Savaşın Gölgesinde Enflasyon Mesajı: TCMB Kararlılık Vurgusunu Güçlendirdi
Jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını yukarı çektiği küresel ortamda, TCMB Başkanı Fatih Karahan’dan net mesaj: “Dezenflasyon süreci etkilenebilir, ancak fiyat istikrarı hedefinden geri adım yok.”

ANKARA – Gazete Ankara Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Ekonomi Haberleri – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirdiği kapsamlı sunumda, küresel jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerini çok boyutlu şekilde değerlendirdi. Karahan, özellikle ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan gerilimin enerji fiyatları üzerinden enflasyonist baskıları artırdığını vurgularken, para politikasında kararlılık mesajını güçlü biçimde yineledi.
Jeopolitik riskler enflasyon dinamiklerini yeniden şekillendiriyor
Karahan’ın sunumunda en dikkat çeken başlıklardan biri, Orta Doğu merkezli gelişmelerin küresel enerji piyasalarına etkisi oldu. Hürmüz Boğazı’na ilişkin risklerin enerji arzı üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Karahan, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişin doğrudan Türkiye’deki fiyatlama davranışlarını etkilediğini ifade etti.
Enerji ve ulaştırma maliyetlerindeki artışların, özellikle ulaştırma hizmetleri ve gıda fiyatları üzerinden tüketici enflasyonuna yansıdığına dikkat çekilirken, bu durumun dezenflasyon sürecinde geçici sapmalara yol açabileceği belirtildi. Ancak Karahan, bu sürecin para politikası duruşunu değiştirmeyeceğinin altını çizdi.
“Fiyat istikrarı temel öncelik olmaya devam edecek”
TCMB Başkanı Karahan’ın konuşmasının merkezinde, para politikası duruşuna ilişkin net ve güçlü bir çerçeve yer aldı.
Karahan, tüm para politikası araçlarının temel hedef olan fiyat istikrarı doğrultusunda kullanılmaya devam edileceğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Savaş, dezenflasyon sürecini olumsuz etkileyebilir; ancak bu durum kararlılığımızı değiştirmez. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası sürdürülecek.”
Bu açıklama, piyasalara verilen en kritik mesajlardan biri olarak öne çıktı.
Küresel para politikalarında yön değişimi sinyali
Sunumda küresel ekonomiye ilişkin önemli tespitler de yer aldı. Gelişmiş ülkelerde beklenen faiz indirimlerinin ötelenmesi, hatta Avrupa’da faiz artışı beklentilerinin gündeme gelmesi, küresel finansal koşulların sıkılaşmaya devam edebileceğine işaret etti.
Bu çerçevede:
- ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini erteleyebileceği
- Avrupa Merkez Bankası’nın yılın ikinci yarısında faiz artırabileceği
- Küresel talepte aşağı yönlü risklerin arttığı
değerlendirmeleri dikkat çekti.
Cari dengede kontrollü görünüm: 2026 için olumlu beklenti
Karahan, Türkiye ekonomisine ilişkin makro göstergelerde dengelenme sürecinin sürdüğünü belirtti. Özellikle dış ticaret ve cari denge tarafında dikkat çeken veriler paylaşıldı:
- İhracatta artış, ithalatta ise azalış gözlendi
- Enerji hariç ithalatta düşüş gerçekleşti
- Dış ticaret açığı gerileme eğilimine girdi
Bu gelişmeler doğrultusunda, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceği öngörüldü.
Enflasyonda karma tablo: çekirdek göstergeler yavaşladı
Enflasyonun bileşenlerine ilişkin detaylı analiz de sunumda yer aldı. Karahan’a göre:
- Temel mal ve hizmet enflasyonunda yavaşlama gözleniyor
- Ancak gıda ve enerji kalemlerinde artış sürüyor
- Özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş son iki ayda belirginleşti
Ayrıca doğal gazda kademeli tarifeye geçilmesi ve elektrik fiyat güncellemeleri de maliyet baskılarını artıran unsurlar arasında gösterildi.
Hizmet enflasyonunda atalet kırılıyor
Kira ve eğitim kalemlerinin geçmiş dönemde hizmet enflasyonunu yukarı taşıdığına dikkat çeken Karahan, son dönemde bu alanlarda yavaşlama sinyalleri alındığını belirtti. Bu durum, hizmet enflasyonundaki yapışkanlığın zayıflamaya başladığı şeklinde yorumlandı.
Finansal istikrar mesajı: TL mevduat güçlü kalıyor
Karahan’ın sunumunda finansal piyasalara ilişkin veriler de yer aldı:
- TL mevduatın payı %59 seviyesinde
- Döviz talebinde belirgin artış yok
- Altın talebindeki yükseliş geçici oldu
Bu göstergeler, sıkı para politikası çerçevesinin finansal istikrarı desteklediği yönünde değerlendirildi.
Rezervlerde toparlanma sinyali
Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle düşen rezervlerde son dönemde toparlanma yaşandığı belirtildi:
- Brüt rezervler 171 milyar dolara yükseldi
- Swap hariç net rezervler 36 milyar dolara ulaştı
Bu gelişme, piyasa güveni açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Genel değerlendirme: Kontrollü risk, kararlı politika
Karahan’ın sunumu, Türkiye ekonomisinin küresel risklere rağmen kontrollü bir denge içinde ilerlediğini ortaya koyarken, TCMB’nin para politikasında geri adım atmayacağı mesajını net şekilde verdi.
Özellikle enerji fiyatları kaynaklı dış şoklara rağmen, orta vadeli enflasyon hedeflerinden sapılmayacağı ve fiyat istikrarının temel öncelik olmaya devam edeceği vurgusu, hem piyasa aktörleri hem de politika yapıcılar açısından kritik bir yönlendirme niteliği taşıyor.
Haber Editörü: Hasan Mutlu
İletişim: bilgi@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP