HABERLER

G[A]
31 Temmuz 2026 13:21 | Son Güncelleme: 02 Ağustos 2026 19:08

Bahçeli’den “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonu: Devlet, adalet ve Türkçe dünya vurgusu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” tasavvurunu Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına yön veren çok boyutlu bir gelecek vizyonu olarak tanımladı. Devletin temel meşruiyet kaynağının hukuk ve adalet olduğunu belirten Bahçeli, tasavvurun ilk dayanağını ise ortak töre, kültür, sanat, dil ve edebiyat eksenindeki “Türkçe Dünya Kurma İdeali” olarak açıkladı.

Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Politika Haberleri- Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına ilişkin siyasi, toplumsal ve kültürel yaklaşımını “Türk ve Türkiye Yüzyılı” kavramı üzerinden anlattı.

TÜRKGÜN gazetesinde yayımlanan ve MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit tarafından gerçekleştirilen kapsamlı röportajda Bahçeli; değişen dünya düzeninden devlet felsefesine, hukuk ve adaletten ortak töreye, Türk dünyasındaki kültürel iş birliğinden ortak alfabe ve edebiyat çalışmalarına kadar uzanan değerlendirmelerde bulundu.

Bahçeli, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” tasavvurunun yalnızca dönemsel bir siyasi hedef olmadığını; tarih, devlet, millet, kültür ve medeniyet sürekliliğine dayanan uzun vadeli bir gelecek anlayışını ifade ettiğini belirtti.

“Durduğumuz yeri çok iyi bilmeliyiz”

Dünyada yaşanan dönüşümün beraberinde riskler kadar yeni imkânlar da getirdiğini söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin küresel gelişmeleri doğru okuyarak kendi konumunu belirlemesi gerektiğini kaydetti.

Bahçeli, değişen şartlarla birlikte geçmişte dile getirilen “Lider Ülke Türkiye” ve “Süper Güç Türkiye” hedeflerinin de zamanın ruhuna göre yeniden şekillendiğini belirterek şunları söyledi:

“Bozulan her düzen, inşa edilmeye çalışılan her nizam içerisinde çeşitli riskler barındıracağı gibi fırsatları da ihtiva eder. ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ tam da bu yeniden inşa sürecinin nasıl bir fırsata çevrileceğinin mantığını ve genel çerçevesini bize verir. Bu anlamda bütün dünyadaki gelişmeleri doğru okumalı ve kendimizi buna hazırlamalıyız. Dünya nereye gidiyor ve biz bunun neresindeyiz? Durduğumuz yeri çok iyi bilmeliyiz.”

Bahçeli, geçmişte Türkiye ve Türk milleti adına ortaya koydukları pek çok düşüncenin zaman içinde somut bir gerçekliğe dönüştüğünü, yeni gelişmelerin ise devletin ve milletin geleceği bakımından yeni eşikler oluşturduğunu ifade etti.

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına yönelik gelecek tasavvuru

“Türk ve Türkiye Yüzyılı” yaklaşımını Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyıldaki varlık beyanı olarak nitelendiren Bahçeli, bu düşüncenin Cumhuriyet’i gelecek yüzyıllara taşıyacak zihinsel ve kurumsal altyapının kurulmasını amaçladığını bildirdi.

Bahçeli, tasavvurun devlet anlayışından siyasi, sosyal ve kültürel hayata; ekonomiden teknolojiye, güvenlikten enerji ve askerî kapasiteye kadar geniş bir alanı kapsadığını belirterek şöyle konuştu:

“Türk ve Türkiye Yüzyılı tasavvuru öncelikle kadim hikâyemizin bundan sonraki halkası, Cumhuriyet ile başlayan modern devlet yapımızla var oluşumuzun ikinci yüzyıldaki beyanıdır. Cumhuriyetimizi gelecek yüzyıllara, daha ilerisinde bin yıllara taşıyacak düşüncenin temellendirilmesi ve altyapısının oluşturulmasıdır.”

