Tam İstiklal Ufkuna Yolculuk
19 Mayıs 1919’un 107’nci Yıldönümü Anısı
“Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir.”_Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Gazi Mustafa Kemal Paşa ve maiyetinin 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan yola çıktığı ve üç günlük yolculuktan sonra Samsun’a ulaştığı bilinmektedir. Bu yolculuk sırasında O’nun görev tanımı ile ilgili bütün vilayetlere gönderilen bazı belgeler olduğu da bilinmektedir.
Bu minval üzere olan belgelerden birisi 19 Mayıs 1919 gününden bir gün önce ilgili vilayetlere gönderilmiş görünmektedir. Belge 18 Mayıs 1919 tarihli olup, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın görev ve yetkilerini tanımlamaktadır.
Buna göre görev talimatnamesinin Meclis-i Vükelâ (Bakanlar Kurulu) tarafından hazırlandığı ve buna göre Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın görev tanımının hem askerî hem de mülkî (sivil) mahiyeti kapsadığı açıkça ilgili valilik ve kuruluşlara tebliğ edilmiştir.
Dahiliye Nezareti Tarafından Gönderilen Görev Talimatnamesi
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Dokuzuncu Ordu Kıtaât-ı Müfettişliği’ne tayin olunması üzerine Osmanlı Devleti’nin Dahiliye Nezareti tarafından “müsta’celdir” üst sağ taraf keşide notuyla birlikte “Umûmî” kayıtlı olarak bütün vilayetleri kapsayan görev (resmî vazife) tanımını açıklayan ve Bandırma Vapuru’nun yolculuğu devam ederken tebliğ edildiği anlaşılan belge şöyledir:
“Trabzon, Erzurum, Sivas, Van Vilayetleriyle Erzincan ve Canik Livalarına ve Diyarbakır, Bitlis, Mamuretülazîz, Ankara, Kastamonu Vilayetlerine,
Dokuzuncu Ordu Kıtaât-ı Müfettişliği’ne tayin olunan Mustafa Kemal Paşa’nın Meclis-i Vükelâca kaleme alınan talimatname mûcebince vezâifi yalnız askerî olmayıp müfettişliğin ihtiva eylediği mıntıka dahilinde bulunan Trabzon, Erzurum, Sivas, Van Vilayetleriyle Erzincan ve Canik livalarında aynı zamanda da mülkî mahiyeti haiz olduğu ve ezcümle:
1- Mıntıkada asayiş-i dahilînin iade ve istikrârı ve bu asayişsizliğin esbab-ı hudûsunun tesbîti,
2- Mıntıkada ötede beride müteferrik bir halde mevcudiyetinden bahsedilen ve esliha ve cephanenin bir an evvel toplattırılarak münasip depolara iddiharı ve muhafaza altına alınması,
3- Muhtelif mahallerde birtakım şûralar mevcut olduğu ve bunların asker toplamakta bulunduğu ve gayrıresmî bir surette ordunun bunları himaye eylediği iddia olunduğundan böyle şûralar mevcut olup da asker topluyor, silah tevzi ediyor ve ordu ile de münasebette bulunuyorlarsa kat’iyyen men’i ile bu kabil müteşekkil şûraların da lağvı,
Bilhassa ahval-i sıhhiye hakkındaki icraatın ahaliye de teşmili,
Vezaif-i mezkûre cümlesinden bulunduğu cihetle müfettişliğin vereceği bilcümle talimatın doğrudan doğruya ifası tebliğ olunur.
Fi 18 Mayıs 1335 (18 Mayıs 1919’da)
Dahiliye Nazır Vekili yalnız Diyarbakır, Bitlis, Mamuretülaziz, Ankara, Kastamonu Vilayetlerine münteha: …. gibi müfettişlik hududuna mücavir olan vilayet ve elviyece de müfettişliğin îfâ-yı vazife sırasında re’sen vaki olacak müracaatlarını nazar-ı dikkate alınması salifü’z-zikr talimatnamede musarrah bulunmasına nazaran mûcebince muamele ifası tebliğ olunur.”

Amasya Tamimi ve Millî Duruş
Bununla birlikte bahsi geçen 18 Mayıs tarihli tebliğin 19 Mayıs 1919’dan sonra göreve 19 Mayıs günü atanan yeni İçişleri Bakanı (Dahiliye Nazırı) Ali Kemal Bey’in imzasıyla belgede adı geçmeyen diğer vilayetlere de gönderildiği bilinmektedir.
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın bu belgede belirtilen bütün maddelerin tam aksine hareket beyanını Amasya Tamimi ile ortaya koyduğu görülmektedir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İstanbul Hükûmeti İçişleri Bakanlığı’nın verdiği görev tanımında belirtilen bütün maddelerin tam aksine millî bir duruş ile hareket ederek:
“Milletin İstiklalini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır”
ifadesiyle Amasya Tamimi’ndeki karşı görüş ve tavrı açıkça ortaya koyduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan 18 Mayıs 1919 tarihiyle Dahiliye Nazır Vekili imzasıyla ve sonra tekrar edilerek Dahiliye Nazırı Ali Kemal Bey’in imzasıyla yayımlanan konuyla ilgili görev tanımlamalarının “millî bir görev olmadığı” ve “İtilaf Devletleri’nin isteğine göre yazıldığı” belgenin içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır.
Millî Mücadele’nin Başlangıcındaki Tarihî İrade
İtilaf Devletleri’nin işgalleriyle birlikte vatanın bütün limanlarına girilmiş, ordusu terhis edilmiş, tersanelerine ve ulaşım vasıtalarına el konulmuş olduğu halde dahi; İtilaf Devletleri’nin emriyle yapılan bütün talimatlara karşı Millî Mücadeleyi başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yüksek askerî, mülkî ve millî liderliğinde ve Vatanın İstiklali Yolu’nda cansiperane mücadele eden bütün askerî ve mülkî erkân-ı devlet ve ecdâd-ı milletimizi saygı ve şükran ile yâd ediyoruz.
Başta Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları olmak üzere Vatanımızın her köşesinde yatmakta olan “şehit” ve “gazi” namlarıyla ebediyete irtihal etmiş olan bütün ecdadımızı, bütün bani-i devlet ve necat-ı millet kahramanlarını rahmetle ve duayla anıyoruz.
19 Mayıs’ın Millî Hafızadaki Yeri
107’nci yıldönümü vesilesiyle,
19 Mayıs gibi Millî gün ve anmaların daimi olarak genç dimağlarda yer etmesi temennisiyle,
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!
Prof. Dr. Güray KIRPIK
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı – Köşe Yazarı
gkirpik@gazeteankara.com.tr
YORUM YAP