YAZARLAR

27 Mayıs 2026 Çarşamba, 13:16

Konuşmalarda Dikkat Edilecek Hususlar

Bir konuşmanın değerini yalnızca konuşmacının bilgisi değil; dinleyicinin ilgisi, organizasyonun niteliği ve kurulan iletişimin samimiyeti belirler. Konuşmak kadar, doğru dinleme ortamını oluşturmak da önemlidir.

KONUŞMALARDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Kamu kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör gibi farklı alanlardan zaman zaman konuşma davetleri alıyorum. Profesyonel bir konuşmacı değilim. Maddi bir beklentiyle değil; öğrendiklerimi, düşündüklerimi ve tecrübelerimi paylaşarak insanlığa faydalı olma düşüncesiyle konuşuyorum.

Zaman içinde yaptığım konuşmalarda hem organizasyon yapısı hem de dinleyici profili açısından dikkat edilmesi gereken bazı temel hususlar olduğunu gözlemledim. Çünkü konuşma, tek taraflı bir faaliyet değildir. Dinlemek ve konuşmak birbirini tamamlayan iki temel unsurdur.

Bu nedenle, daha verimli ve anlamlı organizasyonlar için bazı noktaların üzerinde durmak gerektiğini düşünüyorum.

 

Zaman Disiplini Konuşmanın Ciddiyetidir

Konuşma belirtilen saatte başlamalı ve belirtilen saatte bitmelidir.

Bu durum hem konuşmacının hem de dinleyicinin zamanına duyulan saygının göstergesidir. Süre yönetimi sağlıklı yapılmadığında, konuşmanın verimi düşmekte ve organizasyon amacından uzaklaşmaktadır.

Ne yazık ki birçok kurumda zaman konusunda yeterli hassasiyet gösterilmediğini gözlemliyorum.

 

Ortak Amaç Yoksa Konuşma Havada Kalır

Bir konuşmanın anlamlı olabilmesi için konuşmacı ile dinleyici arasında ortak bir amaç bulunmalıdır.

Eğer konuşmacı; insanlarda düşünce, farkındalık ve bilgi oluşturmayı hedefliyor, ancak dinleyici sadece vakit geçirmek için oradaysa ya da zorunlu olarak salona getirilmişse, konuşmalar zihne değil boşluğa hitap etmeye başlar.

Bir fakültede yaşadığım olay bunu açıkça göstermişti. Dekanın davetiyle konuşma yapmak için salona girdiğimizde ön sıralarda yalnızca öğretim görevlileri vardı. Öğrenciler salonu doldurmamıştı. Bunun üzerine öğrencilere sert şekilde salona gelmeleri yönünde talimat verildi.

Salon doldu ama ne öğrenciler gerçekten dinledi ne de benim konuşma isteğim kaldı.

Çünkü iletişim zorlamayla değil, ilgiyle oluşur.

 

Beynin de İhtiyaçları Vardır: S.O.S

Konuşma yapılacak ortamın fiziksel şartları son derece önemlidir.

Havalandırılmayan, oksijeni düşük salonlarda insanlar fizyolojik olarak dikkatlerini toparlayamazlar. Dünyanın en önemli fikirlerini anlatsanız bile, beyin bir noktadan sonra kapanmaya başlar.

Bu nedenle uzun süren etkinliklerde mutlaka ara verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ben buna esprili şekilde beynin “S.O.S” ihtiyacı diyorum:

S.O.S = Su, Oksijen, Serinlik

Dikkatin canlı kalabilmesi için beynin bu üç unsura ihtiyacı vardır.

 

Teknik Hazırlık Konuşmanın Parçasıdır

Salon büyükse mutlaka ses sistemi kullanılmalıdır. Konuşmacı bağırarak konuşmak zorunda bırakılmamalıdır.

Eğer sunum yapılacaksa; projeksiyon, bilgisayar ve diğer teknik ekipman önceden kontrol edilmeli, olası aksaklıklara karşı hazırlıklı olunmalıdır.

Teknik eksiklikler çoğu zaman konuşmanın önüne geçmekte ve dikkat dağılmasına yol açmaktadır.

 

Sorular Dinleme Kalitesini Gösterir

Bir konuşmanın gerçekten dinlenip dinlenmediği, çoğu zaman sonunda sorulan sorulardan anlaşılır.

Eğer dinleyiciler düşünsel, felsefi ve yorum gerektiren sorular soruyorsa; konuşma zihinlerde bir karşılık bulmuş demektir.

Ancak sadece klişe, ezber veya ansiklopedik sorular geliyorsa, çoğu zaman soru “laf olsun” diye soruluyordur.

Bazen böyle durumlarda esprili şekilde:
“Bunu Google’dan da öğrenebilirsiniz” diyorum.

 

Hediyenin Maddi Değil Manevi Değeri Önemlidir

Konuşma sonunda konuşmacı onurlandırılmak isteniyorsa, verilen hediyenin manevi bir anlam taşıması gerekir.

Geçmiş yıllardan kalmış ajandalar ya da üzerinde isim dahi bulunmayan standart plaketler, çoğu zaman samimiyetten uzak bir görüntü oluşturmaktadır.

Hatırası olan küçük ama anlamlı bir hediye çok daha değerlidir.

 

Etkinlik İçin Değil, Fayda İçin Organizasyon

Konuşmalar sadece “etkinlik yapılmış olsun” anlayışıyla düzenlenmemelidir.

Gerçek anlamda fayda sağlayacak, dinleyiciyi düşündürecek, konuşmacıyı da tatmin edecek organizasyonlar yapılmalıdır.

Çünkü iletişim; sayı doldurmak değil, zihne ve gönle dokunabilmektir.

 

Sonuç

İyi bir konuşma yalnızca iyi bir konuşmacıyla oluşmaz.
İyi bir organizasyon, ilgili bir dinleyici kitlesi ve sağlıklı bir iletişim ortamı gerekir.

Konuşmak kadar dinlemeyi, anlatmak kadar anlamayı da önemseyebilirsek; yapılan etkinlikler sadece bir program olmaktan çıkar, gerçek bir zihinsel paylaşım alanına dönüşür.

 

Bayramın Manevi İkliminde…

Milletimizin ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı gönülden tebrik ediyorum.
Bayramın; sağlık, huzur, bereket ve gönül birliği getirmesini diliyorum.

Bayramlar; sadece takvimde yer alan özel günler değil, aynı zamanda insanın kalbini birbirine yaklaştıran manevi duraklardır.

Sevgiyle büyüyen sofraların, muhabbetle çoğalan evlerin, paylaşmayla güzelleşen hayatların bayramıdır.

Çünkü evi yuva yapan, ocağında tüten muhabbettir.

Muhabbetiniz eksik olmasın, bayram sevinciniz daim olsun.

Aileniz, sevdikleriniz ve dostlarınızla birlikte nice huzurlu bayramlar diliyorum.

 

Av. Durdu GÜNEŞ
Gazete Ankara DHP | Köşe Yazarı
dgunes@gazeteankara.com.tr

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)