HABERLER

G[A]
01 Kasım 2026 19:53 | Son Güncelleme: 02 Kasım 2026 22:54

Türkiye’nin Ar-Ge Harcamaları 980 Milyar TL’yi Aştı: Ankara Bilim ve Teknoloji Yatırımlarında Zirveye Yaklaştı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları 980,4 milyar TL’ye ulaşırken, millî gelirden ayrılan pay yüzde 1,55’e yükseldi. Harcamaların yüzde 65’ini şirketler gerçekleştirdi. Ankara, Türkiye genelindeki Ar-Ge harcamalarının yüzde 30’unu üstlenerek İstanbul’un ardından ikinci sırada yer aldı. Veriler, Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesindeki gelişmeyi ortaya koyarken, bilimsel araştırmaların yüksek katma değerli üretime dönüştürülmesinin önemini de gündeme taşıdı.

Ar-Ge harcamalarında 328,6 milyar TL’lik artış

ANKARA | GAZETE ANKARA DİJİTAL HABER PORTALI | BİLİM VE TEKNOLOJİ- Türkiye İstatistik Kurumu’nun 30 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı 58011 sayılı bültene göre, Türkiye’nin gayrisafi yurt içi araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcaması 2025 yılında 980 milyar 428 milyon TL olarak gerçekleşti.

Bir önceki yıla göre 328 milyar 607 milyon TL artan harcamaların gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı ise yüzde 1,46’dan yüzde 1,55’e yükseldi.

Bu gelişme, Türkiye ekonomisinde araştırma ve geliştirmeye ayrılan kaynakların yalnızca nominal olarak değil, millî gelir içindeki pay bakımından da arttığını gösterdi. Bununla birlikte, harcamalardaki TL bazlı yükselişin tamamını reel büyüme olarak yorumlamak mümkün değil.

2025 Ar-Ge harcaması

980,4 milyar TL

GSYH içindeki pay

%1,55

Şirketlerin harcama payı

%65,0

Ar-Ge personeli (TZE)

317.982

TÜİK, Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması, 2025.

Özel sektör Ar-Ge yatırımlarının merkezinde

Araştırmaya göre Ar-Ge harcamalarının yüzde 65’i mali ve mali olmayan şirketler, yüzde 30,3’ü yükseköğretim kurumları, yüzde 4,7’si ise genel devlet ve kâr amacı olmayan kuruluşlar tarafından gerçekleştirildi.

Ar-Ge faaliyetlerinin finansmanında da şirketler yüzde 52,5 ile ilk sırada bulunurken, genel devletin payı yüzde 31,1 olarak hesaplandı.

Bu tablo, Türkiye’de teknoloji geliştirme çalışmalarının önemli bölümünün özel sektör eliyle yürütüldüğünü; üniversitelerin ise bilimsel araştırma ekosisteminin temel aktörlerinden biri olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Ankara, Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarının yüzde 30’unu gerçekleştiriyor

TÜİK verilerinin başkent açısından en dikkat çekici sonuçlarından biri, Ankara’nın araştırma ve geliştirme faaliyetlerindeki güçlü konumu oldu.

Ar-Ge harcamalarında ilk üç bölge

2025 yılı Türkiye toplamından alınan pay (%)

Chart
 
TR42: Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova. Kaynak: TÜİK 2025 Ar-Ge Araştırması.

İstanbul yüzde 31,8 ile ilk sırada yer alırken Ankara yüzde 30 ile ikinci oldu. Böylece iki il, Türkiye’deki toplam Ar-Ge harcamalarının yüzde 61,8’ini gerçekleştirdi.

Ar-Ge personeli sayısında da İstanbul yüzde 32,2, Ankara yüzde 19,8 paya sahip oldu.

Ankara’nın Ar-Ge harcama payının personel payından yüksek olması, başkentte çalışan başına harcama düzeyinin ülke ortalamasından yüksek olduğuna işaret ediyor. Ancak bunun nedenlerini belirlemek için savunma sanayii, teknoloji girişimleri, üniversiteler ve araştırma merkezleri özelinde ayrıntılı verilere ihtiyaç bulunuyor.

İmalat sanayisinde yüksek teknolojinin payı yüzde 47,7

2025 yılında imalat sanayisindeki Ar-Ge harcamaları 322 milyar 656 milyon TL’ye ulaştı. Bu harcamaların yüzde 47,7’si yüksek teknoloji, yüzde 40,7’si orta-yüksek teknoloji faaliyetlerinde gerçekleştirildi.

İki teknoloji grubu birlikte değerlendirildiğinde imalat sanayisindeki Ar-Ge harcamalarının yüzde 88,4’ünün yüksek ve orta-yüksek teknoloji alanlarında yoğunlaştığı görülüyor.

Bu sonuç; mühendislik, ileri malzeme, elektronik, makine ve teknoloji odaklı üretim ekosisteminin geliştirilmesi bakımından önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Bununla birlikte Ar-Ge harcamalarının yüksekliği, tek başına ticarileşme veya ihracat başarısının ölçüsü olarak değerlendirilmemeli.

Araştırma personelinin yüzde 34,1’i kadın

Türkiye’de tam zaman eşdeğeri (TZE) cinsinden 317 bin 982 Ar-Ge personeli çalışırken, kadın Ar-Ge personeli sayısı 108 bin 453 olarak kaydedildi.

Kadınların Ar-Ge personeli içindeki oranı yüzde 34,1 olurken, yükseköğretimde bu oran yüzde 48,1’e ulaştı. Şirketlerdeki kadın Ar-Ge personeli oranı ise yüzde 28,2 düzeyinde kaldı.

Bu farklılık, özellikle sanayi ve teknoloji şirketlerinde kadın araştırmacıların istihdamını ve kariyer gelişimini destekleyecek uygulamaların önemini ortaya koyuyor.

Gazete Ankara değerlendirmesi: Harcamadan teknoloji üretimine geçiş güçlendirilmeli

TÜİK’in 2025 sonuçları, Türkiye’nin Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığı ekonomik kaynakların ve araştırma kapasitesinin büyüdüğünü gösteriyor. Ancak bilim ve teknoloji politikalarının başarısında belirleyici olan yalnızca harcama tutarı değil, bu harcamaların ortaya çıkardığı bilimsel, teknolojik ve ekonomik sonuçlar.

Bu çerçevede üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi, araştırmaların patent, prototip ve ticarileşebilir ürünlere dönüştürülmesi, teknoloji tabanlı KOBİ’lerin desteklenmesi ve nitelikli araştırmacı istihdamının artırılması öncelikli politika alanları olarak öne çıkıyor.

Özellikle Ankara’nın güçlü Ar-Ge kapasitesinin, yüksek katma değerli üretim ve uluslararası rekabet gücüyle daha fazla bütünleştirilmesi stratejik önem taşıyor.

Türkiye açısından temel mesele, Ar-Ge’ye daha fazla kaynak ayırmanın yanında, bu kaynaklardan daha fazla bilgi, teknoloji, üretim ve toplumsal fayda elde edebilen sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi oluşturmak.

 

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması, 2025, Haber Bülteni No: 58011, 30 Ekim 2026. Kullanıcı tarafından sunulan 7 sayfalık resmî bülten esas alınmıştır.

Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması - 2025 - Veri Portalı - TÜİK.pdf

Resmî kurum: https://data.tuik.gov.tr/

 
Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı BİLİM/TEKNOLOJİ

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)