Okula Dönüşte Uyum İçin 8 Kritik Öneri: Uyku ve Ekran Düzeni Bir Hafta Önceden Başlamalı
Yeni eğitim-öğretim dönemi yaklaşırken çocukların okul düzenine yeniden uyum sağlamasında uyku saatlerinden ekran kullanımına, sabah rutininden kaygı yönetimine kadar birçok unsur önem taşıyor. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Özge Çelik Büyükceran, ailelere okullar açılmadan önce uygulanabilecek 8 kritik öneride bulundu.
Tatil Düzeninden Okul Düzenine Geçiş Kademeli Olmalı
Ankara – GA Dijital Haber Merkezi / Sağlık Haberleri- Yaz tatili boyunca değişen uyku saatleri, geç uyanma alışkanlığı ve artan ekran kullanımı, çocukların yeni eğitim dönemine uyum sürecini zorlaştırabiliyor.
Güven Çayyolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Özge Çelik Büyükceran, okula hazırlığın yalnızca çanta, kırtasiye ve okul araç gereçlerinin hazırlanmasından ibaret olmadığını; çocukların bedensel ve duygusal açıdan da yeni döneme hazırlanması gerektiğini belirtti.
Özellikle tatil döneminde geç yatıp geç kalkmaya alışan çocukların uyku düzeninin okulun açılmasından bir gece önce değiştirilmesinin yeterli olmayacağını ifade eden Büyükceran, geçiş sürecinin mümkünse en az bir hafta önceden başlatılmasını önerdi.
“Uyku Düzeni Bir Gecede Değişmez”
Çocukların yatış ve kalkış saatlerinin her gün yaklaşık 15-30 dakika erkene çekilebileceğini belirten Büyükceran, ani değişikliklerin uykuya geçişi kolaylaştırmak yerine aile içinde gerginliğe neden olabileceğine dikkat çekti.
Büyükceran, şu değerlendirmede bulundu:
“Çocuğu okulun açılacağı günden bir gece önce normalden çok daha erken yatağa göndermek çoğu zaman uyumasını sağlamaz. Çocuk yatağa girse bile uykuya dalamayabilir ve bu durum aile içinde gerginliğe neden olabilir. Ani değişiklikler yerine küçük ve sürdürülebilir adımlar atılmalıdır.”
Uyku düzeni oluşturulurken yalnızca yatış saatinin değil, sabah uyanma saatinin de kademeli olarak erkene alınması gerektiğini belirten Büyükceran, sabah saatlerinde gün ışığından yararlanmanın ve hareket etmenin biyolojik saatin yeniden düzenlenmesine yardımcı olabileceğini söyledi.
Kahvaltı ve diğer öğün saatlerinin de okul dönemindeki düzene yaklaştırılması, çocuğun günlük rutmine yeniden uyum sağlamasını kolaylaştırabilecek uygulamalar arasında gösterildi.
Çocukların Ne Kadar Uyuması Gerekiyor?
Büyükceran, okul çağındaki çocuk ve ergenlerin yaşlarına uygun sürelerde uyumasının dikkat, öğrenme ve duygu düzenleme açısından önemli olduğunu vurguladı.
Buna göre;
- 6-12 yaş arasındaki çocukların günde 9-12 saat,
- 13-18 yaş arasındaki ergenlerin ise 8-10 saat
uykuya ihtiyaç duyduğu belirtildi.
Yetersiz uykunun yalnızca yorgunluğa yol açmadığını ifade eden Büyükceran; dikkat, öğrenme, hafıza ve duygu düzenleme becerilerinin de etkilenebileceğini söyledi.
Bazı çocuklarda uyku eksikliğinin hareketlilik, sabırsızlık, çabuk öfkelenme ve davranışları kontrol etmekte güçlük şeklinde de ortaya çıkabileceğine dikkat çekildi.
Yatmadan En Az Bir Saat Önce Ekranlar Kapatılmalı
Telefon, tablet, bilgisayar ve oyun kullanımının özellikle akşam saatlerinde uykuya geçişi geciktirebildiğini belirten Büyükceran, dijital cihazların yatmadan en az bir saat önce bırakılmasını önerdi.
Telefon ve tablet gibi cihazların mümkün olduğunca çocuğun yatak odasında bulundurulmaması gerektiğini ifade eden Büyükceran, ekran sınırlamasının yalnızca çocuğa uygulanan bir yasak hâline getirilmemesi gerektiğini de vurguladı.
Ebeveynlerin de akşam saatlerinde kendi telefon kullanımını azaltmasının önemli olduğuna işaret eden Büyükceran, ailece kitap okumak, sohbet etmek veya ertesi günün hazırlığını birlikte yapmak gibi etkinliklerin daha sakin bir uyku rutini oluşturabileceğini söyledi.
Okul Sabahının Provası Yapılabilir
Okulun açılmasından birkaç gün önce çocuğun okul saatine uygun şekilde uyandırılması da öneriler arasında yer aldı.
Ailelerin;
- giyinme,
- kahvaltı,
- kişisel hazırlık,
- evden çıkış
için gereken süreyi önceden gözlemleyebileceğini belirten Büyükceran, çanta ile kıyafetlerin akşamdan hazırlanmasının sabah yaşanabilecek zaman baskısını ve telaşı azaltabileceğini kaydetti.
