YAZARLAR

26 Nisan 2026 Pazar, 09:06

Planlama Yanılgısı Mı? Süreç Öngörülemezliği Mi?

Hayat, planladığımız gibi ilerlemez. Tasarladığımız ile yaşadığımız arasındaki fark; bazen planlama hatasından, bazen de sürecin öngörülemezliğinden kaynaklanır.



PLANLAMA YANILGISI MI? SÜREÇ ÖNGÖRÜLEMEZLİĞİ Mİ?

Bir şeyi düşünmek, hayal etmek, planını yapmak başka bir olgudur; düşündüğümüzü, hayal ettiğimizi, planladığımızı hayata aktarmak, somutlaştırmak, icra etmek ve sonuçlandırmak ise bambaşka bir olgudur.

Kafamızdaki hayat ile gerçek hayat hiçbir zaman tam olarak örtüşmez. Mutlaka tasarlanan ile yapılan ve sonuçlanan durum arasında fark vardır.

 

Düşünce ile Gerçek Arasındaki Mesafe

Dale Carnegie, bir konuşma yaptığımızda aslında dört konuşma yaptığımızı belirtir:

1.     Hazırladığımız konuşma

2.     Yaptığımız konuşma

3.     Algılanan konuşma

4.     Konuşma sonrasında “keşke şunları da söyleseydim ya da şunları söylemeseydim” dediğimiz konuşma

Tasarlanan ya da planlanan bir düşünce, süreç içinde değişir. Bu değişimin bir kısmı planlama yanılgısından, bir kısmı ise sürecin öngörülemezliğinden kaynaklanır.

 

Planlama Yanılgısı: Aşırı İyimserlik Tuzağı

Başarımızla ilgili iyimser düşünmemiz, özgüvenimizin yüksek olması ve bilişsel önyargılarımız; muhtemel olumsuzlukları görmezden gelmemize yol açabilir. Bu durum ciddi planlama hatalarına neden olur.

Ancak bu hataları azaltmak mümkündür. İyimserliğimizi, özgüvenimizi ve önyargılarımızı sorgulayarak; daha dikkatli ve gerçekçi planlar yapabiliriz.

 

Süreç: Öngörülemez Bir Yolculuk

Bir de öngörülemezlik vardır. Tasarlanan ile hayatın değişkenliği tam örtüşmez. Başarıya giden yollar düz değildir. Çoğu zaman karmaşık, dolambaçlı ve değişkendir.

İşte bu değişkenlerle karşılaşarak ve çözüm üreterek deneyim kazanırız.

Hayat matematiksel kesinliklere her zaman uymaz. Bu durumu anlatan bir Kastamonu fıkrası oldukça anlamlıdır:

Daday’da ilkokula müstahdem (hizmetli) alınacaktır. Sınava giren Recep’e şu soru sorulur:
“Daday-Kastamonu arası 40 kilometredir. Saatte 30 kilometre uçan kuş, Kastamonu’ya kaç saat kaç dakikada gider?”

Recep biraz düşünür ve şöyle cevap verir:
“Bir saat yirmi dakikada gitmesine gider emme, kuş milleti bu… Uçarken yorulabülü, açığabülü, susayabülü, bir ağaca gonabülü. Orası belli olmaz; iki saatte de gidebülü, üç saatte de gidebülü.”

 

“Keşke”ler: Hata mı, Rehber mi?

Çoğu zaman bir sonuçtan memnun kalmayız ve “keşke o kararı vermeseydim” diye hayıflanırız. Oysa kararı verdiğimiz anda, mevcut şartlar içinde aklımızın erdiği en doğru tercihi yapmışızdır.

Ancak süreç içinde öngöremediğimiz değişkenler devreye girer ve sonuç değişir.

Bu nedenle “keşke”ler her zaman olumsuz değildir. Doğru kullanıldığında, onlar birer ikaz levhasıdır. Hatalarımızı fark etmemizi sağlar, daha iyiye ulaşmamız için yol gösterir.

 

Algı ve Gerçek Arasındaki Fark

Dale Carnige’nin sözüne dönecek olursak; hazırladığımız konuşma ile yaptığımız konuşma arasında fark olabilir. Çünkü hazırlık anındaki ruh hali, zaman, mekân ve kişiler ile gerçek ortam aynı değildir.

Aynı şekilde yaptığımız konuşma ile algılanan konuşma da örtüşmeyebilir. Çünkü herkesin algısı, bilgisi ve beklentisi farklıdır.

Kimine göre çok başarılı olan bir konuşma, bir başkası için yetersiz bulunabilir.

 

Sonuç: Başarı Süreçle Birlikte Gelir

Velhasıl; hayat yolunda ilerlerken hem planlama hatası hem de öngörülemezlikler her zaman olacaktır.

Başarı, bunlara rağmen değil; bunlarla birlikte gerçekleşir.

Başarılarımızdan şevk alarak, başarısızlıklarımızdan ders çıkararak yolumuza devam etmeliyiz.

Av. Durdu GÜNEŞ
Gazete Ankara DHP | Köşe Yazarı
dgunes@gazeteankara.com.tr

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)