YAZARLAR

05 Kasım 2026 Perşembe, 16:00

Yetişkinlerde Öğrenme ve Andragoji: Yetişkinler Nasıl Öğrenir?

Öğrenme yalnızca çocukluk ve gençlik dönemine özgü değildir. Yetişkinler de ihtiyaçları, deneyimleri, sorumlulukları ve motivasyonları doğrultusunda öğrenmeye devam eder. Andragoji ise yetişkinlerin nasıl öğrendiğini anlamaya ve eğitim süreçlerini onların yaşam gerçeklerine göre düzenlemeye odaklanır.

Eğitim; bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı ve istendik davranış değişikliği oluşturma süreci olarak ifade edilmektedir (Ertürk, 1972).

Yetişkin eğitimi ise toplumda yetişkin olarak kabul edilen kişilerin ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenen ve onların öğrenmelerini sağlamaya yönelik planlı bir süreçtir.

Çünkü öğrenme ihtiyacı okul hayatının sona ermesiyle bitmez. İnsan, yaşamının farklı dönemlerinde değişen ihtiyaçlarına, sorumluluklarına ve karşılaştığı yeni koşullara bağlı olarak öğrenmeye devam eder.

Yetişkin Neden Öğrenmek İster?

Yetişkinlerde öğrenme gereksinimi; meslek ve etkin rol isteği, güven ihtiyacı, olgunlaşma, statü ve saygı görme, üretkenlik, dinlenme ve boş zamanı değerlendirme gibi birçok unsurdan kaynaklanmaktadır (Kurt, 2000).

Yetişkin eğitiminin amacı da bireyin bu öğrenme ihtiyacını karşılamakla sınırlı değildir.

Bireyin kendisini geliştirmesi, değişen ve gelişen topluma uyum sağlaması, bireysel ve toplumsal ihtiyaçların karşılanması, toplumsal değişimin kolaylaştırılması, sağlıklı bir sosyal düzenin desteklenmesi ve üretkenliğin artırılması yetişkin eğitiminin önemli amaçları arasındadır.

Başka bir ifadeyle yetişkin eğitimi, hem bireysel gelişimi hem de toplumsal gelişimi destekleyen bir süreçtir.

Yetişkin Eğitiminin Temel İlkeleri

Lindeman’a göre yetişkin eğitiminde beş temel ilke öne çıkmaktadır (Lindeman, 1969):

  1. Yetişkinler, öğrenme ihtiyaçlarının karşılandığını hissettikleri sürece motive olurlar.

  2. Yetişkinlerin öğrenme yönelimleri yaşam merkezlidir. Bu nedenle öğretim etkinliklerinde yalnızca konular değil, yaşamın içindeki gerçek durumlar da belirleyicidir.

  3. Yetişkinlerin geçmiş yaşantıları öğrenmenin en önemli kaynaklarından biridir.

  4. Yetişkinler öz yönetimli olma gereksinimine sahiptir. Bu nedenle otoriter ve baskıcı tutumlardan kaçınılmalıdır.

  5. Eğitim ortamı bireysel farklılıklara göre düzenlenmelidir.

Bu ilkeler, yetişkin eğitiminde yalnızca “neyin öğretileceği” sorusunun yeterli olmadığını göstermektedir. Yetişkinin neden öğrenmek istediği, hangi deneyimlere sahip olduğu ve öğrendiği bilgiyi yaşamında nerede kullanacağı da önem taşımaktadır.

Yetişkinlerde Öğrenme

Yetişkinlerde öğrenme konusunda önemli araştırmalardan biri 1928 yılında Thorndike tarafından yapılmıştır.

Bu araştırmalar yetişkinlerin de öğrenebildiğini ve yaşlanmayla birlikte zekânın doğrudan ortadan kalkmadığını göstermektedir. Genel sağlık, enerji, öğrenmeye duyulan ilgi ve öğrenme fırsatları, öğrenme üzerinde önemli etkilere sahiptir (Bülbül, 1991).

Öğrenme; bireyin çevresiyle etkileşim sonucunda yaşadığı deneyimlerin ürünü olan, kalıcı izli davranış değişikliğidir.

Öğrenmenin temel özelliklerini dört noktada toplamak mümkündür:

  1. Yaşantı ürünüdür.

  2. Çevreyle etkileşim sonucunda oluşur.

  3. Kalıcı ve izlidir.

  4. Davranış değişikliği meydana getirir.

Yetişkinlerde öğrenme psikolojisi üzerine yapılan araştırmalar değerlendirildiğinde, yaşla birlikte öğrenme ve tepki hızında bazı düşüşlerin ortaya çıkabildiği; problem çözme ile davranış ve kas becerilerinde gerilemeler görülebildiği belirtilmektedir.

