HABERLER

G[A]
14 Ağustos 2026 21:23 | Son Güncelleme: 16 Ağustos 2026 21:23

AK Parti İkinci 25 Yılın Yol Haritasını Açıkladı: Yeni Anayasadan Terörsüz Türkiye’ye 10 Başlıkta Vizyon

AK Parti, kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla hazırlanan “25. Yıl Vizyonu” belgesini kamuoyuna açıkladı. 71 sayfalık belgede Türkiye’nin gelecek çeyrek asrına ilişkin dış politika ve güvenlikten ekonomiye, yeni anayasa ve yargı reformundan dijital egemenliğe, aileden kadın ve gençlik politikalarına, yerel yönetimlerden yeşil dönüşüme uzanan kapsamlı bir yol haritası ortaya konuldu. Belgenin en dikkat çekici siyasi mesajlarından biri ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sekiz yıllık uygulama tecrübesi ışığında yeni anayasada “ihtiyaç duyulan revizelerin” yapılacağının açık biçimde ifade edilmesi oldu.

ANKARA – GA Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Politika Haberleri- AK Parti, 14 Ağustos 2026 tarihinde kuruluşunun 25. yılı kapsamında Türkiye’nin gelecek 25 yılına ilişkin siyasi ve yönetsel hedeflerini içeren kapsamlı vizyon belgesini yayımladı. “İlk Çeyrek Asırdan İkinci Çeyrek Asra: Değişime Yön Veren Türkiye” yaklaşımı üzerine kurulan belge; küresel sistem, ekonomi, teknoloji, hukuk ve anayasa, kamu yönetimi, aile, kadın, gençlik ve yeşil dönüşüm alanlarını birbirini tamamlayan bir stratejik bütünlük içinde ele alıyor.

Belgenin içindekiler bölümünde “Küresel Sistemde Öncü Ülke”, “Yüksek Teknolojiyle Üreten, Yüksek Katma Değerle Büyüyen Türkiye”, “Millî Teknoloji ve Dijital Egemenlik”, “Öngörülebilir Hukuk, Güven Veren Yargı, Kuşatıcı Anayasa”, “Güçlü, Saygın ve İnsan Merkezli Devlet”, “Güçlü Aile, Müreffeh Toplum”, “Türkiye Yüzyılı Kadınla Mümkün”, “Geleceğin Mimarı Gençlik”, “Yeşil Dönüşüm Çağında Türkiye” ve “İkinci Çeyrek Asrın Eşiğinde Türkiye” başlıkları yer alıyor.

Erdoğan’dan İkinci Çeyrek Asır Mesajı: “Değişime Yön Verebilmek”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, belgenin ön sözünde 25. Yıl Vizyonu’nu partinin gelecek döneme ilişkin yeni taahhüdü ve yol haritası olarak tanımlıyor.

Erdoğan’ın ön sözünde yer alan en dikkat çekici ifadelerden biri, Türkiye’nin bundan sonraki dönemde yalnızca küresel değişime uyum sağlayan değil, değişimin yönünü belirlemeye çalışan bir ülke olması hedefi.

“Hedefimiz sadece değişimin hızına ayak uydurmak değil, değişime yön verebilmektir.”

Belgede ilk 25 yılın Türkiye’nin stratejik kapasitesinin oluşturulduğu dönem olduğu, ikinci 25 yılın ise bu kapasitenin küresel ölçekte “kurucu etkiye” dönüştürülmesinin hedeflendiği dönem olacağı ifade ediliyor.

Yeni Anayasa Vizyon Belgesinin En Kritik Siyasi Başlıklarından

Belgenin siyasi ve hukuki bakımdan en önemli bölümlerinden biri “Öngörülebilir Hukuk, Güven Veren Yargı, Kuşatıcı Anayasa” başlığını taşıyor.

