Tarımın Yeni Denklemi: İklim, Teknoloji ve Finansman Masaya Yatırıldı
İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve gıda güvenliği, tarım sektöründe yeni bir dönüşüm ihtiyacını gündeme taşıyor. Harvard Business Review Türkiye ve DenizBank iş birliğinde 8 Ekim 2026'da düzenlenen çevrim içi etkinlikte; tarımsal üretimin geleceği, iklim riskleri, sürdürülebilir finansman, su yönetimi ve dijital tarım teknolojileri ele alınmak üzere gündeme taşındı.
Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Çevre ve Doğa – Tarım Haberleri- ANKARA (GA) – Türkiye'de tarım sektörünün geleceğini yakından ilgilendiren iklim değişikliği, finansmana erişim, su kaynaklarının verimli kullanımı ve teknolojik dönüşüm konuları, Harvard Business Review (HBR) Türkiye ile DenizBank iş birliğinde düzenlenen “Tarımın Yeni Denklemi: İklim, Teknoloji ve Finansman” başlıklı webinarda bir araya getirildi.
8 Ekim 2026 Perşembe günü saat 14.00'te gerçekleştirilen etkinliğin programında, iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkilerinden finansmanın rolüne, su yönetiminden veri odaklı üretim modellerine kadar farklı konulara yer verildi.
HBR Türkiye'nin yayımladığı etkinlik tanıtımında, tarımın artık yalnızca bir üretim faaliyeti olarak değil, ekonomik ve toplumsal dayanıklılık açısından da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Tarımsal sürdürülebilirliğin finansmana erişim, teknoloji, veri ve kaynakların verimli kullanılmasıyla doğrudan bağlantılı olduğu belirtildi.
İklim Değişikliği Tarımsal Üretimin Geleceğini Etkiliyor
Küresel ölçekte iklim değişikliği, sıcaklık artışları, kuraklık, düzensiz yağışlar ve aşırı hava olayları yoluyla tarımsal üretim üzerinde giderek daha belirgin riskler oluşturuyor.
Bu gelişmeler, üretim planlamasının yalnızca ekim, hasat ve verimlilik üzerinden değil; suya erişim, iklim koşullarına uyum, üretim maliyetleri ve arz güvenliği birlikte değerlendirilerek yapılmasını önemli hâle getiriyor.
Etkinliğin saat 14.15'te başlayan “Değişen İklimde Tarım: Yeni Riskler, Yeni Gerçekler” başlıklı bölümünde konuşmacı olarak Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz yer aldı.
Bu oturumun gündemi, tarımsal üretimde iklim risklerinin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi bakımından önem taşıyor.
Tarımsal Dayanıklılıkta Finansmanın Rolü
Etkinlik programının ikinci temel başlığını, iklim değişikliğine uyum sağlayabilecek tarımsal üretim modellerinin finansmanı oluşturdu.
Saat 14.35'te başlayan “İklim Riskinden Tarımsal Dayanıklılığa: Finansmanın Rolü” oturumunda, DenizBank KOBİ ve Tarım Bankacılığı Grubu Genel Müdür Yardımcısı Öcal Ağar konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü HBR Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan üstlendi.
Tarımsal dönüşümde finansman ihtiyacı; sulama sistemlerinin modernizasyonu, enerji verimliliği, hassas tarım teknolojileri ve üretim süreçlerinin dijitalleştirilmesi gibi alanlarda kendisini gösteriyor.
Bu kapsamda tarımsal finansmanın yalnızca üretim girdilerine yönelik kısa vadeli kaynak sağlama aracı olarak değil, iklim değişikliğine uyum ve uzun vadeli yatırım kapasitesini geliştiren bir mekanizma olarak ele alınması önem kazanıyor.
Su, Teknoloji ve Dayanıklılık Aynı Oturumda
Webinarın saat 14.50'de başlayan “Tarımın Yeni Kaynak Denklemi: Su, Teknoloji ve Dayanıklılık” başlıklı bölümünde, kamu yönetimi, uluslararası kalkınma ve tarım teknolojileri alanlarından temsilciler yer aldı.
Oturumun programda açıklanan konuşmacıları şöyleydi:
-
Cengiz Han Kılıçaslan: Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdür Yardımcısı
-
Taylan Kıymaz: Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Program Koordinatörü
-
Tanzer Bilgen: Doktar Kurucu Ortağı
-
Serdar Turan: HBR Türkiye Genel Yayın Yönetmeni, moderatör
Programın bu bölümü, su yönetimi ile dijital tarım uygulamalarının sürdürülebilir üretim açısından birlikte değerlendirilmesine odaklanan bir gündem sundu.
Dijital Tarımda Veri Odaklı Üretim Öne Çıkıyor
Tarım teknolojilerindeki gelişmeler, üretim süreçlerinin daha ölçülebilir, izlenebilir ve planlanabilir hâle getirilmesine imkân sağlıyor.
Toprak nem sensörleri, meteorolojik izleme sistemleri, uydu görüntüleri, uzaktan algılama ve karar destek yazılımları gibi teknolojiler; sulama, gübreleme ve üretim planlamasında veri kullanımını mümkün kılıyor.
Bu tür sistemlerin yaygınlaştırılması, uygun koşullarda kaynak tüketiminin azaltılmasına ve üretim risklerinin daha erken belirlenmesine katkı sağlayabilir.
Ancak dijital teknolojilerin tarımsal üretime sağlayacağı fayda; yatırım maliyetleri, teknik altyapı, çiftçilerin dijital becerileri ve teknolojilerin yerel üretim koşullarına uygunluğu gibi faktörlere de bağlı bulunuyor.
Dolayısıyla tarımda dijital dönüşümün yalnızca teknolojik donanım yatırımıyla sınırlı tutulmaması; çiftçi eğitimi, teknik danışmanlık, finansman ve veri yönetimi boyutlarıyla birlikte planlanması gerekiyor.
Türkiye'de Tarım Politikaları Açısından Üç Stratejik Alan
HBR Türkiye tarafından belirlenen etkinlik gündemi, Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesinin korunması ve geliştirilmesi bakımından üç temel alana işaret ediyor.
Birinci alan: İklim değişikliğine uyum. Tarımsal üretimin kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar karşısındaki dayanıklılığının artırılması, üretim planlamasının iklim verileriyle desteklenmesini gerektiriyor.
İkinci alan: Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi. Tarımsal sulamada verimliliğin artırılması, su kayıplarının azaltılması ve havza ölçeğinde planlama yapılması, özellikle su stresi yaşayan bölgeler açısından önem taşıyor.
Üçüncü alan: Teknolojiye ve finansmana erişim. Dijital tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması için üreticilerin yatırım gücünün desteklenmesi, finansman modellerinin geliştirilmesi ve teknik bilgiye erişimin kolaylaştırılması gerekiyor.
Bu üç alanın birlikte değerlendirilmesi, sürdürülebilir tarım politikalarının ekonomik, çevresel ve teknolojik boyutları arasında bütünlük kurulmasına yardımcı olabilir.
Ankara ve İç Anadolu İçin de Önemli Bir Gündem
Webinarda ele alınmak üzere belirlenen konular, Ankara ve İç Anadolu Bölgesi'ndeki tarımsal üretim açısından da önem taşıyor.
Bölgenin tarımsal faaliyetlerinde yağış değişkenliği, sulama ihtiyacı, yeraltı ve yüzey suyu kaynaklarının yönetimi ile üretim maliyetleri, uzun vadeli planlamada dikkate alınması gereken unsurlar arasında bulunuyor.
Bu çerçevede iklim verilerinin üretim kararlarına dâhil edilmesi, modern sulama yöntemlerinin desteklenmesi, tarım teknolojilerinin erişilebilir hâle getirilmesi ve üretici örgütlerinin finansman kapasitesinin geliştirilmesi, bölgesel tarımsal dayanıklılığı güçlendirebilecek uygulamalar olarak değerlendiriliyor.
Ankara'daki üniversiteler, araştırma kurumları, tarım teknolojisi girişimleri, kamu kuruluşları ve üretici örgütleri arasında geliştirilecek iş birlikleri de bilimsel bilginin sahadaki uygulamalara aktarılmasına katkı sağlayabilir.
Tarımın Geleceği Bütüncül Bir Dönüşüm Gerektiriyor
HBR Türkiye ve DenizBank iş birliğinde gerçekleştirilen etkinliğin ana gündemi, tarımın geleceğinin yalnızca üretim miktarı üzerinden değerlendirilemeyeceğini ortaya koyan bir çerçeve sunuyor.
İklim değişikliğine uyum, doğal kaynakların korunması, finansman olanaklarının geliştirilmesi ve teknolojinin üretim süreçlerine kazandırılması, birbirini tamamlayan dönüşüm alanları olarak öne çıkıyor.
Bu yaklaşım, tarım sektörünün ekonomik sürdürülebilirliği kadar gıda güvenliği, kırsal kalkınma ve çevresel dayanıklılık bakımından da önem taşıyor.
Etkinlik Kaydı ve Kaynak Bilgileri
Etkinliğin adı: Tarımın Yeni Denklemi: İklim, Teknoloji ve Finansman
Tarih: 8 Ekim 2026, Perşembe
Başlangıç saati: 14.00 (TSİ)
Düzenleyen: Harvard Business Review Türkiye
İş birliği yapılan kuruluş: DenizBank
Moderatör: Serdar Turan – HBR Türkiye Genel Yayın Yönetmeni
Etkinlik kaydı: HBR Türkiye – Tarımın Yeni Denklemi: İklim, Teknoloji ve Finansman
Etkinlik programı: HBR Türkiye – Resmî Etkinlik Programı
Kaynak: Harvard Business Review Türkiye (HBR Türkiye).
Haber derleme ve editörlük: GA Dijital Haber Portalı / Çevre ve Doğa – Tarım Haberleri
Tarımın Yeni Denklemi: İklim, Teknoloji ve Finansman
HBR Türkiye ve DenizBank iş birliğinde düzenlenen webinarda tarımın geleceği; iklim değişikliği, su yönetimi, teknoloji ve finansman gündemiyle ele alındı.
YORUM YAP