Etik ve Sürdürülebilirlik: Geleceğin Ahlakı
5 Yazılık Seri – Final Yazısı
Gelecek yalnızca neyi yapabildiğimizle değil, onu hangi değerlerle yaptığımızla şekillenir.
Bir yazı dizisinin sonuna geldik.
Ama aslında bir sorunun tam ortasındayız.
Geleceği konuşurken teknolojiye, hıza, dönüşüme, rekabete çokça yer veriyoruz. Bunlar önemli. Ancak çoğu zaman sessizce geride bıraktığımız bir mesele var: ahlak.
Oysa bugün artık açıkça görüyoruz ki;
etikten kopan hiçbir ilerleme kalıcı olmuyor.
sürdürülebilir olmayan hiçbir başarı uzun yaşamıyor.
Gelecek, yalnızca teknik bir problem değil; ahlaki bir sınavdır.
Neden artık “nasıl” sorusu yetmiyor?
Uzun süre şu soruyla ilerledik:
“Bunu nasıl daha hızlı yaparız?”
Bugün ise şu soruyu sormak zorundayız:
“Bunu yapmalı mıyız ve hangi bedelle?”
Yapay zekâdan çevre politikalarına, medya dilinden ekonomik tercihlere kadar her alanda bu soru karşımıza çıkıyor. Çünkü teknoloji ilerliyor ama vicdan otomatik güncellenmiyor.
Etik, tam da bu noktada devreye giriyor.
Bir fren değil; bir pusula olarak.
Etik: Kural değil, karakter meselesi
Etik çoğu zaman yanlış anlaşılıyor.
Bir yönetmelik, bir prosedür, bir formalite gibi görülüyor.
Oysa etik;
- zor olanı seçebilme cesaretidir,
- kısa vadeli kazanç yerine uzun vadeli güveni tercih etmektir,
- kimse bakmıyorken de doğruyu yapabilmektir.
Toplumlar etikle büyür.
Kurumlar etikle itibar kazanır.
Bireyler etikle saygı görür.
Ve güven, geleceğin en kıt kaynağıdır.
Sürdürülebilirlik: Geleceği ödünç almak
Sürdürülebilirlik yalnızca çevre meselesi değildir.
Bir zihniyet meselesidir.
Bugün attığımız her adımın yarın kime ne bırakacağını düşünmektir.
- Doğayı tüketirken durup düşünmek,
- Kaynakları hoyratça harcamamak,
- Toplumu yoran değil, güçlendiren sistemler kurmak…
Bunlar romantik idealler değil; akılcı zorunluluklardır.
Çünkü gelecek, miras değil; emanettir.
Medya, toplum ve sorumluluk
Bu noktada medyaya özel bir parantez açmak gerekir.
Medya;
- yalnızca bilgi taşımaz,
- duygu üretir,
- algı şekillendirir,
- toplumsal yön duygusunu etkiler.
Bu nedenle etik medya, geleceğin inşasında kritik bir aktördür.
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı olarak biz;
- hızlı olmanın yanında doğru olmayı,
- dikkat çekmenin yanında sorumluluk almayı,
- konuşmanın yanında dinlemeyi önemseyen bir yayıncılık anlayışını benimsiyoruz.
Çünkü inanıyoruz ki etikten kopan bilgi, gürültüye dönüşür.
Toplumsal sözleşmenin yeni maddesi
Gelecek için artık yazılı olmayan yeni bir sözleşmeye ihtiyacımız var:
- Gücü adaletle kullanmak,
- Bilgiyi sorumlulukla paylaşmak,
- Başarıyı başkalarını ezmeden inşa etmek,
- İlerlemeyi insan onurunu koruyarak sürdürmek.
Bu sözleşme, yasalarla değil; vicdanla işler.
Ve her birey bu sözleşmenin bir tarafıdır.
Beş yazının ortak cümlesi
Bu seri boyunca şunu anlatmaya çalıştık:
- Gelecek beklenmez, şekillendirilir.
- Yön duygusu olmadan hız anlamsızdır.
- Öğrenmeyen birey, uyum sağlayamaz.
- Birlikte yapamayan toplum, ilerleyemez.
- Etikten kopan hiçbir yapı ayakta kalamaz.
Bunlar ayrı ayrı cümleler değil; aynı hikâyenin parçalarıdır.
Son söz: Nasıl bir gelecek istiyoruz?
Gelecek kapıda.
Ama hangi değerlerle içeri alacağımız hâlâ bizim elimizde.
Daha güçlü mü olmak istiyoruz,
yoksa daha adil mi?
Daha hızlı mı ilerlemek istiyoruz,
yoksa daha doğru mu?
Cevaplarımız, çocuklarımıza bırakacağımız dünyayı belirleyecek.
Gelecek, sadece yapılabilenlerin değil;
doğru yapılanların eseri olacak.
Dr. Oğuz Poyrazoğlu
Gazi Üniv. Öğr. Üyesi
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı – Köşe Yazarı
Kurucu & Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr
YORUM YAP