Toplantı sırasında salondaki vatandaşlara dönerek, "Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın. Kaldırsın elini" diyerek iddiaların sahadaki karşılığını sorgulayan Yavaş, kentin su durumuna ilişkin çarpıcı veriler paylaştı.
Dünyanın ve Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu "iklim kırılması" olarak tanımlayan Mansur Yavaş, Akdeniz havzasının dünyanın en hızlı kuruyan bölgesi haline geldiğine dikkat çekti. Yağışların barajları doldurmadığını ve yeraltı sularının çekildiğini belirten Yavaş, Ankara’nın su zenginliğini kaybettiğini şu rakamlarla gözler önüne serdi:
1994 Yılı: Kişi başına düşen yıllık su miktarı 41 metreküp
2008 Yılı: Kişi başına düşen yıllık su miktarı 45 metreküp
2025 Yılı: Kişi başına düşen yıllık su miktarı 19 metreküp
Ankara’nın su açısından ciddi şekilde fakirleştiğini ifade eden Yavaş, şeffaf yönetim anlayışı gereği gerçekleri saklamayacaklarını vurguladı. Kentin mevcut su rezervine dair de bilgi veren Yavaş şunları söyledi:
"Ankara’nın 200 günlük suyu var demiştim. 200 gün dediğiniz göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Biz bu süreçte ciddi miktarda tasarruf ettik. Görevimiz gerçeği gizlemek değil, bu tabloya rağmen Ankara'yı ayakta tutmaktır. Ben kimseye korku salmak için konuşmuyorum, tedbirli olmalıyız."
Başkan Yavaş'ın "200 gün" uyarısına paralel olarak, ASKİ verilerinden derlenen güncel baraj doluluk oranları Ankara'nın kritik eşikte olduğunu kanıtlıyor. Toplam kapasitesi yaklaşık 1 milyar 587 milyon metreküp olan barajların mevcut durumu şu şekildedir:
| Baraj Adı | Doluluk Oranı (%) | Durum |
| Çamlıdere | %24,5 | Kritik |
| Kurtboğazı | %38,2 | Orta |
| Eğrekkaya | %31,8 | Riskli |
| Akyar | %22,1 | Kritik |
| Çubuk 2 | %45,6 | Normal |
| Kavşakkaya | %28,4 | Riskli |
| TOPLAM GENEL | %31,2 | Teyakkuz |
Nüfus yoğunluğu ve altyapı yükü nedeniyle su tüketiminin en yüksek olduğu ve olası bir krizde ilk etkilenebilecek "Riskli Tüketim" bölgeleri belirlendi:
Çankaya: Ankara'nın en yüksek nüfuslu ilçesi olması nedeniyle günlük su çekişi en yüksek noktada.
Keçiören: Yoğun yapılaşma ve kot farkı olan mahallelerde basınç sorunları yaşanma ihtimali bulunuyor.
Etimesgut ve Sincan: Yeni yerleşim alanlarının genişlemesiyle su talebinin en hızlı arttığı bölgeler arasında.
Yenimahalle: Sanayi ve konut karmaşası nedeniyle su kullanım disiplininin en kritik olduğu bölge.
Mansur Yavaş’ın "su problemi yok" çıkışı, aslında kısa vadeli bir "yönetimsel başarı" ile uzun vadeli bir "ekolojik alarm" arasındaki ince çizgide duruyor. Kişi başına düşen su miktarının 45 metreküplerden 19 metreküpe düşmesi, Ankara’nın su güvenliğinin ne kadar bıçak sırtında olduğunu gösteriyor. Başkan’ın salonda el kaldırma eylemiyle yaptığı "saha sağlaması", anlık kesintilerin sistematik bir kriz olmadığını kanıtlama çabasıdır. Ancak "200 günlük su" uyarısı, krizin kapıda olduğunu ve kentsel tüketim alışkanlıklarının acilen değişmesi gerektiğini fısıldıyor.
Ankara, bozkırın ortasında 6 milyona yaklaşan nüfusuyla su yönetimi en zor şehirlerden biridir. Gerede sisteminden gelen su ve Kızılırmak hattının yedekte tutulması gibi projeler şehri bugüne kadar "susuz" bırakmadı. Ancak iklim verileri, artık sadece mühendislik çözümlerinin yeterli olmayacağını gösteriyor. Mansur Yavaş’ın dezenformasyon vurgusu, yerel yönetim ile merkezi medya arasındaki "algı savaşlarının" su gibi hayati bir mesele üzerinden devam ettiğini kanıtlıyor. Başkentliler için asıl soru şu: 200 gün sonra yağışlar yetersiz kalırsa B planı nedir? Gazete Ankara olarak, barajlardaki doluluk oranlarını ve su tasarrufu projelerini yakından izlemeye devam edeceğiz.
Kaynak: İHA
Haber Editörü: Hasan Mutlu
E-posta: bilgi@gazeteankara.com.tr
WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32