AK Parti, yeni anayasayı gelecek dönem vizyonunun temel bileşenlerinden biri olarak tanımlarken; insanı merkeze alan, toplumu kucaklayan, sivil iradeye dayanan ve özgürlük alanlarını genişleten bir anayasa hedeflediğini belirtiyor.

Belgede yeni anayasanın yalnızca mevcut anayasa hükümlerinin değiştirilmesi şeklinde değil, “yeni bir toplum sözleşmesi” yaklaşımıyla ele alındığı görülüyor.

“Yeni anayasa, çokluk içinde birliği ve farklılıklar içinde millî aidiyeti koruyan yeni bir toplum sözleşmesidir.”

Kuvvetler ayrılığı, denge-denetleme ve güçlü Meclis vurgusu

Belgenin anayasa bölümünde özellikle kuvvetler ayrılığı, denge ve denetleme mekanizmaları, bağımsız yargı ve TBMM’nin yasama-denetim kapasitesinin güçlendirilmesi açık biçimde sıralanıyor.

AK Parti, yeni anayasanın temel yapısına ilişkin hedefini;

“Denge ve denetleme mekanizmalarıyla tahkim edilmiş kuvvetler ayrılığı”

ifadesiyle ortaya koyarken, bunun yanında etkin bir icra organı ile yasama ve denetim kapasitesi güçlendirilmiş bir Meclis öngörüyor.

Bu ifadeler, yeni anayasa tartışmalarının yalnızca temel haklar veya anayasa metninin yenilenmesi üzerinden değil, devlet organları arasındaki yetki ve denetim ilişkileri bakımından da ele alınacağını gösteriyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi İçin Açık “Revizyon” Mesajı

Vizyon belgesinin siyasi açıdan en dikkat çekici ifadelerinden biri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin bölümde yer alıyor.

AK Parti, sistemin hükümet istikrarı ile denge-denetleme mekanizmalarını bir araya getirmeyi amaçladığını savunurken, sekiz yıllık uygulama tecrübesinin yeni anayasa hazırlanırken yeniden değerlendirileceğini açık biçimde kayda geçiriyor:

“Sekiz yıllık uygulamanın getirdiği tecrübe dikkate alınarak yeni anayasada ihtiyaç duyulan revizeler yapılacaktır.”

Bu ifade, AK Parti’nin yeni anayasa yaklaşımında mevcut hükümet sisteminin aynen korunmasından ziyade uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda değişiklik yapılabileceğine ilişkin en somut mesajlardan biri olarak öne çıkıyor.

Belgede ayrıca yeni anayasanın mümkün olan en geniş toplumsal ve siyasi mutabakatla hazırlanması gerektiği belirtilirken, Siyasi Partiler Kanunu, seçim mevzuatı ve TBMM İçtüzüğü de anayasanın tamamlayıcı unsurları arasında sayılıyor.

Bu alanlarda siyasi özgürlüklerin, demokratik rekabetin ve katılımın, yasama kapasitesinin ve parlamenter denetimin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Yargıda Bağımsızlık, Tarafsızlık, Hız ve Hesap Verebilirlik

Yeni dönem hukuk politikasının ikinci temel ayağını yargı sistemi oluşturuyor.

Belgede adil, hızlı, erişilebilir ve hesap verebilir bir yargı sistemi “birinci öncelik” olarak tanımlanıyor. Adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi, yargısal süreçlerin makul sürede sonuçlandırılması ve yargıya duyulan güvenin artırılması hedefleniyor.

Belgenin yargıya ilişkin temel yaklaşımı şu ifadeyle ortaya konuluyor:

“Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukuk devletinin özünü teşkil eder.”

AK Parti, bu ilkelerin evrensel hukuk standartları doğrultusunda güvence altında tutulacağını belirtiyor.

Ceza adaleti sisteminde “cezasızlık algısına” izin verilmemesi, ceza ve infaz mevzuatının caydırıcılık, hakkaniyet, mağdurun korunması ve hükümlünün topluma yeniden kazandırılması doğrultusunda ele alınması da belgede yer alan hedefler arasında.

Savunma hakkının yargının kurucu unsurlarından biri olduğu belirtilirken, avukatlık mesleğinin kurumsal kapasitesi ve mesleki itibarının korunacağı ifade ediliyor.

Temel Haklarda Dikkat Çeken Güvence Mesajı

Belgede ifade ve basın özgürlüğü, dinî inanç ve ibadet özgürlüğü, toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüğü demokratik toplumun kurucu unsurları arasında sayılıyor.

Özellikle şu ifade dikkat çekiyor:

“Güvenlik gerekçelerinin temel hakların özünü zedelemesine izin vermeyen reform anlayışımızı sürdüreceğiz.”

Belgede ayrıca eşit vatandaşlık anayasal düzenin kurucu ilkesi olarak tanımlanıyor; hiçbir vatandaşın inancı, kökeni, dili, cinsiyeti veya yaşam tarzı nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiği belirtiliyor.

“Terörsüz Türkiye”den “Terörsüz Bölge” Hedefine

Vizyon belgesinin güvenlik ve dış politika bölümünde “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” başlığı ayrı bir politika alanı olarak yer alıyor.

Belgede “Terörsüz Türkiye” süreci devlet politikası olarak tanımlanırken, sürecin herhangi bir arabulucu olmaksızın Türkiye’nin egemenlik hakları çerçevesinde yürütüldüğü savunuluyor.

AK Parti belgesinde PKK’nın 2025 yılında kendini feshetme kararı aldığı ve silah bıraktığını açıkladığı ifade edilerek, sürece ilişkin şu vurgu yapılıyor:

“Bu süreç, herhangi bir müzakere ve pazarlık yapılmadan, kamu düzeninden ve güvenliğinden hiçbir taviz verilmeden yürütülmektedir.”

Belgede hedef yalnızca Türkiye sınırlarıyla sınırlı tutulmuyor. Suriye ve Irak başta olmak üzere komşu coğrafyalarda terörden arındırılmış, istikrarlı ve ekonomik entegrasyonu güçlenmiş bir bölgesel düzen hedefleniyor.

Terörün sona ermesiyle güvenlik harcamalarında sağlanacak kaynakların eğitim, sağlık, tarım, turizm ve sanayiye aktarılabileceği, bölgedeki genç nüfusa yönelik özel istihdam teşviklerinin uygulanacağı belirtiliyor.

Dış Politikada “Kurucu Aktör” ve Stratejik Özerklik

AK Parti, gelecek 25 yılın dış politika anlayışını Türkiye’nin yalnızca bölgesindeki gelişmelere tepki veren bir aktör olmaktan çıkarak uluslararası sistemin oluşum süreçlerine katkı sunan “kurucu” bir ülkeye dönüşmesi üzerine kuruyor.

Belgede Avrupa Birliği ile üyelik perspektifinin korunacağı; buna paralel olarak savunma, enerji, ileri teknoloji, ulaştırma koridorları ve sanayi politikalarında yeni ortaklıklar geliştirileceği belirtiliyor. NATO’daki rolün de küresel güvenlik mimarisinin önemli unsurlarından biri olmaya devam edeceği ifade ediliyor.

“Stratejik özerklik” ise ittifaklardan uzaklaşma olarak değil, Türkiye’nin ittifak ilişkilerini millî çıkarları doğrultusunda değerlendirebilme kapasitesi şeklinde tanımlanıyor.

Ekonomide Hedef: Fiyat İstikrarı, Yüksek Teknoloji ve Yüksek Katma Değer

Ekonomi bölümünün merkezinde makroekonomik istikrar, fiyat istikrarı, yüksek teknolojili üretim, Ar-Ge, verimlilik, yatırım, ihracat ve nitelikli insan kaynağı bulunuyor.

