HABERLER

G[A]
31 Temmuz 2026 10:45 | Son Güncelleme: 02 Ağustos 2026 18:11

Turizm eğitiminde yeni model: İki yabancı dil, sektör deneyimi ve uluslararası diploma

Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesinde uygulanan yeni eğitim modeli; iki yabancı dil, sektörle bütünleşik uygulamalı eğitim ve uluslararası akreditasyonu aynı yapıda buluşturuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu iş birliğinde yürütülen model kapsamında öğrencilerin, mezuniyetlerinden önce sektör deneyimi kazanarak istihdama hazırlanması hedefleniyor.

Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Eğitim Haberleri- Türkiye’de turizm eğitiminin sektörün değişen ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar, üniversite–kamu–sektör iş birliğiyle yeni bir aşamaya taşınıyor. Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesi; iki yabancı dil eğitimi, uzun süreli sektör uygulaması, uluslararası akreditasyon ve kariyer odaklı müfredatı bütünleşik bir eğitim modeli içinde uyguluyor.

Yükseköğretim Kurulu tarafından kamuoyuna duyurulan model kapsamında öğrenciler İngilizcenin yanı sıra ikinci bir yabancı dil öğreniyor, eğitimlerinin önemli bir bölümünü doğrudan turizm işletmelerinde geçiriyor ve mezun olmadan önce mesleki deneyim kazanıyor.

Modelin, yalnızca nitelikli personel değil; yabancı dil bilen, sektör deneyimi kazanmış, ekip ve maliyet yönetimi konusunda yetkin, uluslararası işletmelerde görev üstlenebilecek yönetici adayları yetiştirmesi amaçlanıyor.

AKÜ, dokuz pilot üniversite arasında yer alıyor

Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, turizmin üniversitenin üç öncelikli alanından biri olduğunu belirterek Turizm Fakültesine kadro, yatırım ve proje bakımından özel önem verdiklerini söyledi.

Üniversitenin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamındaki dokuz pilot uygulama arasında yer aldığını açıklayan Karakaş, yeni programların eğitim anlayışını şu sözlerle anlattı:

“Üç öncelikli alanımız var. Bunlardan birisi de turizm. Dolayısıyla Turizm Fakültesine hem yatırım hem kadro anlamında hem de projeler anlamında pozitif ayrımcılık yapıyoruz.”

Protokol kapsamında Turizm İşletmeciliği ile Gastronomi Yönetimi alanlarında yeni programların açıldığını ve ilk aşamada 30 öğrenci alındığını belirten Karakaş, programda yabancı dil hazırlık eğitimi uygulandığını bildirdi.

Öğrencilerin İngilizcenin yanında ikinci yabancı dil olarak Rusça öğreneceğini kaydeden Karakaş, hazırlık eğitiminin ardından dört yıllık lisans öğreniminin iki yıla karşılık gelen önemli bölümünün sektör uygulamalarıyla geçirileceğini ifade etti.

Karakaş, modelin temel hedefini şöyle açıkladı:

“İki dile sahip, sektör tecrübesi olan, güçlü bir eğitim imkânıyla yetişmiş mezunlar ortaya çıkacak. Öğrencilerimiz daha mezun olmadan istihdam imkânlarıyla tanışacak. Mezun olduklarında rahatlıkla istihdam edilecekler.”

Eğitim programı sektörün yönetici ihtiyacına göre şekillendiriliyor

Yeni modelde öğrencilerin yalnızca teorik bilgi edinmesi değil, turizm işletmelerinin çalışma düzenini yerinde öğrenmesi de hedefleniyor. Sektörde gerçekleştirilen eğitim dönemlerinde öğrencilerin operasyon, hizmet yönetimi, müşteri ilişkileri, kriz yönetimi, maliyet kontrolü ve ekip koordinasyonu gibi alanlarda deneyim kazanması planlanıyor.

Bu yapı sayesinde üniversitede edinilen akademik bilginin otel, restoran, seyahat işletmesi ve diğer turizm kuruluşlarında uygulamaya dönüştürülmesi öngörülüyor. Öğrencilerin iş hayatını mezuniyet sonrasında tanımaları yerine, lisans öğrenimleri sürerken mesleki çevre oluşturmaları ve kariyer seçeneklerini değerlendirmeleri amaçlanıyor.

Faaliyetteki bütün bölümleri akredite edilen ilk turizm fakültesi

Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elbeyi Pelit, fakültede Turizm İşletmeciliği, Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Turizm Rehberliği ile Turizm ve Gastronomi Yönetimi programlarında eğitim verildiğini bildirdi.

Fakültenin eğitim faaliyetini sürdüren bütün bölümlerinin tam akreditasyona sahip olduğunu belirten Pelit, AKÜ Turizm Fakültesinin bu özelliği taşıyan Türkiye’deki ilk turizm fakültesi olduğunu söyledi.

