YAZARLAR

  • 16 Ağustos 2026, Pazar

SİLAHTAN HUKUKA – II: Erteleme mi, Af mı? 7595 Sayılı Kanun’un Anayasal Sınavı

7595 sayılı Kanun soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazını beş veya on yıl erteliyor; koşullar yerine getirildiğinde davalar düşüyor, bazı cezalar ise “infaz edilmiş sayılıyor”. Peki bu yapı hukuken yalnızca bir erteleme rejimi midir, yoksa af hukukunun sınırlarına mı girmektedir? MGK kararının rolü, Kurulun soruşturma izni, yargının konumu ve sorumsuzluk hükmü Anayasa karşısında nasıl değerlendirilmelidir?

  • 15 Ağustos 2026, Cumartesi

SİLAHTAN HUKUKA – I: 7595 Sayılı Kanun Ne Getiriyor? Türkiye Nasıl Bir Hukuki Geçiş Rejimi Kurdu?

7595 sayılı Kanun; PKK/KCK'nın fiilî varlığının sona ermesi ve silahların tesliminin devlet tarafından teyit edilmesi sonrasında soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş cezaların infazına ilişkin özel bir geçiş rejimi kuruyor. Peki sistem nasıl işleyecek, kimleri kapsayacak ve beş-on yıllık erteleme sürelerinin sonunda ne olacak?

  • 14 Ağustos 2026, Cuma

Biz Ne Zaman Böyle Olduk? Bir Cuma Gününün Muhasebesi

Sosyal medyada karşılaştığımız mizahi bir görsel bazen uzun tartışmaların, akademik çalışmaların ve toplumsal eleştirilerin anlatmaya çalıştığı bir gerçeği birkaç cümleyle önümüze koyabiliyor. “Senin değilse alma, doğru değilse yapma, gerçek değilse söyleme, bilmiyorsan sus” sözlerinden hareketle; toplumsal ahlakımızı, kamu hakkını, liyakati, emaneti, adalet duygusunu ve giderek aşınan güven ilişkilerimizi bir cuma günü yeniden düşünmeye ne dersiniz? Çünkü belki de asıl mesele başkalarının ne yaptığı değil, şikâyet ettiğimiz düzenin oluşmasına kendi küçük davranışlarımızla ne ölçüde katkıda bulunduğumuzdur.

  • 04 Ağustos 2026, Salı

GELECEĞİ İNŞA- Düşünceden Politikaya • Analizden Uygulamaya Yazı No: 12- Geleceği İnşa: Türkiye İçin Yeni Bir Yönetişim Modeli

Geleceği inşa etmek, yalnızca iyi niyetli temennilerle, dönemsel reform başlıklarıyla veya teknik politika paketleriyle mümkün değildir. Türkiye’nin ikinci yüzyılında ihtiyaç duyulan şey; insan onurunu, hukukun üstünlüğünü, liyakati, katılımcı demokrasiyi, dijital dönüşümü, yerel ortak aklı, üretken ekonomiyi, güçlü eğitimi ve adil kalkınmayı birlikte taşıyacak yeni bir yönetişim modelidir. Bu model; devleti güçlü, vatandaşı özgür, toplumu güven içinde, ekonomiyi üretken, teknolojiyi insan merkezli, eğitimi hikmetli ve sivil toplumu çözüm üreten bir ortak gelecek mimarisi içinde buluşturmalıdır.

  • 01 Ağustos 2026, Cumartesi

GELECEĞİ İNŞA- Düşünceden Politikaya • Analizden Uygulamaya Yazı No: 11- Ortak Gelecek: Toplumsal Sözleşme Yeniden Yazılabilir mi?

Toplumsal sözleşme yalnızca anayasal ve hukuki bir metin değildir; bir toplumun adalet, özgürlük, sorumluluk, aidiyet ve ortak gelecek iradesi etrafında kurduğu yaşayan mutabakat zeminidir. Devletin güven vermesi, hukukun adalet üretmesi, ekonominin refahı paylaşması, eğitimin insanı yetiştirmesi ve sivil toplumun ortak aklı güçlendirmesi ancak güçlü bir ortak gelecek fikriyle anlam kazanır. 21. yüzyılda toplumların asıl meselesi, farklılıkları yok saymadan birlikte yaşama iradesini, kuşaklar arası adaleti ve kurucu ortak aklı yeniden inşa edebilmektir

  • 30 Temmuz 2026, Perşembe

GELECEĞİ İNŞA- Düşünceden Politikaya • Analizden Uygulamaya Yazı No: 10- Ekonomide Adalet: Refahın Gerçek Ölçüsü Nedir?