Gelecek çeyrek asrın ekonomi stratejisinde Ar-Ge yatırımlarının artırılması, beşerî sermayenin geliştirilmesi, finansal istikrarın güçlendirilmesi, verimlilik artışının hızlandırılması, yerli üretim kapasitesinin derinleştirilmesi ile İstanbul Finans Merkezi ve finansal teknolojilerin geliştirilmesi temel hedefler arasında gösteriliyor.

Belgede ekonomik politikanın nihai amacı şu çerçevede ortaya konuluyor:

“Fiyat istikrarını kalıcı hale getirirken yatırım, üretim, istihdam ve ihracat ekseninde sürekli ve sürdürülebilir büyümeyi devam ettirmektir.”

Sanayide Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve İleri Üretim

Sanayi vizyonunda imalat altyapısının yüksek teknolojiyle dönüştürülmesi, yapay zekâ, büyük veri, bulut bilişim, siber güvenlik ve dijital üretim sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Orta Koridor ve Kalkınma Yolu başta olmak üzere ulaştırma ve lojistik ağlarının Türkiye’nin üretim ve ticaret kapasitesiyle bütünleştirilmesi de stratejik öncelikler arasında.

Belgede dijitalleşme yalnızca kamu hizmetlerinin değil, üretimden ihracata kadar bütün ekonomik sistemin rekabet kapasitesini belirleyen unsurlardan biri olarak görülüyor.

“Millî Veri, Yerli Model”: Dijital Egemenlik Yeni Güvenlik Alanı

Vizyon belgesinin dikkat çekici bölümlerinden biri de “Millî Teknoloji ve Dijital Egemenlik”.

AK Parti, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yalnızca ekonomik kalkınma aracı değil, aynı zamanda millî güvenlik ve stratejik özerklik meselesi olduğunu belirtiyor.

Belgede algoritmik yönlendirme, kişisel verilerin ticarileştirilmesi, siber zorbalık ve dijital bağımlılık gibi risklere karşı insan haklarını, aileyi, mahremiyeti ve toplumsal değerleri koruyan bir dijital düzen hedefleniyor.

Siber güvenlik politikası ise “Siber Vatan” kavramıyla tanımlanıyor. Enerji, ulaştırma, sağlık, savunma, finans, gıda ve su altyapılarının dijital güvenliği millî güvenliğin parçası kabul ediliyor.

Belgenin dijital stratejisinin öne çıkan sloganlarından biri:

“Millî veri, yerli model.”

Türkiye’nin kendi verisiyle eğitilen yapay zekâ modelleri geliştirmesi, Türkçenin ve Türkiye’nin kültürel birikiminin büyük dil modellerinde daha güçlü temsil edilmesi hedefleniyor.

Enerjide Hedef Yalnızca Kaynak Değil Teknoloji Üreten Türkiye

Enerji politikasında yenilenebilir kaynaklar, yeni nükleer santraller, küçük modüler reaktörler, hidrojen, enerji depolama sistemleri, akıllı şebekeler ve deniz üstü rüzgâr enerjisi gelecek dönemin yatırım alanları arasında sıralanıyor.

Güneş paneli, rüzgâr türbini, batarya ve şebeke teknolojilerinin Türkiye’de üretilmesi; nadir toprak elementleri, bor, lityum, bakır ve grafit gibi kritik madenlerin yüksek katma değerle ekonomiye kazandırılması öngörülüyor.

Belgede enerji vizyonunun nihai hedefi, Türkiye’yi yalnızca enerjinin taşındığı bir geçiş ülkesi olmaktan çıkararak enerji ve enerji teknolojilerinin üretildiği ve ihraç edildiği bölgesel bir merkez haline getirmek şeklinde ifade ediliyor.

Kamu Yönetiminde Yapay Zekâ ve Yeni Performans Modeli

AK Parti’nin ikinci 25 yıl vizyonunda kamu yönetimi de önemli bir reform alanı olarak ele alınıyor.