Buna karşılık sözel yetenek ve kavrama bakımından ilerlemelerin de görülebildiği ifade edilmektedir.

Burada dikkat çekici olan nokta şudur:

Öğrenme yeteneği, kullanılmaya devam edildiği sürece korunabilmektedir.

Araştırma sonuçlarına göre başlangıçtaki eğitim düzeyi yükseldikçe zihinsel gerileme daha az olabilmektedir. Zihinsel faaliyetlerin sürdürülmesi, bilgi ve tecrübenin kullanılması yaşın ilerlemesine bağlı bazı kayıpların dengelenmesine yardımcı olmaktadır.

Yetişkinlerin öğrenme çabaları kişisel ilgileri, motivasyonları ve deneyimleriyle birleştiğinde öğrenme süreci devam etmektedir.

Andragoji Nedir?

“Andragoji” terimi ilk kez 1833 yılında Alman eğitimci Alexander Kapp tarafından kullanılmış, daha sonra 1967 yılında Malcolm Knowles tarafından yeniden gündeme getirilmiştir.

Andragoji, yetişkinlerin çocuklardan farklı öğrenme gereksinimleri ve tercihleri bulunduğu düşüncesine dayanmaktadır.

Knowles, Holton ve Swanson andragojiyi; kişilerde değişimi amaçlayan, kasıtlı ve profesyonel olarak yürütülen etkinliklerle ilişkilendirmiştir.

Andragoji aynı zamanda yetişkin öğrencilerin özel ihtiyaçlarına ve özelliklerine odaklanan bir öğrenme yaklaşımıdır.

Yetişkin bireyin önceki deneyimleri, motivasyonu ve kendi öğrenmesini yönlendirme isteği vardır. Bu nedenle yetişkinler için hazırlanacak eğitimlerde söz konusu özelliklerin dikkate alınması gerekir.

Yetişkin eğitime boş bir sayfayla gelmez.

Yaşam boyunca edindiği deneyimleri, bilgileri ve beklentileri de beraberinde getirir.

Andragoji bu farklılığı kabul eder ve eğitimcinin öğretim yöntemlerini yetişkin öğrencinin ihtiyaçlarına göre uyarlamasını öngörür.

Ezberden Çok Uygulama

Andragojiye göre yetişkinler, problem çözme ve öğrenme sürecine aktif olarak katılmayı tercih ederler.

Bu yaklaşımda yalnızca bilgilerin ezberlenmesi değil, kazanılan bilgi ve becerilerin uygulamaya aktarılması önem taşır.

Andragoji ilkelerinin doğru uygulanması, yetişkinler için daha etkili ve ilgi çekici öğrenme ortamlarının oluşturulmasına katkı sağlar. Böylelikle yetişkin birey öğrendiği bilgiyi yaşamında kullanabilir ve kendi hedeflerine ulaşma sürecinde daha etkin hâle gelebilir.

Yetişkinlerde Öğrenme Stilleri

Yetişkinlerin öğrenme biçimleri de birbirinden farklılık gösterebilir.

Görsel öğrenenler: Resim, sunu, diyagram ve video gibi görsel materyallerden yararlanırlar. Bilginin görsel olarak aktarılması hatırlamayı destekleyebilir.

İşitsel öğrenenler: Dinleyerek öğrenmeyi tercih ederler. Dersler, tartışmalar ve podcast gibi ses temelli içeriklerden yararlanabilirler.

Kinestetik öğrenenler: Uygulamalı etkinlikler ve deneyimler yoluyla öğrenmeye yönelirler. Rol yapma, simülasyon ve etkileşimli uygulamalar bu öğrenme biçimini destekleyebilir.

Knowles’a Göre Andragojinin Beş İlkesi

Malcolm Knowles’un yetişkin öğrenmesine yaklaşımında beş temel ilke bulunmaktadır:

1. Kendini algılama: Yetişkin, başkalarının belirlediği kurallara bağımlı bir kişilikten kendi kendini yönetebilen bir kişiliğe doğru gelişir. Bu nedenle öğretmen merkezli öğretimden çok, öğrenen merkezli bir yaklaşımı tercih eder.

2. Deneyim: Yetişkinler yaşam boyunca edindikleri deneyim ve tecrübeleri öğrenme sürecinin önemli bir kaynağı olarak kullanırlar.