Ekonomik büyüme önemlidir; ancak tek başına toplumsal huzuru, adaleti ve güveni garanti etmez. Bir ülkede üretim artarken gelir dağılımı bozuluyor, emek değer kaybediyor, gençler gelecek umudunu yitiriyor, fırsatlar dar çevrelerde toplanıyor ve refah toplumun geniş kesimlerine hakkaniyetli biçimde yansımıyorsa, orada kalkınma eksik kalır. Refahın gerçek ölçüsü yalnızca büyüme oranı değil; adil paylaşım, fırsat eşitliği, üretken emek, girişimcilik, sosyal koruma ve toplumsal güvenle birlikte okunmalıdır.

  • 29 Temmuz 2026, Çarşamba

KENT İÇİN ORTAK AKIL | No.12- Yerel Demokrasi, Bilinçli Toplum ve Ortak Gelecek Yazıları | Yerel Demokrasi Sözleşmesi: Kentin Ortak Geleceği

Kentlerin geleceği yalnızca belediye binalarında, meclis salonlarında, imar planlarında veya yatırım programlarında belirlenmez. Gerçek gelecek; mahallede başlayan katılım, bilinçli yurttaşlık, afet hazırlığı, adil dönüşüm, su ve çevre sorumluluğu, güvenli ulaşım, gençlerin kurucu enerjisi, yaşlıların onurlu yaşamı, kadınların şehir hakkı, döngüsel ekonomi ve dijital şeffaflık birlikte düşünüldüğünde kurulabilir. Yerel demokrasi, yalnızca yönetim biçimi değil; bilinçli toplum inşa etme iradesidir.

  • 28 Temmuz 2026, Salı

GELECEĞİ İNŞA- Düşünceden Politikaya • Analizden Uygulamaya Yazı No: 9- Eğitim: Bilgi Toplumundan Bilgelik Toplumuna

Dijital devlet, yapay zekâ, açık veri ve akıllı şehirler çağında kamu yönetiminin dönüşümü yalnızca teknolojik altyapıyla değil; insan kaynağı, eğitim sistemi, etik bilinç ve düşünme kapasitesiyle mümkündür. Eğitim, yalnızca bilgi aktaran bir sistem değil; insanı, toplumu, ahlakı, üretimi, demokrasiyi ve ortak geleceği inşa eden kurucu bir medeniyet alanıdır. Bu nedenle 21. yüzyılın asıl meselesi, daha fazla bilgiye erişmekten çok; bilgiyi anlamlandıran, ahlakla yöneten, beceriye dönüştüren ve insanlık yararına kullanabilen bilgelik toplumunu kurabilmektir.

  • 27 Temmuz 2026, Pazartesi

KENT İÇİN ORTAK AKIL | No.11- Yerel Demokrasi, Bilinçli Toplum ve Ortak Gelecek Yazıları | Dijital Belediye, Dijital Yurttaş

Dijital belediye, yalnızca işlemleri internetten yapan belediye değildir. Gerçek dijital belediyecilik; bilgiye erişimi kolaylaştıran, karar süreçlerini görünür kılan, veriyi kamusal faydaya dönüştüren, yurttaşı izleyen değil yurttaşa hesap veren, katılımı güçlendiren ve yerel demokrasiyi derinleştiren bir yönetim anlayışıdır. Dijitalleşme insanı dışarıda bırakırsa değil, yurttaşı kararın içine alırsa değerlidir.

  • 26 Temmuz 2026, Pazar

PAZAR SOHBETLERİ | NO. 15- Üniversitenin Gelecek Aklı: Kariyer Merkezlerini Yeniden Düşünmek

Üniversitelerdeki kariyer merkezleri, dönemsel etkinlikler düzenleyen idari bürolar olmaktan çıkarılarak eğitim, araştırma, veri, mezun ilişkileri, yaşam boyu öğrenme ve toplumsal iş birliği alanlarını bütünleştiren stratejik merkezlere dönüştürülmelidir.