Belgede bürokratik işlemlerin insan denetimli yapay zekâ uygulamalarıyla bütünleştirileceği, kamu maliyesinde tasarruf ve şeffaflığın güçlendirileceği ve kamu ihale mevzuatının dijitalleşme, yenilikçilik, rekabet ve sürdürülebilirliği destekleyecek biçimde güncelleneceği belirtiliyor.

Kamu personeli sisteminde esnek çalışma yöntemleri, performans izleme ve ölçme sistemleri ile yeni kamu hizmeti yetkinliklerinin geliştirilmesi öngörülüyor.

Yerel Yönetimlerde Denetim ve Hesap Verebilirlik Reformu

Vizyon belgesi belediyeler açısından da önemli düzenleme mesajları içeriyor.

AK Parti; e-belediyecilik, yapay zekâ destekli belediye hizmetleri, veri temelli karar sistemleri ve akıllı şehir uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedeflerken, 81 ilin tamamı için “Su Güvenliği Planları” hazırlanmasını öngörüyor.

Ayrıca belediyelerin mali yapıları, iştirakleri, personel giderleri, borçlanmaları ve belediye şirketlerinin denetimi konusunda yeni düzenlemeler öngörülüyor. Belediye şirketlerinin denetim dışı alanlar olmaktan çıkarılması ve belediye yöneticilerinin mali ve hukuki sorumluluklarının daha açık hale getirilmesi hedefleniyor.

Belgede, tüm şehirlerde toplam 500 bin sosyal ve kiralık sosyal konut hedefi ile “Yarısı Bizden” uygulamasının 81 ile yayılması ve her yıl 150 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşüm kapsamına alınması da yer alıyor.

2026-2035: “Aile ve Nüfus 10 Yılı”

“Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak tanımlanan 2026-2035 döneminde ekonomi, konut, istihdam, eğitim, şehirleşme ve sosyal güvenlik politikalarının aile ve nüfus hedefleriyle birlikte planlanması öngörülüyor.

Gençlerin aile kurmasının önündeki ekonomik ve sosyal engellerin azaltılması, uygun konut ve güvenli istihdama erişimin desteklenmesi; erken çocukluk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, çalışma hayatıyla aile sorumluluklarını dengeleyecek esnek modellerin geliştirilmesi ve aktif yaşlanma politikaları ana başlıkları oluşturuyor.

Belge ayrıca nitelikli insan gücünün Türkiye’de tutulması, tersine beyin göçünün hızlandırılması ve yüksek vasıflı yabancı insan kaynağının Türkiye’ye çekilmesini nüfus ve kalkınma politikasının parçası olarak değerlendiriyor.

Eğitimde Beceri, Yapay Zekâ ve Üniversite-Sanayi İş Birliği

Eğitim politikasında eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim, takım çalışması, dijital okuryazarlık ve yapay zekâ okuryazarlığının güçlendirilmesi hedefleniyor.

Mesleki ve teknik eğitim programlarının sektörlerle birlikte geliştirilmesi; yükseköğretimde ise üniversitelerin araştırma, girişimcilik ve bölgesel kalkınma kapasitelerinin artırılması, üniversite-sanayi-kamu iş birliğinin güçlendirilmesi öngörülüyor.

Yapay zekânın eğitimcinin yerine geçen değil, eğitimciyi güçlendiren ve fırsat adaletini destekleyen bir araç olarak kullanılması hedefleniyor.

Kadın Politikalarında “Sıfır Tolerans”, İstihdam ve Teknoloji

Belgede kadınların eğitim, istihdam, siyaset, akademi, bürokrasi ve karar alma mekanizmalarındaki temsilinin artırılması temel hedefler arasında.

Kadınların yapay zekâ okuryazarlığı, STEM alanları, dijital girişimcilik ve mesleki eğitimlere erişiminin güçlendirilmesi planlanıyor.

Çalışma hayatında kreş ve gündüz bakım hizmetlerinin artırılması, esnek ve kısmi çalışma modellerinin geliştirilmesi, bakım yükünün dengelenmesi ve kadın girişimciliğinin desteklenmesi öngörülüyor.