Bahçeli’nin değerlendirmesine göre bu vizyon, Türkiye’nin yalnızca mevcut meselelerine çözüm üretmeyi değil; devlet kapasitesini, toplumsal dayanışmayı, ekonomik gücü, teknolojik gelişmişliği ve kültürel bağımsızlığı birlikte ileri taşımayı hedefliyor.

Devlet tasavvurunun merkezinde hukuk ve düzen

Röportajda devlet kavramına geniş yer ayıran Bahçeli, insanların canlarını, mallarını ve temel haklarını güvence altında tutma isteğinin devletin ortaya çıkışındaki ana unsurlardan biri olduğunu dile getirdi.

Devletin, barış ve huzuru sağlayacak hukuk kurallarını uygulayan organların bütünlüğü olduğunu ifade eden Bahçeli, kurumsallaşma, düzen ve güvenlik arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu söyledi.

Bahçeli, devletin vatandaşlarını yalnızca dış tehditlere karşı değil, toplum içinden gelebilecek saldırılara ve hak ihlallerine karşı da korumakla yükümlü olduğunu belirtti.

“Hukuk ve adalet devletin varlık nedenidir”

Devletin temel amacının adalet ilkesini gerçekleştirmek olduğunu vurgulayan Bahçeli, hukuk ve adaletin devlet düzeninin çekirdeğini meydana getirdiğini kaydetti.

Bahçeli, hukuk ve adalet arasındaki ilişkinin hassasiyetle korunması gerektiğine dikkati çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Hukuk ve adalet; devletin hem varlık nedeni hem meşruluk aracı hem de eli, kolu ve silahıdır.”

MHP Genel Başkanı, devletin yalnızca kanunları uygulayan bir güç olarak değil, vatandaşların adalet duygusunu karşılayan ve toplumsal bağlılığı güçlendiren bir kurum olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Bahçeli’nin daha önceki parti konuşmalarında da Türk devlet ve yönetim felsefesinin temel dayanağının adalet olduğunu vurguladığı görülüyor. MHP’nin resmî internet sitesinde yayımlanan açıklamalarda da sosyal, siyasi ve ekonomik istikrarın güvencesinin hukuk olduğu ifade ediliyor.

“İtaat sağlanır ancak bağlılık sağlanmaz”

Halkın devlete duyduğu güvenin adalet algısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Bahçeli, devletin adil davranmadığına yönelik bir kanaatin toplumsal yapıyı kırılgan hâle getirebileceği uyarısında bulundu.

Bahçeli şunları kaydetti:

“Halk, kendisine devletin adil davrandığına inanmazsa, o zaman koruma görevini yerine getirmek amacıyla kurulmuş olan bir sisteme itaat sağlanır ama bağlılık sağlanmaz. Bağlılığın sağlanamadığı bir toplumsal ve siyasal ortam ise en küçük bir istikrarsızlıkta ciddi düzeyde kırılganlaşır.”

Bu nedenle devletin adaleti yalnızca mevzuat düzeyinde değil, vatandaşın günlük hayatında hissedebileceği şekilde gerçekleştirmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, adalet duygusundaki aşınmanın devlet düzeninde ve toplumsal bütünlükte ciddi sorunlara neden olabileceğini belirtti.

Devletin meşru güç kullanma yetkisi

Bahçeli, devletin düzeni koruyabilmek, güvenliği sağlayabilmek ve kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için kuvvete dayanmasının zorunlu olduğunu söyledi.

Meşru güç kullanma yetkisinin devletin denetimi altında bulunması gerektiğini belirten Bahçeli, devlet dışındaki yapıların kontrolsüz güç kullanımının devlet otoritesinin zayıflaması anlamına geleceğini ifade etti.

Bahçeli’ye göre devlet, sahip olduğu bu yetkiyi toplumun huzurunu, refahını ve düzenini korumak amacıyla, hukuk sınırları içerisinde kullanmalı.

Devletli millet ve sosyal hafıza

Türk milletinin tarih boyunca devlet kurma ve medeniyet oluşturma kabiliyetine sahip olduğunu belirten Bahçeli, millet kimliğinin sonradan oluşturulmuş hayalî bir yapı olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Türk milletinin müşterek tarihinin, kültürünün ve sosyal hafızasının millî varlığın ana unsurlarını oluşturduğunu ifade eden Bahçeli, merhum düşünür Erol Güngör’ün “sosyal hafıza” yaklaşımına atıfta bulundu.

Bahçeli, Türklerin din, kültür, sanat, felsefe, düşünce ve dil alanlarında meydana getirdiği birikimin millet varlığının tarihsel sürekliliğini ortaya koyduğunu kaydetti.

Türk devlet geleneğindeki “devlet baba” anlayışına da değinen Bahçeli, devletin koruyan, kollayan, halkın refahını gözeten ve topluma öncülük eden bir yapı olarak görüldüğünü anlattı.

İlk dayanak: Türkçe Dünya Kurma İdeali

Bahçeli, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” tasavvurunun ilk dayanağını “Türkçe Dünya Kurma İdeali” olarak açıkladı.

Bu düşüncenin diğer bütün dayanakları içine alan bir çatı niteliğinde olduğunu belirten Bahçeli, söz konusu idealin ortak töre, kültür ve sanat ile dil ve edebiyat olmak üzere üç temel alanda ele alınabileceğini ifade etti.

Bahçeli şöyle konuştu:

“Türkçe Dünya Kurma İdeali bütün diğer dayanakların çatı kalıbı ve yüksek idealimizdir. Dünyayı Türkçe okumak, değerlendirmek ve anlamlandırmak ancak ortak kavramlar hazinesine sahip olmakla mümkün hâle gelir.”

Dilin milletlerin karakterini, düşünme biçimini ve dünyayı algılama tarzını yansıttığını söyleyen Bahçeli, Türk dünyasında müşterek kavramların geliştirilmesinin kültürel birlik açısından taşıdığı öneme dikkati çekti.

Ortak bir töre inşa edilmesi

Bahçeli, töre kavramının yalnızca yazısız hukuk kurallarını değil; ahlakı, toplumsal ilişkileri, yönetim anlayışını, hakları ve sorumlulukları da kapsadığını belirtti.

Türk düşünce tarihinde “il” ve “töre” kavramlarının birlikte kullanıldığını hatırlatan Bahçeli, törenin devlette yasa ve toplumda ahlaki düzen anlamına geldiğini ifade etti.

Orhun Yazıtları’nda devlet ile törenin birlikte ele alındığını belirten Bahçeli, devlet düzeninin ve milletin devlete bağlılığının töre sayesinde güç kazandığını söyledi.

Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatının ortak töre ve ortak değerler meselesini kurumsal gündeminin temel unsurlarından biri hâline getirmesi gerektiğini belirterek, teşkilatın Türk Dünyası 2040 Vizyonu Belgesi’ni bu bakımdan memnuniyet verici bulduğunu ifade etti.

Söz konusu vizyon belgesi; üye ülkeler arasında siyasi dayanışma, ekonomik bütünleşme, ulaştırma, eğitim, bilim, kültür, dijital dönüşüm ve insan ilişkileri alanlarındaki iş birliğinin uzun vadeli çerçevesini ortaya koyuyor.

Kültür ve sanat ortak hafızayı güçlendirecek

Türk dünyasının farklı coğrafyalarda yaşayan ancak ortak dil, kültür, gelenek ve tarih mirasına sahip topluluklardan meydana geldiğini belirten Bahçeli, kültür ve sanatın ortak kimliğin korunmasında özel bir yere sahip olduğunu söyledi.

