YAZARLAR

24 Mayıs 2026 Pazar, 00:00

“Air Force One” Pekin’e Neden İndi?

Donald Trump’ın yaklaşık 9 yıl sonra gerçekleştirdiği Pekin ziyareti, yalnızca diplomatik bir temas değil; küresel ticaret dengeleri, ABD-Çin ekonomik ilişkileri, tarım ihracatı ve yeni dönem jeopolitik rekabet açısından da dikkat çekici mesajlar taşıyor.



“AİR FORCE ONE” PEKİN’E NEDEN İNDİ?

Uzun bir aradan sonra bir Birleşik Devletler Başkanı, ki son ziyareti yapan da Başkan Trump’dı, yaklaşık 9 sene sonra yeniden Pekin ziyareti gerçekleştirdi. Bir önceki Başkan Biden’ın 4 senelik başkanlık döneminde Pekin’e olan mesafeli yaklaşımı sonrasında, mevcut Başkan Trump Pekin’e gelen son başkan olarak yeniden Çin semalarında yerini aldı.


Trump’ın Pekin Ziyaretinin Ekonomik Yankıları

Başkan Trump’ın Pekin ziyaretinin yankıları hala devam ediyor. Ekonomik etkileri ise çok daha uzun yıllar devam edecek. Orta gelir dilimindeki Amerikalıların sesi olan Trump, Amerikalı çiftçinin en büyük müşterisi olan Çin pazarı için yeni rezervler kazanmanın getirdiği zaferi uzun süre kutlamaya devam edecektir.

Görüşmelerden sızan bilgilere göre, Çin önümüzdeki üç yıl içinde ABD’den 17 milyar $ tarım ürünü alacak. Halihazırda ABD’nin tarım sektöründeki en büyük müşteri olan Çin’in yaklaşık 33 milyar dolarlık ithalatı var ve bu rakamın 2028 yılı sonuna kadar 50 milyar $’ı aşması bekleniyor.

Özellikle pandemi yıllarının getirdiği ticaretteki daralma ve Avrupa Birliği’nin GDO ve hormon katkılı ürünlere yönelik engellemeleri ile uğraşmak istemeyen ABD, Çin pazarından bir hayli umutlu.

 

ABD-Çin Ticaretinde Yeni Dönem Arayışı

Bunun dışında temel beklenti, her iki tarafın da yeni bir gümrük vergisi savaşını önlemek. Bunu yaparken, tarım, enerji, havacılık ve bazı sanayi ürünleri gibi belirli “hassas olmayan” sektörlerde ticareti genişletmeye yönelik adımların atılmasını sağlamak.

Özellikle daha önceki ticaret savaşı önlemlerinden etkilenen mallar için gümrük vergisi indirimleri veya kısmi gümrük vergisi geri çekilmeleri masadaki konular oldu ve buradan da olumlu sonuçlar çıkarıldığı belirtiliyor.

Her iki taraf da küresel ekonomik belirsizlik ve İran krizi nedeniyle, doğrudan ekonomik çatışma yerine “yönetilen rekabet”i tercih ettiklerini açıkça ifade etmeseler de görüşmelerin seyrinden bunu anlayabiliyoruz.

ABD tarafının bu konuyu hem iyimser hem de şüpheci bir bakış açısıyla ele aldığı anlaşılmaktadır.

 

Amerikan Medyası Ziyareti Nasıl Okudu?

The Washington Post ve Reuters gibi büyük haber kaynakları, zirvenin sembolik bir sıcaklık ve siyasi bir gösteri ortaya çıkardığını, ancak somut ilerlemelerin sınırlı kaldığını vurgulamaktadır.

Her iki tarafın olumlu açıklamalarına rağmen, görüşmelerin yapısal olarak gergin geçtiğine yönelik gözlemler de ağır basmaktadır.

Washington Post, bu ziyareti yapısal sorunların çözümü için bir adım olarak değerlendirmemekte, daha ziyade “gösterişli ve sembolik bir ziyaret” olarak nitelendirmektedir. Aslında iki ülke arasında uzun yıllara dayalı ticari ve siyasi sorunların önemli bir kısmının hâlâ çözülmemiş olduğunun altını gayet kalın kalemle çizmektedir.

