Türkiye'de Müzik Yükseköğretiminde Kurumsal Dikotomi ve Kültürel Hegemonya: Çalgı Eğitimi Yapılanması ve Maarif Modeli Çerçevesinde Bir Analiz
Türkiye’deki müzik yükseköğretim kurumlarında (devlet konservatuvarları, güzel sanatlar fakülteleri ve tematik müzik üniversitesi yapılanması) Batı müziği ve Türk müziği çalgı eğitimine yönelik idari ve akademik örgütlenme farklılıklarını derinlemesine incelemektedir. Türkiye’de çalgı eğitimi sisteminin yaklaşık %80 oranında Batı müziği çalgıları ekseninde şekillendiği; Batı müziği çalgılarının "Piyano, Arp ve Gitar Ana Sanat Dalı", "Yaylı Çalgılar Ana Sanat Dalı" ve "Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Ana Sanat Dalı" gibi enstrüman bazlı özerk akademik alt birimlerle (Ana Sanat Dalı / ASD) desteklendiği gözlemlenmektedir. Buna karşın Türk müziği çalgılarının (Bağlama, Kanun, Ud, Ney, Tanbur, Kemençe vb.) bağımsız Ana Sanat Dalları yerine çoğunlukla "Çalgı Eğitimi" veya "Temel Bilimler" gibi tek bir şemsiye bölüm/ASD altında toplandığı görülmektedir. Bu durum akademik kadro tahsisinde, öğretim üyesi sayısında ve müfredat derinliğinde Türk müziği aleyhine sistemik bir eşitsizlik yaratmaktadır.
Çalışma; söz konusu durumun tarihsel kökenlerini, Antonio Gramsci’nin kültürel hegemonya teorisi ve Edward Said’in oryantalizm/öz-oryantalizm kavramları ışığında ele almakta; durumun akademik alanda belirgin bir dikotomi (ikilik) oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2024 yılında uygulamaya koyduğu Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile YÖK bünyesindeki yükseköğretim programları arasındaki vizyoner zıtlık analiz edilmekte ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) için somut yapısal reform önerileri sunulmaktadır.
Problem Durumu
Türkiye’de Cumhuriyet sonrası kurumsallaşan müzik eğitimi politikaları, modernleşme ve ulus-devlet inşası süreçlerinde Batı müziği modelini merkezine almıştır. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatı ve üniversitelerin akademik teşkilat şemaları incelendiğinde, müzik eğitimi veren devlet konservatuvarları ve güzel sanatlar fakültelerinde çalgı eğitiminin ağırlıklı bölümünü Batı müziği enstrümanlarının oluşturduğu ve sistemin yaklaşık %80 oranında bu eksende kurgulandığı görülmektedir (Uçan, 2018, s. 142).
Bu ağırlık yalnızca ders saatleri veya öğrenci kontenjanları ile sınırlı kalmamakta, en somut ifadesini akademik-idari yapılanmada bulmaktadır. Batı müziği eğitimi veren Müzik Bölümleri bünyesinde enstrümanlar; Piyano Ana Sanat Dalı, Yaylı Çalgılar Ana Sanat Dalı (Keman, Viyola, Viyolonsel, Kontrbas), Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Ana Sanat Dalı (Flüt, Obua, Klarnet, Fagot, Korno, Trompet vb.) şeklinde uzmanlaşmış alt akademik birimlere (Ana Sanat Dalı- ASD) ayrılmıştır. Bu idari özerklik, her bir çalgı grubu için ayrı öğretim üyesi norm kadrolarının tanımlanmasını, lisansüstü programların açılmasını ve uzmanlaşmış müfredatların oluşturulmasını sağlamaktadır.
Ancak Türk müziği (Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği) çalgı eğitimine gelindiğinde yapı tamamen farklılaşmaktadır. Bağlama Ana Sanat Dalı, Kanun Ana Sanat Dalı, Ud Ana Sanat Dalı veya Ney Ana Sanat Dalı gibi enstrümana ya da enstrüman ailesine özel özerk Ana Sanat Dalları yükseköğretim sisteminde genel kural olarak bulunmamaktadır. Türk müziği çalgıları çoğunlukla "Türk Müziği Bölümü", "Çalgı Eğitimi Bölümü" veya "Temel Bilimler Bölümü" başlığı altında tek bir havuzda toplanmaktadır (Aksoy, 1985, s. 1215).
