Yükseköğretimde Yeni Bir Müzikoloji Paradigması: Türk Makam Sistemi, MEB Müfredat Uyumu ve Akademik Reform Önerisi
Giriş: YÖK'ün Dijital Refleksinden Sanat Reformuna
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), son dönemde yapay zekâ, büyük veri ve dijitalleşme alanlarında 70'ten fazla yeni lisans ve ön lisans programı açarak teknolojik gelişmelere karşı dikkate değer bir adaptasyon refleksi göstermiştir. Bu "çevik yönetim" anlayışı, sadece teknik alanlarla sınırlı kalmamalı; Türkiye’nin kültürel derinliği ve yerel birikimi ile küresel akademik trendlerin kesiştiği "sanat ve müzikoloji" alanına da taşınmalıdır. Özellikle MEB'in "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile başlattığı Türk müziği temelli dönüşüm, yükseköğretim kademesinde yapısal bir reorganizasyonu zorunlu kılmaktadır.
MEB ve Yükseköğretim Arasındaki Metodolojik Uyumsuzluk
MEB’in temel eğitimde makam odaklı ve yerel kültürel kodları merkeze alan müfredat değişikliği, üniversite kapısına gelen öğrencinin müzikal algısını dönüştürecektir. Ancak mevcut güzel sanatlar fakültesi müzik bilimleri bölümü, konservatuvar ve eğitim fakültesi müzik programlarının büyük çoğunluğu, 19. yüzyıl Batı müziği teorisi (eşit tamperaman) üzerine inşa edilmiştir.
- Ontolojik Kopukluk: Temel eğitimde makamsal duyuş ve mikrotonal aralıklarla tanışan öğrenci, yükseköğretimde bu sistemin "egzotik bir yan dal" veya "geleneksel bir kalıntı" olarak konumlandırıldığı bir yapıyla karşılaşmaktadır.
- Entegrasyon İhtiyacı: YÖK’ün, MEB’in yeni "müzik dili" tanımıyla uyumlu, dikey entegrasyonu sağlanmış bir lisans programı revizyonuna gitmesi; sanat yeterlik yönetmeliklerini bu yeni gerçekliğe göre güncellemesi kaçınılmazdır [1].
Küresel Müzikolojide Türk Makam Sistemi: Bilimsel Bir Alternatif
Batı merkezli müzik teorisinin "eşit tamperaman" (equal temperament) sistemi, günümüzde psikoakustik ve hesaplamalı müzikoloji alanlarında sorgulanmaktadır. Türk makam müziği, sahip olduğu 24 veya daha fazla perdeli (mikrotonal) yapısıyla, sadece bir kültürel miras değil, aynı zamanda evrensel bir bilimsel paradigma adayıdır. Batı müzik teorisyenlerin mikro tonal müziklere bakışında önemli değişimler yaşanmaktadır. Tamperaman sisteminin 200-300 yıllık bir çember gibi kendi etrafında dönmesi misali aynı repertuar, aynı sanatçıların eserlerinin seslendirilmesi günümüz gerçekliğinin daha ne kadar sürdürülebilir olacağı sorgulanmaktadır.
- Hesaplamalı Müzikoloji ve Psikoakustik: Makamların insan beyni ve frekans duyarlılığı üzerindeki etkileri, modern tıp ve akustik biliminde "makam terapisi" ve "frekans analizi" üzerinden yeniden keşfedilmektedir [2].
- Çeşni ve Seyir Kavramları: Batı’nın statik mod yapısına karşılık Türk müziğinin dinamik "seyir" anlayışı, müzikal kompozisyonda yeni bir matematiksel derinlik sunmaktadır. Bu durum, Türk müziği uzmanlarının küresel akademik çevrelerde "yerel icracı" değil, "teori kurucu" olarak yer almasını sağlamalıdır.
Akademik Yükselmede Yabancı Dil ve "Notanın Evrensel Dili" Sorunsalı
Mevcut akademik sistemde, Türk müziği ve sanat dallarında uzmanlaşmış akademisyenler için uygulanan merkezi yabancı dil puanı şartı, alanın doğasıyla yapısal bir çelişki içindedir.
- Nota Bir İletişim Dilidir: Müziğin temel aktarım aracı olan nota sistemi, dilsel sınırları aşan evrensel bir semboller bütünüdür. Bir makam teorisyeninin veya icracısının yetkinliği, yabancı dil puanından ziyade, karmaşık mikrotonal yapıları çözümleme ve bu yapıları evrensel nota diliyle ifade etme becerisiyle ölçülmelidir.
- Liyakat ve Hareket Alanı: Yabancı dil kriteri, yerel müzik teorisinde derinleşmiş ancak dil sınavlarında takılan kıymetli sanatçıların akademik sistemin dışına itilmesine veya kurumsal temsiliyetlerinin kısıtlanmasına yol açmaktadır. Bu durum, Türk müziğinin uluslararası platformlarda bilimsel temsiliyetini artırmak yerine azaltan bir bariyer niteliğindedir [3].
Stratejik Reform Önerileri ve Vizyon
YÖK'ün dijital dönüşümdeki başarısını sanat alanına yansıtması için şu adımlar atılmalıdır:
1. Sanat Dallarına Özgü Dil Düzenlemesi: Türk müziği ve geleneksel Türk el sanatları alanında akademik yükselmeler için yabancı dil şartı yerine; uluslararası yayın, nota yayımcılığı veya performans temelli gibi alanın kendine özgün koşullarına uygun kriterler getirilmelidir.
2. Disiplinlerarası Kürsüler: "Hesaplamalı Makam Analizi", "Psikoakustik ve Makam" gibi teknoloji ile geleneksel teoriyi birleştiren disiplinlerarası programlar açılmalıdır.
3. Müfredat Uyumlulaştırma: MEB müfredatındaki makamsal yaklaşımı destekleyen, Batı ve Doğu teorilerini sentezleyen hibrit bir müzik eğitimi modeli (Eklektik Müzikoloji) tüm fakültelerde yaygınlaştırılmalıdır.
Sonuç
Türk makam müziği, geçmişe ait bir nostalji değil, geleceğin evrensel müzik teorisine yön verebilecek matematiksel ve sanatsal bir güçtür. YÖK'ün bu alandaki yabancı dil ve statik müfredat engellerini kaldırması, Türkiye'nin küresel müzik biliminde bir "paradigma kurucu" olarak konumlanmasını sağlayacaktır. Notanın evrensel dili, yasal mevzuatta bir "iletişim dili" olarak tanınmalı ve akademik yükselme kriterleri bu eksende yeniden inşa edilmelidir. Bu bakış açısıyla makamsal müzik geleneği dünya sahnesine çıkabilecek kim bilir belki de batı müzik sistemlerinin kökten değişimlerini tetikleyecektir.
Dipnotlar ve Kaynakça
1. Akkoç, C. (2020). Türk Müziğinde Perde ve Aralık Sistemlerinin Matematiksel Analizi. Müzikoloji Dergisi.
2.Tura, Y. (2018). Türk Musikisinin Meseleleri. Pan Yayıncılık. (Makamların matematiksel ve fiziksel temelleri üzerine temel eser).
3. UNESCO Cultural Heritage Reports (2022). The Universal Value of Microtonal Traditions in Asia Minor and Central Asia.
[4] YÖK Strateji Belgesi (2024). Yükseköğretimde Dijitalleşme ve Sanat Dalları Entegrasyon Raporu.
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
YORUM YAP