Şiddetle mücadele ise ayrı bir başlık altında ele alınıyor:

“Kadına yönelik şiddetle mücadelede sıfır tolerans.”

Belgede erken uyarı sistemlerinin ve kurumlar arası veri paylaşımının geliştirilmesinin yanı sıra faile yönelik izleme, tedavi ve rehabilitasyon programlarının yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Gençlik İçin Mesaj: Teknolojiyi Tüketen Değil Üreten Kuşak

Gençlik politikası, belgenin ayrı bir ana bölümünü oluşturuyor.

AK Parti, gençleri yalnızca sosyal politikaların hedef kitlesi değil, Türkiye’nin gelecek dönemindeki kurucu aktörlerden biri olarak tanımlıyor.

“Gençlerimiz, bugünün olduğu kadar geleceğin de kurucu öznesidir.”

Yapay zekâ, kuantum teknolojileri, robotik, veri bilimi, siber güvenlik ve ileri üretim teknolojilerinin gençlerin temel yetkinlik alanları olması hedeflenirken, genç mühendislerin ve yazılımcıların savunma sanayiinden uzay çalışmalarına kadar stratejik projelerde daha fazla görev almasının destekleneceği belirtiliyor.

Gençlerin siyasete, yerel karar süreçlerine, sivil toplum kuruluşlarına ve gönüllülük faaliyetlerine katılımının artırılması da politika hedefleri arasında.

Yeşil Dönüşümde 2053 Hedefi ve Su Güvenliği

Yeşil dönüşüm başlığında 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi korunurken; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, sıfır atık, geri dönüşüm ve düşük karbonlu sanayi üretimi ön plana çıkıyor.

Belgede Sıfır Atık kapsamında geri kazanım oranının 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise yüzde 70 seviyelerine çıkarılması hedefleniyor. Arıtılmış atık suların yeniden kullanımında Türkiye’nin dünyada ilk 10 ülke arasına girmesi de hedefler arasında.

İklim değişikliği açısından en dikkat çekici güvenlik yaklaşımı ise su konusunda ortaya konuluyor:

“Su güvenliğini millî güvenliğin ayrılmaz bir unsuru olarak görüyoruz.”

Tarımın değişen iklime uyarlanması, ormanların karbon tutma kapasitesinin güçlendirilmesi ve biyolojik çeşitliliğin artırılması da gelecek dönemin çevre politikaları arasında bulunuyor.

Belgenin Siyasi Çerçevesi: “Kapasiteden Kurucu Etkiye”

AK Parti’nin 25. Yıl Vizyonu, birbirinden bağımsız sektörel vaatlerden çok, devlet kapasitesi, hukuk, güvenlik, ekonomi, teknoloji ve toplumsal politikaları aynı siyasi strateji içerisinde buluşturmaya çalışan bir gelecek tasavvuru ortaya koyuyor.

Bu çerçevede belgenin siyasi açıdan önümüzdeki dönemde en fazla tartışılması beklenen alanları; yeni anayasa, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yapılabilecek revizyonlar, kuvvetler ayrılığı ve parlamenter denetimin güçlendirilmesi, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, “Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki ve siyasi boyutları, kamu ve yerel yönetim reformları ile ekonomik ve toplumsal hedeflerin uygulama takvimi olacak.

Belgenin son bölümünde bütün politika alanlarının ortak hedefi şöyle özetleniyor:

“İkinci çeyrek asır ise bu kapasitenin kurucu bir küresel etkiye dönüştüğü dönem olacaktır.”

AK Parti, kökeni, inancı, dili ve yaşam tarzı ne olursa olsun 86 milyon vatandaşın ortak geleceğin sahibi ve kurucusu olduğunu belirterek ikinci çeyrek asır vizyonunu “üreten, yöneten ve kuran Büyük ve Güçlü Türkiye” hedefiyle tamamlıyor. 

Kaynaklar:

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı POLİTİKA

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)