HABERLER

G[A]
11 Temmuz 2026 14:04 | Son Güncelleme: 23 Temmuz 2026 09:22

Palandöken’den Kredi Kartı Komisyonu Çağrısı: Esnaf Kazancını Bankaya Bırakıyor

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, kredi kartı ve POS komisyonlarının bazı sektörlerde esnafın ürün satışından elde ettiği kârı aşabildiğini belirterek oranların makul seviyelere çekilmesini istedi. Palandöken, “Esnafın emeği ve sermayesi kredi kartı komisyonlarına heba edilmemeli” dedi.

Ankara – GA Haber Merkezi / Ekonomi Haberleri Servisi- Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, kredi kartı kullanımının yaygınlaşmasına karşılık POS komisyonlarının esnaf üzerindeki yükünün giderek ağırlaştığını söyledi.

Nakit kullanımının azalması nedeniyle kartlı ödeme kabul etmenin birçok işletme açısından tercihten çıkarak ticari zorunluluğa dönüştüğüne dikkati çeken Palandöken, özellikle düşük kâr marjıyla çalışan bakkal, büfe, market, lokanta ve restoranların komisyon maliyetlerini karşılamakta zorlandığını ifade etti.

“Esnafın emeği komisyonlara teslim edilmemeli”

Kredi kartıyla gerçekleştirilen satışlarda ortaya çıkan maliyetin doğrudan esnafın kazancından karşılandığını belirten Palandöken, bankaların uyguladığı oranların satılan ürünün kâr marjıyla uyumlu olması gerektiğini savundu.

Palandöken, şu değerlendirmede bulundu:

“Esnafın emeği ve sermayesi kredi kartı komisyonuna heba edilmemeli. Bankalar komisyon oranlarını satılan ürünün kârıyla ve sektörün gerçekleriyle eşleştirmeli. Esnaf, kazanmadığı bir gelirin komisyonunu ödemek zorunda bırakılmamalı.”

Kartlı ödemenin hemen her sektörde yaygınlaştığını hatırlatan Palandöken, esnafın komisyon maliyetini tüketiciye ayrıca yansıtamadığını, bu nedenle kesintinin doğrudan işletmenin kazancından çıktığını dile getirdi.

Komisyon oranı ürünün kârını aşabiliyor

Sorunun özellikle fiyatı ve perakende kârı sınırlı ürünlerde daha görünür hâle geldiğini söyleyen Palandöken, sigara satışını örnek gösterdi.

Bazı ürünlerde esnafın satıştan elde ettiği brüt kazancın POS kesintisinin altında kalabildiğine işaret eden Palandöken, şöyle konuştu:

“Esnaf bir üründen yüzde 4 kazanıyor, ancak kart komisyonu yüzde 4,5 seviyesine çıkabiliyor. Böyle bir işlemde esnaf satış yapmış görünse de gerçekte kazanmıyor, hatta zarara giriyor. Bu sistemin adı ticaret değil, maliyet olur.”

Palandöken, düşük kâr marjıyla çalışan işletmelerin müşteriyi kaybetmemek için kartlı satıştan vazgeçemediğini, ancak her satışın ardından kazancının önemli bir bölümünü finansman maliyetine bırakmak zorunda kaldığını vurguladı.

“Kartlı ödeme sisteminin maliyeti esnafın sırtına yüklenmemeli”

Lokanta ve restoranlar başta olmak üzere hizmet sektöründe kartlı ödemenin temel ödeme araçlarından biri hâline geldiğini belirten Palandöken; kira, enerji, personel, vergi ve ham madde giderlerinin yanı sıra POS komisyonlarının da işletmeler üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade etti.

“Komisyon oranları esnafın kazancını olduğu gibi götürüyor. Para aynı gün veya birkaç gün içerisinde hesaba alınmak istendiğinde kesinti daha da ağırlaşabiliyor. Esnaf hem satış yapıyor hem de yaptığı satış nedeniyle zarar edebiliyor. Bu adil bir sistem değil.”

Palandöken, tahsilatın daha uzun vadede yapılması hâlinde oranların düşebilmesine rağmen küçük işletmelerin nakit akışını haftalarca bekletecek mali güce sahip olmadığını kaydetti.