Bu uygulamanın özellikle okula yeni başlayan veya sabah rutininde zorlanan çocukların okul dönemine geçişini kolaylaştırabileceği belirtildi.
Okula Dönüş Kaygısı Küçümsenmemeli
Yeni eğitim döneminin bazı çocuklarda heyecanın yanı sıra kaygıya da yol açabileceğini belirten Büyükceran; karın ağrısı, mide bulantısı, ağlama, huzursuzluk ve ebeveynden ayrılmak istememe gibi tepkilerin görülebileceğini söyledi.
Ailelerin çocuğun duygularını “Bunda korkacak ne var?” veya “Artık büyüdün” gibi ifadelerle küçümsememesi gerektiğini vurgulayan Büyükceran, çocuğa hissettiklerini anlatabileceği güvenli bir iletişim alanı sağlanmasını önerdi.
Bununla birlikte sürekli okul hakkında soru sormanın, çocuğun kaygısına aşırı odaklanmanın veya ebeveynin kendi endişesini çocuğa yansıtmasının da uyum sürecini zorlaştırabileceğini belirtti.
Son Günler Ders Baskısına Dönüştürülmemeli
Okullar açılmadan önceki son günlerin yoğun ders çalışma programlarıyla baskılı bir sürece dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Büyükceran, kısa süreli okuma çalışmaları, yaşa uygun etkinlikler ve okul araç gereçlerinin birlikte hazırlanmasının yeterli olabileceğini ifade etti.
Bu dönemde temel amacın çocuğu akademik olarak hızla yeniden yapılandırmak değil, okul yaşamının günlük ritmine yeniden hazırlamak olması gerektiği değerlendirildi.
Okula İlk Kez Başlayan Çocuklara Ön Ziyaret Önerisi
Okula ilk kez başlayacak ya da okul değiştirecek çocuklar açısından okulun önceden görülmesinin önemli olabileceğini belirten Büyükceran; okul binası, sınıf, tuvaletler, yemekhane, bahçe ve giriş-çıkış alanlarının çocuğa gösterilmesini önerdi.
Büyükceran, özellikle yeni ortamlarda kaygı yaşayan çocuklarda kısa bir ön ziyaretin belirsizliği azaltabileceğini belirterek şöyle konuştu:
“Çocuğa sınıfının, tuvaletlerin, yemekhanenin, bahçenin ve giriş-çıkış alanlarının gösterilmesi; okulda gününün nasıl geçeceğinin basit bir şekilde anlatılması, ortamı daha tanıdık ve öngörülebilir hale getirebilir.”
Uzmandan Okullar Açılmadan Önce 8 Kritik Öneri
Uzm. Dr. Özge Çelik Büyükceran’ın ailelere yönelik önerileri şöyle sıralandı:
1. Uyku düzenini bir hafta önceden başlatın:
Uyku ve uyanma saatlerini mümkünse okul başlamadan en az bir hafta önce kademeli olarak okul düzenine yaklaştırın.
2. Sabah uyanma saatini de erkene alın:
Yalnızca yatış saatini değil, çocuğun sabah kalkış saatini de aşamalı biçimde erkene çekin.
3. Yatmadan bir saat önce ekranları kapatın:
Telefon, tablet ve bilgisayar kullanımını yatmadan en az bir saat önce sonlandırın. Dijital cihazları mümkün olduğunca çocuğun yatak odasının dışında tutun.
4. Öğün saatlerini düzenleyin:
Kahvaltı ve diğer öğünlerin saatlerini okul dönemindeki günlük programa yaklaştırın.
5. Yeni okulu önceden tanıtın:
Okula ilk kez başlayacak veya okul değiştirecek çocuklara mümkünse okul binasını, sınıfını, tuvaletleri, yemekhaneyi ve ortak alanları önceden gösterin.
6. Çanta ve kıyafetleri akşamdan hazırlayın:
Sabah telaşını azaltmak için okul çantası, kıyafet ve gerekli malzemeleri bir gece önceden hazır hâle getirin.
7. Okul sabahını prova edin:
Okullar açılmadan birkaç gün önce uyanma, giyinme, kahvaltı ve evden çıkış sürecini gerçek okul saatlerine uygun biçimde deneyin.
8. Çocuğun kaygısını dinleyin:
Çocuğun endişelerini küçümsemeden dinleyin ve onu kardeşleriyle, arkadaşlarıyla ya da diğer çocuklarla karşılaştırmayın.
Hangi Durumlarda Uzman Desteği Alınmalı?
Büyükceran; okula gitmeyi sürekli reddetme, yoğun veya tekrarlayan ağlama ve öfke nöbetleri, tekrarlayan fiziksel yakınmalar, uyku ya da iştahta belirgin değişiklik ve yoğun korku gibi belirtilerin yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.
Bu belirtilerin giderek artması, uzun süre devam etmesi veya çocuğun günlük yaşamını belirgin şekilde etkilemesi durumunda profesyonel destek alınması gerektiğini ifade eden Büyükceran, şu uyarıda bulundu:
“Her çocuğun okula uyum süresi farklıdır. Çocuklar birbirleriyle karşılaştırılmamalı ve üzerlerinde baskı kurulmamalıdır. Yaşanan güçlük azalmıyor, giderek şiddetleniyor veya çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır.”
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA) / Muhabir: Bilal Sarıkavak
YORUM YAP