HABERLER

G[A]
10 Şubat 2026 12:58 | Son Güncelleme: 11 Şubat 2026 00:43

Keçiören’de Kan Donduran Katliam: Cezaevinden İzinli Çıktı, Ailesini Yok Etti

Ankara’nın Keçiören ilçesi, tarihinin en karanlık ve sarsıcı gecelerinden birine tanıklık etti. Cezaevinden izinli çıkan bir şahsın, kendi öz annesi ve evladı dahil olmak üzere ailesini katledip ardından yaşamına son vermesi, toplumda derin bir infial ve keder yarattı. Başkentte yaşanan bu vahşet, aile içi şiddetin ulaştığı korkunç boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.

Olayın Dehşeti Gün Yüzüne Çıktı: Katliam Otomobilde Başladı

Kuşcağız Mahallesi’nde meydana gelen olayda, çeşitli suçlardan hükümlü olan ve açık cezaevinden izinli çıkan 35 yaşındaki Recep Cengiz, önce annesi Azize Cengiz ve 8 yaşındaki kızı Azra Cengiz ile bir araya geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan tartışmada gözü dönen Cengiz, annesini ve kızını otomobilin içerisinde tabancayla vurarak öldürdü. Cansız bedenleri aracın bagajına saklayan saldırgan, daha sonra boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’in ikamet ettiği binaya yönelerek dehşeti buraya taşıdı.

Bu Cinayet Neden Toplumsal Bir Alarm Niteliğinde?

Söz konusu olay, sadece bireysel bir cinnet hali değil, aynı zamanda sistemdeki kritik boşlukların trajik bir sonucunu temsil ediyor. Şahsın ağır suç kayıtlarına rağmen cezaevinden izinli çıkabilmesi ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşine bu denli kolay ulaşabilmesi, koruma mekanizmalarının etkinliğinin yeniden masaya yatırılmasını zorunlu kılıyor. Bir kadının, bir yaşlı kadının ve bir çocuğun aynı fail tarafından hayattan koparılması, şiddetle mücadelede daha sert ve önleyici tedbirlere duyulan ihtiyacı kanıtlıyor.

Geçmişin Gölgesindeki Şiddet ve Kurye Tuzağı

Olayın arka planına bakıldığında Recep Cengiz’in karanlık sicili dikkat çekiyor. Silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçlarından hapis cezası bulunan şahsın, eşiyle sadece 7 ay önce evlendiği ancak şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma sürecine girildiği öğrenildi. Failin, eşinin kapısına kurye kılığında gitmesi ve güvenlik kameralarına yakalanmamak için binanın elektrik tesisatına zarar vermesi, cinayetin anlık bir öfkeden ziyade soğukkanlılıkla planlanmış bir katliam olduğunu gösteriyor.

Planlı Vahşet ve Güvenlik Zafiyeti Analizi

Yaşanan trajedi, failin suç işleme kararlılığının ne kadar yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Elektrik sistemini devre dışı bırakacak kadar detaylı bir plan yapan şahsın, cezaevi izin sürecinde denetlenip denetlenmediği büyük bir soru işareti oluşturuyor. Uzmanlar, bu tür "yüksek riskli" profillerin izin dönemlerinde elektronik kelepçe veya sıkı adli kontrol altında tutulmamasının, bu tarz geri dönülemez facialara kapı araladığına dikkat çekiyor. Ankara Emniyeti’nin başlattığı geniş çaplı soruşturma, ihmaller zincirini aydınlatmayı hedefliyor.

Bina Yöneticisi: "Kurye Kılığında Gelmiş"

Olayın yaşandığı binanın yöneticisi Nizamettin Karagöz, yaşanan dehşeti ve Beyzanur Uçan Cengiz’in çaresizliğini şu sözlerle aktardı:

"Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış, eşinden uzaklaştırma almıştı. 6-7 ay önce evlenmişler ama anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş, adam da bunu kabullenmedi. Buraya kurye kılığında gelmiş, elektrikleri kesmiş. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş, sonra buraya gelip eşini öldürmüş. Kadın çok iyi bir insandı, çok memnunduk, acımız çok büyük."


Kaynak: İHA
Haber Editörü: Hasan Mutlu
E-posta: bilgi@gazeteankara.com.tr
WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı ASAYİŞ

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)