1986 yılında Kültür Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesinde karşılaştığım ve o günden günümüze iletişimde olduğumuz değerli sanatçı Sümer Ezgü, Türk Halk Müziği icracılığında "Teke Yöresi"nin (Burdur, Antalya, Isparta ve çevresi) en güçlü temsilcilerinden biri olmasının yanı sıra, müziği akademik bir disiplin ve toplumsal bir eğitim aracı olarak gören nadir sanatçılardandır. Onun kariyeri, gelenekseli koruma (muhafazakarlık) ile onu çağa uydurma (modernizm) arasındaki hassas dengede şekillenmiştir. Ezgü o dönemde köyden kente göç olumsuz etkilerini fark eden bir an önce türkülerin derlenmesi ve yayınlanması konusunda akademik bilgiye sahip ender sanatçılardan birisidir
Türk halk müziği ve şiirinin en müstesna figürlerinden biri olan Aşık Veysel Şatıroğlu (1894–1973), asırlık ozanlık geleneğini yirminci yüzyıla taşıyan bir köprüdür. Sanatının estetik gücü, yalnızca sözlerinin derinliğinde değil, aynı zamanda bağlamayla yaptığı sade ve etkileyici icrasında gizlidir. Bu makalede, Veysel’i bir halk ozanından evrensel bir şaire dönüştüren dinamikleri, görme engellinin onun sanatsal algısı üzerindeki potansiyel etkisini ve toplumun her kesiminde karşılık bulmasının nedenlerini inceleyeceğiz. Son olarak, bu evrensel sevginin felsefi temelini oluşturan "Kara Toprak" şiirini analiz edeceğiz.
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT), ulusal yayıncı olmanın getirdiği sorumlulukla, ülkenin dört bir yanındaki kültürel zenginliği, herhangi bir ayrım gözetmeksizin geniş kitlelere ulaştırma misyonuna sahiptir. Halk Müziği (THM), bu misyonun en önemli ayaklarından birini oluşturur. Ancak, son yıllarda TRT’nin halk müziği yayınlarında, özellikle Orta ve Güney Anadolu'nun derinlikli uzun hava formu olan Bozlak'a yapılan vurgunun, Trakya karşılamaları, Karadeniz ezgileri, Ege Zeybekleri veya Kuzeydoğu'nun Hoyratları gibi diğer zengin tür ve biçimlerin önüne geçtiği yönündeki eleştiriler dikkate alınmalıdır. Bu analiz, TRT'nin kültürel temsil ve yayın dengesi ilkesi açısından mevcut durumu incelemekte ve öneriler sunmaktadır.
Yeni yazım
Kadim Türk kültür tarihinin en zengin ve en derin ifadesi olan Türk Müziği (Klasik, Halk ve Tasavvufi Müzik), bu toprakların çok katmanlı tarihini ve medeniyet birikimini bünyesinde taşır. Ses sisteminden icra tekniklerine, çalgı zenginliğine, felsefi derinliğinden toplumsal işlevine kadar benzersiz bir yapıya sahip olan bu gelenek, yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda coğrafi aidiyetin ve ulusal kimliğin temel bir parametresidir. Türk Müziği’nin günümüz kültür politikalarında hak ettiği merkezi konuma oturtulması ve devlet politikası haline getirilmesi, kültürel tutunmanın ve milli varlığın sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşımaktadır.
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 2025 yılından itibaren uygulamaya konulacak olan Yeni Yüzyıl Maarif Modeli kapsamında, ilkokuldan lise son sınıfa ve güzel sanatlar liseleri müzik ders programlarında Türk müziği odaklı içeriğin ağırlığının artırılması, eğitim sisteminde köklü bir felsefi değişimin sinyalini vermektedir. Bu değişim, evrensel müzik disiplinlerinin yanı sıra kültürel mirasın (Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği) teorik ve uygulamalı eğitimini merkezine almayı hedeflemektedir. Bu olumlu ve stratejik hamlenin başarısı, kaçınılmaz olarak öğretmen yetiştirme süreçlerini yöneten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından atılacak adımlara bağlıdır.
