Müzik Arkeolojisi’nde Hurri İlahisi ve Türk Müziği Karşılaştırma
Müzik Arkeolojisi alanında tespit edilen 6 Numaralı Hurri İlahisi (h.6), müzik arkeolojisi literatüründe antik Yakın Doğu'nun müzikal ve kuramsal gelişimini anlamamızı sağlayan en kritik birincil kaynak kabul edilir. Dünya genelinde bugüne kadar tespit edilmiş, strüktürel bütünlüğünü büyük ölçüde koruyan en eski notasyonlu melodi, Suriye sınırları içerisindeki Ras Şamra bölgesinde yer alan antik Ugarit kraliyet saray kompleksinde gün yüzüne çıkarılmıştır.
![]() |
![]() |
![]() |
Antik Hurri İlahisi (Hurrian Hymn No. 6 / H6), müzik tarihi ve arkeomüzikoloji açısından insanlık tarihinin en önemli belgelerinden biridir. Ancak bu eser hakkında kamuoyunda sıkça tekrarlanan bazı ifadeler ("dünyanın ilk şarkısı", "ilk nota", "ilk beste") akademik açıdan tam olarak doğru değildir. Bilimsel yaklaşım, bu ilahiyi mevcut kanıtların izin verdiği ölçüde değerlendirmeyi gerektirir
Tarihsel ve Arkeolojik Bağlamın Doğruluğu
Metinde belirtildiği üzere, Hurri İlahisi (h.6), MÖ 1400 civarına (Geç Tunç Çağı) tarihlenmektedir ve Ugarit (Ras Şamra) kraliyet sarayında bulunmuştur [1].
- Çivi Yazılı Tabletlerin Yapısı: Kazılarda bulunan yaklaşık 30 tabletten yalnızca h.6'nın (RS 15.30 + 15.49 + 17.387) büyük ölçüde korunmuş olduğu bilgisi doğrudur. Tabletin iki bölümlü yapısı (üstte Hurrice sözler, altta Akadca müziksel yönergeler) filolojik olarak tescillenmiştir [2].
- "İlk Şarkı" Yanılgısı: Metnin bu kavrama getirdiği şerh çok yerindedir. h.6'dan çok daha eski müzik belgeleri mevcuttur. Örneğin Nippur'da bulunan ve MÖ 2000 civarına tarihlenen Sümer tabletleri (örneğin CBS 10996), müzik teorisine ve akort sistemlerine dair en eski yazılı belgelerdir [3]. Ancak h.6, hem sözleri hem de bu sözlere eşlik eden melodik/armonik yönergeleri bir arada barındıran en bütünsel ve en eski belgedir. Dolayısıyla akademideki "en eski korunmuş notalı müzik eseri" tanımı en doğru yaklaşımdır.
Notasyonun Niteliği ve Çözümleme Tartışmaları
Görselde yer alan "Notalar günümüzde kesin olarak okunabiliyor mu? Hayır." tespiti, müzik arkeolojisinin en büyük gerçeklerinden biridir.
- Yorum Farklılıkları: Çivi yazılı kısımdaki terimler (örneğin išartu, qablītu, nīd qabli), doğrudan bugünkü porte üzerindeki "Do, Re, Mi" gibi mutlak sesleri (frekansları) değil; lir üzerindeki tellerin numaralarını ve bu tellerin oluşturduğu aralıkları (interval) tanımlar [4].
- Rekonstrüksiyon Farkları:
· Anne Draffkorn Kilmer (1974/1976): Sistemi çift sesli (armonik) bir yapıda çözmüş, ilahinin üçüncül aralıklarla (terzler) söylendiğini savunmuştur [5].
· Marcelle Duchesne-Guillemin (1984): Kilmer’ın aksine daha yatay (melodik/tek sesli) bir okuma önermiştir [6].
· Richard Dumbrill (2005): Matematiksel ve organolojik verileri kullanarak daha farklı bir transkripsiyon ortaya koymuştur [7].
Alsında bu durum, elimizdeki tabletin bir "nota" yazısı değil, bir akort ve icra kılavuzu olmasından kaynaklanır. Tempoyu, ritmi ve süreyi gösteren kesin işaretler olmadığı için bugün dinlediğimiz tüm h.6 kayıtları birer "bilimsel tahmindir".
Türk Makam Müziği ile Karşılaştırma
Benzerlikler (Tipolojik ve Coğrafi)
- Modal Düşünce (Makam/Dizi): Mezopotamya müzik teorisinin yedi sesli (heptatonik) diatonik dizilere dayandığı bilinmektedir [3]. Türk makam müziği de özü itibarıyla modal (makamsal) bir sistemdir. Ancak bu benzerlik doğrudan bir "soy bağından" ziyade, Yakın Doğu ve Akdeniz havzasındaki ortak müzikal düşünüşün (buna antik Yunan ve Bizans teorileri de dahildir) genel karakteristiğidir.
- Ezgi Merkezlilik: İki sistemin de Batı'daki gibi dikey armoniye değil, yatay melodiye (monofoni veya heterofoni) dayanması ortak bir estetik paydadır.
