Ankara’da Maden Zirvesi: İhracatta 6,2 Milyar Dolarlık Rekor Kırıldı
Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Ankara Ticaret Odası (ATO), Başkent’in ve Türkiye’nin yer altı zenginliklerini ekonomiye kazandırmak için güçlerini birleştirdi. "ASO-ATO Maden Zirvesi"nde açıklanan veriler, 2025 yılında maden ihracatının bir önceki yıla göre %3,4 artarak 6,2 milyar dolara ulaştığını ortaya koydu. Zirvede, madenciliğin sadece bir "ham madde" meselesi değil, teknolojik bağımsızlığın ve savunma sanayiinin anahtarı olduğu vurgulandı.
Verilerle Madencilik Sektörü: 2024 vs 2025
ASO Başkanı Seyit Ardıç ve ATO Başkanı Gürsel Baran’ın paylaştığı verilere göre sektörün karnesi şu şekilde şekillendi:
| Başlık | 2024 Verileri | 2025 Verileri | Değişim |
| Toplam İhracat | 6 Milyar Dolar | 6,2 Milyar Dolar | +%3,4 |
| Sektör Büyüklüğü | 400 Milyar TL | 500 Milyar TL | +%25 |
| İstihdam | ~140.000 Kişi | ~150.000 Kişi | +%7,1 |
| GSYİH Payı | ~%1 | ~%1 | Sabit |
Seyit Ardıç: "Teknolojinin Kökleri Topraktadır"
ASO Başkanı Seyit Ardıç, zirvede yaptığı konuşmada madenciliğin stratejik önemine dair ufuk açıcı bir perspektif sundu. Dijital dönüşüm ve yapay zeka konuşulurken ham maddenin unutulmaması gerektiğini belirten Ardıç, "Yazılımlar bulutta çalışabilir ama o sistemlerin fiziksel varlığı toprağa, yani madenlere bağlıdır" dedi. 2040 yılı projeksiyonlarına dikkat çeken Ardıç, bakır talebinin %50, lityum talebinin ise 8 kat artacağını hatırlatarak Türkiye’nin dünya bor rezervlerinin %73’üne sahip olmasının paha biçilemez bir avantaj olduğunu vurguladı.
Gürsel Baran: "3,5 Trilyon Dolarlık Uyuyan Dev"
ATO Başkanı Gürsel Baran ise Türkiye’nin yer altı potansiyelinin ekonomik karşılığına değindi. Dünyada ticareti yapılan 90 maden türünden 70’inin Türkiye’de bulunduğuna dikkat çeken Baran, ekonomiye kazandırılmayı bekleyen yaklaşık 3,5 trilyon dolarlık bir kaynak olduğunu belirtti. Sektörün GSYİH içindeki %1’lik payının düşük kalmasının temel nedeninin "ham madde ihracatı" olduğunu ifade eden Baran, madenlerin işlenmiş, mamul ürünler olarak satılması durumunda katma değerin katlanacağını söyledi.

Süreç Analizi: "Rezerv" Değil "Strateji" Yarışı
Ankara’daki bu dev buluşma, Türkiye’nin maden politikasında yeni bir evreye geçtiğini gösteriyor. Artık sadece "ne kadar madenimiz var?" sorusu değil, "bu madeni nasıl işleriz ve çevresel standartlara nasıl uydururuz?" soruları ön planda. Analizler; 2030 yılına kadar Avrupa pazarının kritik ham maddelerde dışa bağımlılığı azaltma hedefinin, Türkiye için büyük bir fırsat penceresi açtığını gösteriyor. İzin süreçlerinin hızlandırılması ve işleme kapasitesinin (rafinasyon) artırılması durumunda, 6,2 milyar dolarlık ihracat rakamının kısa sürede çift hanelere çıkması işten bile değil.
Zirveden Öne Çıkan Başlıklar
-
Kritik Elementler: Enerji dönüşümü için nikel, kobalt ve grafit üretimi stratejik öncelik haline geldi.
-
Mevzuat İhtiyacı: Sektör temsilcileri, izin süreçlerindeki karmaşıklığın ve uygulama farklılıklarının giderilmesini talep ediyor.
-
Yeşil Madencilik: Sadece üretim değil, çevre performansı ve şeffaflık küresel rekabette belirleyici unsur olacak.
"Sanayinin geleceği bulutta olabilir ama kökleri hala topraktadır. Madencilik artık sadece bir ekonomi girdisi değil, bir güvenlik ve stratejik rekabet meselesidir." - Seyit Ardıç, ASO Başkanı
Ankara’nın sanayi ve ticaret potansiyelini her platformda savunan Gazete Ankara ailesi olarak; ASO ve ATO’nun bu stratejik iş birliğini kutluyor, yer altı zenginliklerimizin katma değerli üretime dönüşmesi yolunda atılan her adımın destekçisi olduğumuzu belirtiyoruz. Başkent sanayicisine ve maden sektörüne başarılar dileriz.
Kaynak: İHA
Haber Editörü: Hasan Mutlu
E-posta: bilgi@gazeteankara.com.tr
WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP