HABERLER

G[A]
07 Eylül 2026 09:17 | Son Güncelleme: 08 Eylül 2026 04:29

İş Dünyasından OVP Mesajı: Finansman, Üretim ve İhracat İçin Hızlı Uygulama Çağrısı

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı değerlendiren TOBB, TESK, ATO ve ASO başkanları; tek haneli enflasyon, mali disiplin ve üretim odaklı büyüme hedeflerini desteklediklerini açıkladı. İş dünyasının ortak gündeminde ise finansmana erişim, enerji ve girdi maliyetleri, sanayinin rekabet gücü, KOBİ’lerin desteklenmesi ve açıklanan hedeflerin hızla uygulamaya geçirilmesi yer aldı.

Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Ekonomi Haberleri- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program’a iş dünyasının önde gelen kuruluşlarından destek geldi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ve Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç; programın Türkiye ekonomisinin gelecek üç yılına ilişkin yol haritasını ortaya koyması bakımından önemli olduğunu belirtti.

İş dünyasının açıklamalarında; enflasyonun kalıcı olarak tek haneye indirilmesi, mali disiplinin sürdürülmesi, üretim ve ihracat kapasitesinin korunması, reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve sanayide teknolojik dönüşümün hızlandırılması öne çıktı.

Hisarcıklıoğlu: Özel sektör güçlü olursa Türkiye güçlü olur

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, programın enflasyonla mücadele, mali disiplin ve üretim odaklı büyüme hedeflerini önemsediklerini söyledi.

Dış kaynaklı haksız rekabetle mücadelenin imalat sanayisi politikasının temel unsurlarından biri hâline getirilmesini olumlu bulduklarını belirten Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Programda yer alan; özellikle dış kaynaklı haksız rekabetle mücadelenin imalat sanayii politikasının ana sütunlarından biri olması, ticaret politikası araçlarının etkin kullanımı, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve reel sektörle düzenli istişarenin kurumsallaşması iş dünyamız açısından yakından takip ettiğimiz ve devamlı vurguladığımız önemli hususlardır.”

Korumacılığın ve küresel ticaret savaşlarının arttığı bir dönemde Türkiye’nin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesinin korunması gerektiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu; finansmana erişimin kolaylaştırılması, ihracatçıların desteklenmesi ve kapsamlı bir sanayi koruma stratejisinin hazırlanması çağrısında bulundu.

Hisarcıklıoğlu, “Bizler iş dünyası olarak ülkemizin hedefleri doğrultusunda tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur” dedi.

Palandöken: Esnaf güçlendikçe ekonomik dayanıklılık artar

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken de enflasyonun kalıcı biçimde tek haneye düşürülmesi, mali disiplinin korunması, üretim ve istihdamın artırılması hedeflerinin önemli olduğunu ifade etti.

Programda belirlenen hedeflerin kalıcı refah artışına dönüşebilmesi için esnaf ve sanatkârların güçlendirilmesi gerektiğini belirten Palandöken, şunları söyledi:

“Esnafımızın finansmana erişiminin kolaylaştırılması, girdi ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, üretim ve ticaret gücünün artırılması ve haksız rekabetin önlenmesi, ekonomik hedeflerimize ulaşmamızda önemli katkı sağlayacaktır.”

Palandöken, ekonominin temel taşlarından biri olan esnaf ve sanatkârların üretim ve istihdama katkısına dikkat çekerek, “Üreten, istihdam sağlayan ve ekonomimize değer katan esnaf ve sanatkârlarımız güçlendikçe ülkemizin ekonomik dayanıklılığı da artacaktır” ifadelerini kullandı.

Baran: Finansman mekanizmalarının OVP’de yer alması önemli

ATO Başkanı Gürsel Baran, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin arttığı bir dönemde üç yıllık yol haritasının açıklanmasının iş dünyasının önünü görebilmesi bakımından değer taşıdığını söyledi.

Mayıs 2024’te yüzde 75,5 düzeyinde bulunan enflasyondan önemli ölçüde gerileme sağlandığını belirten Baran, 2026 yıl sonu tahmininin yüzde 28,4 olarak güncellenmesinin mücadelede alınması gereken mesafenin sürdüğünü gösterdiğini kaydetti.

Baran, programın enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini öngördüğünü hatırlatarak şöyle konuştu:

“Enflasyonla mücadeleyi destekliyoruz. Enflasyonla mücadelede alınan yolu da çok kıymetli buluyoruz. Ancak uzayan tek haneli enflasyon hedefine ulaşma sürecinde üretim, yatırım, istihdam ve ihracat gücümüzü korumamız gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır.”

Dezenflasyon sürecinin yükünün yalnızca özel sektörün üzerinde kalmaması gerektiğini dile getiren Baran, kamuda tasarruf ve harcama disiplininin kararlılıkla sürdürülmesi çağrısı yaptı.

İmalat sanayisine 250 milyar liralık finansman desteği

Reel sektörün en önemli sorunlarından birinin finansmana erişim olduğunu belirten Baran, OVP’de bu alana yönelik somut mekanizmaların yer almasını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

İmalat Sanayisini Güçlendirme Programı kapsamında yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkânlarının geliştirilmesinin planlandığını aktaran Baran, 250 milyar lira büyüklüğündeki İmalat Sanayisi Finansman Desteği Programı’nın reel sektör için önemli bir kaynak oluşturacağını ifade etti.

Baran, “Bu süreçte açıklanan kaynakların işletmelerimize hızlı, etkin ve ihtiyaca uygun şartlarla ulaşması, işletmelerimizin devamlılığı açısından çok önemli” dedi.

