Geleceği Yönetmek: İki akademik yaklaşımın ortak bir gelecek arayışında buluşması
Bir yanda fizikten teknoloji yönetimine ve teknoloji öngörüsüne uzanan akademik bir birikim, diğer yanda öğrenme teknolojilerinden yapay zekâya, iletişimden insan-teknoloji etkileşimine kadar genişleyen disiplinler arası bir çalışma alanı… Prof. Dr. Serhat Çakır ile Gazete Ankara köşe yazarlarından Prof. Dr. Gülsün Kurubacak Çakır’ın “Geleceği Yönetmek” adlı yeni kitabı, iki bilim insanının yıllara yayılan akademik çalışmalarının ortak “gelecek” sorusu etrafında kesiştiği yeni bir eser olarak okurla buluşuyor.
Ankara – GA Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Bilim ve Teknoloji Haberleri- Gelecek, yalnızca bir zaman kavramı olmanın ötesine geçerek bilimsel araştırmaların ve teknoloji politikalarının giderek daha kritik bir odağı hâline gelmektedir.
Yapay zekânın hızlı gelişimi, dijital teknolojilerin gündelik yaşamın neredeyse tüm alanlarına nüfuz etmesi, insan ile makine arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanması ve teknolojik dönüşümün ekonomik ve toplumsal etkileri, artık yalnızca “gelecekte ne olacak?” sorusunu değil, “gelecek nasıl yönetilecek?” sorusunu da gündeme taşımaktadır.
Prof. Dr. Serhat Çakır ile Prof. Dr. Gülsün Kurubacak Çakır’ın birlikte kaleme aldığı “Geleceği Yönetmek”, farklı disiplinlerden beslenen iki akademisyenin bilimsel birikimlerini bu temel soru etrafında bir araya getiren yeni bir çalışma olarak yayımlanmıştır.
Fizikten teknoloji öngörüsüne
Prof. Dr. Serhat Çakır’ın akademik yolculuğu, kitabın başlığında yer alan “gelecek” kavramının arkasındaki bilimsel zemini anlamak açısından dikkat çekici bir örnek sunmaktadır.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde fizik alanında doktora yapan Çakır’ın akademik çalışma alanı zaman içinde teknoloji ve bilgi yönetimi, bilim-teknoloji ve yenilik politikaları, teknoloji tahmini, teknoloji öngörüsü ve teknolojik yatırımların etki analizine doğru genişlemiştir.
Başkent Üniversitesi akademik kayıtlarında yer alan çalışmaları; teknoloji öngörüsünün savunma sanayine uygulanmasından bilim, teknoloji ve yenilik politikalarına, yapay zekâ teknolojisi öngörüsünden araştırma ve geliştirme yatırımlarının değerlendirilmesine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
Bu çerçevede Çakır’ın akademik yaklaşımında gelecek, soyut bir tahmin alanı olmaktan ziyade; bilimsel yöntemlerle analiz edilmesi, farklı senaryolar üzerinden değerlendirilmesi ve karar alma süreçleriyle ilişkilendirilmesi gereken bir araştırma alanı olarak ele alınmaktadır.
İnsan ve teknolojinin kesişiminde bir akademik yaklaşım
Prof. Dr. Gülsün Kurubacak Çakır’ın akademik çalışmaları ise teknolojik dönüşümün insan, öğrenme ve iletişim üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde görev yapan Kurubacak Çakır’ın araştırma alanları; açık ve uzaktan öğrenmeden bilim-teknoloji-toplum çalışmalarına, bilim ve teknoloji politikalarından iletişim bilimlerine, eğitim teknolojilerinden bilgisayar bilimlerine uzanan disiplinler arası bir yapıya sahiptir.
Kurubacak Çakır’ın akademik çalışmalarında yapay zekâ, dijital dönüşüm ve yeni öğrenme teknolojileri de önemli bir yer tutmaktadır.
Bu yaklaşımda teknoloji, yalnızca daha hızlı işlem yapan sistemler veya yeni dijital araçlar olarak değil; insanın öğrenme, iletişim kurma, düşünme ve karar verme süreçlerini nasıl dönüştürdüğü bağlamında ele alınmaktadır.
İki akademik birikimin kesişim noktası
“Geleceği Yönetmek” açısından dikkat çekici unsurlardan biri, iki yazarın akademik yollarının belirli araştırma alanlarında daha önce de kesişmiş olmasıdır.
Serhat Çakır ile Gülsün Kurubacak Çakır’ın ortak akademik çalışmalarında teknoloji öngörüsü, yapay zekâ okuryazarlığı, sağlık teknolojilerinin geleceği ve açık ve uzaktan öğrenmenin teknolojik geleceği gibi konular yer almaktadır.
2023 yılında gerçekleştirilen Association of Open Universities Conference kapsamında iki akademisyen, açık ve uzaktan öğrenmede teknoloji öngörüsü ve etki değerlendirmesine yönelik model geliştirme konusunu birlikte ele almıştır.