Farklılıklar (Aşılması İmkânsız Sınırlar)
- Mikrotonalite (Koma Sistemi): Türk makam müziğinin temelini oluşturan mikrotonlar (koma derecesindeki küçük aralıklar) h.6 tabletinde mevcut değildir. Mezopotamya sistemi, telli çalgıların (lir) akort edilmesine dayandığı için tam veya yarım seslerden oluşan diatonik bir yapıya işaret eder.
- Seyir Kuralları ve Usûl: Türk müziğinde bir makamı var eden şey sadece dizisi değil; melodik gidişatı (seyir), güçlü/karar perdeleri ve zamansal organizasyonu sağlayan "usûl" (ritmik döngüler) yapısıdır. Hurri tabletinde seyir kurallarına veya usûllere dair hiçbir kanıt yoktur.
Organoloji ve Teorik Süreklilik Tartışması
- Lir vs. Kopuz: Metinde de belirtildiği gibi, h.6 dokuz telli bir lir (çivi yazısında Sammû veya Ugaritçe Kinnāru) için tasarlanmıştır. Kopuz ise saplı, tezeneli veya yaylı bir çalgıdır (lavta ailesi). "Lir / Kopuz" şeklinde doğrudan bir evrimsel hat kurmak organolojik olarak yanlıştır [7].
- Teorik Gelişim: Fârâbî (Kitâbü’l-Mûsîka’l-Kebîr) veya Urmevî (Kitâbü’l-Edvâr) gibi Türk-İslam coğrafyasının büyük teorisyenleri, Antik Yunan teorisini (ki bu teori de Mezopotamya kökenlerinden beslenmiştir) devralıp geliştirmişlerdir [8]. Dolayısıyla dolaylı ve çok katmanlı bir teorik etkileşimden söz edilebilir ancak bu durum doğrudan bir "ata-torun" ilişkisi değildir.
Sonuç
Karşılaştırmalı müzikoloji açısından değerlendirildiğinde, Hurri İlahisi ile Türk makam müziği arasında modal düşünce, akort anlayışı ve ezgi merkezli yapı gibi ortak özellikler bulunabilir. Ancak Türk makam sisteminin temel unsurları olan mikrotonalite, seyir kuralları ve usûl yapısının H6 tabletinde açık biçimde yer aldığı söylenemez. Bu nedenle, mevcut akademik literatür ışığında Hurri İlahisi'nin Türk makam müziğinin doğrudan atası olduğu iddiası kanıtlanmış değildir. En isabetli değerlendirme, H6'nın Eski Yakın Doğu'nun gelişmiş müzik teorisini belgeleyen en önemli kaynaklardan biri olduğu; Türk makam müziğinin ise yüzyıllar içinde Orta Asya, İran, Arap ve Anadolu geleneklerinin etkileşimiyle olgunlaşan daha karmaşık bir modal sistem olarak geliştiğidir.
Dipnotlar ve Referanslar
[1] Koitabashi, M. (1998). "Music in the Texts of Ugarit." Orient, 33, s. 1–17. (Ugarit metinlerindeki müziksel terimlerin ve ayin bağlamının çözümlenmesinde temel kaynaktır).
[2] Laroche, E. (1968). "The Ugaritic Cuneiform Tablets." Ugaritica V, Paris, s. 462–496. (Hurrice metinlerin ilk filolojik çözümlemelerini barındırır).
[3] Kilmer, A. D. (1971). "The Discovery of an Ancient Mesopotamian Theory of Music." Proceedings of the American Philosophical Society, 115(2), s. 131–149. (Babil müzik teorisinin yedi sesli yapısını ortaya koyan çığır açıcı makaledir).
[4] Dumbrill, R. J. (2005). The Archaeomusicology of the Ancient Near East. Trafford Publishing. (Özellikle akort sistemleri, tel isimleri ve matematiksel oranlar üzerine en kapsamlı modern çalışmadır).
[5] Kilmer, A. D., Crocker, R. L., & Brown, R. R. (1976). Sounds from Silence: Recent Discoveries in Ancient Near Eastern Music. Bit Enki Publications. (h.6'nın ilk sesli rekonstrüksiyonunu içeren tarihi çalışma).
[6] Duchesne-Guillemin, M. (1984). A Hurrian Musical Score from Ugarit: The Discovery of Mesopotamian Music. Undena Publications. (the Ancient Near East serisi kapsamında basılmıştır). (Tek sesli/melodik alternatif çözümü sunan temel eser).
[7] Sachs, C. (1940). The History of Musical Instruments. W. W. Norton & Company. (Lir ve lavta/kopuz ailelerinin organolojik ayrımını detaylandıran klasik kaynak).
[8] Wright, O. (1978). The Modal System of Arab and Persian Music A.D. 1250–1300. Oxford University Press. (Sistemci okulun ve Urmevî döneminin modal gelişimini, antik köklerle bağını inceleyen referans eser).
Not: Bu yazı yukarıda verilen kaynaklar üzerinden okunmalıdır. Kaynakçada belirtilen arkeologlar tarafından tespit edilen görüşlerdir. Herhangi bir ilave ek bilgi eklenmemiştir.
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”



YORUM YAP