HABERLER

G[A]
10 Temmuz 2026 17:58 | Son Güncelleme: 23 Temmuz 2026 15:23

MSÜ’de yeni savaş doktrini: Türkiye askerî eğitim sistemini teknoloji ve çok alanlı harekâta göre yeniliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin güvenliğini hiçbir ülkeye veya ittifaka emanet edemeyeceğini vurgularken, Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu askerî eğitim sisteminin yeni savaş şartlarına göre yeniden yapılandırıldığını açıkladı. MSÜ’de dron, insansız deniz aracı, elektronik harp, siber güvenlik ve yapay zekâ odaklı eğitimlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

İstanbul / Ankara – GA Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Politika Haberleri Servisi- Millî Savunma Üniversitesi Harp Enstitülerinde eğitimlerini tamamlayan 301 subay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle mezun oldu.

MSÜ Yenilevent Kampüsü’nde düzenlenen 16’ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 8’inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi Mezuniyet Töreni’nde; Türkiye’nin millî güvenlik politikası, savunma sanayiindeki dönüşüm, askerî eğitim sisteminin geleceği ve yeni nesil savaş teknolojileri hakkında önemli mesajlar verildi.

Törende, 125’i 26 dost ve kardeş ülkeden gelen misafir askerî personel olmak üzere toplam 301 subay mezuniyet sevinci yaşadı. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, mezun subayların farklı kademelerde devletlerine ve silahlı kuvvetlerine hizmet edecekleri belirtildi.

Devlet ve askerî protokol törende bir araya geldi

Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, İstanbul Valisi Davut Gül, Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu katıldı.

Programda ayrıca üst düzey askerî yetkililer, akademisyenler, Türk ve misafir subaylar, mezunların aileleri ile davetliler hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan millî güvenlik ve yeni savaş düzeni mesajları

“Türkiye’nin güvenliğini kimseye emanet edemeyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, törendeki konuşmasında Türkiye’nin millî güvenliğini kendi imkân ve kabiliyetleriyle korumak zorunda olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada güçlü olmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Erdoğan, millî güvenlikten taviz verilemeyeceğini söyledi.

Erdoğan, “Hangi teşkilata üye olursak olalım, içinde bulunduğumuz zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik yaşamak için güçlü olmak zorundayız. Türkiye’nin güvenliğini kimseye emanet edemez, millî güvenliğimizden asla taviz veremeyiz.” dedi.

Millî güvenliğin hukuk, demokrasi ve meşruiyet içerisinde güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, devletin savunma kapasitesi kadar toplumsal birlik ve beraberliğin de korunmasının önemine işaret etti.

“İç kalemizi sağlam tutacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilerlerken milletin ortak aidiyet duygusunun güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’de yaşayan 86 milyon vatandaşın kardeş ve kaderdaş olduğunu vurgulayan Erdoğan, “İç kalemizi sağlam tutacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Erdoğan, yaklaşık yarım asırlık bir sorunun sona erdirilmesine yönelik çalışmaların başarıya ulaşmasıyla Türkiye’nin içeride ve dışarıda yeni bir hikâye yazmaya başlayacağını söyledi.

NATO Zirvesi vurgusu: “Ankara’da başarıyla ev sahipliği yaptık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası güvenlik sistemindeki konumuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Ankara’da gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne işaret eden Erdoğan, değişen güvenlik koşulları çerçevesinde İttifak’ın geleceğinin Türkiye’de ele alındığını söyledi.

Erdoğan, “NATO’ya Ankara’da başarıyla ev sahipliği yaptık. İttifak’ın geleceğini Türkiye’de ele aldık. Mevcut gündeme dair değerlendirmelerimizi müttefiklerimizle paylaştık.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin NATO içindeki güçlü konumunun millî güvenlik politikalarının alternatifi olmadığını ortaya koyan Erdoğan, uluslararası ittifaklarda etkin rol oynarken ülkenin kendi savunma gücünü de sürekli geliştirmesi gerektiğini belirtti.

“Savaşlar artık sadece cephelerde verilmiyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ ve yeni teknolojilerin savunma ve güvenlik alanında köklü bir dönüşüm meydana getirdiğini söyledi.