Ortak akademik üretim sonraki yıllarda da devam etmiştir. Sağlık teknolojilerinin geleceğini teknoloji öngörüsü perspektifinden değerlendiren çalışmaların yanı sıra, 2025 yılında yayımlanan “Yapay Zekâ Okur Yazarlığı: Risk ve Fırsatlar” başlıklı kitap bölümünde de iki akademisyenin ortak imzası bulunmaktadır.
Bu akademik geçmiş, “Geleceği Yönetmek” kitabının ortaya çıktığı düşünsel zemini anlamak açısından önemli bir gösterge niteliği taşımaktadır.
Teknoloji öngörüsü neden önemlidir?
Teknoloji öngörüsü, geleceği kesin biçimde tahmin etme iddiasına dayanmaz.
Bunun yerine mevcut bilimsel ve teknolojik eğilimlerin izlenmesini, yeni gelişmelerin olası etkilerinin değerlendirilmesini, alternatif gelecek senaryolarının geliştirilmesini ve bugünkü kararların uzun vadeli sonuçlarının analiz edilmesini amaçlar.
Yapay zekâ çağında bu yaklaşım daha da kritik bir hâl almaktadır. Çünkü yapay zekâ yalnızca yeni bir teknoloji olarak gelişmemekte; eğitimden üretime, sağlıktan iletişime, bilimsel araştırmalardan kamu yönetimine kadar birçok alanın mevcut işleyişini de dönüştürmektedir.
Bu nedenle geleceği yönetmek, yalnızca hangi teknolojinin geliştirileceğine karar vermek anlamına gelmez. Teknolojinin hangi amaçlarla kullanılacağı, ortaya çıkarabileceği risklerin nasıl yönetileceği ve sunduğu fırsatların toplumsal faydaya nasıl dönüştürüleceği de bu tartışmanın temel bileşenleridir.
Akademik ortaklık, yaşam ortaklığı
Prof. Dr. Serhat Çakır ile Prof. Dr. Gülsün Kurubacak Çakır’ın ortak üretimlerinin dikkat çeken bir diğer yönü, iki bilim insanının aynı zamanda yaşam ortaklığı da kurmuş olmalarıdır.
Ancak bu durum, eserin bilim ve teknoloji haberciliği açısından magazinel bir ayrıntıdan öte bir anlam taşımaktadır.
Farklı akademik disiplinlerden gelen iki bilim insanının yıllar içinde teknoloji, insan ve gelecek üzerine ortak çalışmalar yürütmesi; farklı bilimsel perspektiflerin sürekli bir etkileşim içinde gelişmesine imkân tanıyan bir akademik ortaklık modeli ortaya koymaktadır.
“Geleceği Yönetmek”, bu yönüyle yalnızca iki imzayı taşıyan bir kitap değil; uzun yıllara yayılan ortak bir düşünsel üretim kültürünün de bir yansımasıdır.
Gazete Ankara ile akademik bağ
Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Gülsün Kurubacak Çakır aynı zamanda Gazete Ankara’nın köşe yazarları arasında yer almaktadır.
Bilim, teknoloji, iletişim ve toplumsal dönüşüm alanındaki akademik birikimini Gazete Ankara okurlarıyla da paylaşan Kurubacak Çakır’ın bu kurumsal bağlantısını, haberin şeffaflığı açısından açık biçimde belirtiyoruz..
Geleceğin merkezinde insan mı olacak?
“Geleceği Yönetmek”in yayımlandığı dönem, bu sorunun her zamankinden daha güncel olduğu bir sürece karşılık gelmektedir.
İnsan artık yalnızca makineleri kullanan bir özne değil; yapay zekâ sistemleriyle birlikte çalışan, algoritmaların ürettiği çıktılardan yararlanan ve giderek daha fazla karar sürecinde teknolojik sistemlerle etkileşime giren yeni bir insan-teknoloji ilişkisi içinde yer almaktadır.
Nitekim Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi yayınlarında Prof. Dr. Gülsün Kurubacak Çakır’ın, insan ve yapay zekâyı birbirine rakip olarak konumlandırmak yerine, iki tarafın farklı yeteneklerinin birlikte değerlendirildiği “birleşik zekâ” yaklaşımını öne çıkardığı görülmektedir.
Bu yaklaşım, geleceğin yönetilmesi tartışmasını teknoloji merkezli bir çerçeveden çıkararak yeniden insan odağına taşımaktadır.
Çünkü asıl mesele yalnızca yapay zekânın gelecekte neler yapabileceği değildir.
Asıl mesele, insanın geliştirdiği teknolojilerle birlikte nasıl bir gelecek inşa etmek istediğidir.
Prof. Dr. Serhat Çakır ile Prof. Dr. Gülsün Kurubacak Çakır’ın “Geleceği Yönetmek” adlı eseri, bu büyük tartışmanın tam merkezinde konumlanmaktadır.
Ve kitabın adı, çağımızın temel sorularından birini yalın bir biçimde ortaya koymaktadır:
Gelecek, başımıza gelecek bir zaman dilimi midir, yoksa bugünden aldığımız kararlarla şekillendirebileceğimiz bir süreç midir?
YORUM YAP