Enerji ithalatı ve dış ticaret açığı tahminleri yükseldi

ATO Başkanı Baran, programda enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara, dış ticaret açığı tahmininin ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkarıldığına dikkat çekti.

Enerjide dışa bağımlılığın cari denge, enflasyon ve sanayinin rekabet gücü açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Baran; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve kritik girdilerde yerli üretim kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin yıllıklandırılmış ihracatının ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolara ulaştığını aktaran Baran, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payının yüzde 44,1’e yükselmesini de olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

Mesleki eğitim ve nitelikli iş gücü vurgusu

OVP’de 2026 için yüzde 8,1 olarak öngörülen işsizlik oranının 2029’da yüzde 7,6’ya düşürülmesi ve üç yılda yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması hedefleniyor.

Reel sektörün ara kademe çalışan ve nitelikli teknik personel bulmakta güçlük çektiğini belirten Baran, işsizlik ile işletmelerin eleman bulma sorununun aynı anda yaşanmasının mesleki eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağın güçlendirilmesini zorunlu kıldığını söyledi.

Baran, OVP’de sektör-okul iş birliklerine ve mesleki eğitime yapılan vurgunun bu nedenle büyük önem taşıdığını ifade etti.

Ardıç: Sürdürülebilir büyümenin temeli sanayidir

ASO Başkanı Seyit Ardıç, iş dünyasının beklentileri ile sanayicilerin karşılaştığı sorunların program hazırlıkları sırasında kamu yönetimine aktarılmasının ve sanayinin önceliklerinin OVP’ye yansıtılmasının değerli olduğunu belirtti.

Program döneminde ekonomik büyümenin kademeli olarak yüzde 3,3’ten yüzde 5’e çıkarılmasının hedeflendiğine dikkat çeken Ardıç, “Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir” dedi.

Ardıç; beşerî ve fiziki altyapının geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve yüksek katma değerli üretimin desteklenmesine yönelik yaklaşımın Türkiye’nin büyüme modelini daha üretken, teknoloji yoğun ve ihracat odaklı bir yapıya taşıyabileceğini söyledi.

Sanayinin öncelikleriyle büyük ölçüde örtüşüyor

OVP’nin yeniliklerinden biri olan İmalat Sanayisini Güçlendirme Programı’nı değerlendiren Ardıç, finansman, enerji, nitelikli iş gücü, yeşil ve dijital dönüşüm, ihracat ve kamu alımlarını kapsayan bütüncül yaklaşımın sanayinin ölçek kazanmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Ardıç, “Programın kapsadığı alanlar, sanayicilerimizin sahadaki öncelik ve ihtiyaçlarıyla da büyük ölçüde örtüşmektedir” ifadelerini kullandı.

Fiyat ve finansal istikrarın kalıcı hâle gelmesinin ekonominin üretim ve arz kapasitesinin artırılmasına bağlı olduğunu dile getiren Ardıç, enflasyonla mücadele edilirken sanayi yatırımlarının, işletme sermayesinin ve ihracatçıların rekabet gücünün korunması gerektiğini söyledi.

“OVP’nin başarısını somut sonuçlar belirleyecek”

Programda 2029 yılı için yüzde 5 büyüme, 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı ve yüzde 9 enflasyon hedeflendiğini hatırlatan Ardıç, bu hedeflere ulaşılmasının sanayinin yatırım yapabilmesine ve üretim kapasitesini koruyabilmesine bağlı olduğunu kaydetti.

Ardıç, şu değerlendirmede bulundu:

“OVP’nin başarısı; açıklanan hedeflerin sanayi yatırımlarına, üretim kapasitesine, verimlilik artışına, teknolojik dönüşüme ve ihracata ne ölçüde yansıdığıyla değerlendirilecektir.”

ASO’nun program hedeflerinin somut uygulama araçlarına dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarla iş birliği yapmaya hazır olduğunu bildiren Ardıç; finansman, enerji, iş gücü ve yatırım ortamına yönelik adımların eş zamanlı ve kararlı biçimde uygulanması gerektiğini vurguladı.

İş dünyasının ortak beklentisi: Hedefler sahaya yansıtılmalı

TOBB, TESK, ATO ve ASO başkanlarının açıklamaları, iş dünyasının OVP’nin temel hedeflerine destek verdiğini ancak programın başarısı için hızlı, öngörülebilir ve sonuç odaklı bir uygulama dönemine ihtiyaç duyulduğunu ortaya koydu.

Açıklamalarda öne çıkan ortak beklentiler şöyle sıralandı:

  • Enflasyonla mücadele edilirken üretim, yatırım ve istihdam kapasitesinin korunması
  • Reel sektörün ve KOBİ’lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması
  • Girdi, enerji, iş gücü ve finansman maliyetlerinin azaltılması
  • Sanayinin yeşil ve dijital dönüşümünün desteklenmesi
  • Haksız rekabete karşı etkili ticaret politikalarının uygulanması
  • İhracat finansmanı ile yeni pazarlara erişim imkânlarının geliştirilmesi
  • Mesleki eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağın güçlendirilmesi
  • Kamuda tasarruf ve harcama disiplininin sürdürülmesi
  • Açıklanan desteklerin işletmelere hızlı ve uygun şartlarla ulaştırılması

İş dünyasının temsilcileri, 2027-2029 Orta Vadeli Program’ın başarısının yalnızca makroekonomik hedeflere değil, bu hedeflerin esnafın, KOBİ’lerin, sanayicilerin ve ihracatçıların günlük faaliyetlerine ne ölçüde yansıyacağına göre değerlendirileceği mesajını verdi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Muhabirler: Furkan Doğan, Hidayet Türkyılmaz, Ahmet Özkurt, Ömer Faruk Karataş

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı EKONOMİ

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)