Günlük hayatta sıkça karıştırılan patavatsızlık ve dobralık arasındaki çizgi, aslında “sözü nasıl söylediğimiz” ile belirginleşir. Kırmadan doğruyu söylemek mümkünken, “Ben buyum” diyerek incitmenin arkasına saklanmak iletişimi zedeler.
“Bir kereden bir şey olmaz” diye başlayan küçük kabuller, bazen insanın hayatında geri dönüşü zor bir yola dönüşür. Sarı Öküz hikâyesi tam da bu ilk tavizin, nasıl büyük bir bedel doğurduğunu hatırlatan ibretlik bir uyarıdır.
Bir dervişin berberde yaşadığı basit bir olay, haksızlık karşısında sabrın ve ilahi adaletin nasıl tecelli ettiğini anlatan güçlü bir ders taşıyor.
İnsanları etiketlemek... Yani bir kişiye bir özellik, davranış veya kimlik üzerinden yapıştırılan kalıcı tanımlar. Başta zararsız gibi görünse de bu durum çoğu zaman ayrımcılığın, ötekileştirmenin ve hatta nefretin zeminini hazırlar.
Boşanma aşamasındaki kocası ve kayınpederi tarafından 5 yaşındaki çocuğunun gözleri önünde katledilen Başak Gürkan Aslan’ın acısı, bir kez daha bu toplumun kanayan yarasına dokundu. Bu yazı, sadece bir öfke patlaması değil, bir farkındalık çağrısı olarak yazıldı.
Değerli okurlar, Cennet vatanımızın dört bir yanında çıkan orman yangınları hepimizi derinden üzmektedir. Ancak bu yangınların sadece ağaçları değil, soluduğumuz havayı, içtiğimiz suyu, yediğimiz gıdayı ve hatta geleceğimizi yok ettiğini fark etmemiz gerekiyor. Ormanlar yalnızca oksijen kaynağımız değil; aynı zamanda toprağı tutan, yeraltı sularını besleyen, iklimi dengeleyen, yüzlerce tür canlıya ev sahipliği yapan vazgeçilmez bir yaşam alanıdır.
Toplumsal Dönüşümün Sessiz Çığlığına Kulak Verelim Değerli okurlarımız,Geçtiğimiz günlerde şahit olduğum bir olay, içimde büyük bir sarsıntı yarattı. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum. Üst geçitte, asansöre bisikletleriyle binmek isteyen 12-13 yaşlarında iki çocuk vardı. Yaşlı bir amca, nazikçe “binmeyin, asansör bozuluyor” dedi. Ancak çocuklar öyle tepki verdi ki, çevredekiler müdahale etmeseydi yaşlı adamı döveceklerdi.Müdahale edenlere karşı da utanmazca “babamıza küfretti” diyerek yalan söylediler.
Her Soru İyi Niyetle Sorulmaz, Her Cevap Verilmek Zorunda Değildir Bazen yalnızca sohbet etmek isteriz. Kötü bir niyetimiz yoktur. Fakat fark etmeden sorduğumuz bazı sorular, karşımızdaki kişiyi zor durumda bırakabilir. Özellikle mahremiyet ve hassasiyet sınırlarını aşan sorular, kişiyi rahatsız eder, utandırır ya da duygusal olarak incitebilir. Üstelik aramızdaki samimiyet derecesine göre bu rahatsızlık daha da artar.
Hayattaki en önemli seçimlerimizden biri, meslektir.Bu seçimimizi belirleyen en temel süreç ise eğitimdir. Bir bireyin mesleki yönelişleri, tercihleri, seçimleri ve kariyer gelişimi, genellikle eğitim hayatı boyunca şekillenmektedir.
Geçtiğimiz gün internette karşıma çıkan bir hikâye beni oldukça etkiledi. Anlatan kişi, "Celal Ağa" adında bir adamın hikâyesini paylaşıyordu.
“Günün manşetleri ve en çok okunan haberlerinden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi Gazete ANKARA e-bültenine kayıt edebilirsiniz!”
Nasuh Akar Mah. Türk Ocağı Cad. No:28/3, 06520 Çankaya/ ANKARA
+90 (312) 285 63 33
+90 (312) 285 63 33
www.gazeteankara.com.tr
bilgi@gazeteankara.com.tr
Haber Sisteminin Android/ iPhone/ iPad Uygulamaları mobil cihazlar üzerinden anlık olarak takip edilebilmesi amacıyla tasarlanmıştır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz.