Geçmeyen Kasık Ağrısının Nedeni Pelvik Varisler Olabilir: Kadınlarda Gizli Tehlike
Kadınlarda uzun süre teşhis edilemeyen kronik pelvik (alt karın) ağrılarının arkasında "Pelvik Konjesyon Sendromu" (PKS) yatabiliyor. Medicana International Ankara Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi C. Aydın Gündoğmuş, bacak varislerinin rahim ve yumurtalıklardaki karşılığı olarak tanımlanan bu hastalığın, erken tanı ve girişimsel tedavi yöntemleri sayesinde hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirtti.
Her 10 Kadından 4’ünde Görülüyor
Kronik pelvik ağrının sıklıkla jinekolojik nedenlerle karıştırıldığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi C. Aydın Gündoğmuş, alt karın bölgesindeki toplardamarların genişlemesi ve kanın göllenmesiyle oluşan bu damar hastalığı hakkında şu bilgileri verdi:
"Özellikle 30-40 yaş arasındaki kadınlarda uzun süre devam eden kasık ağrılarının en önemli nedenlerinden biri Pelvik Konjesyon Sendromu'dur. Günümüzde her 10 kadından 4'ünde bu durumun görüldüğü tahmin edilmektedir. Pelvik bölgedeki toplardamarlarda bulunan kapakçıkların görevini tam yapamaması nedeniyle kan geri kaçar ve damarlar genişler. Geride göllenen bu kan ise zamanla kronik şikayetlere yol açar."
Ağrılar Günün İlerleyen Saatlerinde Artıyor
Hastalığın en tipik belirtisinin alt karın ve kasık bölgesinde 6 aydan uzun süren kronik ağrılar olduğunu ifade eden Gündoğmuş, PKS'nin diğer belirtilerini şöyle sıraladı:
-
Uzun süre ayakta kalındığında veya günün ilerleyen saatlerinde artan ağrı,
-
Adet dönemlerinde, cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında belirginleşen rahatsızlık hissi,
-
Bel ve kalça bölgesine yayılan ağrılar,
-
Vajinal bölgede veya uyluk iç kısımlarında gözle görülür varis oluşumu,
-
Karında şişkinlik ve adet düzensizlikleri,
-
Sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ile tedaviye yanıt vermeyen vajinal enfeksiyonlar.
Çoklu Gebelik ve Genetik Yatkınlık Riski Tetikliyor
Hastalığın gelişiminde hormonal faktörlerin ve genetik yapının önemli rol oynadığını belirten Gündoğmuş; özellikle birden fazla gebelik geçirmiş kadınlarda, gebelik dönemindeki hormonal değişimler nedeniyle riskin arttığını vurguladı. Ayrıca bacaklarında varis bulunan ya da ailesinde varis öyküsü olan kadınlarda pelvik toplardamar yetmezliği görülme olasılığının çok daha yüksek olduğu ifade edildi.
Girişimsel Radyoloji ile 2 Saatte Taburculuk Konforu
Gelişen tıp teknolojisi sayesinde teşhis ve tedavi süreçlerinin artık çok daha konforlu hale geldiğini belirten Uzm. Dr. C. Aydın Gündoğmuş, tedavi yöntemini şu sözlerle aktardı:
"Klinik öyküsü tipik olan hastalarda yalnızca birkaç dakika süren bir Doppler Ultrasonografi ile PKS tanısı koyulabilmektedir. Gerekli durumlarda MR ve BT gibi yöntemlerden de yararlanıyoruz. Günümüzde en etkili tedavi yöntemi minimal invaziv (kapalı) nitelikteki endovasküler girişimsel radyolojik tedavilerdir. Kasık bölgesinden ince bir kateter yardımıyla toplardamar sistemine girerek genişlemiş damarları, damar içi sklerozan ilaç uygulaması ve 'koil' adı verilen özel spiraller ile tamamen kapatıyoruz. Bu konforlu yöntem sayesinde hastalarımız ameliyatsız bir şekilde, tedaviden yalnızca 2 saat sonra taburcu olabilmektedir."
Kaynak: İHA
Haber Editörü: Hasan Mutlu
E-posta: bilgi@gazeteankara.com.tr
WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP