TÜRK-İŞ’ten TBMM’ye “En Düşük Emekli Aylığı” Uyarısı: “20 Bin TL ile Geçim Mümkün Değil, Sistem Bütüncül Revize Edilmeli”
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi beklenen en düşük emekli aylığı düzenlemesi öncesi TÜRK-İŞ, 1999 ve 2008 reformlarının emekli gelirlerini sistematik biçimde aşağı çektiğini vurguladı; “enflasyon kadar artış” yaklaşımının reel kaybı telafi etmediğini belirterek adalet, prim-maaş dengesi ve kalıcı sosyal destek paketleri çağrısı yaptı.
ANKARA – Gazete Ankara DHP Haber Merkezi- TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu gündeminde ele alınması beklenen en düşük emekli aylığı düzenlemesi öncesinde TÜRK-İŞ, emeklilik sistemine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımlayarak dikkat çeken uyarılarda bulundu. Konfederasyon, 4447 sayılı Kanun (1999) ve 5510 sayılı Kanun (2008) ile yapılan düzenlemelerin emekli aylıklarını aşağı yönlü etkilediğini; aylık bağlama oranları ve büyümeden emeklilere yansıtılan paydaki sınırlamalar nedeniyle emeklilerin milli gelirden aldığı payın giderek daraldığını ifade etti.
1999 ve 2008 düzenlemeleri: “Aylıklar sistematik biçimde geriledi”
TÜRK-İŞ’in değerlendirmesinde, 1999’daki düzenleme ile emeklilik koşullarının ağırlaştığı; 2008’deki düzenleme ile aylık bağlama oranlarının daha da düşürüldüğü vurgulandı. Bu süreçlerin, emekli aylıklarında uzun yıllar boyunca kalıcı bir gerilemeye yol açtığı belirtilerek, gelirlerin yalnızca dönemsel artışlarla değil, sistemin parametreleriyle belirlendiğine dikkat çekildi.
“Devlet katkısı koruyor ama yetmiyor”
Konfederasyon, emekli aylıklarına Hazine katkısının belirli bir koruyucu işlev gördüğünü ancak mevcut düzeyin insanca yaşam için yeterli olmadığını kaydetti. Açıklamada, 20 bin TL seviyesindeki bir emekli aylığının yüksek enflasyon ve yaşam maliyeti karşısında geçimi sağlamadığı ifade edildi.
TÜRK-İŞ hesabı: “Sadece mutfak masrafı 30 bin TL’yi aştı”
TÜRK-İŞ verilerine atıf yapılan değerlendirmede, Ankara’da dört kişilik bir ailenin yalnızca aylık gıda harcamasının 30 bin 143 TL’ye ulaştığı hatırlatıldı. Bu tutarın sadece “mutfak masrafı” olduğu, barınma, enerji, ulaşım, sağlık ve diğer zorunlu giderlerin bu hesaplamaya dahil edilmediği vurgulandı.
“Emeklilik çalışmaya mecbur bırakılan bir dönem olmamalı”
TÜRK-İŞ, emekli aylıklarının yetersizliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve insani sonuçlar ürettiğini belirtti. İleri yaşta emeklilerin geçim için çalışmak zorunda kaldığı; bu durumun güvencesiz işlerde iş kazası riskini artırdığına işaret edildi. Emekliliğin “yeniden çalışmaya zorlanma” değil, insan onuruna yakışır bir yaşam hakkı olması gerektiği ifade edildi.
Emekliler arasında “zam mekanizması” farkı: Gelir adaletsizliği vurgusu
Değerlendirmede, emekliler arasındaki artış mekanizmalarının farklılığının eşitsizlik ürettiği belirtildi. Memur emeklilerinin aylıklarının toplu sözleşme artışlarıyla güncellenmesine karşın; işçi emeklilerinin aylıklarının yalnızca gerçekleşen enflasyon oranıyla artırılmasının adaletsizlik doğurduğu kaydedildi. TÜRK-İŞ, işçi emeklilerinin aylık artışlarında da kamu toplu iş sözleşmesi zam oranlarının esas alınması gerektiğini savundu.
“Sadece taban aylığı artırmak prim-maaş dengesini bozar” uyarısı
TÜRK-İŞ, düzenlemelerin yalnızca “en düşük aylığı artırma” ekseninde ve prim-maaş dengesi gözetilmeden yapılmasının yeni bir adaletsizlik alanı oluşturduğunu vurguladı. Çalışma hayatı boyunca daha yüksek kazançtan prim ödeyenlerle asgari düzeyden prim ödeyenlerin aylıklarının birbirine yaklaşmasının, aktüeryal denge ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi.
Kayıt dışılık riski: “Yanlış teşvikler doğurabilir”
Konfederasyon, taban aylıkta fiili eşitleme eğiliminin “nasıl olsa en düşük aylık bağlanacak” algısını besleyerek, primlerin düşükten bildirilmesi yönünde kayıt dışı istihdamı teşvik edebilecek sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Bu durumun SGK prim gelirlerini azaltarak sistemin mali sürdürülebilirliğini orta-uzun vadede zorlayabileceği ifade edildi.
TÜRK-İŞ’in çağrısı: “Bütüncül revizyon ve kalıcı destek paketleri”
TÜRK-İŞ, emeklilerin yaşam koşullarının yalnızca aylık artışıyla çözülemeyeceğini; barınma, sağlık, enerji ve gıda alanlarında kalıcı ve sürdürülebilir sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, en düşük aylığın insanca yaşam düzeyine yükseltilirken, diğer emekli gruplarının aylıklarının da adil ve orantılı biçimde artırılması çağrısı yapıldı.
Haber Kaynağı: TÜRK-İŞ – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecek en düşük emekli aylığı düzenlemesine yönelik TÜRK-İŞ görüşü
Haber Editörü: Hasan Mutlu
İletişim: bilgi@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP