Anadolu’daki En Büyük Antik Tapınak
"Gemiciler kentleri dağlardan tanır ama sizin kent tapınaktan tanınıyor"
Erdek, Kyzikos Antik Kenti, Aelius Aristides, MS 166
Anadolu’nun her köşesine bir göz atmak doğal, tarihi veya kültürel bir değerle karşılaşmanızı sağlayabilir.
Yakından baktığınızda hepsi birden sizi bekliyor olabilir!
Kamp buluşması
Yılların verdiği dostluğun verdiği samimiyetle bir grup arkadaş buluştuk.
Buluşma yeri Erdek, Kapıdağ Yarımadası.
Sanırım mekanla ilgili ilk güzel sürpriz benim için coğrafya açısından oldu!
Burası bildiğiniz yarımadalardan değil.
Kapıdağ Yarımadası bir tombolo!
Kapıdağ Yarımadası
Tombolo, ‘saplı ada’ demek. Yani geçmişte ada olan bir kütle, dalga ve akıntıların biriktirdikleriyle ana karaya bağlanıyor ve yarımadaya dönüşüyor.
Ülkemizde tombolo dendiğinde akla gelen iki yerden biri burası, diğeri Sinop Boztepe.
Kapıdağ’ı anakaraya bağlayan kıstak (Boztepe Tombolosu) 1,5 km uzunlukta ve 1,7 km genişlikte. Boztepe şehir yerleşimiyle tamamen karalaşmış bir yapı sunuyor. Kapıdağ’ın kıstak bölgesi halen alüvyonlar, sazlıklar ve Belkıs bataklığıyla daha ham bir tombolo karakteri sergiliyor.
Kapıdağ’ın iklimi de dikkat çekici. Güneyinde Akdeniz, kuzeyinde Karadeniz iklimi özellikler taşımasıyla da florası da zengin.
Türkiye’nin iki ünlü tombolosu
Kyzikos Antik Kenti
İnternette bir sorgulamada buluşma noktamıza 5-6 km mesafede bir antik kent olduğunu öğrendik.
Coğrafyanın verdiği özellik antik kente doğuda ve batıda olmak üzere iki doğal liman kazandırmış. Liman da kente değer katmış elbet.
Henüz ayağa kaldırılmış yapısı olmayan, yüzlerce örneğini görebileceğimiz bir kazı alanıydı belki ama bu kadar yakın olunca görmeden, kazı yapan güzel insanlarla tanışmadan dönmek olmazdı. Kazı alanına gitmeye karar verdik…
İlk araştırmada kazı alanında görülebilecek en önemli eserin Hadrian Tapınağı’na ait bir sütun başlığı olduğunu öğrendik. Bu da ikinci sürprizin adı oldu. Birazdan açıklayayım!
Ayrıca on bin kişiyi aşan kapasitesiyle tiyatrosu ve kentin ekonomik gücünü simgeleyen Kyzikos sikkelerinin bulunduğunu da notlarımıza ekleyelim.
Hadrian Tapınağı
Çatı kiremitleri mermerden yapılmış tapınağın kırmızı, mavi ve altın yaldızla boyanmış bezemeleri varmış. Kabartma kuşağında başlar bulunmuş. Bir kadına ait olan başın saçlarında da altın yaldızlı boyaya rastlanmış.
Korint düzeninde, çift sıra sütunlu tapınağın dışa gelen sütunlarının başlıkları da altın yaldızla boyanmış.
Görülecek en önemli eser bir sütun başlığıydı! Sürprizi biraz açmış olduk!
Sütun başlığı çeşitleri
Mimari düzenin en göze çarpan ögelerinden olan sütun başlıkları; Dor, İyon, Korint, bitkisel ve hayvansal motifli çeşitleriyle karşımıza çıkarlar.
Mukarnaslı ve motifliler olarak andıklarımız İslam, Selçuklu ve Osmanlının sanat dünyasına kazandırdıklarıdır. Türkler taşı veya ahşabı öyle işlemişler ki bu eserlere bazı kaynaklarda Türk sütun başlığı deniliyor. Örnekleri pek çok yerde olduğu gibi Ankara’da da var – bayılırım!
İlk üç çeşidin ilki yani Dor, en sade olanı.
İyon, nispeten ince sütunların tepesine yerleştiriliyor ve iki yanında yer alan sarmal formuyla ayırt edilebilir.
Korint (işte konumuz!), ilhamını doğadan (akantus yapraklarından) alır, kıvrımlı ve en süslüsüdür. Akantus, Anadolu’da yaygın olarak görünen ve halk arasında ayı pençesi olarak tanınan dikenli bir bitki.