3. Öğrenmeye hazır olma: Yetişkinler, sosyal rollerini geliştirebilmek için ihtiyaç duydukları bilgi ve becerileri öğrenmeye daha hazırdırlar.

4. Öğrenme yönelimi: Yetişkin eğitiminde konu merkezli öğretim yerine, öğrenen ve problem merkezli bir anlayış önem kazanmaktadır.

5. Motivasyon: Yetişkinlerin öğrenme sürecinde içsel motivasyon önemli bir yere sahiptir.

Yetişkinlerde Öğrenmenin Altı İlkesi

Knowles, yetişkin öğrenmesini altı temel unsur üzerinden de ele almaktadır:

Bilme gereksinimi: Yetişkinler bir şeyi öğrenmeden önce neyi, neden ve nasıl öğreneceklerini bilmek isterler.

Benlik kavramı: Yetişkinler kendi kararlarının ve yaşamlarının sorumluluğunu üstlenmiş bireylerdir.

Önceki deneyimler: Her yetişkin yaşamı boyunca farklı bilgi ve deneyimler edinir. Bu nedenle eğitim süreçlerinde bu farklılıkların dikkate alınması gerekir.

Öğrenmeye hazır olma: Yetişkinler, yaşamda karşılaştıkları sorunlarla başa çıkmak için ihtiyaç duydukları bilgileri öğrenmeye daha hazır hâle gelirler.

Öğrenme yönelimi: Çocuk ve gençlerde öğrenme daha çok konu merkezli olabilirken, yetişkinlerde problem ve yaşam merkezli bir anlayış ön plana çıkmaktadır.

Öğrenme motivasyonu: İyi bir iş, daha yüksek gelir ve terfi gibi unsurlar dışsal motivasyon kaynaklarıdır. İşten zevk alma ve yaşam kalitesinin yükselmesi ise içsel motivasyonu desteklemektedir.

Öğrenmenin Yaşı Değil, İhtiyacı Vardır

Yetişkinlerde öğrenme ve androgoji konusunda ortaya çıkan temel gerçek oldukça açıktır:

İnsan öğrenmeye yaşamı boyunca devam eder.

Yaşın ilerlemesiyle bazı öğrenme süreçlerinde değişiklikler görülebilir. Ancak bilgi birikimi, deneyim, ilgi, motivasyon ve öğrenme fırsatları yetişkinin öğrenmeye devam etmesinde önemli rol oynar.

Yetişkin eğitiminde asıl mesele, bireyin yaşından çok onun öğrenme ihtiyacını anlayabilmek; sahip olduğu deneyimi eğitim sürecinin bir parçası hâline getirebilmektir.

Çünkü yetişkin birey yalnızca yeni bir bilgi öğrenmez. Öğrendiği bilgiyi geçmiş deneyimleriyle karşılaştırır, yaşamındaki karşılığını sorgular ve kullanabildiği ölçüde benimser.

Bu nedenle yetişkin eğitiminde güçlü öğrenmenin yolu, insanın deneyimini görmezden gelmekten değil, deneyim ile yeni bilgiyi buluşturmaktan geçmektedir.

Murat Ertan
Eğitim Bilim ve Davranış Bilimleri Uzmanı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı Köşe Yazarı
mertan@gazeteankara.com.tr

Kaynaklar

Bülbül, Sudi; Halk Eğitimine Giriş, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir, 1991.
Duman, Ahmet; Yetişkinler Eğitimi, Ütopya Yayınları, Ankara, 2007.
Ereş, Figen; Yetişkin Eğitimi ve Hayat Boyu Öğrenme, Pegem Akademi Yayınları, 2021.
Ertürk, Selahattin; Türkiye'de Eğitim Felsefesi Sorunu, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 3, 1988.
Gökçe, Erten; Erdem, Aliye; Etkili Öğretmenlik, Nesibe Aydın Eğitim Kurumları Yayınları, Ankara, 2019.
Lindeman, E. C.; Halk Eğitiminin Anlamı, Çev. Celal Şentürk, Halk Eğitimi Genel Müdürlüğü Yayınları, Ankara, 1969.
Lowe, John; Dünyada Yetişkin Eğitimine Toplu Bakış, Çev. Turhan Oğuzkan, 1985.
Knowles, Malcolm; Yetişkin Öğrenenler, Çev. Serap Ayhan, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 1990.
Okçabol, Rıfat; Halk Eğitimi (Yetişkin Eğitimi), UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Ankara Derneği Yayınları, İstanbul, 1994.
Sönmez, Veysel; Program Geliştirmede Öğretmen El Kitabı, Anı Yayıncılık, 2007.

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)