Sanatı toplumların tarihini, düşünce dünyasını, ortak acılarını, sevinçlerini ve değerlerini görünür hâle getiren güçlü bir ifade alanı olarak değerlendiren Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki ortak kültür ve sanat faaliyetlerinin artırılmasını istedi.

Bahçeli, kültür ve sanat endüstrisinin kolektif bilincin ve millî şuurun geliştirilmesindeki en güçlü araçlardan biri olduğunu belirterek ortak etkinliklerin, Türk dünyasının müşterek hafızasını ve gelecek idealini güçlendireceğini kaydetti.

Ortak alfabe “Türkçe dünya” idealinin somut eşiği

“Türkçe Dünya Kurma İdeali”nin en önemli ve somut aşamasının ortak alfabe olduğunu belirten Bahçeli, dil kurmanın aynı zamanda bir dünya ve düşünce sistemi kurmak anlamına geldiğini ifade etti.

İnsanların düşünce dünyasının kavramlarla oluştuğunu vurgulayan Bahçeli, Türk dünyasının kendi tarihsel aklını, kültürel kimliğini ve kavram evrenini geliştirmesinin önem taşıdığını söyledi.

Türk Devletleri Teşkilatının ortak alfabe alanındaki çalışmalarını değerli bulduğunu kaydeden Bahçeli, bu adımların yalnızca teknik bir dil düzenlemesi olarak değil, ortak kültürel geleceğin inşası bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Türk Devletleri Teşkilatı belgelerinde de ortak alfabenin Türk halklarının millî dil özellikleriyle uyumlu biçimde geliştirilmesi ve bu alandaki akademik iş birliğinin desteklenmesi hedefleniyor.

Türk dünyası edebiyatı ortak müfredata taşınmalı

Bahçeli, Türk dünyası edebiyatının Macaristan’dan Moğolistan’a kadar uzanan geniş kültür coğrafyasındaki edebî birikimi kapsadığını söyledi.

Kırgız, Özbek, Azerbaycan, Türkmen ve Tatar edebiyatları ile Türkiye’deki edebiyat arasında güçlü ilişkiler bulunduğunu belirten Bahçeli, bu zenginliğin Türk dünyasının ortak kültür mirası olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Kırgız edebiyatının dünyaca tanınan ismi Cengiz Aytmatov ile Kırım Tatarı yazar Cengiz Dağcı’yı örnek gösteren Bahçeli, Türk dünyasının müşterek edebî şahsiyetlerinin belirlenerek Türk Devletleri Teşkilatına üye ülkelerin eğitim programlarına alınmasını önerdi.

Bahçeli, bu yaklaşımın yeni kuşakların ortak tarih, kültür, duygu ve düşünce dünyasıyla buluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Dokuz başlıkta devam edecek

TÜRKGÜN’de yayımlanan çalışma, Bahçeli’nin “Türk ve Türkiye Yüzyılı” tasavvurunu dokuz ana dayanak üzerinden açıkladığı kapsamlı röportaj dizisinin ilk bölümünü oluşturuyor.

İlk bölümde devlet, hukuk, adalet, toplumsal bağlılık, ortak töre, kültür ve sanat, dil, alfabe ve edebiyat konuları ele alınırken röportajın diğer başlıklarının ilerleyen bölümlerde yayımlanacağı bildirildi.

Röportaj: Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit – MHP Genel Başkan Başdanışmanı
TÜRKGÜN haber metni: Bilge Güler
Haberin düzenlenmesi: GA Dijital Haber Merkezi / Politika Haberleri

Kaynaklar: TÜRKGÜN – Türk ve Türkiye Yüzyılının Dayanakları, MHP Genel Başkanlığı – Devlet Bahçeli’nin konuşmaları, Türk Devletleri Teşkilatı – Türk Dünyası 2040 Vizyonu, Türk Devletleri Teşkilatı – Türk Dünyası Şartı

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı POLİTİKA

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)