Bela Bartók Bulgar Aksağı Ritmi Yanılgısı
Béla Bartók: Türkiye’de adına sempozyum, kongre, konferans vb birçok akademik faliyetler yapılmış önemli bir Macar Müzikologdur. Ancak Anadolu Coğrafyasında Macar halk müziklerinin kökenini araştırma serüveninde karşılaştığı Aksak ritimleri Bulgar Aksağı olarak kayıtlara geçirmesi en büyük hatasından biridir. Béla Bartók’un 1930’lu yıllarda Batı literatürüne “Bulgar Ritmi” (Bulgarian Rhythm / Rythme Bulgare) kavrayışıyla taşıdığı, etnomüzikolojide “toplamsal” veya “asimetrik” olarak tanımlanan bu ritmik yapılar, modern müzikoloji tarihinde hem metodolojik bir dönüm noktası hem de ciddi bir terminolojik daralma/merkezileştirme tartışmasının odağında yer alır. Bartók’un yaklaşımının mutlak manada "geçersiz" veya tamamen gereksiz olduğunu söylemek yerine; tarihsel bağlamı içinde metodolojik bir sınır/yanılgı, etnomüzikolojik açıdan ise "eksik ve kısıtlı bir kavramsallaştırma" olduğunu ifade etmek akademik açıdan daha isabetli bir tespit olacaktır.
Béla Bartókun asimetrik ritimleri "Bulgar Ritmi" (Bulgarian Rhythm) olarak kavramsallaştırması, bilinçli bir tarihsel tahrifattan ziyade, 20. yüzyıl başı Avrupa etnomüzikolojisinin metodolojik, kronolojik ve kaynak bazlı sınırlılıklarından kaynaklanan tipik bir "örneklem hatası"dır. Dünya müzikoloji literatürü bu aksaklığı zaman içinde fark etmiş ve Romen etnomüzikolog Constantin Brăiloiu’nun müdahalesiyle kavramı Bartók’un dar coğrafi tanımından kurtararak Türkçe kökenli "Aksak" terimiyle evrenselleştirmiştir.
Bartók’un "Bulgar Ritmi" İsimlendirmesinin Arka Planı
Béla Bartók, 1920’li ve 30’lu yıllarda Doğu Avrupa halk müziklerini incelerken Batı klasik müziğinin eşit süreli (izokron*) vuruş sisteminden farklı bir ritmik yapıyla karşılaştı. Bartók’un bu ritimleri "Bulgar Ritmi" olarak adlandırmasının temel nedenleri şunlardır:
· Vasil Stoin’in Derlemeleri: Bartók, asimetrik ritimlerle ilgili sistematik ilk geniş veri setine Bulgar folklorcu Vasil Stoin’in 1920’lerde yayımladığı derlemeler aracılığıyla ulaştı [1]. Stoin’in bulguları, Bartók’u derinden etkiledi ve Bartók 1938 yılında "Bulgar Ritmi" başlığıyla müstakil bir makale kaleme aldı.[2]
· Kronolojik Sıralama ve Veri Kısıtlılığı: Bartók, ünlü eseri Mikrokosmos’u (1926–1939) bestelerken ve "Six Dances in Bulgarian Rhythm" (Bulgar Ritimlerinde Altı Dans) bölümünü oluştururken henüz Türkiye saha çalışmasını yapmamıştı.
· 1936 Türkiye Ziyaretinin Kapsamı: Bartók’un Kasım 1936’daki Türkiye gezisi yalnızca üç hafta sürmüş, Adana ve Osmaniye (Yörük köyleri) ile sınırlandırılmıştır $[3]$. Ahmet Adnan Saygun rehberliğinde yürütülen bu çalışmanın birincil hedefi asimetrik ritimler değil; Macar halk müziğindeki pentatonik ve altlı-üstlü melodi yapılarının Hun-Türk/Asya kökenlerini araştırmaktı. Dolayısıyla Bartók, Anadolu'daki zengin usul ve ritim sistemini derinlemesine kavrayacak zaman ve bölgesel çeşitliliğe erişememiştir.