Akreditasyonun eğitim programlarının belirli kalite standartlarına göre değerlendirildiğini gösterdiğini ifade eden Pelit, bu yapının mezunların diplomalarının uluslararası tanınırlığına ve mesleki hareketliliğine katkı sağladığını kaydetti.

Yüzde 100 İngilizce eğitim ve kademeli uzmanlaşma

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile YÖK iş birliğinde açılan Turizm ve Gastronomi Yönetimi Programında eğitimin yüzde 100 İngilizce yürütüldüğünü belirten Pelit, öğrencilerin farklı dönemlerde doğrudan sektöre yönlendirileceğini açıkladı.

Pelit, programın akademik ve uygulamalı yapısına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Bu bölümün avantajlı tarafı yüzde 100 İngilizce eğitim vermesi ve öğrencilerin üç dönemini sektörde uygulamayla geçirecek olmasıdır. Öğrencilerimiz kariyer testine tabi tutulacak, ardından gastronomi veya turizm işletmeciliği alanında uzmanlaşacak. Son dönemde ise yönetici eğitimi almak üzere yeniden sektöre gidecekler.”

Programdan mezun olacak öğrencilerin uluslararası zincir işletmelerde görev yapabilecek niteliklerle yetiştirileceğini vurgulayan Pelit, kariyer testleri ve saha uygulamalarıyla öğrencilerin yeteneklerine uygun alanlarda uzmanlaşmalarının destekleneceğini söyledi.

Müfredat sektör temsilcileriyle birlikte güncelleniyor

Afyonkarahisar’ın termal turizm ve gastronomi açısından Türkiye’nin önemli merkezleri arasında bulunduğuna dikkati çeken Pelit, şehrin sahip olduğu turizm altyapısının öğrencilere geniş bir uygulama alanı sunduğunu belirtti.

Afyonkarahisar’ın nitelikli termal kaynakları, beş yıldızlı termal otelleri ve UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’ndaki gastronomi kimliğiyle turizm eğitimi bakımından önemli avantajlara sahip olduğunu dile getiren Pelit, şöyle konuştu:

“Dünyanın en kaliteli termal kaynaklarından birine sahibiz. UNESCO Gastronomi Şehriyiz. Beş yıldızlı termal otellerimizin yöneticileri fakültemizin danışma kurulunda yer alıyor. Müfredatımızı sektör temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda sürekli güncelliyoruz.”

Sektör temsilcilerinin danışma kurullarına katılmasıyla, eğitim programlarında turizm işletmelerinin güncel ihtiyaçlarının dikkate alınması ve mezun yeterlilikleriyle istihdam beklentileri arasındaki farkın azaltılması amaçlanıyor.

Gastronomi yalnızca yemek hazırlamaktan ibaret görülmüyor

Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Osman Kazancı, Afyonkarahisar’ın gastronomi kültürünün yalnızca yemek çeşitliliğine değil, toplumsal hayata ve geleneklere dayanan güçlü bir kültürel birikime sahip olduğunu söyledi.

UNESCO’nun şehirlerin gastronomi kimliğini değerlendirirken yemeklerin kültür, gelenek, üretim ve gündelik yaşamla kurduğu ilişkiyi de dikkate aldığını belirten Kazancı, “Afyon’da her seremoniye özel ayrı bir yemek kültürü var. Gastronomik unsurlar gündelik hayatın vazgeçilmez bir parçası” dedi.

Gastronomi eğitiminin yalnızca mutfakta iyi yemek hazırlayabilen şefler yetiştirmek şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kazancı, fakültenin daha geniş bir mesleki hedef benimsediğini ifade etti:

“Biz burada sadece ‘Michelin yıldızlı şefler yetiştireceğiz’ diyemeyiz. Akademisyen yetiştiriyoruz, büyük otellere müdürler, yiyecek içecek müdürleri yetiştiriyoruz. Öğrencilerimizi önce iyi insan olmak üzere; mutfağı, malzemeyi, üretimin arkasındaki emeği bilen bilinçli gastronomi uzmanları olarak yetiştirmeyi amaçlıyoruz.”

Kazancı, öğrencilerin mesleki tekniklerin yanında maliyet kontrolü, stok yönetimi, ekip koordinasyonu ve işletme organizasyonu gibi yönetim becerileri de kazandığını belirtti.

Başarının yalnızca bireysel mutfak yeteneğiyle sağlanamayacağını ifade eden Kazancı, “Dünyanın en iyi aşçısı olsa bile ekibini yönetemeyen biri başarılı olamaz. Biz önce bu temeli vermeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Öğrenciler temel eğitimden dünya mutfaklarına uzanan bir süreçten geçiyor

Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü mezunu ve yüksek lisans öğrencisi Anıl Musa Arslan, fakültenin uygulama mutfaklarının öğrencilere önemli bir eğitim avantajı sağladığını söyledi.

