Gençlerin dijital dünyası mercek altında: Sosyal medya kullanımı yüzde 89,2’ye ulaştı
RTÜK’ün 7 bin 511 gencin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma, gençlerin medya ve internet kullanım alışkanlıklarındaki dönüşümü ortaya koydu. TBMM’deki araştırma komisyonunda ise çocukları ve gençleri şiddet, siber zorbalık, dezenformasyon ve zararlı içeriklerden korumaya yönelik tedbirler ele alındı. RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, çocukların gelişimini olumsuz etkileyen yayınlar nedeniyle son beş yılda 454 kez idari yaptırım uygulandığını ve cezaların toplamının yaklaşık 345 milyon liraya ulaştığını açıkladı.

Gençlerin medya tercihleri dijital platformlara yöneldi
Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Politika Haberleri- Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), “Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması-2025” sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Araştırmada, 15-21 yaş grubundaki gençlerin televizyon, radyo, internet, sosyal medya ve isteğe bağlı yayın platformlarını kullanma alışkanlıklarının yanı sıra dijital okuryazarlık, dijital ayak izi ve yapay zekâ uygulamalarına ilişkin farkındalık düzeyleri incelendi.
Türkiye İstatistik Kurumunun güncel nüfus verilerine göre belirlenen yaş ve cinsiyet kotaları doğrultusunda hazırlanan çalışma, İBBS-2 düzeyindeki 26 ilde yaşayan 7 bin 511 gencin katılımıyla, bilgisayar destekli telefon anketi yöntemiyle gerçekleştirildi.
Dijital okuryazarlık düzeyi yükseldi
Araştırmaya göre gençlerin yüzde 57,2’sinin dijital okuryazarlık düzeyi yüksek, yüzde 28,9’unun orta, yüzde 13,9’unun ise düşük seviyede bulunuyor.
Veriler, 2022 yılıyla karşılaştırıldığında gençlerin dijital okuryazarlık düzeyinde belirgin bir artış yaşandığını gösterdi. Dijital okuryazarlık düzeyi düşük olan gençlerin oranı 2022’de yüzde 35,6 iken 2025’te yüzde 13,9’a geriledi. Yüksek dijital okuryazarlık düzeyine sahip gençlerin oranı ise aynı dönemde yüzde 29,4’ten yüzde 57,2’ye yükseldi.
Yaş grupları bakımından değerlendirildiğinde, 19-21 yaş grubundaki gençlerin yüzde 62,4’ünün yüksek dijital okuryazarlık düzeyine sahip olduğu belirlendi. Bu oran 15-18 yaş grubunda yüzde 53,4 olarak ölçüldü.
Buna karşılık gençlerin yalnızca yüzde 42’sinin Word, Excel ve PowerPoint gibi temel ofis programlarını etkin biçimde kullanabildiği tespit edildi.
Dijital ayak izi farkındalığı yüzde 55,3
Araştırmada gençlerin çevrim içi ortamlarda bıraktıkları dijital izlere ilişkin farkındalıkları da değerlendirildi. Gençlerin yüzde 55,3’ünün dijital ayak izi farkındalık düzeyinin yüksek, yüzde 44,7’sinin ise düşük olduğu belirlendi.
Bu sonuç, dijital araçları yoğun biçimde kullanan gençlerin önemli bir bölümünün kişisel verilerin korunması, mahremiyet ve çevrim içi davranışların kalıcı sonuçları konusunda daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Televizyon izleme süresi üç yılda bir saate geriledi
Gençlerin günlük ortalama televizyon izleme süresi 2022’de 1 saat 40 dakika iken 2025’te 40 dakikaya düştü.
Katılımcıların yüzde 77,4’ü son bir ay içinde televizyon yayını izlediğini belirtirken televizyonu her gün izleyenlerin oranı yüzde 10,1’de kaldı. Son bir ay içindeki televizyon izleme oranı kadınlarda yüzde 80,4, erkeklerde yüzde 74,5 olarak belirlendi.
Geleneksel televizyon yayınlarına ayrılan süre azalırken isteğe bağlı yayın platformlarının kullanımında önemli bir artış yaşandı. Son bir ay içinde bu platformlardan yararlanan gençlerin oranı yüzde 65’e, günlük kullanım oranı ise yüzde 9,7’ye ulaştı. Söz konusu oran 2022’de yüzde 40 seviyesindeydi.
Radyo dinleme oranında düşüş
Gençlerin yüzde 28,8’i son bir ay içinde radyo dinlediğini, yüzde 4,6’sı ise her gün radyo dinlediğini bildirdi. Son bir ay içindeki radyo dinleme oranının 2022’de yüzde 33,8 olduğu dikkate alındığında, gençler arasında radyo kullanımının gerilediği görüldü.