Biraz mitoloji…
Yunan heykeltıraş Kallimahos, ölen bir genç kızın mezarına bırakılan bir sepet görür. Sepetin çevresi zaman içinde ayı pençesi yapraklarıyla sarılmıştır. Kallimahos’un karşısındaki bu manzara, Korint sütun başlıklarının doğuşu olacaktır.
Dikenli, büyük ve derin oyuklu yaprakları antik Yunan ve Roma mimarisinde süsleme unsuru olmuş.
Sürprizi açıklama zamanı!
Sürpriz sütun başlığının ölçüleri…
En önemli eserin bir sütun başlığı olması ilginç değil mi?
Başlığı ilginç kılan ölçüleri!
Anıtsal bir tapınakla karşılaştırmaya ne dersiniz?
Normal bir anıtsal tapınakta sütun başlığı yüksekliği 1.50-1.65m, Kyzikos Hadrian Tapınağı’nda 2,50 m.
Taban çapı en fazla 1,5 m iken burada 1,90 m.
Ağırlık 5-8 ton olabiliyor. Kyzikos bu ağırlık 20 ton, yani tek başına 13-14 binek otomobil ağırlığında!
Sütun yüksekliği normal anıtsal bir tapınakta 15 metreye kadar uzayabiliyor. Burada 21.35 m. bu ölçülerle Kyzikos Hadrian Tapınağı, antik dünyanın en yüksek sütunlarından biri olma unvanına sahip.
Klasik dönemin en büyük tapınaklarıyla karşılaştırma
Klasik dönemin en büyük tapınaklarından biri olan Atina Parthenon’un Dor başlıkları geniş olmasına rağmen alçaktır. Diğer yandan Kyzikos dikey mimarinin zirvesi olan Korint düzeninde olduğundan neredeyse 3 katı daha yüksek!
Efes Artemis (Dünyanın 7 harikası içindedir) veya Didim Apollon tapınaklarıyla da alan genişliği (116x62 m.) olarak yarışırken sütun ve başlık hacmi söz konusu olduğunda onları da geride bırakıyor.
Antik dünyanın en görkemli ve en büyük Korint düzenli tapınağı olan Lübnan’daki Baalbek Jüpiter Tapınağı’dır. Ancak mimari detayları incelendiğinde, Kyzikos Hadrian Antik Tapınağı sütun başlığı işçilik, hacim ve estetik açıdan Baalbek’teki örneklerden daha büyük ve daha zarif bir mühendislikle üretilmiştir.
Bizim gruptan Dr. Deniz Özbeyli, tapınağın merdivenlerine çıktı, bir konuşma yaptı, hepimizi güldürdü!
MS 166 yılında ünlü hatip ve sofist Aelius Aristides, Kyzikos’a gelmiş ve o da agorada bir konuşma yapmış.
'Öylesine büyük bir tapınak yapmışsınız ki dağların yerini tutmuş. Gemiciler kentleri dağlardan tanır ama sizin kent tapınaktan tanınıyor.'
Kyzikos'taki Hadrian Tapınağı'nı, Atina'da İmparator Hadrianus tarafından tamamlanan ve antik Yunan dünyasının en büyüğü olan Atina Olimposlu Zeus Tapınağı (Olympieion) ile karşılaştırmak oldukça anlamlıdır. Her iki yapı da Roma İmparatorluğu'nun mühendislik gücünü ve Hadrianus'un mimariye olan tutkusunu simgeler.
Erdek artacak turizm faaliyetleri için altyapı çalışmalarına başlamalı çünkü şimdi bu müthiş tapınak ayağa kaldırılıyor.
Böyle devasa bir dünya değerini dikili görmek harika bir duygu olsa gerek. Ayağa kaldırılmasına şahitlik etmekse ayrı heyecan verici…
Ortımızda Kazı Alan Başkanı Şeymanur Çemlek Arslan ile bir Kyzkios hatırası
Kazı Alan Başkanı Şeymanur Çemlek Arslan
Bizim takımla, Kazı Alan Başkanı Şeymanur Çemlek Arslan ile kazı evinde buluştuk.
Antik kentten 3 kare:

Bugün müzede olan ve ender olarak bulunan Tanrıça Rome (sağda – antik kentin hemen girişinde), devasa sütun başlıklarından biri (ortada) ve devasa bir aslan kabartması (sağda).
Yıl boyu, uygun olduğu günlerde kazılara devam ettiklerini söyledi ve bizi heyecanla gezdirdi. Gördük ki antik kent emin ellerde.
Antik kentte gezerken devasa boyutlardaki buluntuların arasında yürümek Güliver romanını okumayı hatırlatmadı dersem yalan olmaz! Zengin bezemelerle süslü firiz kuşağı, sütun tamburları ve başlıkları…
Hepsini müzede görmek mümkün sanırım firizlerde 3 konu Doğu-Batı Savaşı, Dynisos ve Devlerin Savaşı işlenmiş.
Doğu-Batı Savaşı, Romalılar ve Perslerin savaşına gönderme. Bir anlamda propaganda.
Dynisos’a adanan sahneler buraların üzümüne gönderme. Bu toprakları öne çıkarma.
Gigantomanya (gigantomani) sahneleri bu toprakların kültürüne saygı… Bu savaşın en iyi betimlendiği yerlerden biri Zeus Sunağı’nda. Devasa sunaktaki devlerin savaşı 2000 yıldır Bergama Antik Kenti’ndeydi. Bize (Osmanlıya) yol döşemeye gelen Carl Human muhteşem sunağı ve müthiş frizleri fark etti. Yol döşeme işini bıraktı ve bu eserlerin Almanya’ya taşınması için çalışmalara başladı.
Sunak da frizleri de şimdi Bergama Müzesi’nde.
Müze 156 yıldır Almanya’da!
Sunağın temeli ve temelinde yetişen ulu meşe ağacı bizde…
Bir de Carl Human’ın mezarı bu topraklarda, sunağın temelinin hemen yanında.
Vefalı milletiz vesselam!
Sanırım asıl işi olan döşediği yolların ve bu topraklara tek taşını bırakmadığı sunağın hatırına…
Aydın’daki iki yerde Afrodisias Antik Kenti’ndeki (Sebasteion Kabartmaları) ve Priene Antik Kenti’ndeki (Athena Tapınağı Gigantomakhia frizleri) Türkiye’de…
Bir de burada. Bir kısmı büyük olasılıkla toprak altında. Çıktığında bu topraklarda kalacağından eminim.
Antik dünyadan 3 güzel!
Fener, kapı ve tapınak.
Anadolu’nun müthiş zenginliğine 3 güzel örnek.
Patara feneri, yanıyor!
Patara kazılarını Prof.Dr. Fahri Işık başlatmış (1988), Prof.Dr. Havva İşkan Işık’a devretmiş.
Patara’daki deniz feneri, antik dünyanın ikinci büyük feneriydi.
İlki İskenderiye’deydi, bugün tek taşı yok!
Patara’daki İşkan tarafından ayağa kaldırıldı. Antik dünyanın en büyüğü oldu.
Patara’ya 36 yılını veren İşkan ile görüştüğümüzde gururla,
“İmparator Neron’un diktiği feneri bir kadın ayağa kaldırdı”
demişti.
Günümüzde kazı başkanı Dr. Şevket Aktaş.
Aktaş geçtiğimiz günlerde fenerin ışığını yaktı…
Gordion kent kapısı, açıldı!
Körte Kardeşler, Berlin-Bağdat demiryolu inşaatı için gelmişler, kalıntıları fark edince rayları bırakıp kazılara başlamışlar (1900).
Bir ara verilmiş ve bugüne dek sürecek Penn Müzesi dönemi, Rodney S. Young ile başlamış (1950).
Young’ın ani kaybının ardından bir süre Keith DeVries kazıları koordine etmiş ve kazılara yine ara verilmiş. Mary M.Voigt kazıları yeniden başlatmış (1988) ve Prof.Dr. C. Brian Rose dönemi başlamış (2007).
Gordion antik kenti, memleketin mitolojik öyküleri en çok bilinen kralı Midas’ın ülkesi.
Antik kentin 10 metreden daha yüksekliğe sahip etkileyici kapısıysa Demir Çağı’ndan günümüze kalan en etkileyici örneklerden.
Prof.Dr. Brian Rose UNESCO Dünya Miras Listesi’ne soktuğu Gordion’da 20. (Türkiye’deki kazılara verdiği 47. yılında) gururla bu kapıyı gösterir.
Kyzikos Hadrian Tapınağı, ayağa kalkıyor!
Prof.Dr. Abdullah Yaylalı başlatmış (1989). Prof.Dr. Nurettin Koçan sürdürmüş.
Bayrak Dr. Ahmet Tercanoğlu’nu ve ekibinde…
Yıllar sonra Tercanoğlu ve ekibinin antik dünyanın ayağa kaldırılan en büyük tapınağının önünde gururla konuşacağına şüphe yok…
Erdek’ten tüm Gazete Ankara okurlarına selam ve sevgilerimle…
YORUM YAP