Ankara’da Acılı Ailelerin Adalet Nöbeti: Hakan Çakır Davasında Dayanışma Ruhu
Ankara’nın Keçiören ilçesinde geçtiğimiz aylarda çıkan bir kavgada hayatını kaybeden 23 yaşındaki Hakan Çakır’ın davası, Başkent’te yürekleri dağlayan bir dayanışmaya sahne oldu. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan ilk duruşmada, evlatlarını cinayete kurban veren onlarca aile adliye önünde bir araya gelerek "adalet" çağrısında bulundu.
2’si çocuk 5 sanığın yargılandığı davanın ilk celsesine, Türkiye’nin dört bir yanından gelen mağdur aileler destek verdi.
"83 Aile Olduk, Dayanışarak Adalet Arıyoruz"
Bundan 14 ay önce halı sahaya giderken hayattan koparılan 19 yaşındaki Muhammed Mutluay’ın babası Tanju Mutluay, adliye önündeki kalabalığın sözcüsü oldu. Mağdur ailelerin sayısının her geçen gün arttığını belirten Mutluay, acının birleştirdiği safları şu sözlerle anlattı:
"Maalesef mağdur aileler olarak 83 kişi olduk. Şu an hepsini temsilen buradayım. İstanbul'dan gelen 5 ailemiz daha var. Dayanışa dayanışa adalet arıyoruz hep birlikte. İnşallah adalet yerini bulur."
"Cezaevi Şartları Ağırlaştırılmalı"
Suçluların cezaevindeki rahatlığının yeni suçlara davetiye çıkardığını savunan acılı baba Mutluay, yargı sistemine ve cezaevi koşullarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Cezaların caydırıcı olması gerektiğini vurgulayan Mutluay; "Biz cezalar ağırlaştırılsın isterken maalesef içeriden affedilip çıkarılıyorlar. Cezaevi ortamı çok rahat olduğu için insanlar kolay suç işliyor. Ortopedik yatakları kaldırsınlar, cezaevi ortamları ağırlaştırılmalı. Bak o zaman kimse içeri girmeye cesaret edebilir mi?" ifadelerini kullandı.
"Gelin Arabası Beklerken Cenaze Arabası Geldi"
Kendi yaşadığı büyük acıyı dile getirirken gözyaşlarını tutamayan Tanju Mutluay, davanın sadece Hakan Çakır için değil, tüm çocuklar için bir sembol olduğunu belirtti: "Muhammed daha 19 yaşındaydı, hayalleri vardı. Evimin önüne gelin arabası hayal ederken cenaze arabası geldi. Çocuklar ölmesin diyorum."
Haberin Analizi: Mağdur Ailelerin Örgütlü Mücadelesi
Ankara Adliyesi önündeki bu tablo, Türkiye'de "mağdur hakları" ve "adalet arayışı" noktasında yeni bir toplumsal dayanışma modelinin doğduğunu gösteriyor. Farklı zamanlarda ve farklı şehirlerde evlatlarını kaybeden ailelerin bir platform çatısı altında toplanması, adli süreçlerin kamuoyu tarafından daha sıkı takip edilmesini sağlıyor. Ailelerin "cezaevi koşulları" ve "infaz yasası" üzerindeki eleştirileri, toplumdaki "cezasızlık algısı"na karşı yükselen bir feryat niteliği taşıyor. Hakan Çakır davası, sadece bir kavganın yargılaması değil, sokaktaki şiddetin durdurulması için verilen ortak bir mücadelenin adı haline gelmiş durumda.
Başkent Penceresinden
Keçiören gibi Ankara'nın en büyük ilçelerinden birinde yaşanan bu acı olay, Başkent'teki sokak güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ankara Adliyesi, bugün sadece bir hukuk mekanı değil, evlat acısıyla kavrulan babaların ve annelerin omuz omuza verdiği bir teselli meydanıydı. Ankara kamuoyu, genç yaşta toprağa verilen Hakan Çakır ve Muhammed Mutluay gibi isimlerin davalarından çıkacak sonucun, Başkent sokaklarında "adalet güvenini" yeniden tesis etmesini bekliyor. Gazete Ankara olarak, adaletin tecelli etmesi noktasında bu davanın her celsesini takip etmeye devam edeceğiz.
Kaynak: İHA
Haber Editörü: Hasan Mutlu
E-posta: bilgi@gazeteankara.com.tr
WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32

YORUM YAP