Türkistan Uygur Makamları: Asimilasyon ve Soykırım
1991 yılında Türk Dünyası Dergisinde Çin yazılı kaynaklarından Çince yazılmış eseri Kültür Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesinden Uygur Türkleri A.Şekür Turan ve TRT Yurt Dışı Yayınlarından Çince Uzmanı Mahmut Filiz ile birlikte çevirisini yapmıştık. Türk Dünyası* (Ana Yurttan Ata Yurda) İli On İki Makamı ve Milli Folklor Dergisinde aktarılan Uygur halk çalgıları makalelerinin günümüzde yeniden yorumlanması gerektiğini düşünmekteyim. O yıllarda kapalı kutu Çin ile iletişimin hiç olmadığı yıllardı. Aradan geçen zamanda Çin’in çok hızlı gelişen teknolojisi tüm dünyayı sararken hala azınlıklar özellikle Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklere uyguladığı baskıcı ve yok etme politikasında herhangi bir değişikliğin olmadığı bağımsız kuruluşlar ve insan hakları dernekleri tarafından tespit edilmiştir. Bugün anlaşılmaktadır ki o yıllardaki kapalı otoriter rejimin günümüzde de daha şiddetli olarak asimilasyon ve bir toplumu yok etme stratejisi tüm hızıyla korkunç boyutlarda devam etmekte dilleri, dinleri ve kültürel kimlikleri yok edilmektedir. Bu soykırımın modern versiyonudur.
Çin devletinin Doğu Türkistan’daki (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) Uygur Türklerine yönelik politikaları, klasik bir asimilasyon sürecinin ötesinde, Gramsci’nin "kültürel hegemonya" ve Foucault’nun "biyopolitika" kavramlarıyla açıklanabilecek sistematik bir kimliksizleştirme ve devlet kontrolüne alma stratejisidir. Bu stratejinin merkezinde, tebaa kılınmak istenen toplumun organik bağlarını koparmak ve onun öznel kültürünü nesneleştirerek devlete tehdit oluşturmayacak steril bir "turizm objesine" dönüştürmek yatar. Uygur Türklerinin yaşadığı insani kriz ve kültürel tahribat, bağımsız akademik ve uluslararası raporlarla belgelenmiş olup, konunun devlet hegemonyası, müzikoloji (özellikle Uygur Makam sanatı) ve çözüm önerileri ekseninde bir analizi aşağıda sunulmuştur.
Hegemonik Devlet Aklı ve "Göstermelik Folklorlaşma" (Sterilizasyon) ve Uygulamalar
Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) son yıllarda yürüttüğü "Çinleştirme" politikası, azınlık grupların özgün kimlik unsurlarını ulusal homojenlik lehine bastırmayı amaçlar. Bu bağlamda kültür tamamen yok edilmez; aksine "enstrümantalize edilir" (araçsallaştırılır).
· Egzotikleştirme ve Turistik Metalaştırma: Uygur kültürü ve dili, kendi sosyal dini; tarihsel bağlamından koparılarak sahnelenmiş bir gösteriye dönüştürülür. Uygur müziği ve dansı, otantik bir halkın özgür ifadesi olarak değil; "mutlu, egzotik ve devlete minnettar azınlık" imajı çizmek üzere propaganda aracı olarak turistik mekanlarda sunulur.
· Yaşayan Kültürün İmhası: Kültürün icra edildiği organik alanlar yasaklanırken, devlet sponsorluğundaki tiyatrolarda ve turizm tesislerinde sterilize edilmiş versiyonları sergilenir. Bu durum, eleştirel miras çalışmalarında “yetkili miras söylemi" aracılığıyla yerel halkın kendi mirası üzerindeki mülkiyet hakkının elinden alınması olarak tanımlanır.
Uygur Makam Sanatı (On İki Makam) ve Sosyo-Kültürel İşlevi
Uygur Türklerinin müzikal hafızasının ve edebi birikiminin zirvesi olan On İki Makam (Uyghur Muqam), 2005 yılında UNESCO tarafından "İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Mirası" olarak tanınmıştır. Makamlar sadece melodik diziler değil; Çağatay Türkçesi edebiyatı, tasavvufi şiir (Alî Şîr Nevâî, Meşreb, Hüveyda vb.) ve toplumsal ritüellerin sentezidir.