Öğrencilerin birinci ve ikinci sınıflarda temel mutfak eğitimi aldığını; üçüncü ve dördüncü sınıflarda ise dünya mutfakları, pastacılık ve ileri mutfak uygulamalarına yöneldiğini belirten Arslan, eğitimine düzenli biçimde devam eden bir öğrencinin sektörün farklı alanlarında görev yapabilecek seviyeye ulaşabildiğini ifade etti.

Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelerek gastronomi eğitimi alan Mirismayil Fattazade de üniversitedeki eğitimin kendisine yurt içinde ve yurt dışında çalışma fırsatı sağladığını anlattı.

İstanbul’da Michelin Young Chef ödüllü bir şefle çalışma imkânı bulduğunu belirten Fattazade, eğitim sürecinde yalnızca mutfak tekniklerini değil; yönetim, servis ve kriz yönetimini de öğrendiğini söyledi. Fattazade, aldığı eğitim ve mesleki deneyimin ardından kendi suşi işletmesini açtığını kaydetti.

Kariyer günleri staj ve istihdam kapısı oluyor

Turizm İşletmeciliği öğrencisi İlkay Nerözek, fakültenin düzenlediği kariyer günlerinde öğrencilerin turizm işletmeleriyle doğrudan görüşebildiğini belirtti.

İlk staj yerini fakültenin kariyer günleri sayesinde bulduğunu anlatan Nerözek, bu etkinliklerin öğrencilerin hem staj hem de iş olanaklarına ulaşmasını kolaylaştırdığını söyledi.

Turizm İşletmeciliği öğrencisi Musa Topbaş ise eğitim programında Amadeus ve Fidelio gibi sektörde kullanılan rezervasyon ve yönetim sistemlerine yönelik derslerin bulunduğunu, biletleme ve kat hizmetleri alanlarında uygulamalı eğitim aldıklarını kaydetti.

İngilizcenin yanında Rusça ve Almanca seçeneklerinin sunulmasının öğrenciler için önemli bir avantaj olduğunu ifade eden Topbaş, fakültenin faaliyetteki bütün bölümlerinin akredite olmasının tercihinde etkili olduğunu belirtti.

Turizm Rehberliği yüksek lisans öğrencisi ve aktif turist rehberi Reyhan Şahan da teknik geziler ile saha uygulamalarının mesleki gelişimine önemli katkı sağladığını dile getirdi.

Mezunlar sektöre daha hızlı uyum sağlıyor

Turizm Fakültesinin 2015 yılı mezunlarından Hamdi Erzincanlı, uygulamalı eğitimin kariyerine doğrudan katkı sunduğunu söyledi.

2016 yılından bu yana aynı otelde çalıştığını ve satış müdür yardımcılığı görevini yürüttüğünü belirten Erzincanlı, işbaşı eğitimleri ile stajların mezunların sektöre uyum süresini kısalttığını ifade etti.

Erzincanlı, fakültenin eğitim yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi:

“İşbaşı eğitimlerimiz ve stajlarımız sektöre daha kolay adapte olmamızı sağladı. Biz burada personel değil, yönetici olarak yetişiyoruz.”

AKÜ Turizm Fakültesinin turizm sektörüne nitelikli, hedef sahibi ve öz güvenli bireyler kazandırdığını belirten Erzincanlı, fakültenin son yıllarda eğitim altyapısı ve sektörle ilişkiler bakımından önemli gelişme gösterdiğini söyledi.

Özvar: Üniversiteler yalnızca diploma veren kurumlar değildir

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretimde bilgiyi uygulamayla buluşturan üniversite modelini yaygınlaştırmayı hedeflediklerini bildirdi.

Üniversitelerin yalnızca akademik bilgi aktaran ve diploma veren kurumlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özvar, yükseköğretim kurumlarının sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştiren ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan merkezler olduğunu ifade etti.

Özvar, turizm eğitimindeki uygulamalı modelin önemini şu sözlerle anlattı:

“Üniversitelerimiz yalnızca diploma veren kurumlar değildir. Sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştiren, bölgelerinin kalkınmasına katkı sunan merkezlerdir. Kültür ve Turizm Bakanlığımızla yürüttüğümüz uygulamalı eğitim modeli sayesinde öğrencilerimiz mezun olmadan sektör deneyimi kazanıyor.”

İki yabancı dil, sektör uygulaması ve uluslararası kalite güvencesini bir araya getiren modelin, öğrencilerin istihdam edilebilirliğini artırmasının yanı sıra Türkiye turizminin ihtiyaç duyduğu nitelikli yönetici ve uzman insan kaynağının yetiştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Kaynak: Yükseköğretim Kurulu, Afyon Kocatepe Üniversitesi, İhlas Haber Ajansı

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı EĞİTİM

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)