Bu idari daralma, doğrudan akademik kadro kısıtına yol açmaktadır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve YÖK Norm Kadro Yönetmeliği uyarınca kadro tahsisleri Ana Sanat Dalı bazlı yapılmaktadır. Bir Ana Sanat Dalı kurulmadığı zaman o alana özel Profesör, Doçent ve Doktor Öğretim Üyesi kadro ilanı çıkılması zorlaşmakta; neticesinde bir Türk müziği çalgısı için koskoca bir fakültede ya da konservatuvarda yalnızca 1-2 öğretim elemanı "göstermelik" veya "öğretim görevlisi" statüsünde istihdam edilmektedir.
Bu durum, 2017 yılında kurulan Türk Müziği Temelli tematik bir yapıda olması beklenen Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi (MGÜ) bünyesinde dahi tam anlamıyla aşılamamıştır. MGÜ Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi bünyesinde "Çalgı Eğitimi Bölümü" kurulmuş ve bu bölüm altında çok sayıda geleneksel çalgı branşı tanımlanmış olsa da idari yapılanmada Batı müziği modelinin "Ana Sanat Dalı" bazlı kadro gücü ve kurumsal hiyerarşisi geleneksel çalgıların münferit özerk yapı kazanmasını henüz sağlayamamıştır (Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi [MGÜ], 2024).
Bu durum şu temel akademik soruları gündeme getirmektedir:
· Türk müziği çalgıları neden Batı müziği çalgıları gibi münferit veya grup bazlı Ana Sanat Dallarına ayrılmamaktadır?
· Bu kurumsal yapılaşma sosyolojik açıdan bir dikotomi (ikilik) ve kültürel hegemonya tezahürü müdür?
· MEB’in milli ve yerel değerleri merkeze alan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile YÖK’ün Batı merkezli akademik teşkilat yapısı arasındaki zıtlık nasıl açıklanabilir?
Tarihsel ve Sosyolojik Arka Plan: Batılılaşma ve Kültürel Hegemonya
Cumhuriyet Müzik Devrimi ve Kurumsal İzolasyon
Türkiye’de Türk müziği çalgılarının akademide alt birimlere ayrılamamasının temelinde tarihsel ve ideolojik süreçler yatmaktadır. 1917’de kurulan Darülelhan’ın 1926’da İstanbul Belediye Konservatuvarı'na dönüştürülmesi sürecinde Türk müziği eğitimi müfredattan çıkarılmış; 1934-1936 yılları arasında radyolarda alaturka müzik yayını kısıtlanmış ve 1936 yılında Paul Hindemith’in raporları doğrultusunda kurulan Ankara Devlet Konservatuvarı tamamen Klasik Batı Müziği esaslarına göre tasarlanmıştır (Paçacı, 1999, s. 42; Say, 2005, s. 514).
Bu tarihsel süreçte Batı müziği "çağdaş, evrensel, rasyonel ve bilimsel", Türk müziği ise "monofonik (tek sesli), geleneksel ve meşk usulüne dayalı" olarak kodlanmıştır. Türk müziğinin yükseköğretim düzeyinde yeniden kurumsallaşması ancak 1975 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nın (İTÜ TMDK) kurulmasıyla mümkün olabilmiştir (Tura, 1988, s. 85). Ancak aradaki yaklaşık 40 yıllık kurumsal boşluk, Batı müziğinin üniversiter bürokraside kökleşmesine ve standart norm haline gelmesine neden olmuştur.
Kültürel Hegemonya ve Öz-Oryantalizm
Antonio Gramsci’nin (1971) Kültürel Hegemonya kuramı, egemen sınıfın veya yönetici elitlerin kendi dünya görüşünü ve değer sistemini toplumun geneline "doğal, evrensel ve kaçınılmaz" olarak kabul ettirmesini açıklar. Müzik eğitimi bağlamında Özmenteş ve Şenel (2019), Türkiye’deki müzik akademilerinde Batı müziği kanonunun hegemonik bir araç olarak işlev gördüğünü ve kurumsal hiyerarşiyi belirlediğini ortaya koymaktadır.