· Meşrep ile Bağlantısı: Makam icraları tarihsel olarak "Meşrep" adı verilen toplumsal toplantılardan ve sufi meclislerinden beslenir. Meşrep, Uygur toplumunda ahlaki, hukuki ve kültürel aktarımın sağlandığı kolektif mekanizmadır.
· Metinlerin Sansürlenmesi ve Değiştirilmesi: Çin devlet hegemonyası, Meşrep toplantılarını "yasa dışı dini/siyasi toplanma" kılıfıyla yasaklamış veya devlet denetimine almıştır. Makamların icra edildiği dini ve tasavvufi metinler değiştirilmekte, içerisindeki bağımsızlık, hüzün, maneviyat veya milli şuur barındıran şiirler çıkarılarak yerine devlet övgüleri yerleştirilmektedir.
· Taşıyıcıların Eliminasyonu: Sanatın kuşaktan kuşağa aktarımını sağlayan halk ozanları (Aşık), makam ustaları (Makamçı) ve etnologlar (örneğin ünlü akademisyen Prof. Dr. Rahile Dawut ve halk ozanı Abdurehim Heyit gibi isimler) gözaltı kampı, hapis veya süzgeçten geçirilme süreçleriyle karşı karşıya kalmıştır.
Uluslararası Raporlar ve Güvenilir Kaynaklar Işığında Mevcut Durum
Uygur bölgesindeki durum, iddia veya "yapay zekâ üretimi" spekülasyonlardan öte, uluslararası düzeyde tanınan kurumların ve bağımsız akademisyenlerin ve youtuber olarak kaydedilen saha ve uydu analizlerine dayanmaktadır:
· BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) 2022 Raporu: Birleşmiş Milletler’in Sincan/Doğu Türkistan raporu, bölgedeki uygulamaların "insanlığa karşı suç teşkil edebileceğini" vurgulamış; dil, din ve kültürel hakların kullanılması üzerindeki ağır kısıtlamaları resmi olarak belgelemiştir.
· ASPI (Australian Strategic Policy Institute) Çalışmaları: "Cultural Erasure" (Kültürel Silinme) başlıklı saha araştırmaları ve uydu görüntü analizleri, bölgedeki yüzlerce cami, türbe, ziyaretgah ve geleneksel mahalle dokusunun (kültürün icra edildiği mekanların) yıkıldığını veya dönüştürüldüğünü kanıtlamıştır.
· Etnomüzikolojik Araştırmalar: SOAS Londra Üniversitesi'nden Prof. Rachel Harris gibi önde gelen etnomüzikologların çalışmaları, Uygur müziğinin devlet eliyle nasıl sekülerleştirilip propagandaya dönüştürüldüğünü ve geleneksel icra ortamlarının nasıl çökertildiğini akademik literatüre kazandırmıştır.
· İnsan Hakları Örgütleri: Human Rights Watch (HRW) ve Amnesty International raporları, kültürel önderlerin, dil bilimcilerin ve sanatçıların sistemli bir şekilde tasfiye edildiğini ortaya koymaktadır.
Göstermelik Turizm Nesnesi Olmaktan Çıkarma: Ne Yapılabilir?
Uygur Türklerinin dilini, müziğini ve makam geleneğini Çin devletinin ideolojik hegemonyasından ve "müzeleştiren/turistikleştiren" kıskacından kurtararak geleceğe taşımak için uygulanabilir akademik ve sosyo-kültürel stratejiler şunlardır:
Diaspora Temelli Bağımsız Arşivleme ve Dijitalleştirme
· Uluslararası Ses ve Metin Bankası: Çin dışındaki akademisyenler, diaspora kuruluşları ve UNESCO iş birliğiyle, Doğu Türkistan dışına çıkabilmiş makam ustalarının kayıtları, yazılı kaynaklar ve sözlü edebiyat ürünleri fonetik ve müzikal analizlerle dijital veri tabanlarına işlenmelidir.
· Akademik Veri Tabanı: Londra SOAS, Harvard, Indiana Üniversitesi gibi Doğu Türkistan ve Orta Asya araştırmaları yapan merkezlerde "Uygur Somut Olmayan Miras Arşivi" özerk yapı olarak güçlendirilmelidir.
