçimlerini kökten değiştiren bir düşünsel dönüşümün hikâyesidir. Görünmeyen öncülerin emeği, akademik cesaret ve kurumsal mücadele ile şekillenen bu süreç, dijital çağın temelini oluşturan kırılma anlarını ortaya koymaktadır.

  • 30 Mart 2026, Pazartesi

AJAN YAPAY ZEKÂ: KARAR VEREN MAKİNELERİN DOĞUŞU VE BİLİMSEL BOŞLUKLARIN YAPISI

Yapay zekâ, uzun süre insanın uzantısı olarak işledi; hesaplayan, sınıflandıran ve öneren bir kapasite olarak konumlandı. Son yıllarda belirginleşen dönüşüm, bu çerçeveyi çözerek yeni bir düşünme düzeni açmaktadır. Zekâ, komutlara yanıt veren bir işleyişten çıkarak, amaç kuran, süreç tasarlayan ve sonuç üreten bir yönelimsellik kazanmaktadır. Bu yeni yapı, alanyazında Ajan Yapay Zekâ (Agentic AI) olarak adlandırılmakta ve zekânın konumunu araçtan aktöre doğru kaydıran kurucu bir dönüşümü ifade etmektedir.

  • 23 Mart 2026, Pazartesi

Yapay Zekâ Çağında Açığa Çıkan Hakikat

Yapay zekâ, insanın ne söylediğinden çok nasıl davrandığını görünür kılar. Dijital çağda insan, kendi hakikatiyle veri üzerinden karşılaşır.

  • 16 Mart 2026, Pazartesi

Yapay Zekâ Çağında İnsan Olmanın Yeni Sınırları Algoritmalar dijital dünyada sentetik kimliklerin mimarisini tasarlar.

Dijital dünyada kimlik kavramı yeni bir biçim kazanıyor. Algoritmik sistemler yüzler, sesler ve davranış kalıpları tasarlayarak insan benzeri varlıklar meydana getiriyor. Sentetik kimlikler adı verilen bu dijital karakterler, kamusal hayatın iletişim ağlarında görünürlük kazanırken kimliğin anlamı üzerine yeni bir düşünce alanı da oluşturuyor. Bu gelişme, insan ile teknoloji arasındaki ilişkinin hem teknik hem de kültürel ve düşünsel bir dönüşüm taşıdığını gösteriyor.

  • 02 Mart 2026, Pazartesi

Dilin Estetiği ve Algoritmanın Mantığı: İstem Mühendisliği’nden (Prompt Engineering’den) İstem Sanatına (Prompt Art’a) Doğru

Tümcenin Gücü… Sosyal medyada bir video izliyoruz. Bir soru soruluyor. Yapay zekâ yanıt veriyor. Gülüyoruz ve geçiyoruz. Oysa o küçük sahnede, çağımızın en büyük entelektüel sorunu saklı: Dil nasıl kurulur? Düşünce nasıl tasarlanır? Ve teknoloji bu tasarımı nasıl büyütür?