Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu’ndan Çarpıcı Çıkış: “Kendimi Bir Müstemlekede Yaşıyor Gibi Hissediyorum”
Gazete Ankara köşe yazarı Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu, dilde artan yabancılaşmaya dikkat çekti: Tabelalardan televizyon programlarına, akademik söylemden günlük konuşma diline kadar genişleyen yabancı kelime kullanımının kültürel kimlik açısından risk oluşturduğunu vurguladı
ANKARA – Gazete Ankara DHP Haber Merkezi / Gündem- Gazete Ankara Dijital Haber Portalı köşe yazarı Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu, “Kendimi Bir Müstemlekede Yaşıyor Gibi Hissediyorum” başlıklı yazısıyla kamuoyunda dikkat çeken bir tartışmayı gündeme taşıdı. Mahiroğlu, Türkçede giderek artan yabancı kelime kullanımının yalnızca dil meselesi olmadığını, aynı zamanda kimlik ve kültür sorunu haline geldiğini ifade etti.
Yazısında özellikle tabela isimleri, televizyon programları, akademik dil ve günlük konuşmalardaki yabancı sözcük yoğunluğunu örneklerle değerlendiren Mahiroğlu, dildeki bu dönüşümü toplumsal bilinç açısından ele aldı.
Dil Bir Milletin Tapusudur
Prof. Dr. Mahiroğlu yazısında şu ifadeye yer verdi: “Bir milletin tapusu dilidir. Dilini kaybeden millet kendini kaybeder.”
Son yıllarda basılı ve görsel medyada İngilizce kelime kullanımının belirgin şekilde arttığını belirten Mahiroğlu, özellikle “inovasyon, lokasyon, destinasyon, motivasyon” gibi kavramların gündelik dile yerleştiğini vurguladı. Televizyon programlarında kullanılan “fokus” ve “bench” gibi ifadelerin de bu süreci hızlandırdığını kaydetti.
Kıyafetlerden Sokaklara Uzanan Yabancılaşma
Yazıda, kıyafetler üzerindeki yabancı ifadelerin yaygınlığına da dikkat çekildi. Vatandaşların çoğu zaman anlamını bilmeden bu ifadeleri taşıdığına işaret eden Mahiroğlu, bunun kültürel bir farkındalık meselesi olduğunun altını çizdi.
Sokakta Türkçe ifadeler taşıyan bir kıyafetin görülmesinin artık istisnai bir durum haline geldiğini belirten Mahiroğlu, bunun sosyolojik boyutunun tartışılması gerektiğini ifade etti.

Ankara’daki Tabela Gerçeği
Mahiroğlu yazısında Ankara özelinde somut örnekler de paylaştı. Demetevler 1. Cadde’deki işletmelerin önemli bir kısmının tabelasının yabancı dil içerdiğini; Bahçelievler 7. Cadde’de ise yabancı dil oranının çok daha yüksek seviyelere ulaştığını dile getirdi. Buna karşılık Ostim İvedik Caddesi’ndeki işletmelerde Türkçe kullanımının yaygın olduğuna dikkat çekti.
Bu tabloyu eğitim düzeyi, sosyoekonomik yapı ve kültürel tercihler bağlamında değerlendiren Mahiroğlu, ticari tabela düzenlemeleri konusunda kurumlara çağrıda bulundu.
Kurumlara Açık Çağrı
Yazısında devlet kurumlarına, ticaret odalarına ve esnaf örgütlerine seslenen Mahiroğlu, işletme tabelalarında yabancı dil kullanımının sınırlandırılması yönünde ortak bir politika geliştirilmesi gerektiğini savundu.
Dildeki yabancılaşmanın kontrolsüz biçimde ilerlemesi halinde kültürel kimliğin aşınabileceğini belirten Mahiroğlu, bu süreci şu cümleyle özetledi:
“Kendimi bir müstemlekede yaşıyor gibi hissediyorum.”
Tartışma Çağrısı: Çözüm Birlikte Üretilebilir
Prof. Dr. Mahiroğlu, yazısının sonunda meseleye karamsar bir perspektiften değil; ortak akıl zemininde yaklaşılması gerektiğini belirterek, dil ve kültür konularının konuşularak çözülebileceğini ifade etti.
Kaynak: Gazete Ankara Dijital Haber Portalı – Köşe Yazıları (Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu)
Yazının tamamına ulaşmak için:
https://www.gazeteankara.com.tr/writers/ahmet-mahiroglu-1771591953/kendimi-bir-mustemlekede-yasiyor-gibi-hissediyorum-5907
Haber Editörü: Hasan Mutlu
İletişim: bilgi@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP