HABERLER

G[A]
13 Ağustos 2026 16:55 | Son Güncelleme: 16 Ağustos 2026 22:59

Bahçeli’den 7595 Sayılı Kanun sonrası kritik mesaj: “Terörsüz Türkiye büyük yürüyüşün başlangıç şartlarından biri”

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de kabul edilen 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’u “Terörsüz Türkiye” hedefinin hukuki safhası olarak değerlendirdi. Bahçeli; örgütün fiilî varlığının sona ermesi, silah ve mühimmatın teslim edilmesi ve bunun devlet tarafından tespit ve teyidini sürecin temel eşiği olarak gösterirken, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı ile vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün herhangi bir müzakerenin konusu olamayacağını vurguladı. Kanunun resmî metni ise hukuki mekanizmaların hangi koşullarda ve nasıl işletileceğini ayrıntılı biçimde düzenliyor.

ANKARA – GA Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Politika Haberleri- Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 12 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı kapsamlı yazılı açıklamayla, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile “Terörsüz Türkiye” sürecinin bundan sonraki aşamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bahçeli’nin açıklamasının ana eksenini; terörün yalnızca silahlı kapasitesinin ortadan kaldırılması değil, yeniden ortaya çıkmasına imkân sağlayabilecek siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminin de tasfiye edilmesi gerektiği düşüncesi oluşturdu.

TBMM kayıtlarına göre 7595 sayılı Kanun, 10 Ağustos 2026 tarihinde kabul edildi. Düzenlemenin çıkış noktasını ise PKK/KCK terör örgütü ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi oluşturuyor.

Bahçeli: Kanun, terörle mücadelenin hukuk alanındaki sonucu

Bahçeli, kanunun kabulünü Türkiye’nin uzun yıllara yayılan terörle mücadele birikiminden bağımsız değerlendirmedi.

MHP Genel Başkanı; şehitlerin ve gazilerin fedakârlığına, Türk Silahlı Kuvvetleri ile diğer güvenlik birimlerinin mücadelesine ve Türkiye’nin savunma kapasitesinde ulaştığı seviyeye dikkat çekerek düzenlemeyi terörün tamamen tasfiye edilmesi hedefinin hukuki aşaması olarak tanımladı.

Bahçeli, açıklamasında kanuna ilişkin yaklaşımını şu sözlerle ortaya koydu:

“Gazi Meclisimiz tarafından ve milli iradeyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun [...] hukuk sahasındaki mütemmim ve müessir neticesidir.”

Bahçeli’ye göre Türkiye’nin terörden tamamen arındırılması, yalnızca silahlı unsurların etkisizleştirilmesine indirgenebilecek bir güvenlik meselesi değil. MHP lideri; terörün yeniden ortaya çıkabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminin ortadan kaldırılması ile devlet egemenliğinin ülkenin tamamında tartışmasız biçimde hâkim kılınmasını da bu yaklaşımın parçaları arasında gösterdi.

22 Ekim 2024 çağrısından kanuna uzanan süreç

Bahçeli açıklamasında 22 Ekim 2024 tarihini özellikle öne çıkardı.

MHP Genel Başkanı, partisinin grup toplantısında ilk kez dile getirdiğini belirttiği “Terörsüz Türkiye” iradesinin fikrî, siyasi ve stratejik kaynağının, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu güvenlik ve bölgesel risklerde aranması gerektiğini söyledi.

Bahçeli, sürecin daha sonraki aşamalarını ise PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki gelişmeleri ve meselenin TBMM eliyle milli iradenin denetimine alınması çerçevesinde değerlendirdi.

Bu yaklaşımını bölgesel gelişmelerle ilişkilendiren Bahçeli, Türkiye’nin çevresinde terör örgütleri ve vekâlet unsurlarının jeopolitik mücadelelerin araçları hâline getirildiğini savundu.

Bölgesel çatışmalardan “iç cephe” mesajı

Bahçeli’nin açıklamasında İran, İsrail, ABD, Gazze, Lübnan, Hürmüz Boğazı ve Körfez’de yaşanan gelişmelere de geniş yer ayrıldı.

MHP lideri, bölgesel bir çatışmanın enerji arzından uluslararası ticarete kadar uzanan sonuçlar doğurabileceğine ve kısa sürede yeni ülkeleri içine çekebilecek bir kriz zincirine dönüşebileceğine dikkat çekti.

Bahçeli, bu jeopolitik tablo ile Türkiye’nin iç güvenliği arasında doğrudan bağlantı kurarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir.”

Bahçeli’nin açıklamasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin, Türkiye’ye karşı terör üzerinden kullanılabilecek bir jeopolitik müdahale aracının kalıcı biçimde ortadan kaldırılması düşüncesi üzerine kurulduğu görülüyor.

Kanunun kilit şartı ne?

7595 sayılı Kanunun resmî metni, sürecin hukuki mekanizmasını açık biçimde ortaya koyuyor.

Kanuna göre PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor.

Ancak süreç bununla tamamlanmıyor.

Söz konusu tespitin Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi ve bu kararın Resmî Gazete’de yayımlanması, kanunda öngörülen bazı hukuki mekanizmaların işletilebilmesinin temel koşulu olarak düzenleniyor.

Dolayısıyla düzenleme, belirli hukuki sonuçları doğrudan ve koşulsuz biçimde devreye sokan bir sistem yerine, önce örgütsel tasfiye ve silah tesliminin devlet tarafından doğrulanmasını esas alan kademeli bir mekanizma öngörüyor.

Bahçeli de açıklamasında bu noktaya özel vurgu yaptı:

“Kabul edilen kanunun; terör örgütünün ve onunla iltisaklı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edildiğinin, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesini müteakip işletilecek hukuki mekanizmaları ihtiva etmesi, düzenlemenin maksadını bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.”

Kanun ne getiriyor?

Kanunun kamuoyu açısından en önemli taraflarından biri, hukuki sonuçların kapsam ve sınırlarını belirlemesi.

Düzenleme; kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesinin ardından kapsam dahilindeki bazı soruşturma ve kovuşturmaların 5 veya 10 yıl süreyle ertelenebilmesine, belirli mahkûmiyet hükümlerinin infazının yine belirlenen sürelerle ertelenmesine ve bunlara ilişkin yargısal mekanizmaların işletilmesine imkân tanıyor.

Ancak düzenlemenin önemli istisnaları bulunuyor.

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile kanunda ayrıca belirlenen bazı ağır suçlar, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi mekanizmasının dışında tutuluyor.

Kanun ayrıca erteleme süresi içinde yeniden terör suçu işlenmesi durumunda ertelemenin kaldırılmasını öngörüyor. Böyle bir durumda soruşturma ve kovuşturmaya devam edilmesi veya cezanın infazının sürdürülmesi gündeme geliyor.

Bu hükümler, kamuoyundaki tartışmalar bakımından önemli bir ayrımı da ortaya koyuyor: Kanunun hukuki modeli genel ve doğrudan bir cezasızlık düzenlemesi değil; kapsamı, istisnaları, süreleri, şartları ve yargısal denetim yolları belirlenmiş bir erteleme sistemi üzerine kuruluyor.

Süreci Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki Kurul takip edecek

7595 sayılı Kanun, uygulamanın kurumsal mimarisini de düzenliyor.

Kanuna göre sürecin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir Kurul oluşturulacak.

Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Millî Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri yer alacak.

Kurul gerekli gördüğünde alt komisyonlar oluşturabilecek; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile gerekli görülen kişiler toplantılara davet edilebilecek.

Kanun ayrıca TBMM’nin süreç dışında bırakılmamasını da düzenliyor. Kurulun çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirmesi ve Meclis Başkanlığınca kanun kapsamındaki faaliyetleri takip etmek üzere bir İzleme Komisyonu kurulması öngörülüyor.

Bahçeli’den kesin sınır: “Üniter yapı müzakere konusu değildir”

Bahçeli’nin açıklamasındaki en güçlü siyasi mesajlardan biri Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine ilişkin oldu.

MHP Genel Başkanı:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir.”

ifadelerini kullandı.

Bu vurgu, Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin çizdiği siyasi sınırın da temelini oluşturuyor.

Şehitler ve gaziler konusunda hassasiyet vurgusu

Bahçeli, açıklamasında şehitlerin hatırası ve gazilerin fedakârlığı konusunda oluşabilecek tereddütlere karşı da açık bir mesaj verdi.

Türkiye’nin terörü tamamen tasfiye edebilecek bir kapasiteye ulaşmasında şehitlerin, gazilerin ve güvenlik güçlerinin uzun yıllara yayılan mücadelesinin belirleyici olduğunu ifade eden Bahçeli; Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Teşkilatı, Jandarma, güvenlik korucuları ve bütün güvenlik unsurlarının mücadelesini özellikle hatırlattı.

MHP liderinin yaklaşımına göre terör örgütünün tamamen tasfiye edilmesi, geçmişte verilen mücadelenin geçersizleşmesi değil; aksine terör örgütünün ve uzantılarının tarihe karışmasının tescili anlamına gelecek.

“Bir nihayet değil, yeni bir safhanın başlangıcı”

Bahçeli, kanunun kabul edilmiş olmasını sürecin tamamlandığı nokta olarak değerlendirmedi.

Tam tersine bundan sonraki dönemde hukuki ve idari açıdan daha dikkatli olunması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır.”

Bahçeli ayrıca “Kaybedecek vaktimiz yoktur” mesajını vererek, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesini ve kurumlar arasında yetki veya koordinasyon boşluğu meydana gelmemesini istedi.

