YAZARLAR

11 Mart 2026 Çarşamba, 12:55

Anadolu’nun eski çağının uzaklara uzanan hafıza kaybı – II

William Gell, The topography of Troy, and its vicinity, s. 24-25

 

İkinci bölümünü okuduğunuz bu yazı dizisi, Anadolu’nun antik çağlarının uzaklardaki müzelere uzanmasıyla yaşanan hafıza kaybının kronolojik okumasına katkıda bulunma çabasıdır.

İlk bölümde Hattiler ve Luvilerden başlamış, Hititlere dek gelmiştik.
Zemin Dönemi (MÖ 3000–2000) Hattiler ve Luviler…
Efsane, Savaş ve Katmanlı Bellek Dönemi (MÖ 3000–1200) Troya…
Devlet ve Yazı Dönemi (MÖ 1650–1200) Hitit İmparatorluğu…

Anadolu’ya ait uygarlıklar ve bu topraklara ait değerler götürenleri, götürdükleri ve götürüldükleri yerleri anıyoruz.
Devam edelim…

Sanat–Su–Kale Dönemi (MÖ 900–600)
Urartu Krallığı

Urartular kaleyi, suyu ve kayayı bir askerî peyzaj hâline getirir.
Van Gölü çevresi, bir uygarlıktan çok mühendislik coğrafyasıdır.
Urartu’nun ‘askerî krallık’ olarak adlandırılması büyük bir eksiklik olur.
Urartuların Van çevresinde açtığı Şamran Kanalı, 2700 yıldır hâlâ çalışır durumdadır.
Modern mühendislik, eğim hesaplarının bugünkü standartlara uygun olduğunu göstermektedir.
Kanalı kaçırmak mümkün değildi!

“Urartu sanatı kendine has özellikleriyle başka krallık ve coğrafyada bulunan eserleri de kendine mal ettirecek veya etkileyecek kadar tescillidir. Gordion’daki tümülüste bulunan kazanların Urartu eseri olduğu veya Yunanistan’da bulunan grifon şekilli bir bronz eserle bir boğa heykelciğinin Urartu öz süslemem tarzı göstermeleri bakımından birer Urartu eseri olarak kabul edilmesi gerektiği gibi…”
Akurgal, Anadolu Kültür Tarihi, s. 250

Kaçıranlar iki farklı isim, Austen Henry Layard ve Waldemar Belck bronz kazanlar, kemerler ve kalkan süslerini bu topraklardan koparanlardı.
Götürüldükleri iki müzeden ilki artık tanıdıktır, British Museumn ve Hermitage Museum.

Duygu, Ritüel ve Ahşap Dönemi (MÖ 800–600)
Frigler

Müzik, ana tanrıça ve ahşap mimarinin öne çıktığı bir uygarlık.
Ünlü kralı Midas, tarihte az krala nasip olacak şekilde mitolojik öykülerle anılacaktı…

Mitoloji, eski tarihi aydınlatan birçok ipucu taşır. İşlevselci, Durkheimci bir bakış açısıyla ele alırsak, tüm mitlerin temel rolleri, bir toplumun sosyal ve ahlaki yapısını meşrulaştırmak ve insanların kimliğini yeniden teyit etmektir. Mitler, bir ulusun kimliğinin özüne katkıda bulunur.

Anadolu, Erken Çağlardan beri birçok eski uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.
Anadolu'nun eşsiz özelliği, sanat, edebiyat, müzik ve dünyanın ilk güzellik yarışmasından Gordion düğümüne kadar her konuda ilgilenen herkes tarafından fark edilmiştir. Anadolu'da ortaya çıkan birçok icadın kökeninden kaçınmak imkansızdır. Frigya ve mitoloji zenginliği, Anadolu'nun zenginliğinin sadece bir parçasıdır.

Frigya'nın seçkin özellikleri ve Kral Midas, Kral Nannakos ve tanrı veya tanrıça gibi diğer mitolojik figürler, dünya edebiyatı, sanatı ve tarihindeki saygın yerleriyle Anadolu'yu tanıtmaya büyük katkıda bulunurlar.

Bu yazıda az bilinen bir öyküyü paylaşalım:

“Ankhuros’un öyküsü Ankhuros, Frigya Kralı Midas'ın oğlu.
Başkentinin yanıbaşında büyük bir toprak kayması olmuş, derin bir yarık açılmış, öyle ki şehir içine yuvarlanıp yıkılacağa benzediğinden Ankhuros bir tanrı sözcüsüne ne yapacağını sormuş. Uçuruma en değerli nen varsa, onu atacaksın demiş sözcü. Kral da tutmuş altın, elmas, en kıymetli eşyalarını atmış ama yarık bir türlü kapanmamış. Ankhuros sonunda kendini atmış uçuruma, atar atmaz da yarık kapanmış.”

Azra Erhat’ın Mitoloji Sözlüğü, s. 35.

Her dönem bize farklı isimlerle tanıştırmaya devam ediyor. Bu dönem için Körteler, Gustav ve Alfred Körte kaçıranlar olarak tarihe yazılmışlar. Mezar eşyaları, bronz ve metal buluntular götürdükleri eserler.
Penn Museum ve Metropolitan Museum of Art bulundukları müzeler…
Devam edecek…

Özgürlük ve Federasyon Dönemi (MÖ 700–400)
Likyalılar

Likya, kent federasyonu, oy temsili ve onurlu ölüm kültürü geliştirir.
Merkez Patara’dır.
Likya Birliği’nde kentlerin oy hakkı, nüfuslarına göre ağırlıklandırılmıştı.
Bu sistemin, ABD Anayasası yazılırken doğrudan incelendiği notunu da düşelim.
Bir anlamda modern demokrasi, Anadolu’da deneniyordu…

Antik Yunan Kişisel Adları Sözlüğü (The Lexicon of Greek Personal Names: LGPN), MÖ sekizinci yüzyıldan geç Roma İmparatorluğu'na kadar uzanan tüm yazılı kaynaklardan ve ek LGPN-Ling'den yararlanarak tüm antik Yunan kişisel adlarını toplamak ve yayınlamak amacıyla oluşturulmuş.