Etnomüzikolojide Kırılma Noktası: Constantin Brăiloiu ve "Aksak" Devrimi
Bartók’un indirgemeci yaklaşımı, 1950’lerde Romen etnomüzikolog Constantin Brăiloiu tarafından bilimsel olarak düzeltilmiştir. Brăiloiu, 1951 yılında yayımladığı çığır açıcı "Le rythme aksak" çalışmasında şu tespitleri yapmıştır [4]:
Geniş Coğrafi Dağılım: Asimetrik additif (eklemeli) ritimler (2+3, 3+2, 2+2+3, 2+2+2+3 vb.) yalnızca Bulgaristan’a özgü değildir; Balkanlar, K Kafkasya, Yakındoğu, Orta Asya ve tüm Anadolu coğrafyasına yayılmış ortak bir Avrasya mirasıdır.
Terminolojik Yerindelik: Brăiloiu, Batı müziği teorisinin "düzensiz" veya "asimetrik" diyerek ikincilleştirdiği bu yapının, Osmanlı-Türk müzik teorisinde yüzyıllardır "Aksak" usulü altında sistemleştirildiğini görmüştür. Bu nedenle "Bulgar Ritmi" tanımını reddetmiş, Türkçe kökenli Aksak terimini uluslararası bilimsel literatüre kazandırmıştır.
1936 Türkiye Ziyaretinin Kapsamı: Bartók’un Kasım 1936’daki Türkiye gezisi yalnızca üç hafta sürmüş, Adana ve Osmaniye (Yörük köyleri) ile sınırlandırılmıştır [3]. Ahmet Adnan Saygun rehberliğinde yürütülen bu çalışmanın birincil hedefi asimetrik ritimler değil; Macar halk müziğindeki pentatonik ve altlı-üstlü melodi yapılarının Hun-Türk/Asya kökenlerini araştırmaktı. Dolayısıyla Bartók, Anadolu'daki zengin usul ve ritim sistemini derinlemesine kavrayacak zaman ve bölgesel çeşitliliğe erişememiştir.
İzokronik* Olmayan (Additif) Ritim Örnekleri:
5/8 = [2 + 3] veya [3 + 2] (Örn. Kars / Doğu Anadolu Oyun Havaları)
7/8 = [2 + 2 + 3] veya [3 + 2 + 2] (Örn. Karadeniz Horonları, Semahlar)
9/8 = [2 + 2 + 2 + 3] (Örn. Ege Zeybekleri, Roman Havası, Karşılama)
Bartók’un Duyum Sınırları ve Koma (Mikrotonalite) Problemi
Bartók’un aksak ritimlerdeki bölgesel sınırlılığı, melodi Notasyonundaki Batılılaşmış yaklaşımıyla paraleldir. Batı müziğinin 12 eşit tempereli (12-TET) kulak eğitimiyle yetişen Bartók, Anadolu sahasında kaydettiği mikrotonal (koma) sesleri zaman zaman "icra hatası" veya "detone söyleyiş" olarak yorumlamıştır [3][5].
Osmanlı-Türk müziğindeki 1/9 komalık Tanburi Cemil Bey veya Rauf Yekta Bey teorik modelleri, Bartók’un Batı notasyon sistemine tam olarak oturmadığı için Bartók, melodik süslemeleri ve koma aralıklarını stilistik sapmalar olarak eleme yoluna gitmiştir.
"Türk Aksakları" İfadesi ve Literatürdeki Durumu
"Bu konu literatüre Türk aksakları olarak girmelidir" düşüncesine akademik açıdan bakıldığında şu değerlendirme yapılabilir:
· Etnomüzikolojik Konsensüs: Uluslararası müzikolojide "Bulgar Ritmi" terimi bugün büyük oranda terk edilmiş, yerine Brăiloiu’nun yerleştirdiği Aksak Ritim (Aksak Rhythm) kavramı kabul görmüştür [6]. Yani Türk müzik kültürünün bu yapıya verdiği isim zaten evrensel terminolojinin kendisi olmuştur (Tıpkı İtalyanca Allegro veya Sanskritçe Raga gibi).
· Anadolu’nun Merkeziliği: Aksak ritimlerin çeşitliliği (5/8, 7/8, 9/8, 11/8, 13/8, 15/8), varyasyon zenginliği (Ağır Aksak, Yürük Aksak, Mürekkep Usuller) ve coğrafi yayılımı dikkate alındığında Anadolu, bu ritmik sistemin en karmaşık ve canlı biçimde yaşatıldığı ana merkezdir [7].
· Tarihsel Bağlam: Balkanlardaki aksak ritm yoğunluğunun, Osmanlı dönemindeki nüfus hareketleri, kültürel etkileşim ve yüzyıllar süren ortak yaşam (akültürasyon) ile doğrudan ilişkili olduğu su götürmez bir gerçektir.
Özetle Bartók’un tespiti, dönemin kısıtlı imkânları ve Batı merkezli bakış açısı çerçevesinde kendi içinde tutarlı görünse de tarihsel ve müzikolojik gerçeklik karşısında eksik kalmıştır. Bugün dünya etnomüzikolojisi, bu ritmik havzanın adını koyarken Türk usul teorisinin "Aksak" kavramını merkeze alarak Bartók’un yöntem bilimsel hatasını düzeltmiştir.
Tarihsel ve Kültürel Bağlam
Balkan coğrafyasındaki aksak ritim yoğunluğu da Osmanlı dönemindeki nüfus hareketleri, kültürel etkileşimler ve yüzyıllar boyunca devam eden ortak yaşam ve akültürasyon süreçleri bağlamında değerlendirilmelidir.
Bu nedenle aksak ritimlerin yalnızca modern ulusal sınırlar içerisinde değerlendirilmesi, söz konusu ritmik kültürün tarihsel dolaşımını ve geniş coğrafi niteliğini açıklamak bakımından yetersiz kalmaktadır.
Sonuç: “Bulgar Ritmi”nden Evrensel “Aksak” Kavramına
Özetle Béla Bartók’un tespiti, dönemin sınırlı araştırma imkânları, ulaşabildiği veri setleri ve Batı merkezli müzikolojik yaklaşım çerçevesinde kendi içinde anlaşılabilir görünse de tarihsel ve etnomüzikolojik gerçekliğin bütününü açıklamak bakımından eksik kalmıştır.
Bartók’un “Bulgar Ritmi” kavramsallaştırması bir başlangıç noktası oluşturmuş; ancak sonraki etnomüzikoloji çalışmaları bu ritmik yapının Bulgaristan sınırlarını çok aşan geniş bir coğrafyaya ait olduğunu göstermiştir.
Bugün uluslararası etnomüzikoloji, bu ritmik havzayı tanımlarken Türk usul teorisinin “Aksak” kavramını kullanmakta; böylece Bartók’un coğrafi açıdan sınırlı isimlendirmesi daha geniş ve kapsayıcı bir terminoloji içerisinde yeniden değerlendirilmektedir.
Dipnotlar ve Kaynakça
[1 ]Stoin, Vasil. (1927). Bulgarska narodna muzika (Bulgar Halk Müziği). Sofya: Drzhavna Pechatnitsa.
[2] Bartók, Béla. (1938). "Bulgar Ritmi" (Der Bulgarische Rhythmus). Zeitschrift für Musik,
105(5), 485–488.
------Bartók, Béla. (1940). Mikrokosmos Vol. 6, London: Boosey & Hawkes (Nos. 148-153).
[3] Saygun, Ahmet Adnan. (1976). Béla Bartók’s Folk Music Research in Turkey. Budapest: Akadémiai Kiadó.
[4] Brăiloiu, Constantin. (1951). "Le rythme aksak". Revue de Musicologie, T. 33, No. 99/100, ss. 71–108.
[5] Reinhard, Kurt & Reinhard, Ursula. (1984). Musik der Türkei: Band 1: Die Kunstmusik / Band 2: Die Volksmusik. Berlin: Heinrichshofen Books.
[6] Cler, Jérôme. (1994). "Pour une théorie de l'Aksak". Revue de Musicologie, T. 80, No. 1, ss. 85–110.
[7] Yekta, Rauf. (1922). "La Musique Turque". Encyclopédie de la Musique et Dictionnaire du Conservatoire (Ed. A. Lavignac), Paris: Delagrave.
NOT: İzokronik* (Ses Algı) Müzikte: Düzenli aralıklarla açılıp kapanan ses dalgalarında veya ritimlerde görülür.
Dr. Murat Karabulut
Gazi Üniversitesi Öğr. Üyesi
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı – Köşe Yazarı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
YORUM YAP