Otantik İcra ve "Sürgün Meşrepleri" nin Desteklenmesi
· Makam, yalnızca sahne sanatı olarak yaşayamaz; yaşadığı sosyo-kültürel iklime ihtiyaç duyar. Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye, Avrupa ve Kuzey Amerika'daki Uygur diasporasında otantik Meşrep gelenekleri ve geleneksel enstrüman yapım atölyeleri desteklenmelidir.
· Sürgündeki genç nesil Uygur müzisyenlerin, makamların özgün yapısını (çeşitli makam, makam versiyonlarını ve gazelleri) otantik formlarıyla öğrenmelerini sağlayacak usta-çırak akademileri kurulmalıdır.
Miras Çalışmaları ve Uluslararası Hukuk/Diplomasi
· UNESCO Mekanizmalarının İşletilmesi: Çin, 2005 yılında On İki Makam’ı UNESCO’ya kaydettirirken bu kültürün "koruyucusu" sıfatını almıştır. Ancak icracıların hapsedilmesi ve metinlerin tahrip edilmesi, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Korunması Sözleşmesi'ne aykırıdır. Uluslararası sivil toplum ve devletler, UNESCO platformunda Çin’den Makam’ın "özgün yapısıyla korunduğuna" dair bağımsız gözlemci raporları talep etmelidir.
· Akademik Yayın ve Boykot: Uluslararası etnomüzikoloji kongrelerinde ve akademik dergilerde, Çin devlet kurumlarının sponsorluğunda sunulan "sahnelenmiş Uygur folkloru" yayınlarına karşı "eleştirel miras" perspektifi getirilmeli; sterilize edilmiş bu gösterilerin arka planındaki kültürel tahribat teşhir edilmelidir.
Müziğin Evrensel Dille Anlatılması
· Uygur Makamı, yalnızca Türk dünyasının değil, İpek Yolu kültürünün ve tüm insanlığın ortak mirasıdır. Batı ve İslam dünyasındaki müzik toplulukları, etnik müzik festivalleri ve konservatuvarlar ile iş birliği yapılarak On İki Makamın özgün formları dünya sahnelerine taşınmalı; böylece konunun sadece siyasi bir çekişme değil, bir kültürel soykırım / "Kültür Kırım" (Culturicide) meselesi olduğu müzikolojik panellerle anlatılmalıdır.
Yorum
1990/1991 yıllarında Türk Dünyası (Ana Yurttan Ata Yurda) dergisinde yayımlanan ve Mahmut Filiz ve A.Şekür Turan ile birlikte çevirdiğimiz "İli On İki Makamı" başlıklı çalışma, Türkiye’deki etnomüzikoloji ve Türk dünyası araştırmaları alanında tarihsel ve metodolojik bir dönüm noktasını temsil eder. (Karabulut,1991). "İli On İki Makamı" makalesi, Doğu Türkistan Uygur müzik mirasının Türkiye müzikolojisi literatürüne entegrasyonunda temel bir kütüphane metni niteliğindedir. Makale, Türk dünyası müzik geleneklerinin karşılaştırmalı makam teorisi (comparative maqamology) kapsamında incelenmesi gerektiğine dair güçlü bir akademik altyapı sunmaktadır.
Uygur Türklerinin müziği ve dili, devlet hegemonyasının dekoratif bir unsuru değildir. Bu kadim kültürün yaşatılması, onun Çin devletinin sunduğu simülasyondan çıkarılıp, kendi tarihsel, edebi ve sosyolojik bağlamına kavuşturulmasıyla mümkündür. Doğu Türkistan (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) coğrafyasında Uygur Türklerinin maruz kaldığı sosyo-kültürel, edebi ve müzikal tahribat; uluslararası ilişkiler, etnomüzikoloji, eleştirel miras çalışmaları ve sosyoloji disiplinleri ışığında kısa, akademik bilgi metni olarak verilmeye çalışılmıştır. Umarız ki Çin Hükümeti milyonlarca Uygur Türkü’ün yaşama haklarını ve kültürel asimilasyonu terk eder. Umulur ki bugüne kadar uygulanan politikalar terk edilir. Uluslararası İnsan Hakları Evrensel Beyennamesi’nde yazan kriterler dikkate alınır. Yoksa bu asimilasyon ve kültürel baskı gelecekte Çin’in tarihine kara bir leke olarak kalacaktır.