Türk müzik kültürünün asırlardan günümüze aktarılmasında birinci derece aşık, ozan olarak bilinen şahsiyetlerin rolü çok büyüktür. Ancak bu şahsiyetlerin pek çoğu zaman içerisinde adları dahi hatırlanmamaktadır. Kültür hayatında iz bırakan aşıkların yeniden gündeme getirilerek hatırlanması onlara olan vefa borcumuzu bir nebze de olsa yerine getirmek son derece önemlidir.
Yeni Yüz yılın temel parametresi dijital geleceğe hazırlanmaktan geçiyor. Dijtal teknolojiye ayak uyduramayan toplum ve milletlerin ayakta kalma şansı zor görünüyor. Türk müzik kültürünün de bu gelişmelerin ışığında kendi kök değerlerini kaybetmeden bu çağa nasıl ayak uydurması gerektiği üzerine yeni fikirler, modeller sunmak ve hayata geçirmek zorundayız. Küreselleşme ve kültürel hegemonya çağında, temel müzik sistemi, makama dayalı yerel müzik sanat formları, sıklıkla Batı merkezli kültürel normlar karşısında bir "kültürel eziklik" veya değersizlik duygusu yaşar.
Usta-Çırak Yönteminin Eğitimsel Geçerliliği Türk halk müziği (THM), kadim tarihi aktarımını nesiller boyu büyük ölçüde usta-çırak ilişkisi üzerinden sürdürmüştür. Bu yöntem, teorik bilgiden ziyade doğrudan uygulama, duyuma dayalı öğrenme ve icra geleneğinin inceliklerini birebir nakış nakış aktarma üzerine kuruludur. Yöntemin ana teması çırağın ustasının bütün tekniklerini görerek, duyarak, uygulayarak birebir öğrenme odaklı olmasıdır. Eğitimsel (Pedagojik) açıdan incelendiğinde,
Türkiye'deki örgün ve yaygın müzik eğitimi sistemi (Okul Öncesi, İlkokul, Orta Okul, Askeri Müzik Okulları, Üniversite), büyük ölçüde piyano, keman, çello, flüt, fagot, trombon, trampet, gitar gibi Batı müziği çalgıları üzerine kuruludur. Burada temel amaç; müzik sistemini batı tarzı müzik anlayışını yerleştirmek, batı eksenli çoksesli senfonik eserler ve korolar kurarak sistemi yerleştirmektir. Bu yaklaşım, batı müzik kültür anlayışına erişim sağlarken aynı zamanda çalgıların tamamına yakınının ithal edilme zorunluluğu nedeniyle ciddi bir ekonomik yük yaratmaktadır. Bu durum zengin çalgı yelpazesinin ve mirasnın (bağlama, ud, ney, kanun, kaval, tulum, kudüm, ritim çalgıları, kemençe vb.) eğitimdeki ağırlığını azaltmaktadır. Bu analiz, 12 milyon öğrencilik eğitim potansiyeli üzerinden bu yükü inceleyerek, kültürel ve ekonomik sürdürülebilirlik için bir öneri sunmayı amaçlamaktadır.
“Günün manşetleri ve en çok okunan haberlerinden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi Gazete ANKARA e-bültenine kayıt edebilirsiniz!”
Nasuh Akar Mah. Türk Ocağı Cad. No:28/3, 06520 Çankaya/ ANKARA
+90 (312) 285 63 33
+90 (312) 285 63 33
www.gazeteankara.com.tr
bilgi@gazeteankara.com.tr
Haber Sisteminin Android/ iPhone/ iPad Uygulamaları mobil cihazlar üzerinden anlık olarak takip edilebilmesi amacıyla tasarlanmıştır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz.