YAZARLAR

10 Mayıs 2026 Pazar, 00:00

Cennete Giden Yol: Canımızın Çiçeği Annelerimiz

Hayatın en sessiz ama en güçlü kahramanları annelerimiz… Kaleme aldığım bu yazıda; anne sevgisinin insan ruhundaki yerini, bir annenin görünmeyen fedakârlıklarını ve Anneler Günü’nün aslında neden yalnızca bir günle sınırlandırılamayacağını anlatmak istedim.



CENNETE GİDEN YOL: CANIMIZIN ÇİÇEĞİ ANNELERİMİZ

Anneler Günü’nün Tarihçesi

Değerli okuyucularımız, bugün sizlere mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanan Anneler Günü ile ilgili olarak seslenmek istedim.

Anneler Günü, resmi olarak 20. yüzyılın başlarında ilk kez Amerika’da kabul edilen ve kutlanan, sonrasında birçok ülkeye yayılan özel bir gündür.

Ülkemizde ise o yıllarda verilen bağımsızlık mücadelesi dolayısıyla ancak 1931 yılında gündeme gelmiş olsa da 1955 yılında Türk milli kadın kahramanlarımızdan Erzurumlu Nene Hatun’un “Yılın Annesi” seçilmesi ve Anneler Günü’nün kutlanması ile resmi olarak ilk defa gerçekleşmiştir.


Kur’an-ı Kerim’de Anneye Verilen Değer

Kur’an-ı Kerim’de birkaç ayette annenin önemine vurgu yapılmıştır. Örneğin İsra Suresi’nin 23. ayetinde şöyle buyrulmaktadır:

“Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara ‘öf!’ bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.”


Anne: Hayata Tutunmayı Öğreten İlk Rehber

Anne, yalnızca hayata getiren değil; hayata tutunmayı öğreten ilk rehberdir.

Düşerken elimizden tutan, anlayan, en karanlık anlarımızda bile içimizde bir ışık yakan görünmez bir güçtür.

Geceleri bölünen uykular, ertelenen hayaller ve sessizce taşınan yükler taşır.

Sevgisi zamana ya da mesafeye yenilmez; eksilmez, yorulmaz. Asla karşılık beklemez.

Anne, zamanın yavaşladığı bir yerdir. Çocukluğun hiç bitmediği, sığınılacak en güvenli limandır. Sesi ise içimizde yankılanan en tanıdık ezgidir.


Doğan Cüceloğlu’nun Araştırması: Sevginin Gücü

Bu konuda Doğan Cüceloğlu’nun “İletişim Donanımları” adlı kitabında yer verdiği dikkat çekici bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hekimlerin denetimindeki bir yetimhanede çok sayıda bebeğin, daha büyümeden öldüğü yönetimin dikkatini çekiyor. Gıdaları ve temizlik koşulları, varoşlardaki çocuklardan daha iyi olduğu halde; yetimhanedeki bebekler daha fazla hastalığa yakalanıyor ve hayatlarını kaybediyor.

Durumu araştıran psikolog, yetimhanede her bir çocuk bakıcısına 15 bebeğin düştüğünü görüyor. Bakıcılar çocukları beslemeye ve altlarını değiştirmeye o kadar çok zaman harcıyorlar ki, onları kucaklarına alacak vakit bulamıyorlar.

Araştırmacı psikolog çocukları dört gruba ayırıyor:

  • Birinci grupta her bakıcıya 3 çocuk
  • İkinci grupta 6 çocuk
  • Üçüncü grupta 9 çocuk
  • Dördüncü grupta ise 12 çocuk düşüyor

Bakıcılar, besleme ve alt değiştirme işi bittikten sonra geri kalan zamanlarını çocukları kucaklayarak, dokunarak, öperek ve severek geçiriyorlar.

Bu uygulama birkaç yıl devam ediyor.

Araştırmanın sonucunda ise çarpıcı bir gerçek ortaya çıkıyor:

En çok sevgi ve temas gören birinci grupta en az hastalık ve ölüm görülürken, en az temas edilen dördüncü grupta en fazla hastalık ve ölüm ortaya çıkıyor.

Yani sevilen, dokunulan ve değer verilen çocukların hastalıklara karşı daha dirençli olduğu sonucuna ulaşılıyor.

 

Bir Annenin Sevgisi Hayat Verir

Dokunulmayan çocuğun bağışıklık sisteminin gelişmediği, farklı araştırmacılar tarafından da gözlemlenmiştir.

Kucaklanan ve öpülen çocuk, kendisine hiçbir şey söylenmese bile sevildiğini ve değer verildiğini hisseder hem ruhen hem de bedenen daha sağlıklı gelişir.

Araştırmacılar bu deneyden pek çok sonuç çıkarmışlardır ama sanırım en önemli sonuç şudur:

Bir annenin sevgisi olmasa, bir bebek hayatta kalamayabilir.

İşte bu yüzden Anneler Günü, yalnızca hatırlanan değil; yeniden hissedilen çok derin bir bağın adıdır.


Anneler Günü Sadece Bir Gün Değildir

Anneler Günü, takvimdeki bir günle değil; yılın her gününe yayılan bir minnetle anılmalıdır.

Onları anmak; bir çiçeğin narin yapraklarında, bir tebessümün sıcaklığında ya da sessizce söylenen bir “iyi ki varsın” cümlesinde hayat bulur.

Çünkü anneler için en büyük armağan, hatırlanmanın inceliğinde saklıdır.

Belki de Anneler Günü’nün en derin anlamı; eksik bıraktığımız cümleleri tamamlamakta, sarılmayı ertelediğimiz anları telafi etmekte ve söyleyemediğimiz sevgiyi dile getirmektedir.

 

Velhasıl

“Cennet annelerin ayakları altındadır” diyen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in ümmeti olarak; bütün canımızın çiçeği annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, ahirete göç etmiş annelerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.


10 Mayıs Anneler Günü Mesajı

Bu anlamlı gün vesilesiyle; başta şehit anneleri olmak üzere, yüreğinde evlat sevgisini taşıyan bütün annelerimizin ellerinden hürmetle öpüyorum.

Hayatımıza sevgiyi, sabrı, merhameti ve fedakârlığı öğreten tüm annelerimizin değeri sadece bir güne sığmayacak kadar büyüktür.

Bugün; bir telefon açmanın, bir sarılmanın, içten söylenen bir “iyi ki varsın anne” cümlesinin bile çok kıymetli olduğunu unutmayalım.

Sevgi ve Saygılarımla

Özlem İCİK

Gazete Ankara DHP | Köşe Yazarı
oicik@gazeteankara.com.tr


Kaynakça

1.     Aktaş, Akın. Arşiv Belgeleri Işığında Nene Hatun (1854-1955). Gece Kitaplığı Yayınevi, 2022.

2.     Cüceloğlu, Doğan. İletişim Donanımları. İstanbul: Remzi Kitabevi, 52. Basım, 2002, s.61.

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)