Klasik savaş ortamlarında kuvvet yoğunluğu ve platform sayısının belirleyici olduğunu hatırlatan Erdoğan, günümüzde teknoloji, enformasyon, insansız sistemler ve hızlı karar destek mekanizmalarının da bu unsurlara eklendiğini ifade etti.

“Savaşlar artık sadece cephelerde verilmiyor. Siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyalarıyla birlikte yürütülüyor.” diyen Erdoğan, kamikaze dronlarla kritik altyapıların, enerji nakil hatlarının ve ticaret güzergâhlarının hedef alınabildiğini söyledi.

İnsansız hava ve deniz araçlarının çatışmaların sonucuna doğrudan etki ettiğini, yapay zekâ merkezli yazılımların ise harekâtın seyrini değiştirdiğini belirten Erdoğan; keşif, gerçek zamanlı haber alma, planlama, sevk ve idare kabiliyetlerinin vazgeçilmez kuvvet çarpanlarına dönüştüğünü kaydetti.

“Yeni sistemin kutup başlarından biri olma yolunda ilerliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası güvenlik paradigmasının radikal bir dönüşümden geçtiğini belirterek Türkiye’nin oluşan yeni sistemin belirleyici merkezlerinden biri olmayı hedeflediğini söyledi.

Savunma sanayiinde yüzde 82 yerlilik oranına ulaşıldığını açıklayan Erdoğan, geliştirilen sistemlerin sahada test edildiğini ve alınan geri bildirimler doğrultusunda sürekli yenilendiğini ifade etti.

Türkiye’de savunma sanayii alanında faaliyet gösteren yaklaşık 4 bin firmanın bulunduğunu belirten Erdoğan; mühendislerin, yazılımcıların ve teknisyenlerin çalışmalarıyla güvenlik birimlerinin yerli ve millî sistemlerle donatıldığını söyledi.

Erdoğan, “Biz de uluslararası güvenlik paradigmasının radikal bir dönüşüme uğradığı bu dönemde yeni sistemin kutup başlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi.

Savunma ve havacılık ihracatında yeni rekor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 12 ayda 11 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek yeni bir rekora ulaştığını açıkladı.

2026 yılının ocak-haziran dönemindeki ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30 artarak 4 milyar 665 milyon dolara yükseldiğini belirten Erdoğan, yalnızca haziran ayında 803 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini bildirdi.

Savunma sanayiinde elde edilen teknolojik kazanımların sahada stratejik güce dönüşmesinin yetişmiş insan kaynağına bağlı olduğuna dikkat çeken Erdoğan, risk ve tehditleri doğru okuyabilen, farklı platformlardan gelen verileri değerlendirebilen ve ileri teknoloji sistemlerini etkin biçimde kullanabilen subayların önemini vurguladı.

MSÜ’nün 10 yıllık kurumsal dönüşümü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinin 31 Temmuz’da 10’uncu kuruluş yıl dönümünü kutlayacağını hatırlattı.

MSÜ’nün kısa sürede küresel ölçekte seçkin bir askerî eğitim kurumuna dönüştüğünü belirten Erdoğan, üniversitenin yalnızca subay ve astsubay yetiştirmediğini; savunma, güvenlik, strateji, askerî kültür ve doktrin alanlarında da önemli bir misyon üstlendiğini söyledi.

Erdoğan, üniversite bünyesinde yedi enstitü, üç harp okulu, dört astsubay meslek yüksekokulu ve Yabancı Diller Yüksekokulunun faaliyet gösterdiğini ifade etti.

Rektör Afyoncu’dan askerî eğitim sisteminin dönüşümüne ilişkin açıklamalar

MSÜ, 67 bin 396 öğrenci ve kursiyeri mezun etti

Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, üniversitenin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra askerî eğitim sisteminde oluşan ağır tahribatı gidermek amacıyla 31 Temmuz 2016’da kurulduğunu hatırlattı.

Üniversitenin rektör atamasından yalnızca 27 gün sonra, 17 ülkeden 126 misafir askerî personelle eğitime başladığını belirten Afyoncu, MSÜ’nün kuruluşundan bugüne kadar ulaştığı kapasiteyi açıkladı.