Edward Said’in (1978) Oryantalizm kavramının doğulu aydınlar tarafından kendi kültürlerine uygulanması biçiminde tanımlanan Öz-Oryantalizm (Self-Orientalism), Türk akademisinde de belirginleşmiştir. Yükseköğretim bürokrasisi; Batı müziği çalgılarını (keman, flüt, piyano) metodolojisi tamamlanmış, rasyonel, nota sistematiği mükemmel ve "akademik disipline uygun" olarak değerlendirirken; Türk müziği çalgılarını (bağlama, kanun, ud, ney) uzun süre "halk çalgısı" veya "sözlü geleneğe dayalı kulaktan öğrenilen enstrümanlar" olarak görme eğiliminde olmuştur (Aksoy, 1985, s. 1220).
Bu bakış açısı, YÖK’ün akademik teşkilat yönetmeliklerine yansımıştır. Batı müziğinde her bir çalgının bağımsız metotları (Czerny, Sevcik, Kreutzer vb.) ve asırlık akademizm geçmişi "Ana Sanat Dalı" olmayı hak eden bir unsur olarak görülürken; Türk müziği çalgılarının metotlaşma ve kodlanma süreçleri geç başladığı gerekçesiyle bu çalgılar tek bir "Çalgı Eğitimi" başlığı altında toplanarak geçiştirilmiştir.
Mevcut Akademik Yapının İncelenmesi: Konservatuvarlar, GSF ve Müzik Üniversitesi
YÖK Mevzuatı ve Bölüm/ASD Yapılanması
Yükseköğretim Kurulu’nun 2547 sayılı Kanunu ve Devlet Konservatuvarları Teşkilat Esasları çerçevesinde akademik birimler şu şekildedir (YÖK, 2023):
· Müzik Bölümü (Batı Müziği Eksenli):
o Piyano, Arp ve Gitar Ana Sanat Dalı
o Yaylı Çalgılar Ana Sanat Dalı (Keman, Viyola, Viyolonsel, Kontrbas)
o Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Ana Sanat Dalı (Flüt, Obua, Klarnet, Fagot, Korno, Trompet vb.)
· Türk Müziği / Türk Halk Müziği / Türk Sanat Müziği Bölümü:
o Çalgı Eğitimi Ana Sanat Dalı (Tüm çalgılar tek bir ASD altında)
o Ses Eğitimi Ana Sanat Dalı
o Temel Bilimler / Müzikoloji Ana Sanat Dalı
Bu şemada açıkça görüldüğü üzere, Batı müziğinde çalgılar akustik ve teknik ailelerine göre (Yaylı, Üflemeli, Tuşlu) ayrı Ana Sanat Dallarına ayrılmışken; Türk müziğinde tüm mızraplı, mızrapsız, nefesli ve vurmalı geleneksel çalgılar (Bağlama, Tar, Kanun, Ud, Tanbur, Kemençe, Ney, Mey, Zurna, Kudüm vb.) tek bir Çalgı Eğitimi ASD veya bölüm şemsiyesi altına sıkıştırılmıştır.
Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi (MGÜ) Örneği
2017 yılında tematik bir devlet üniversitesi olarak kurulan Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi (MGÜ), Türkiye’de müzik alanındaki kurumsal eksiklikleri gidermek amacıyla tasarlanmıştır. MGÜ Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi bünyesinde "Çalgı Eğitimi Bölümü" yer almakta ve bu bölüm altında geniş bir çalgı yelpazesi (Bağlama, Kanun, Ud, Ney, Tar, Keman, Flüt vb.) sunulmaktadır (MGÜ, 2024).
Ancak MGÜ’de dahi idari ve akademik alt birim örgütlenmesinde "Bağlama Ana Sanat Dalı" veya "Mızraplı Türk Çalgıları Ana Sanat Dalı" gibi spesifik yapılaşmalar yerine genel "Çalgı Eğitimi" yapılanması sürdürülmektedir. Bu durum, tematik bir üniversitede bile YÖK’ün genel akademik kadro ve teşkilat mevzuatının getirdiği sınırların dışına çıkmanın güçlüğünü göstermektedir.
Akademik Kadro ve Kaynak Tahsisindeki Eşitsizlik
Bir alanda Ana Sanat Dalı (ASD) bulunmaması, o alanın akademik kadro gelişimini doğrudan kısıtlar:
· Kadro Kısıtı: YÖK, ilan edilen kadroları ASD bazında onaylar. "Yaylı Çalgılar ASD" bünyesinde Keman, Viyolonsel veya Viyola için ayrı ayrı Doçentlik ve Profesörlük kadroları açılabilirken; "Çalgı Eğitimi ASD" tek bir birim olduğu için toplam kadro sayısı sınırlı kalmaktadır.
· Akademik Yükselme Zorluğu: Türk müziği icracıları ve akademisyenleri, doçentlik ve profesörlük kadrolarında Batı müziği akademisyenleriyle aynı genel havuzda yarışmak zorunda kalmakta, bu da geleneksel çalgı uzmanlarının kadro almasını zorlaştırmaktadır.
· Göstermelik Temsil: Pek çok Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümünde Türk müziği çalgısı için yalnızca 1 veya 2 öğretim elemanı kadrosu ayrılmakta; bu durum geleneksel çalgı eğitimini kısıtlı bir ders seviyesine indirgemektedir.
Akademik ve Sosyolojik Bir Problem Olarak "Kurumsal Dikotomi"
Günümüz şartlarında ortaya çıkan bu tablo tam anlamıyla bir Kurumsal ve Kültürel Dikotomi (İkilik) oluşturmaktadır.
Bu dikotomi iki temel düzlemde gerçekleşmektedir:
· Akademik Prestij ve Sınıflandırma Dikotomisi: Batı müziği çalgı eğitimi "bilimsel, sistemli ve uluslararası" olarak etiketlenirken; Türk müziği çalgı eğitimi "yerel, geleneksel ve ikincil" bir konuma itilmektedir. Bu durum, akademideki güç ve kaynak dağılımını Batı müziği lehine bozmaktadır.
· Kültürel Kimlik ve Kurumsal Gerçeklik Dikotomisi: Toplumun müzik dinleme ve icra pratiklerinin ağırlıklı olarak Türk halk ve sanat müziği ekseninde olmasına karşın; devlet üniversitelerinin müzik birimlerinin idari olarak Batı müziği yapılanması üzerine kurulması, toplumsal gerçeklik ile akademik yapılanma arasındaki kopukluğu açıkça sergilemektedir.
MEB "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile YÖK Yükseköğretim Yapısı Arasındaki Zıtlık
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 2024 yılında uygulamaya konulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki Müzik Dersi Öğretim Programlarında köklü bir paradigma değişimine gitmiştir (MEB, 2024).
Maarif Modelinin Müzik Eğitimi Paradigması
Maarif Modeli ekseninde müzik dersi müfredatının temel ilkeleri şunlardır:
· Milli ve Yerel Değerler Odaklılık: Öğrencilerin kendi kültürlerine ait müzik türlerini (Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Dini Müzik, Aşık Musikisi) tanıması, benimsemesi ve yaşatması hedeflenmektedir (MEB, 2024, s. 12).
· Geleneksel Çalgıların Teşviki: Ortaöğretim düzeyinde bağlama, ney, kanun, tambur gibi yerel ve milli çalgıların öğretimi ve dinletisi ön plana çıkarılmıştır.
· Kültürel Süreklilik ve Medeniyet Bilinci: Müziğin yalnızca estetik bir beceri değil, Türk medeniyet kimliğinin ve değerler sisteminin bir taşıyıcısı olduğu vurgulanmaktadır.
YÖK ve MEB Arasındaki Sistemik Çelişki / Zıtlık
MEB’in K-12 düzeyinde uygulamaya koyduğu bu milli ve yerel vizyon ile YÖK’ün yükseköğretimdeki idari yapısı karşılaştırıldığında ortaya büyük bir sistemik zıtlık çıkmaktadır:
· Girdi-Çıktı Uyumsuzluğu: MEB, Maarif Modeli ile yetişen gençlerde bağlama, kanun veya Türk müziği bilincini geliştirip bu öğrencileri üniversiteye yönlendirirken; YÖK bünyesindeki yükseköğretim kurumları bu öğrencileri Batı müziği odaklı, geleneksel çalgıların idari olarak üvey evlat muamelesi gördüğü bir yapıyla karşılamaktadır.
· Öğretmen Yetiştirme Sorunu: MEB’in yeni müfredatını uygulayacak olan Müzik Öğretmenliği (Eğitim Fakülteleri) ve Konservatuvar mezunları, YÖK’ün Batı müziği egemen lisans programlarından yetişmektedir. Eğitim Fakülteleri Müzik Eğitimi Anabilim Dalı programlarında ana çalgı eğitimi ezici çoğunlukla Piyano, Keman, Flüt veya Viyolonsel'dir (Uçan, 2018, s. 210). K-12 düzeyinde Türk müziği ve yerel çalgıları öğretmesi beklenen bir öğretmenin, yükseköğretimde Batı çalgısı merkezli eğitilmesi pedagojik bir çelişkidir.
· Akademik Kadro Yetiştirme Çıkmazı: MEB’in ilkokuldan liseye kadar ihtiyaç duyduğu milli müzik materyallerini, metotlarını ve bilimsel araştırmalarını üretecek olan yükseköğretim kurumları, YÖK’ün "Çalgı Eğitimi" başlığı altında kısıtladığı Türk müziği akademisyen azlığı nedeniyle bu ihtiyaca yanıt vermekte zorlanmaktadır.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) İçin Yapısal Reform Önerileri
Türkiye’de müzik yükseköğretimindeki bu idari eşitsizliği gidermek, kültürel hegemonya izlerini silmek ve MEB’in Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyum sağlamak adına YÖK tarafından acilen atılması gereken yapısal adımlar şunlardır:
Akademik Teşkilat Yönetmeliğinin Yeniden Yapılandırılması
YÖK, Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği’ni güncelleyerek Türk müziği çalgıları için özerk Ana Sanat Dalları (ASD) tanımlamalıdır. Bu kapsamda şu idari modeller uygulanabilir:
· Çalgı Ailesi Bazlı ASD Modeli:
o Mızraplı / Tezeneli Türk Çalgıları Ana Sanat Dalı (Bağlama, Tar, Ud, Kanun, Tanbur vb.)
o Nefesli Türk Çalgıları Ana Sanat Dalı (Ney, Mey, Zurna, Balaban, Kaval vb.)
o Yaylı Türk Çalgıları Ana Sanat Dalı (Klasik Kemençe, Karadeniz Kemençesi, Kabak Kemane vb.)
o Vurmalı Türk Çalgıları Ana Sanat Dalı (Kudüm, Def, Bendir, Davul vb.)
· Spesifik Çalgı ASD Modeli (Tematik Üniversiteler ve Büyük Konservatuvarlar İçin):
o Bağlama Eğitimi Ana Sanat Dalı
o Kanun ve Ud Eğitimi Ana Sanat Dalı
o Ney Eğitimi Ana Sanat Dalı
Öğretim Üyesi Kadro Normlarının Yeniden Düzenlenmesi
Türk müziği çalgı alanlarına kısıtlı kadro verilmesi uygulamasına son verilmeli; kurulan yeni Ana Sanat Dallarına özel Profesör, Doçent ve Dr. Öğretim Üyesi kadro standartları getirilmelidir. Her geleneksel çalgı branşı için alan uzmanı akademisyenlerin istihdamı zorunlu kılınmalıdır.
Lisansüstü Programların ve Metodolojik Araştırmaların Desteklenmesi
Türk müziği çalgılarının metotlaşması, akademik yayın sayısı ve icra tekniklerinin uluslararası standartlara ulaşması amacıyla yüksek lisans ve sanatta yeterlik/doktora düzeyinde enstrüman bazlı lisansüstü programlar teşvik edilmelidir.