Günlük ortalama radyo dinleme süresi kadınlarda 33, erkeklerde ise 44 dakika olarak hesaplandı.
İnternet kullanımı yüzde 94,4’e ulaştı
Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 94,4’ü son bir ay içinde internet kullandığını belirtti. Her gün internet kullananların oranı yüzde 78,1 olarak ölçüldü.
Günlük ortalama internet kullanım süresi kadınlarda 4 saat 37 dakika, erkeklerde 4 saat 50 dakika olarak kayıtlara geçti. İnternet kullanım süresi 19-21 yaş grubunda günlük ortalama 5 saat 10 dakikaya ulaştı.
Gençlerin yüzde 74,9’u son bir ay içinde yapay zekâ destekli uygulamalardan yararlandığını ifade etti.
Her 10 gençten yaklaşık 9’u sosyal medya kullanıyor
Son bir ay içinde sosyal medya kullanan gençlerin oranı yüzde 89,2, sosyal medyayı her gün kullananların oranı ise yüzde 70,8 oldu.
Gençlerin sosyal medyada geçirdiği günlük ortalama süre 3 saat 24 dakika olarak hesaplandı. Bu süre kadınlarda 3 saat 34 dakika, erkeklerde ise 3 saat 15 dakika olarak belirlendi.
Sosyal medya kullanım amaçları arasında yüzde 86,6 ile “gündemi takip etmek” ilk sırada yer aldı. Gençlerin yüzde 52,1’i markaları takip etmek, yüzde 46,7’si ise çevrim içi alışveriş yapmak amacıyla sosyal medyayı kullandığını belirtti.
Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 88,1’i sosyal medya kullanımında yaş sınırı bulunması ve bu sınırın en az 16 yaş olarak belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Haber takibinde ilk sırada sosyal medya bulunuyor
Gençlerin haber almak için en fazla tercih ettiği mecra yüzde 82,4 ile sosyal medya oldu. Sosyal medyayı yüzde 75,6 ile internet haber siteleri, yüzde 53,7 ile televizyon takip etti.
Sosyal medya fenomenlerinin doğru haber ve bilgiye ulaşmada etkili olduğunu düşünen gençlerin oranı ise yüzde 47 olarak ölçüldü.
Dijital riskler TBMM komisyonunda ele alındı
Araştırmanın ortaya koyduğu tabloyla eş zamanlı olarak çocukların ve gençlerin dijital ortamlarda karşılaştığı riskler Türkiye Büyük Millet Meclisinin de gündemine taşındı.
TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Toplantıya RTÜK, dijital yayın platformları ile film ve dizi yapım şirketlerinin temsilcileri katıldı.
Komisyon Başkanı Beyazıt, toplantının amacının ilgili kurum ve platformların görev ve sorumluluk alanlarını birlikte değerlendirmek ve uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmek olduğunu söyledi.
Okul saldırıları ve gençlik şiddetinin haberleştirilmesinde çocukların mahremiyetini koruyan yayın ilkelerinin uygulanması gerektiğine işaret eden Beyazıt, şiddetin normalleştirilmesinin ve saldırganların görünürlük yoluyla özendirilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Beyazıt, şiddet görüntülerinin sürekli tekrarlanmasının, saldırı yöntemlerinin ayrıntılı biçimde gösterilmesinin ve çocukların kimliklerinin açıklanmasının yeni mağduriyetlere yol açabileceğini ifade etti.
Dijital platformlara “algoritmik şeffaflık” çağrısı
Dijital yayın platformlarının, hangi içeriğin hangi çocuğa ne sıklıkta gösterileceğine karar veren teknolojik aktörler hâline geldiğini belirten Beyazıt; yaş doğrulama, çocuk profilleri, ebeveyn kontrol sistemleri, riskli içerik bildirimleri ve algoritmik şeffaflık konularında daha güçlü sorumluluk alınması gerektiğini söyledi.
Film ve dizi yapım şirketlerinin şiddetin toplumsal ve kültürel temsilinde önemli bir etkiye sahip olduğuna dikkati çeken Beyazıt, silahın intikam aracı, şiddetin ise güç, saygınlık ve sorun çözme yöntemi olarak sunulmasının çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.
Yapım süreçlerinde çocuk gelişimi, çocuk hakları ve ruh sağlığı uzmanlarından destek alınması gerektiğini belirten Beyazıt, şiddetin sonuçlarıyla birlikte şiddet içermeyen çözüm yollarının da görünür kılınmasının önem taşıdığını dile getirdi.
Daniş: “Güvenli medya ortamı temel önceliğimiz”
Komisyonda sunum yapan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, şiddet içerikleri, siber zorbalık, mahremiyet ihlalleri, dezenformasyon ve yaşa uygun olmayan yayınların çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimini olumsuz etkileyebildiğini söyledi.
