YAZARLAR

05 Ocak 2026 Pazartesi, 07:45

ANKARA 2030 – AKILLI BELEDİYECİLİK | BÖLÜM 5 Mahalle Ölçeğinde Dijitalleşme ve Yerel Hizmet Tasarımı: Ulaşım, Hareketlilik ve Erişilebilir Şehir

Akıllı ulaşım, yalnızca şehir merkezlerinde değil; mahallenin kaldırımında, durağında ve günlük hayatında anlam kazanır. Ankara’nın 2030’a giderken ihtiyacı olan şey, büyük projeler kadar mahalle ölçeğinde erişilebilir, bütünleşmiş ve insan odaklı bir hareketlilik vizyonudur.

Şehirler büyüdükçe ulaşım sorunları merkezileşir; çözüm arayışları ise çoğu zaman ölçeğini kaybeder. Oysa dünya örnekleri göstermektedir ki ulaşım, hareketlilik ve erişilebilirlik politikalarının başarısı; en küçük idari ve toplumsal birim olan mahallede ölçülür.

Bu nedenle akıllı belediyecilik yaklaşımında ulaşım; yalnızca ana arterler, raylı sistemler ya da büyük altyapı yatırımlarıyla değil, mahalle ölçeğinde dijitalleşme ve yerel hizmet tasarımı ile ele alınmalıdır.

Dünya Örnekleri: Hareketlilikte Mahalle Merkezli Yaklaşım

Tokyo, toplu taşıma entegrasyonunu yalnızca metro ve banliyö hatlarıyla sınırlı görmez. Mahalle içi yaya bağlantıları, mikro ölçekli aktarma noktaları ve dijital yönlendirme sistemleriyle ulaşımı günlük hayatın doğal parçası hâline getirir. Japonya’da bu yaklaşım, “yaşam çevresi odaklı ulaşım” politikası olarak tanımlanmakta ve ulusal planlarla uyumlu biçimde uygulanmaktadır.

Paris, “15 dakikalık şehir” yaklaşımıyla ulaşımı hızlandırmaktan ziyade yaklaştırmayı hedefler. Günlük ihtiyaçların yaya, bisiklet veya kısa toplu taşıma yolculuklarıyla karşılanması, dijital destekli mahalle planlamasıyla sağlanır. Bu model, Avrupa Birliği şehircilik politikalarında örnek uygulama olarak yer almaktadır.

Berlin ve Vancouver, akıllı trafik yönetimini mahalle ölçeğinde veri toplayan sistemlerle yürütür. Trafik yoğunluğu, yaya güvenliği ve bisiklet kullanım verileri anlık olarak izlenir; yerel düzenlemeler bu verilere göre yapılır. Böylece ulaşım politikaları soyut hedefler değil, ölçülebilir mahalle deneyimleri üzerinden şekillenir.

Melbourne ise erişilebilir şehir anlayışını özellikle yaşlılar ve engelliler üzerinden kurgular. Durak yerleşimleri, kaldırım düzenlemeleri ve dijital bilgilendirme sistemleri; evden çıkma cesaretini artıracak şekilde tasarlanır. Bu yaklaşım, “erişilebilirlik temelli hareketlilik” olarak literatürde yerini almıştır.

Bu örneklerin ortak noktası açıktır:
Akıllı ulaşım, merkezden mahalleye inen bir hizmettir.

Ankara İçin Çerçeve: İlçeden Mahalleye Entegre Hareketlilik

Ankara, coğrafi olarak geniş, nüfus yapısı itibarıyla çok merkezli bir başkenttir. Bu durum, ulaşım politikalarının yalnızca büyük ölçekli projelerle çözülmesini imkânsız kılmaktadır. Ankara 2030 vizyonunda ulaşım; ilçeler arası entegrasyon ve mahalle ölçeğinde erişilebilirlik birlikte düşünülmelidir.

Bu bağlamda öne çıkan iki temel eksen vardır:

1. İlçeler Arası Entegre Ulaşım Planı

Akıllı belediyecilik yaklaşımı, ulaşımı belediyeler arası sınırlarla parçalamaz. Büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasında dijital olarak entegre edilmiş bir ulaşım planı; hatların, saatlerin ve aktarma noktalarının uyumlu çalışmasını sağlar.

Bu entegrasyon;

  • Toplu taşıma verilerinin ortak platformda toplanmasını,
  • Yolculuk sürelerinin gerçek zamanlı izlenmesini,
  • Mahalle bazlı ihtiyaçların görünür hâle gelmesini

mümkün kılar.

2. Raylı Sistem ve Mikro Mobilite Birlikteliği

Dünya şehirlerinde raylı sistemler artık tek başına düşünülmemektedir. Metro ve banliyö hatları; bisiklet, e-scooter ve yaya altyapısıyla tamamlayıcı biçimde kurgulanmaktadır. Bu yaklaşım literatürde “first mile – last mile” (ilk ve son kilometre) çözümü olarak tanımlanır.

Ankara için bu model;

  • Raylı sistem istasyonlarının mahalle içi mikro mobiliteyle desteklenmesini,
  • Güvenli yaya ve bisiklet bağlantılarının dijital yönlendirmeyle güçlendirilmesini,
  • Engelli ve yaşlı bireyler için erişilebilir geçişlerin önceliklendirilmesini

zorunlu kılar.


Yazı Perspektifi: Hareketlilik Bir Hak Meselesidir

Ulaşım politikaları yalnızca teknik değil, toplumsal adalet meselesidir. Bir şehrin ne kadar hızlı olduğu değil; kimin ne ölçüde ve ne kadar kolay hareket edebildiği önemlidir.

Mahalle ölçeğinde dijitalleşme; ulaşımı soyut bir altyapı yatırımı olmaktan çıkarır, gündelik hayatın kolaylaştırıcısı hâline getirir. Ankara 2030 vizyonu, başkenti yalnızca hareketli değil; erişilebilir, kapsayıcı ve insan ölçeğinde akıllı bir şehir yapmayı hedeflemelidir.

Bu yazı dizisi boyunca altını çizdiğimiz ortak ilke burada da geçerlidir:
Geleceğin şehirleri, daha fazla yol yapan değil; daha az yorulan şehirlerdir.

Bir sonraki yazıda; akıllı belediyeciliğin çevresel boyutuna odaklanarak, iklim dostu ulaşım ve sürdürülebilir hareketlilik başlığını ele alacağız. Çünkü Ankara 2030, ancak doğa ile uyumlu bir şehir olduğunda tamamlanmış sayılacaktır.

Kaynaklar

  • OECD – Urban Mobility and Smart Cities
  • European Commission – Sustainable Urban Mobility Plans (SUMP)
  • UN-Habitat – People-Centered Mobility
  • World Bank – Inclusive Transport and Accessibility


Dr. Oğuz Poyrazoğlu

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı – Köşe Yazarı
Kurucu ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)