“LGPN kayıtlarına göre, Midas adı Likya bölgesinde 26 kez belgelenmiştir. Bu sayı, LGPN'nin belgelediği Attika, Kilikya, Trakya, Kibyratis-Kabalis, Pisidya ve Pamfilya bölgelerindeki görülme sıklığıyla karşılaştırıldığında yüksek görünmektedir.”
Ezgi Demirjan Öztürk, New Inscriptions from Olympos (Lykia), s. 90

Uzmanlar buradaki Midas’ın Frigya’nın ünlü kralı Midas’la arasında bir akrabalık olmadığından emin. İki Anadolu Midas’ının da farklı olmasının ispatının sadece LPGN kayıtlarında olması, Anadolu’nun bir kaydının olmaması, Anadolu’nun mirasına sahip çıkılması açısından düşünülmesi gereken bir durum diye değerlendirilebilir.

Götürenlerin en ünlüsü Charles Fellows, bu başarısıyla mı sör unvanı almışt, araştırmadım ama götürülenleri çok araştırmaya gerek kalmadı; Nereidler Anıtı, Payava Lahdi ve kaya mezarları.
Adres yine tanıdık, British Museum.
Bu yazı dizisini uzatmak mümkün – ne yazık ki.

Antik dünyanın ayaktaki en eski feneri
Patara Deniz Feneri

Buraya kadar konuştuklarımız arasında sağlamken parçalanıp götürülenleri bile konuştuk.
Son örnek de tam tersi bir örnek olsun, göğsümüz gururla dolsun.

William Gell , Pompeiana : the topography, edifices and ornaments of Pompeii, s. 8-9

1804 Troya, 1817 ile 1832 yılları arasında Pompei’nin arkeolojik kazıların sonuçlarını illüstrasyonlarla destekleyerek yayımladı.
Gell, 200 yıl kadar önce Patara’ya da gelmiş ve antik dünyanın bir fenerinin burada olduğunu söylemiş. Prof.Dr. Fahri Işık fenerin yerini tespit etmiş. Prof.Dr. Havva İşkan, İmparator Neron’dan 2000 yıl sonra feneri tekrar dikecek kadın olacaktır…

Taş, saf suyla, orta basınçta temizlenir,
itinayla.
Gözle görünmeyen boşluklar tespit edilir,
ultrasonla.
Çatlak, inceltilmiş nano kireçle doldurulur,
farklı alkol oranlarıyla.
Bu işlem üç kez yapılır,
akıcılığı sağlama amacıyla.
Bunu altı kişilik restoratör ekibi yapar,
cansiperane bir çabayla…

Antik dünyanın en büyük feneri, İskenderiye Feneri’ydi. Devasa boyuyla Dünyanın 7 Harikası olarak anılır. Depremlere dayanamadı, yıkıldı. Taşları, aynı adada, Faros Adası’na yapılan Kayıtbay Kalesi’nin yapımında kullanıldı. Yani fenerin izleri kale duçarlarında…
Yani Patara Feneri, antik dünyanın ayaktaki feneri olarak en eski feneri.

İşkan ile Almanya ile yaptığımız Türk Kültürü Üzerine söyleşiler için görüşmüştük.
‘Artık Patara kazı başkanı olmadığını ancak öğrencisinin şu anda kazı başkanı olarak devam ediyor olması nedeniyle içinin rahat olduğunu’ belirtti ve şöyle yazmamı istedi:
“Bir imparatorun diktiği deniz fenerini ayağa kaldıran kadın.”

Kaynaklar

  • Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü.
  • Burcu Kutlu Dilbaz, Anadolu’daki Arkeolojik Kazılar, Doktora Tezi.
  • Charles Brian Rose ve Günsel Özbilen Güngör, Gordion Newsletter 2011.
  • Charles Brian Rose, Feildwork at Gordion, iDAI publications.
  • Deniz Ecemiş-Özbilen, Gordion Archaeological Site and Museum: A Critique.
  • Elizabeth Simpson, Phrygian Furniture from Gordion.
  • Evren Şar İşbilen, I. Dünya Savaşı Yıllarında Osmanlı Devleti’nde Eski Eserlere Yaklaşım ve Anadolu’da Yapılan Arkeolojik Kazılar.
  • Ezgi Demirjan Öztürk, New Inscriptions from Olympos (Lykia).
  • Gareth Darbyshire ve Gabriel H. Pizzorno, Gordion in History.
  • Gürol Aytepe ve Uğur Yıldız, Apollon ve Marsyas’ın Müzik Yarışması Mitolojisinin Antik Dönem ve Avrupa Görsel Sanatlarına Yansımaları.
  • Havva İşkan Instagram Hesabı; havva.iskan.
  • Hüseyin Erpehlivan, Re-evaluating the Chronology of the Iron Age Tumuli of Ankara.
  • Kaya Bayraktar, Arkeolog, Bankacı, Casus, Sefir: Austen Henry Layard ve Osmanlı Coğrafyası.
  • Mehmet Tunçer ve A.Saffet Atik, Patara’yı Korumak.
  • Naomi F. Miller, Botanical Aspects of Environment and Economy at Gordion, Turkey.
  • Patara Deniz Feneri’nin taş bloklarının temizlenme süreci.
  • Stefania Ermidoro and Cecilia Rıva, Rethinking Layard 1817-2017.

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)