Çocukların hem geleneksel yayıncılıkta hem de internet üzerinden sunulan isteğe bağlı yayın hizmetlerinde güvenli bir medya ortamına erişmesinin RTÜK’ün temel öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Daniş, çalışmaların koruyucu yayıncılık, farkındalık ve eğitim, nitelikli içeriklerin teşviki, etkin denetim ve uluslararası iş birliği anlayışıyla sürdürüldüğünü ifade etti.
Akıllı işaretler sistemi yenilenecek
Daniş, çocukların korunmasına yönelik önemli araçlardan biri olan akıllı işaretler sisteminin dijital yayıncılığın değişen ihtiyaçlarına uygun biçimde güncellendiğini açıkladı.
İletişim, psikoloji ve sosyoloji alanlarından akademisyen ve uzmanların katkısıyla hazırlanan yeni koruyucu sembol sisteminde şiddetin türleri, ayrımcılık ve intihar gibi isteğe bağlı yayın hizmetlerine özgü konular için yazılı uyarılar geliştirildiğini bildiren Daniş, yeni sistemin kısa süre içinde uygulanmaya başlanacağını söyledi.
Daniş, “Çocukların korunmasına yönelik kriterleri güçlendirdik. Savunmasız gruplara yönelik koruma yaklaşımını daha da genişlettik.” dedi.
Son beş yılda 454 idari yaptırım
RTÜK Başkanı Daniş, şiddeti özendiren, suç ve suç örgütlerini meşrulaştıran, müstehcenlik veya ayrımcılık içeren ve çocukların gelişimini olumsuz etkileyebilecek yayınlara karşı 6112 sayılı Kanun kapsamında denetim ve yaptırım süreçlerinin sürdürüldüğünü belirtti.
Çocuklara karşı genel ahlaka aykırılık, dilin kaba kullanımı, bağımlılık riski taşıyan yapımlar ile suç, şiddet ve istismar içerikleri nedeniyle son beş yılda 454 kez idari yaptırım uygulandığını açıklayan Daniş, idari para cezalarının toplamının yaklaşık 345 milyon liraya ulaştığını kaydetti.
RTÜK’ün yaklaşımının yalnızca ihlal sonrasında ceza uygulamakla sınırlı olmadığını vurgulayan Daniş, yayıncılarla önleyici rehberlik, ortak sorumluluk ve çocuk hakları odaklı yayıncılık anlayışını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Yapay zekâ destekli denetim kapasitesi geliştiriliyor
Dijital yayın ortamının büyüklüğü ve değişim hızının denetim kapasitesinin teknolojiyle birlikte geliştirilmesini zorunlu hâle getirdiğini belirten Daniş, VIA Projesi ile RTÜK’ün yapay zekâ destekli izleme, analiz ve raporlama kapasitesinin güçlendirildiğini ifade etti.
Daniş, dijital yayın ortamındaki risklere daha hızlı ve etkili müdahale edilmesinin amaçlandığını belirterek, çocukların yalnızca hangi içeriği izlediğinin değil, o içeriğin hangi tasarım araçlarıyla sunulduğunun ve algoritmalar tarafından nasıl önerildiğinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özçağdaş’tan televizyon dizilerindeki şiddete eleştiri
CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ise televizyon dizilerinde şiddetin ve suç örgütlerinin olağanlaştırıldığını savundu.
Çocukların televizyon ve sosyal medyada gördükleri karakterleri rol model alabildiğine dikkati çeken Özçağdaş, bazı yapımlarda çok sayıda suç işleyen karakterlerin hiçbir hukuki sonuçla karşılaşmadan hayatlarını sürdürmesinin şiddeti normalleştirebildiğini ifade etti.
Yapım şirketinden içerik denetimi açıklaması
Ay Yapım Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Meltem Vargı da suç, şiddet ve madde kullanımının özendirici veya öğretici biçimde değil, sonuçlarıyla birlikte caydırıcı bir çerçevede ele alınmasına özen gösterdiklerini söyledi.
İntihar ve kendine zarar verme temalarında yöntem ve ayrıntıların gösterilmemesi yönündeki uluslararası iyi uygulama ilkelerini dikkate aldıklarını belirten Vargı, zorbalığın normalleştirilmemesi ve baş etme yöntemlerinin senaryolara yerleştirilmesi için çalışma yürüttüklerini kaydetti.
Vargı, yapımların senaryo aşamasından başlayarak hukuk birimlerinin de yer aldığı iç denetim süreçlerinden geçirildiğini; çocuk oyuncuların bulunduğu setlerde ise psikolojik danışman ve psikologların görev yaptığını ifade etti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA) / Muhabirler: Fazlı Çolak; Hidayet Türkyılmaz ve İbrahim Berat Yılmaz
YORUM YAP