YAZARLAR

18 Mart 2026 Çarşamba, 12:00

Necip Asım Yazıksız: Turan İdeali ve Müzik Reformunun Entelektüel Kökenleri

Giriş:

1. Kimlik ve Yetiştiği Çevre: Bir Sipahi Çocuğundan Türkologluğa

Necip Asım Yazıksız (1861-1935), Kilis’te "Balhasanoğulları" olarak bilinen köklü bir sipahi ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir [1]. İlk eğitimini Kilis’te alan Necip Asım, askerî bir kariyere yönelerek Şam Askerî İdadisi ve ardından İstanbul Kuleli Askerî Lisesi’nde eğitim görmüştür. 1881 yılında Harbiye’den mezun olan Yazıksız, dönemin en önemli bilim insanlarından biri olan Hoca Tahsin Efendi’den özel dersler alarak fen bilimleri ve felsefeye ilgi duymuş, Ahmet Mithat Efendi’nin teşvikiyle basın hayatına atılmıştır [2]. Yazıksız’ın yetiştiği çevre, Tanzimat sonrası "Osmanlılık" kimliğinin sorgulandığı ve Türkoloji çalışmalarının Avrupa’da yükseldiği bir geçiş dönemidir. Onun askerî hocalık kimliği (Harbiye’de Türkçe ve Fransızca öğretmenliği), disiplinli bir metodolojiyle tarih ve dil üzerine yoğunlaşmasını sağlamıştır.

2. Vámbéry’nin Turan Anlayışı ve Ziya Gökalp’e Uzanan Köprü

Arminius Vámbéry, Macar bir oryantalist olarak "Turan" kavramını, Ural ve Altay dillerini konuşan halkların ortak kökeni üzerine kurgulayan bir etno-linguistik teori olarak geliştirmiştir. Necip Asım, 1895 yılında yayımladığı Ural ve Altay Lisanları adlı eseriyle Vámbéry’nin bu tezlerini Osmanlı entelektüel dünyasına sistemli bir şekilde taşıyan ilk isimlerden biri olmuştur [3].

Vámbéry’nin "akrabalık" üzerinden kurduğu bu Turan anlayışı, Necip Asım aracılığıyla "romantik bir köken arayışından" "bilimsel bir dil ve tarih verisine" dönüştürülmüştür. Bu dönüşüm, Ziya Gökalp’in Türkçülük sistemindeki "hars" (kültür) ve "medeniyet" ayrımı için zemin hazırlamıştır. Gökalp, Türk milletinin sosyolojik sınırlarını belirlerken Necip Asım’ın sunduğu Orhun Yazıtları çevirilerinden ve Türk dili araştırmalarından beslenmiştir. Denilebilir ki; Vámbéry bir vizyon sunmuş, Necip Asım bu vizyonu yerli kaynaklarla kanıtlamış, Ziya Gökalp ise bu kanıtları toplumsal bir ideolojiye dönüştürmüştür.

3. Türk Müziğinin Batılılaşması: "Milli Müzik" Doktrini

Türk müziğinin batılılaşma sürecinde genellikle Ziya Gökalp’in "halk müziği motiflerinin Batı tekniğiyle işlenmesi" fikri öncü kabul edilse de Yusuf Akçura’nın tespitiyle bu görüşün ilk sahibi Necip Asım Yazıksız’dır [4].

Necip Asım, Osmanlı elitleri arasında yaygın olan saray müziğini (Klasik Türk Müziği) "Bizans, Arap ve İran kırması" olarak nitelendirmiş ve bu müziği "milli olmayan" bir unsur olarak tanımlamıştır. Ona göre gerçek Türk müziği, Anadolu’nun köylerinde yaşayan "çoban ve halk havaları"dır. Ancak bu müzik ham haldedir ve ilerlemesi için Macarların yaptığı gibi Batı’nın çok sesli müzik tekniğiyle tanzim edilmesi gerekir [5]. Yazıksız’ın bu radikal yaklaşımı, o dönemde Rauf Yekta Bey gibi musiki üstatları tarafından şiddetle eleştirilmişse de Cumhuriyet kadrolarının ve Ziya Gökalp’in müzik politikasının (Alaturka yasağı ve çok sesli müzik teşviki) ana doktrini haline gelmiştir.

Sonuç

Necip Asım Yazıksız, sadece bir dil bilimci değil, Türk kimliğinin "kadim köken" ile "Batılı gelecek" arasında nasıl konumlandırılması gerektiğini tartışan bir stratejisttir. Vámbéry’den aldığı Turan mirasını Türkçeleştirmiş ve Ziya Gökalp’e devretmiştir. Müzik konusundaki müdahaleleri ise, kültürel arınma (pürizm) arzusuyla Batı tekniğini birleştiren modern Türk kültür politikasının ilk nüvesini oluşturmuştur. Ancak bu teori bugün tartışılan Türk müziğinin makamsal yapılarını göz ardı edilmesi yasaklanması ile sonuçlanmıştır. Diğer bir nokta hem Kemiksiz hem de Gökalp’in müzikle yakından ilişkili olmaması bugün ki durumun temel parametresini oluşturmaktadır. Kaldı ki aynı zaman ve dönemde yaşayan Rauf Yekta gibi Türk müziği teorisyenlerinin dikkate alınmaması da konjektürel ortamın tamamen Batı merkezli bakış ile şekillenmesine yol açmıştır.

Dipnotlar

[1] Nezahat Özcan, "Necip Asım Yazıksız (1861-1935)", Atatürk Ansiklopedisi, 2021.

[2] TDV İslâm Ansiklopedisi, "Necip Asım Yazıksız", Cilt 32, s. 482.

[3] Necip Asım Yazıksız, Ural ve Altay Lisanları, İstanbul: Mihran Matbaası, 1311 (1895).

[4] Yusuf Akçura, Yeni Türk Devletinin Öncüleri, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1981, s. 142. [5] Bülent Aksoy, Geçmişin Musiki Mirasına Bakışlar, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2008, s. 142-143.

Kaynakça

  • Akçura, Y. (1981). Yeni Türk Devletinin Öncüleri. Ankara: TTK.
  • Aksoy, B. (2008). Geçmişin Musiki Mirasına Bakışlar. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • Özcan, N. (2021). "Necip Asım Yazıksız". Atatürk Ansiklopedisi.
  • Yazıksız, N. A. (1895). Ural ve Altay Lisanları. İstanbul.

TDV İslâm Ansiklopedisi. "Necip Âsım Yazıksız" maddesi.

 

Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)