Dipnotlar ve Kaynakçalar
[1] Gramsciyen Kültürel Hegemonya: Antonio Gramsci’ye göre egemen sınıf, iktidarını sadece zor aygıtlarıyla (polis, ordu) değil; kültür, eğitim ve sanat aracılığıyla rıza üreterek sürdürür. Çin devleti, Uygur kültürünü tamamen silmek yerine kendi ideolojisine uygun şekilde yeniden üreterek rıza ve kontrol mekanizması kurmaktadır.
[2] Foucaultcu Biyopolitika: Michel Foucault'nun kavramsallaştırdığı biyopolitika; nüfusun, bedenlerin, dilin ve günlük yaşam alışkanlıklarının devlet mekanizmaları tarafından denetlenmesi ve disipline edilmesidir. Doğu Türkistan'daki toplama kampları ve dil/kültür kısıtlamaları bu teorinin somut bir örneğidir.
[3] Yetkili Miras Söylemi (Authorised Heritage Discourse - AHD): Laurajane Smith tarafından geliştirilen kavram; devletlerin ve seçkinlerin neyin "kültürel miras" olduğunu tanımlayıp, yerel halkın kendi mirası üzerindeki söz hakkını elinden alması sürecidir.
· Amnesty International. (2021). "Like We Were Enemies in a War": China's Mass Internment, Torture and Persecution of Muslims in Xinjiang. London: Amnesty International Publications.
· Byler, Darren. (2021). Terror Capitalism: Uyghur Dispossession and Branding in a Chinese City. Durham: Duke University Press.
· Harris, Rachel. (2008). The Making of a Musical Canon in Chinese Central Asia: The Uyghur Twelve Muqam. Aldershot: Ashgate Publishing / Routledge.
· Harris, Rachel. (2020). Sounding Islam on the Silk Road: Musical Performance, Faith, and State in Post-Mao Xinjiang. Urbana: University of Illinois Press.
· Human Rights Watch. (2018). "Eradicating Ideological Viruses": China's Campaign of Repression Against Xinjiang's Muslims. New York: Human Rights Watch.
· Karabulut, M. (1991). İli On İki Makamı, Türk Dünyası (Ana Yurttan Ata Yurda), 1(2). Kültür ve Turizm Bak. Yay.,
· OHCHR (Office of the United Nations High Commissioner for Human Rights). (2022). OHCHR Assessment of human rights concerns in the Xinjiang Uyghur Autonomous Region, People’s Republic of China. Geneva: United Nations.
· Roberts, Sean R. (2020). The War on the Uyghurs: China's Internal Campaign against a Muslim Minority. Princeton University Press.
· Ruser, Nathan; Leibold, James; Tobin, Kelsey & Fei, Tianshu. (2020). Cultural Erasure: Tracing the Destruction of Uyghur and Islamic Spaces in Xinjiang. ASPI International Cyber Policy Centre, Report No. 38/2020. Canberra: Australian Strategic Policy Institute.
· Smith, Laurajane. (2006). Uses of Heritage. London & New York: Routledge.
· Smith Finley, Joanne. (2013). The Art of Symbolic Resistance: Uyghur Identities and Uyghur-Han Relations in Contemporary Xinjiang. Leiden: Brill.
· Smith Finley, Joanne. (2021). "Why 'Cultural Genocide' Rather Than 'Cultural Cleansing'? The Case of Xinjiang", Central Asian Survey, 40(2), 224-242.
· UNESCO. (2008). Uyghur Muqam of Xinjiang. Representative List of the Intangible Cultural Heritage of Humanity (originally proclaimed in 2005). Paris: UNESCO.
NOT: Bu yazı başta Filistin ve Uygur Türkleri olmak üzere dünyada kültürel emperyalizmin kıskacında ezilen, asimile edilen, sistemli soykırıma uğrayan ve kültürleri yok edilen Türk ve Müslüman ülkeler başta olmak üzere, dünyanın herhangi bir yerinde her ne sebeple olursa olsun aynı soykırıma uğrayan ülkerlere ve tüm insanlığa ithaf olunur. Bunu ifade etmek tarihe olan borcumuzdur.
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
YORUM YAP