“Esnaf kazanmazsa ülke ekonomisi gelişemez”

Yüksek komisyonların yalnızca işletmelerin kazancını değil, kayıtlı ekonominin devamlılığını da etkilediğini belirten Palandöken, küçük esnafın ticari sistem içerisindeki rolüne dikkat çekti.

“Esnaf kazanamazsa ülke de kazanamaz. Vergisini ödeyemez, çalışanını koruyamaz, ailesinin geçimini sağlayamaz. Kayıtlı ekonominin ve ticari hayatın devamı için kredi kartı komisyonlarının mutlaka yeniden ele alınması gerekiyor.”

Palandöken, TESK olarak konuyu Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara aktardıklarını söyledi.

“Kimseyi mağdur etmeyecek adil bir çözüm bulunmalı”

Tüketicinin de kartla ödeme sırasında ilave ücret ödemek istemediğini belirten Palandöken, çözümün vatandaş ile esnafı karşı karşıya getirmeden oluşturulması gerektiğini ifade etti.

“Vatandaş haklı olarak kredi kartıyla yaptığı alışverişte ayrıca fark ödemek istemiyor. Esnaf da komisyon nedeniyle kazancını kaybetmek istemiyor. Hem tüketiciyi hem esnafı koruyacak, bankacılık sisteminin sürdürülebilirliğini de gözeten adil bir düzenleme yapılmalı.”

Palandöken, yalnızca aracılık hizmeti karşılığında alınan kesintinin bazı işletmelerin toplam kazancının üzerine çıkmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, sektör ve ürün bazlı oranların değerlendirilmesini istedi.

GA Uzman Görüşü | Kartlı Ödeme Zorunluluğa Dönüştüyse Maliyeti Dengeli Paylaşılmalı

Kartlı ödeme sistemleri kayıt dışılığın azaltılması, işlemlerin izlenebilirliği, tüketici güvenliği ve ticari hareketliliğin artırılması bakımından ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Ancak dijital ödeme altyapısının maliyeti, işletmelerin kâr marjlarından bağımsız ve tek yönlü biçimde esnafa yüklendiğinde sistemin teşvik edici niteliği zayıflıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, üye işyerlerine uygulanabilecek azami komisyon oranlarını düzenliyor ve bu oranları ödeme türü ile işlem özelliklerine göre ilan ediyor. Bununla birlikte azami sınırların bulunması, her sektörün aynı maliyeti taşıyabileceği anlamına gelmiyor. Düşük kâr marjıyla çalışan işletmeler açısından birkaç puanlık kesinti dahi satışın ekonomik anlamını ortadan kaldırabiliyor.

Bu nedenle çözüm, kartlı ödeme sistemini geriye götürmek veya tüketiciye ek maliyet yüklemek değil; maliyetin işlem riski, tahsilat süresi, sektörün kâr marjı ve işletme ölçeği dikkate alınarak daha dengeli dağıtılmasıdır.

Özellikle küçük esnaf için;

  • Düşük kâr marjlı ürünlere özel POS tarifelerinin oluşturulması,
  • Aynı gün veya kısa vadeli tahsilat maliyetlerinin makul sınırlandırılması,
  • Küçük işletmelere yönelik düşük komisyonlu paketlerin yaygınlaştırılması,
  • Bankaların oran ve kesintileri açık, karşılaştırılabilir biçimde ilan etmesi,
  • Sektör temsilcileri, bankalar ve düzenleyici kurumların ortak bir çalışma yürütmesi

ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıyor.

Kartlı ödemenin kayıtlı ekonomiye katkısı korunurken, sistemin maliyetinin küçük işletmelerin sermayesini eritmesine izin verilmemeli. Esnafın yaptığı her satıştan zarar ettiği bir ödeme modeli uzun vadede ne rekabeti ne istihdamı ne de tüketiciyi koruyabilir.

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı’nın 11 Temmuz 2026 tarihli açıklaması ile TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in değerlendirmeleri esas alınmıştır. Haber, GA Dijital Haber Portalı Ekonomi Haberleri Servisi tarafından güncel ödeme sistemleri ve esnaf ekonomisi bağlamında düzenlenmiştir.

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı EKONOMİ

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)