Cem Yılmaz’ın Kalp Krizi Sonrası Gündeme Geldi: Frank İşareti Ne Anlama Geliyor?
Komedyen Cem Yılmaz’ın Çanakkale’de geçirdiği kalp krizinin ardından kulak memesindeki çapraz çizgi olarak bilinen “Frank işareti” yeniden tartışılmaya başlandı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Uğur Abbas Bal, bu çizginin tek başına kalp hastalığı veya kalp krizi göstergesi olmadığını belirterek özellikle genç yaşta ve iki kulakta birden görülmesi hâlinde kardiyovasküler kontrol önerdi.
Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Sağlık Haberleri- Komedyen Cem Yılmaz’ın Çanakkale’de geçirdiği, anjiyo yapılması ve stent takılmasıyla sonuçlanan kalp krizinin ardından “Frank işareti” olarak adlandırılan kulak memesi çizgisi yeniden gündeme geldi.
Güven Hastanesi Kardiyoloji Bölümünden Prof. Dr. Uğur Abbas Bal, kulak memesindeki çapraz çizginin damar tıkanıklığı açısından tek başına güçlü bir gösterge sayılamayacağını söyledi. İşaretin daha çok yaşla ilişkili olduğuna dikkati çeken Bal, varlığının kişinin mutlaka kalp hastası olduğu veya kalp krizi geçireceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Frank İşareti Nedir?
Frank işareti, kulak memesinin üzerinde çapraz veya diyagonal şekilde görülen kıvrım ya da çizgiye verilen isim olarak biliniyor. Bazı araştırmalarda bu görünüm ile kalp ve damar hastalıkları arasında ilişki kurulsa da işaret, tek başına tanı koydurucu kabul edilmiyor.
Prof. Dr. Bal, Frank işaretinin yaş ilerledikçe daha sık görüldüğünü, genç kişilerde ise daha seyrek ortaya çıktığını belirtti.
“Genellikle yaşla ilişkili bir durumdur; yaş ilerledikçe daha sık görülür, genç hastalarda ise nadirdir” diyen Bal, çizginin şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği ve sigara kullanımı gibi risk faktörleriyle birlikte görülebildiğini anlattı.
“Tek Başına Kalp Krizi Riski Anlamına Gelmez”
Frank işaretinin doğrudan kalp krizi habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bal, yaş ve diğer risk faktörlerinin etkisi ayrıştırıldığında kulak memesindeki çizginin tek başına anlamlı bir gösterge olmaktan çıkabildiğini söyledi.
Bal, özellikle genç yaşta olan ve her iki kulağında da bu işaret bulunan kişilerin kardiyovasküler risk değerlendirmesinden geçmesinin yararlı olabileceğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Bu işarete sahip olan herkesin kalp hastası olacağı ya da kalp krizi geçireceği düşünülmemeli. Yine de bir kardiyovasküler kontrolden geçmek uygun olur.”
Kalp Krizinin En Önemli Belirtisi Göğüs Ağrısı
Kalp krizinin her hastada aynı belirtilerle ortaya çıkmayabileceğini hatırlatan Prof. Dr. Bal, en temel bulgunun çoğunlukla göğüs ağrısı olduğunu belirtti.
Kalp kriziyle ilişkili ağrının genellikle göğüs kafesinin geniş bir bölümünü kaplayan, ezilme veya baskı hissi oluşturan bir karakter taşıdığını aktaran Bal, bu tabloya nefes darlığı, soğuk terleme ve yoğun endişenin de eşlik edebileceğini söyledi.
Bal, hastaların “Göğsümde ağırlık var”, “Göğsüme taş kondu” veya “Göğsüme bir ağırlık oturdu” şeklindeki tariflerinin özellikle dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Şeker Hastalarında Kalp Krizi Sessiz İlerleyebilir
Şeker hastalarında ağrı algısının bozulabildiğine işaret eden Bal, bu kişilerin kalp krizi sırasında tipik ve şiddetli göğüs ağrısı yaşamayabileceğini söyledi.
Bazı hastalarda yalnızca göğüste hafif huzursuzluk görülebileceğini belirten Bal, “sessiz kalp krizi” olarak adlandırılan bu durumun teşhisi geciktirebileceğini ifade etti.
Kalbin alt bölümünü etkileyen bazı krizlerde mide bulantısı ve kusmanın ön planda olabileceğini anlatan Bal, bu şikâyetlerle acil servise başvuran hastalarda kalp krizinin EKG incelemesi sırasında tespit edilebildiğini kaydetti.
Hangi Göğüs Ağrısında Acile Başvurulmalı?
Prof. Dr. Bal’ın verdiği bilgilere göre özellikle şu özellikleri taşıyan göğüs ağrıları ciddiye alınmalı:
- Göğüste baskı, sıkışma, ezilme veya ağırlık hissi oluşturması
- Efor, öfke, stres veya üzüntüyle başlaması
- Nefes darlığı ya da soğuk terlemeyle birlikte görülmesi
- Dinlenmeyle geçse bile aralıklarla tekrarlaması
- 20 dakikadan uzun sürmesi
Aralıklı biçimde ortaya çıkan ve dinlenmeyle geçen ağrılarda kardiyoloji kontrolü öneren Bal, 20 dakikadan uzun süren baskı ve sıkışma tarzındaki göğüs ağrısında ise beklenmeden acil sağlık hizmetine başvurulması gerektiğini vurguladı.
“40 Yaşından İtibaren Temel Kalp Kontrolü Yapılmalı”
Kalp ve damar hastalıklarında başlıca risk faktörlerinin yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve aile öyküsü olduğunu belirten Bal, 40 yaşından itibaren temel kalp değerlendirmesinin önem taşıdığını söyledi.
Prof. Dr. Bal; EKG, ekokardiyografi ve temel metabolik ölçümlerin yer aldığı bir kontrolün, kişisel risklerin belirlenmesine yardımcı olabileceğini ifade etti.
Frank İşareti Varsa Ne Yapılmalı?
Kulak memesindeki çizgiye bakılarak kalp hastalığı tanısı konulamayacağı gibi, bu çizginin bulunmaması da kişinin kalp-damar hastalığı taşımadığı anlamına gelmiyor. Değerlendirmenin yaş, aile öyküsü, tansiyon, kan şekeri, kolesterol, sigara kullanımı ve diğer kişisel riskler birlikte ele alınarak hekim tarafından yapılması gerekiyor.
Göğüste baskı veya sıkışma, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ya da ani fenalaşma gibi belirtilerde kulak memesindeki bir işaretin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ulaşılması önem taşıyor.
Haber: Ahmet Mert Fırat – İhlas Haber Ajansı
Editör notu: Bu haber genel bilgilendirme amacı taşımaktadır; kişisel tanı ve tedavi için hekime başvurulmalıdır.
YORUM YAP