Afyoncu, üniversitenin 44 ülkeden 3 bin 52 dost ve kardeş ülke subay ve astsubayıyla birlikte toplam 67 bin 396 öğrenci ve kursiyeri mezun ettiğini bildirdi.

Mezunların 64 bin 344’ünün Türk askerî personelden oluştuğunu kaydeden Afyoncu, bu sayının Türkiye’nin çevresindeki birçok ülkenin toplam subay ve astsubay mevcudundan daha fazla olduğunu söyledi.

Kurmaylık sistemi yeniden yapılandırıldı

Afyoncu, 15 Temmuz darbe girişiminden en fazla zarar gören askerî eğitim alanlarından birinin kurmaylık sistemi olduğunu belirtti.

Kurmaylık eğitiminin müfredatı ve kurumsal yapısıyla birlikte yeniden ele alındığını aktaran Afyoncu, yeni sistemin 2017 yılında uygulanmaya başladığını ifade etti.

Kademeli kurmaylık sistemiyle kurmaylığın daha geniş bir subay kitlesine yayıldığını belirten Afyoncu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kurmay subay ihtiyacının bu model sayesinde önemli ölçüde karşılandığını söyledi.

Afyoncu, MSÜ bünyesindeki harp enstitülerinin bugüne kadar Türk ve misafir askerî personelden oluşan yaklaşık 5 bin kursiyer subaya eğitim verdiğini açıkladı.

Yeni kurmay profili: Teknolojiyi stratejik akılla birleştiren lider

Değişen muharebe sahasında yalnızca daha güçlü olanın değil, değişime daha hızlı uyum sağlayanın üstünlük kazandığını belirten Afyoncu, savaşın artık kara, deniz ve hava sahalarıyla sınırlı olmadığını söyledi.

Uzay, siber uzay, bilgi ortamı, yapay zekâ, insansız sistemler, büyük veri ve elektromanyetik spektrumun modern savaşın ayrılmaz cepheleri hâline geldiğini ifade eden Afyoncu; ekonomik baskılar, bilişsel operasyonlar, dezenformasyon ve vekil güçlerin kullanımının çatışmaları çok katmanlı hâle getirdiğini kaydetti.

Afyoncu, yeni dönemin kurmay subayının yalnızca muharebeyi sevk ve idare eden bir asker değil; değişimin yönünü okuyabilen, belirsizlikleri yönetebilen, müşterek ve çok alanlı harekâtı planlayabilen, teknolojiyi stratejik akılla birleştiren ve gerektiğinde inisiyatif alabilen bir lider olması gerektiğini söyledi.

“Artık robot savaşları dönemindeyiz”

Karabağ, Libya, Ukrayna ve İran çevresinde yaşanan çatışmalara dikkat çeken Afyoncu, savaş konseptinin son derece hızlı değiştiğini belirtti.

Her ordunun çoğu zaman bir önceki savaşın şartlarına göre hazırlandığını ifade eden Afyoncu, değişime geç kalan orduların ağır bedeller ödediğini söyledi.

Ukrayna’daki cephe hattında kilometre başına düşen asker sayısının geçmiş dünya savaşlarıyla karşılaştırılamayacak ölçüde azaldığını belirten Afyoncu, insan gücü yoğun savaş anlayışının yerini insansız ve robotik sistemlerin almaya başladığını kaydetti.

Afyoncu, “Artık dönem, robot savaşları dönemi. Biz askerî eğitim sistemimizi yeni savaş konseptine göre değiştirdik. Okullarımızdan mezun olan subay ve astsubaylarımızı tüfek kullanır gibi dron kullanabilecek şekilde mezun etmek için elimizden geleni yapacağız.” dedi.

Dron eğitimi harp okullarında yaygınlaştırılacak

Afyoncu, Baykar’ın desteğiyle Balıkesir’de İHA laboratuvarı kurulduğunu ve modern dron eğitimine başlandığını açıkladı.

Kurulan merkezlerde yalnızca dron kullanımı değil; bakım, onarım, tasarım ve üretim alanlarında da uygulamalı eğitim verildiğini belirten Afyoncu, eğitim programlarının sonbahardan itibaren diğer harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarında da başlatılacağını söyledi.