MEB Maarif Modeli ile YÖK Programlarının Entegrasyonu
YÖK Eğitim Fakülteleri Müzik Öğretmenliği Lisans Programları ile Devlet Konservatuvarları Müfredatları, MEB’in Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonuna paralel olarak güncellenmelidir. Müzik öğretmenliği programlarında Türk müziği çalgılarının (özellikle Bağlama, Kanun, Ud ve Ney) ana çalgı olarak seçilebilmesinin önü idari ve yasal olarak tamamen açılmalıdır.
Değerlendirme
Türkiye’de müzik yükseköğretim sisteminin yaklaşık %80 oranında Batı müziği çalgıları ekseninde örgütlenmiş olması ve Türk müziği çalgılarının özerk Ana Sanat Dallarına ayrılmaması, yalnızca idari bir detay değil; tarihsel, sosyolojik ve kültürel bir hegemonya sorunudur. Erken Cumhuriyet döneminden miras kalan Eurocentric (Batı merkezli) bakış açısı, yükseköğretim bürokrasisinde devam etmekte ve Türk müziği çalgılarını idari olarak ikincil konuma itmektedir.
Bu durum, akademi içerisinde derin bir dikotomi oluşturmakta; toplumun müzik kültürü ile üniversitenin idari yapılanması arasındaki makası açmaktadır. Mesele, MEB’in 2024 yılında hayata geçirdiği Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli açısından değerlendirildiğinde daha da kritik bir hal almaktadır. K-12 düzeyinde milli ve yerel müzik mirasını merkeze alan MEB vizyonu, YÖK’ün Batı merkezli kurumsal duvarlarına çarpmaktadır.
Bu çelişkinin giderilmesi ve Türk müziği çalgı eğitiminin hak ettiği akademik saygınlığa ve kurumsal güce kavuşması için YÖK’ün idari teşkilat şemasında radikal bir reform yaparak Türk müziği çalgı alanlarında özerk Ana Sanat Dalları ihdas etmesi tarihsel ve milli bir zorunluluktur. Konunun ekonomik yönünü ve yurt dışına giden milyonlarca döviz harcama kalemlerini önceki yazılarımda açıklamıştım. Yazıyla bağlantılı olarak Yükseköğretimde Türk Müziği alanında öğretim üyesi var mıdır? Yoksa bunun büyük bir eksiklik olduğunu belirtmemiz gerekiyor.
Kaynakça
· Aksoy, B. (1985). Tanzimat'tan Cumhuriyet'e musiki ve batılılaşma. Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Türkiye Ansiklopedisi içinde (Cilt 5, s. 1212-1236). İletişim Yayınları.
· Aksoy, B. (2003). Geçmişten günümüze Türk musikisinde ekoller ve icra üslupları. Pan Yayıncılık.
· Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi [MGÜ]. (2024). Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi akademik birimleri ve ders programları. https://www.mgu.edu.tr/
· Gramsci, A. (1971). Selections from the prison notebooks (Q. Hoare & G. N. Smith, Ed. & Çev.). International Publishers.
· Millî Eğitim Bakanlığı [MEB]. (2024). Türkiye yüzyılı maarif modeli: Müzik dersi öğretim programı (İlkokul, ortaokul ve lise). T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı. https://mufredat.meb.gov.tr/
· Özmenteş, G., & Şenel, O. (2019). Türkiye'de hegemonik bir araç olarak müzik eğitimi ve kanonik söylemleri. Etnomüzikoloji Dergisi, 2(1), 50-85.
· Paçacı, G. (Ed.). (1999). Cumhuriyet'in sesleri: Türkiye'de müzik devrimi ve sonrası. Tarih Vakfı Yayınları.
· Said, E. W. (1978). Orientalism. Pantheon Books.
· Say, A. (2005). Müzik tarihi. Müzik Ansiklopedisi Yayınları.
· Tura, Y. (1988). Türk musikisinin meseleleri. Pan Yayıncılık.
· Uçan, A. (2018). Müzik eğitimi: Temel kavramlar, ilkeler, yaklaşımlar ve Türkiye'deki durum (3. bs.). Arkadaş Yayınevi.
· Yükseköğretim Kurulu [YÖK]. (2023). Yükseköğretim kurumlarında akademik teşkilat yönetmeliği. T.C. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı. https://www.yok.gov.tr/
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
YORUM YAP