Sağlıklı Boşanma Süreci: Çocuğu Korumak Gerçekten Mümkün mü?
Boşanma süreci çoğu zaman çocuk için bir kırılma noktası olarak görülse de, uzmanlara göre asıl belirleyici olan ayrılık değil; bu sürecin nasıl yönetildiğidir.
“Boşanırsak çocuğumuz zarar görür.”
Çocuk Boşanmadan Değil, Güvensizlikten Etkilenir
Birçok anne baba bu düşünceyle yıllarca mutsuz bir evliliğin içinde kalmaya çalışır. Oysa çoğu zaman gözden kaçan gerçek şudur:
Çocuklar boşanmadan değil, o evin içinde her gün yaşanan gerginlikten, belirsizlikten ve duygusal güvensizlikten etkilenir.
Çocuk için en temel ihtiyaç, anne ve babasının aynı evde yaşaması değil; kendini güvende hissetmesidir. Ve bu güven, boşanma sürecinde doğru adımlar atıldığında korunabilir.
Rutinler Çocuğun Güven Duygusunu Korur
Bu süreçte en kritik nokta, çocuğun hayatındaki düzenin mümkün olduğunca devam etmesidir. Çünkü çocuklar için rutin yalnızca alışkanlık değil, aynı zamanda bir güven kaynağıdır. Sabah kalktığı saat, okula gidişi, akşam yemeği, uyku düzeni… Tüm bunlar çocuğun dünyasının hâlâ kontrol altında olduğunu hissettirir. Bu nedenle boşanma sürecinde mümkünse okul değişikliği, ev değişikliği ya da bakım veren değişikliği gibi büyük adımlar aynı anda yapılmamalıdır. Çocuğun hayatında ne kadar çok şey aynı kalırsa, bu süreci o kadar sağlıklı atlatır.
Ayrılık Kararı Çocuğa Doğru Anlatılmalı
Bir diğer önemli konu ise çocuğa yapılacak açıklamadır. Çocuklar olan biteni çoğu zaman hisseder ama doğru şekilde anlamlandıramaz. Bu yüzden ayrılık kararı, çocuğun yaşına uygun bir dil ile ve mümkünse anne-baba birlikteyken anlatılmalıdır. “Biz ayrı yaşamaya karar verdik ama ikimiz de senin annen ve baban olarak hayatında olacağız” mesajı, çocuğun zihninde güvenli bir çerçeve oluşturur. En önemlisi, bu kararın çocuğun davranışlarıyla ilgili olmadığı açıkça ifade edilmelidir. Çünkü çocuklar çoğu zaman yaşananları kendi hatalarıyla ilişkilendirme eğilimindedir.
Çocuk Ne Hakemdir Ne de Taraf
Boşanma sürecinde yapılan en yıkıcı hatalardan biri, çocuğu taraf seçmeye zorlamaktır. “Baban böyle istedi” ya da “Annen yüzünden oldu” gibi ifadeler, çocuğu iki sevdiği insan arasında bırakır. Bu durum, çocukta yoğun bir suçluluk ve kaygı duygusu yaratır. Oysa çocuk ne hakemdir ne de taraf. O sadece korunması gereken bir bireydir.
Ebeveynlik Sorumluluğu Devam Eder
Sağlıklı bir boşanma sürecinde çocuk, her iki ebeveyniyle de ilişkisinin devam ettiğini hissetmelidir. Anne ve babanın eş olarak yollarını ayırması, ebeveynlik sorumluluğunun sona erdiği anlamına gelmez. Tam tersine, bu süreçte iş birliği daha da önemli hale gelir. Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesini desteklemek, onun duygusal bütünlüğünü korur.
Çocuğun Duygularına Alan Açılmalı
Bu dönemde çocukta üzüntü, öfke, içine kapanma ya da davranış değişiklikleri görülebilir. Bunlar çoğu zaman bir “bozulma” değil, bir uyum sürecidir. Çocuğun duygularını ifade etmesine alan açmak, onu dinlemek ve duygularını küçümsememek bu sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar.
Çocuklar Boşanmayı Değil, Güvensizliği Hatırlar
Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur:
Çocuk için belirleyici olan, anne babanın birlikte yaşayıp yaşamadığı değil; nasıl bir duygusal ortam sunduğudur.
Bazen huzursuz bir evde büyümek yerine, sakin ve dengeli iki ayrı evde büyümek çocuk için çok daha koruyucudur.
Çünkü çocuklar boşanmayı değil, güvensizliği hatırlar.
Doç. Dr. Dilşad Yıldız Miniksar
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Gazete Ankara Dijital haber Portalı I Köşe Yazarı
dyminiksar@gazeteankara.com.tr
www.cocukpsikiyatriankara.com.tr
YORUM YAP