Reuters ise görüşmelerde ikili ticarette tıkalı kanal kapaklarının açılmaya çalışıldığını özellikle belirtmektedir.

Bloomberg ise zirvenin temel amacının bu oynak küresel siyaset arenasında ticari ilişkileri etkileyecek, zarar verebilecek kriz noktalarını ortadan kaldırmak olduğunu belirtmektedir.

Ziyaretin Amerikan çiftçilerine ve üreticilerine kısa vadede güçlü çözümler üreten bir atılım olduğunu savunan Cumhuriyetçiler, geniş bir Amerikalı seçmen kesiminin Air Force One’ın bu seferinden bir hayli mutlu olduğuna dikkat çekmektedir.

Çin ile yaşanan mevcut ticari gerilimin ortadan kaldırılmasa bile bu gerilimin hafifletilmesinin Amerikan ekonomisine olumlu yansımalarının olacağı beklentisinin daha ağırlıklı olduğu yüksek sesle ifade edilmektedir.

 

Trump’a Yönelik Eleştiriler de Yükseliyor

Diğer taraftan bu ziyarete yoğun bir eleştiri olduğu da açıkça görülebilir.

Açıklanan birçok “anlaşmanın” hâlâ ayrıntılardan yoksun olduğu, alt başlıkların neler olduğunun ortaya çıkarılmadığı, sembolik açıklamalarla yetinildiği noktasında eleştiriler öne çıkmaktadır.

Sadece, kısmen uygulanan önceki Trump dönemi satın alma anlaşmalarına benzediği, içerik olarak kapsamının çok yetersiz olduğu yönünde eleştiriler çarpıcı şekilde paylaşılmaktadır.

Amerikan medyasındaki etkili demokrat yazarlar da Trump’ın Pekin’den ticari tavizler karşılığında Tayvan veya teknoloji kısıtlamaları konusunda ABD’nin tutumunu yumuşatabileceğine dair belirgin bir endişe duyduklarını, Çin’e verilmesi muhtemel tavizlerin önüne geçilmesi gerektiğini ateşli şekilde savunmaktadırlar.

 

ABD-Çin İlişkilerinde Kırılgan Denge

Yukarıda belirttiğim üzere başta tarım ihracatı ve gümrük vergisi düzenlemeleri olmak üzere iki “ekonomik dev”in kısa vadede istikrarı bozacak konu başlıklarında birbirlerine yaklaştıkları dikkat çekicidir.

Tarafların bu yaklaşımı orta ve uzun vadeli ticari ilişkilerin istikrarı için de umut vericidir ve hayati rol oynayacaktır.

Elbette en azından şu an için ABD-Çin arasında ticari bir stratejik ortaklık anlaşması söz konusu değildir. Henüz bunları konuşmak için çok erken.

Diğer taraftan Tayvan, yapay zeka teknolojisi kontrolleri, yarı iletkenler ve nadir toprak mineralleriyle ilgili anlaşmazlıklar hâlâ çözülmemiş durumda ve bu iki ülkenin ticari ilişkileri birdenbire tüm bu süreçler yaşanmamış gibi yeniden istikrar arayacak bir noktaya sürüklenebilir.

O zaman da bu noktaya nasıl bu kadar hızlı gelindi sorusunun cevabını burada beraber bulmaya çalışırız.

 

Kurban Bayramı’nın Bereketi

Kurban Bayramı; paylaşmanın, kardeşliğin ve gönülden gönüle kurulan bağların en güzel zamanıdır. Bu mübarek günlerin; ülkemize huzur, milletimize birlik, gönüllerimize umut ve sofralarımıza bereket getirmesini temenni ediyorum.

Dualarımız Kabul Olsun

Yapılan ibadetlerin, edilen duaların ve paylaşılan lokmaların Hak katında kabul olmasını diliyor; sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram geçirmenizi gönülden niyaz ediyorum.

Hayırlı Bayramlar.

 

Prof. Dr. Cemalettin Aktepe
Ankara HBV Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü
Öğretim Üyesi

Gazete Ankara DHP – Köşe Yazarı
caktepe@gazeteankara.com.tr

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)