MSÜ bünyesinde dron üretim atölyelerinin oluşturulmasına yönelik çalışmaların Millî Savunma Bakanlığının desteğiyle sürdüğünü ifade eden Afyoncu, askerî personelin insansız sistemleri yalnızca kullanan değil, teknik altyapısını anlayan ve gerektiğinde geliştirebilen bir yetkinliğe ulaşmasının hedeflendiğini belirtti.

İnsansız deniz araçları, elektronik harp ve siber güvenlik

Türkiye’nin insansız hava araçlarının yanı sıra insansız deniz sistemlerinde de önemli bir seviyeye ulaştığını belirten Afyoncu, ASELSAN’ın desteğiyle Deniz Harp Okulunda İnsansız Deniz Aracı Simülasyon Merkezi ve eğitim programının başlatılacağını açıkladı.

Harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarında elektronik harp ve siber güvenlik laboratuvarlarının kurulduğunu ifade eden Afyoncu, bu altyapının ASELSAN ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının katkılarıyla oluşturulduğunu söyledi.

TÜBİTAK ve HAVELSAN’dan sağlanan yerli yazılımlarla harp oyunları, aviyonik sistemler ve aerodinamik laboratuvarlarının da kurulduğunu belirten Afyoncu, askerî eğitimin teknoloji ve uygulama boyutunun önemli ölçüde güçlendirildiğini kaydetti.

“Hedef, seçilmiş sivil iradenin emrinde subay yetiştirmek”

Prof. Dr. Erhan Afyoncu, MSÜ’nün temel hedefinin değişen savaş şartlarını okuyabilen, yeni teknolojileri etkin biçimde kullanabilen ve öngörülemeyen koşullara hızla uyum sağlayabilen subay ve astsubaylar yetiştirmek olduğunu söyledi.

Afyoncu, “Geleceğe hazırlanmak; yeni düşünce biçimleriyle, yeni meydan okumalarla ve öngörülemeyen şartlara hızla uyum sağlayabilen kuvvetler ve yetenekler geliştirmektir.” dedi.

MSÜ’nün kuruluş amacını da açıklayan Afyoncu, üniversitenin Türk milletinin ve seçilmiş sivil iradenin emrinde görev yapacak subay ve astsubaylar yetiştirmeyi hedeflediğini vurguladı.

GA Stratejik Bakış

Millî Savunma Üniversitesindeki mezuniyet töreninde verilen mesajlar, Türkiye’nin yeni güvenlik yaklaşımının üç temel eksen üzerinde şekillendiğini ortaya koyuyor: millî savunma sanayii, ileri teknoloji ve nitelikli askerî insan kaynağı.

Yeni savaş ortamında üstünlük artık yalnızca asker, silah veya platform sayısıyla ölçülmüyor. Veriyi hızla işleyebilmek, insansız sistemleri etkin kullanabilmek, siber ve elektronik tehditlere karşı koyabilmek, bilgi ortamını yönetebilmek ve farklı kuvvet unsurlarını müşterek harekât anlayışı içerisinde sevk edebilmek belirleyici hâle geliyor.

Bu nedenle MSÜ’de başlatılan dron, insansız deniz aracı, elektronik harp, siber güvenlik ve yapay zekâ odaklı programlar, yalnızca teknik bir müfredat değişikliğini değil, Türkiye’nin askerî eğitim doktrininde yaşanan kapsamlı dönüşümü temsil ediyor.

Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, savunma sanayiinde ulaşılan yüzde 82’lik yerlilik oranı, 11 milyar doları aşan yıllık savunma ve havacılık ihracatı ile MSÜ’nün uluslararası askerî eğitim kapasitesi birlikte değerlendirildiğinde Türkiye’nin yeni güvenlik mimarisinde yalnızca gelişmeleri izleyen değil, doktrin ve teknoloji üreten aktörlerden biri olmayı hedeflediği görülüyor.

Haber Kaynağı

Haberin ana kaynağı, T.C. Cumhurbaşkanlığı tarafından 10 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan “Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız” başlıklı resmî açıklamadır. Haberde ayrıca İhlas Haber Ajansı tarafından İstanbul mahreciyle servis edilen “Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO’ya Ankara’da başarı ile ev sahipliği yaptık” başlıklı haber ile Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun mezuniyet törenindeki açıklamalarından yararlanılmıştır.

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı POLİTİKA

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)