YAZARLAR

  • 25 Ekim 2026, Pazar
  • Yeni Yazı

Toprak Kıtlığı mı, Planlama İflası mı?

Yıllardır ekranlarda, gazete köşelerinde ve akademik kürsülerde aynı ezberi dinleyip duruyoruz: "İstanbul patladı, şehirlerimize insan sığmıyor, arsa fiyatları uçtu, yer kalmadı!"

  • 24 Ekim 2026, Cumartesi
  • Yeni Yazı

Başkent Ankara’da Trafik: Sorun Otomobil Sayısı mı, Şehir Yönetimi mi?

Ankara’da sabah saatlerinde evinden çıkan bir vatandaşın aklındaki ilk soru çoğu zaman aynıdır: Bugün işe, okula veya randevuma zamanında ulaşabilecek miyim? Saat 07.00’de başlayan hareketlilik, 08.00-09.00 arasında yoğun bir trafik karmaşasına dönüşüyor. Öğleden sonra 15.00-16.00 saatlerinde yeniden artan yoğunluk, 17.00-18.00 arasında adeta bir sabır sınavına dönüşüyor. Akşam saatlerinde ise başkentin yollarında geçirilen zaman, günlük hayatın kaçınılmaz bir parçası hâline geliyor.

  • 23 Ekim 2026, Cuma
  • Yeni Yazı

Ankara’nın İki Yüzü: Gelişmişliğin Merkezinde Zenginlik, Çeperinde Fırsat Arayışı

Bir başkentin gerçek gelişmişliği, yalnızca merkezindeki yüksek gelirle değil, en uzak ilçesinde yaşayan vatandaşına sunduğu eğitim, istihdam, sağlık ve yaşam fırsatlarıyla ölçülür. Ankara’nın ilçeleri arasındaki sosyo-ekonomik gelişmişlik farkları, kalkınmanın mekân üzerindeki izlerini ve yerel yönetim politikalarının önemini bir kez daha gündeme getiriyor.

  • 22 Ekim 2026, Perşembe
  • Yeni Yazı

Sokağın Sesi ve Devletin Güven Sorunu: Fransa’da Yaşananlar Avrupa İçin Ne Anlama Geliyor?

Fransa’da kitlelerin sokaklara dökülmesi, ilk bakışta sadece bir pahalılık ya da okullardaki eksiklik meselesi gibi görünebilir. Ancak hakikatte karşımızdaki tablo, çok daha derin bir toplumsal ve siyasal güven krizidir. Yükselen kitlesel tepki; yalnızca akaryakıt zamlarına veya hayat pahalılığına karşı verilmiş geçici bir reaksiyon değildir. Sokaklara taşan kriz; ekonomik adaletsizlik duygusunun, bozulan kamu hizmetlerinin ve halkın "Bizi kimse temsil etmiyor" düşüncesinin birleştiği noktada ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Fransa’da yaşananları sadece bir "asayiş ve polis sorunu" olarak görmek, meselenin özünü gözden kaçırmak olur.

  • 21 Ekim 2026, Çarşamba
  • Yeni Yazı

Kelimelerin Aydınlığında: Kalemin Gücü: Umudun ve Hakikatin Filizlendiği Tarih

Zaman zaman takvim yaprakları yalnızca günleri değil, bir milletin hafızasını, direncini ve yarınlara olan inancını da taşır omuzlarında. Bugün, 21 Ekim... Memleketin dört bir yanında basının, yazanın, düşüncenin ve hakikat peşinde koşanların bayramı olarak coşkuyla karşılanan, kalplerde özel bir yeri olan bir gün olarak anılıyor.

  • 21 Ekim 2026, Çarşamba

Veri Çağında, Geleceği Kodlamak: Ankara’dan Yükselen Stratejik Bir Hamle

Çağımız değişim ve hız çağı. Yeni bir dönüşümün, kabuk değiştiren bir jeopolitik ve teknolojik düzenin tam ortasındayız. Günlük hayatın telaşı içinde bazen takvim yapraklarının nasıl hızla düştüğüne hayret ediyor, bazen de ardı arkası kesilmeyen teknolojik tartışmaların arasında savrulup gidiyoruz. Oysa asıl büyük resim, amfilerde tartışılan teorik kalıpların çok ötesinde, toprağa vurulan ilk kazmalarla, betonun demirle buluştuğu stratejik hamlelerle çiziliyor.

  • 20 Ekim 2026, Salı

Türkiye’nin Üretim Üssü Başkent OSB’de Eğitim, Üretim ve Gelecek Buluşması: Çarkların Döndüğü, Geleceğin Yazıldığı Yer

Bir ülkenin geleceği yalnızca fabrikalarının büyüklüğüyle, ürettiği malların miktarıyla veya ekonomik göstergeleriyle ölçülemez. Asıl başarı; bilimi üretime, eğitimi sanayiye, gençlerin hayallerini ise ülkenin kalkınma hedeflerine dönüştürebilmektir. Çünkü güçlü bir Türkiye’nin yolu, yalnızca fabrikaların bacalarından yükselen dumandan değil, o fabrikalarda çalışan nitelikli insanların bilgi, emek ve alın terinden geçmektedir.

  • 19 Ekim 2026, Pazartesi

İyiliğin Vicdanı, Ahlakın Sessizliği ve Karşılık Beklemenin Bedeli

Bir insanın gerçek karakteri, başkalarının onu gördüğü sahnede değil; ışıkların söndüğü, kameraların kapandığı ve kimsenin onu izlemediği o kuytu sessizliğin hâkim olduğu köşelerde aldığı kararlarda belirginleşir.

  • 18 Ekim 2026, Pazar

Akademik Vicdan ile Kurumsal Kalite Arasında: Öğrenci Affı Meselemiz

Yükseköğretim sistemimizin periyodik bir geleneği hâline gelen, her birkaç yılda bir Meclis gündemine taşınarak yasalaşan “öğrenci affı” düzenlemeleri, akademimizin ve eğitim politikalarımızın en çok tartışılan konularından biridir. Bir yanda yarıda kalmış hayatlara ikinci bir şans verme arzusu, diğer yanda ise akademik niteliğin, ciddiyetin ve sistemik disiplinin korunması kaygısı yer alıyor.

  • 17 Ekim 2026, Cumartesi

Yalnız Bırakılan Akademi, İrtifa Kaybeden Gelecek

Çağımız bir hız ve dönüşüm çağı. Teknolojinin, yapay zekânın ve dijital sistemlerin dünya dengelerini yeniden biçimlendirdiği tarihi bir eşikten geçiyoruz. Bugün uluslararası alanda güçlü kalmanın yolu, bilgiyi üreten ve o bilgiyi teknolojiye dönüştüren nitelikli insan kaynağımızdan geçiyor. Bu kaynağın ana damarı ise hiç şüphe yok ki üniversitelerimiz ve onların kalbi olan mühendislik bölümlerimizdir.