Silah ve mühimmat teslimi kayıt altına alınacak

Kanunun dikkat çeken hükümlerinden biri de silah tesliminin nasıl ele alınacağına ilişkin.

7595 sayılı Kanuna göre örgüt mensuplarının beraberlerinde getirdikleri veya beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak.

Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasların ise güvenlik kurumlarının görüşleri alınarak İçişleri Bakanlığı ile Millî Savunma Bakanlığı tarafından belirlenmesi öngörülüyor.

Kanunda ayrıca, gerekli koşulların gerçekleşmesinden sonra düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin belirlenen süre içerisinde ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarına veya görevlendirilen kurumlara yazılı bildirimde bulunması esasına yer veriliyor.

Terör sonrası dönem: Yatırım, üretim ve istihdam

Bahçeli’nin açıklaması yalnızca güvenlik ve hukuk başlıklarından oluşmadı.

MHP Genel Başkanı, terörün kalıcı olarak tasfiye edilmesinin özellikle uzun yıllar terör tehdidinden etkilenen bölgelerde yeni bir ekonomik ve sosyal dönemin önünü açması gerektiğini belirtti.

Bahçeli; yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam alanlarını tek tek sayarak, terörün oluşturduğu baskının ortadan kalkmasının bölgesel kalkınma potansiyelini harekete geçireceğini ifade etti.

Devlet ile vatandaş arasına örülmeye çalışılan mesafelerin kaldırılması ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının müşterek tarih, kader ve birlikte yaşama ülküsü üzerinden daha da güçlendirilmesi de Bahçeli’nin sürecin toplumsal boyutuna ilişkin öne çıkardığı hedefler arasında yer aldı.

“Terörsüz Türkiye”den “Terörsüz Bölge”ye

Bahçeli’nin açıklamasındaki stratejik kavramlardan biri de “Terörsüz Bölge” oldu.

MHP lideri, devletin güvenlik kapasitesi ile toplumsal bütünleşmeyi; “Terörsüz Türkiye” hedefi ile “Terörsüz Bölge” ülküsünü aynı stratejik doğrultuda değerlendirdi.

Bu yaklaşım, Türkiye içindeki terör sorununun çözümünü ülkenin sınırlarıyla sınırlı olmayan daha geniş bir bölgesel güvenlik perspektifi içerisinde ele alıyor.

Bahçeli’nin değerlendirmesinde, terör örgütlerinin ve vekâlet unsurlarının bölgesel güç mücadelelerinin aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi, Türkiye’nin gelecekteki güvenlik mimarisinin önemli unsurlarından biri olarak konumlandırılıyor.

Bahçeli’nin açıklamasından çıkan temel mesaj

Bahçeli’nin 12 Ağustos tarihli açıklaması ile 7595 sayılı Kanunun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, önümüzdeki dönemin ana ekseninin “silahsızlanmanın ve örgütsel tasfiyenin doğrulanması – hukuki mekanizmaların işletilmesi – kurumsal takip ve denetim – toplumsal bütünleşme – ekonomik ve sosyal normalleşme” zinciri üzerinde şekillenmesi öngörülüyor.

Kanunun uygulanmasında en kritik eşik, örgütün fiilî varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilerek Resmî Gazete’de yayımlanması olacak.

Bahçeli’nin açıklaması ise bu hukuki mekanizmaya siyasi ve stratejik bir çerçeve çiziyor: üniter devlet yapısının ve ülkenin bölünmez bütünlüğünün tartışmaya açılmaması, şehit ve gazilerin hukukunun gözetilmesi, terörün farklı biçimlerde yeniden üretilmesine izin verilmemesi ve güvenlik kazanımlarının toplumsal bütünleşme ile kalkınmaya dönüştürülmesi.

MHP Genel Başkanı, Türkiye'nin bundan sonraki istikametini ise şu cümleyle özetledi:

“Türkiye’nin istikameti bellidir. Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir.”

Bahçeli açıklamasının sonunda Ziya Gökalp’in “Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar.” sözünü hatırlatarak ulaşılan aşamanın Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk milleti ve bölgenin huzur ve istikrarı açısından hayırlı sonuçlar getirmesi temennisinde bulundu.

Kaynaklar

Ana Kaynak: Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanun’un Kabulü” hakkında yazılı basın açıklaması, 12 Ağustos 2026, Milliyetçi Hareket Partisi.
MHP – Devlet Bahçeli’nin açıklamasının tam metni

Resmî Hukuki Kaynak: Türkiye Büyük Millet Meclisi, 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, kabul tarihi 10 Ağustos 2026.
TBMM – 7595 Sayılı Kanun ve Kanun Bilgileri

Kanun Teklifi ve Yasama Süreci: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Esas No: 2/3793, Sıra Sayısı: 290.
TBMM – Kanun Teklifi Bilgileri ve Komisyon Raporları

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı POLİTİKA

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)