HABERLER

G[A]
13 Mart 2026 01:09 | Son Güncelleme: 13 Mart 2026 03:27

Prof. Dr. Hacı Mehmet Şahin: Türkiye Enerji Terminali Olma Yolunda Stratejik Bir Avantaja Sahip

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacı Mehmet Şahin, Orta Doğu’da yaşanan çatışmaların küresel enerji sisteminde yeni kırılmalar yarattığını belirterek Türkiye’nin enerji koridoru olmanın ötesine geçerek “enerji terminali” olma potansiyeline dikkat çekti.

ANKARA – Gazete Ankara Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Çevre ve Doğa (Enerji) – Orta Doğu’da İran ile ABD ve İsrail arasında başlayan çatışma, yalnızca askeri ve diplomatik bir gerilim olarak değil, aynı zamanda küresel enerji sisteminin merkezinde yaşanan stratejik bir kırılma olarak değerlendiriliyor.

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı köşe yazarlarından Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacı Mehmet Şahin, yayımlanan analiz yazısında enerji jeopolitiğinin günümüz uluslararası ilişkilerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.

Şahin’e göre küresel ölçekte yaşanan enerji krizleri, yalnızca üretim ve tüketim dengelerini değil, aynı zamanda ülkelerin dış politika stratejilerini de doğrudan etkiliyor.


Enerji Artık Sadece Ekonomik Bir Kaynak Değil

Prof. Dr. Şahin, enerji kaynaklarının günümüzde yalnızca ekonomik bir meta olarak görülmediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bugün yaşanan gelişmeler bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Enerji yalnızca ekonomik bir kaynak değil, aynı zamanda stratejik bir güç unsurudur.”

Enerji üretim bölgeleri ile tüketim merkezlerinin çoğu zaman farklı coğrafyalarda bulunduğunu ifade eden Şahin, bu nedenle enerji hatlarının güvenliğinin küresel siyasetin en kritik başlıklarından biri haline geldiğini belirtti.

Özellikle Orta Doğu’nun dünya petrol rezervlerinin önemli bir bölümüne sahip olması, bölgedeki her kriz veya çatışmanın doğrudan küresel enerji piyasalarını etkilediğini ortaya koyuyor.


Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı Küresel Enerji İçin Kritik

Enerji güvenliği açısından en hassas noktalardan birinin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı olduğunu vurgulayan Şahin, bölgedeki çatışmaların dünya enerji ticareti üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini ifade etti.

Analizde bu durum şu sözlerle açıklanıyor:

“Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol miktarı dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünü oluşturur. Bu bölgede yaşanan kriz enerji fiyatlarının yükselmesine ve enerji arz güvenliğinin tehlikeye girmesine neden olur.”

Bu nedenle bölgedeki her askeri veya siyasi gelişme, küresel enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açabiliyor.


Türkiye Enerji Coğrafyasının Merkezinde

Prof. Dr. Hacı Mehmet Şahin’e göre Türkiye’nin stratejik konumu, enerji güvenliği tartışmalarında giderek daha fazla önem kazanıyor.

Türkiye’nin Orta Doğu, Hazar Havzası ve Rusya-Avrasya enerji sisteminin kesişim noktasında bulunduğunu belirten Şahin, bu konumun Türkiye’yi yalnızca bir enerji tüketicisi değil aynı zamanda enerji akışının merkezlerinden biri haline getirdiğini ifade ediyor.

Şahin bu durumu şu sözlerle özetliyor:

“Tarih boyunca Asya ile Avrupa arasında bir köprü olan Türkiye, bugün bu rolünü enerji alanında yeniden üstlenmektedir.”


Boru Hatları Enerji Jeopolitiğinin Damarları

Enerji taşımacılığında boru hatlarının kritik öneme sahip olduğunu belirten Şahin, Türkiye üzerinden geçen önemli enerji hatlarına dikkat çekti.

Türkiye’nin enerji sistemindeki rolünü güçlendiren başlıca hatlar arasında şunlar yer alıyor:

  • Irak–Türkiye Petrol Boru Hattı
  • Bakü–Tiflis–Ceyhan Petrol Boru Hattı
  • Türkiye üzerinden geçen uluslararası doğal gaz projeleri

Bu projeler Türkiye’yi yalnızca bir geçiş ülkesi değil, aynı zamanda küresel enerji sisteminin önemli bir aktörü haline getiriyor.


Türkiye’nin Stratejik Hedefi: Enerji Terminali Olmak

Şahin’e göre Türkiye için asıl stratejik hedef enerji koridoru olmak değil, enerji terminali haline gelmek.

Enerji koridoru kavramının yalnızca enerji hatlarının geçtiği bir güzergâhı ifade ettiğini belirten Şahin, enerji terminalinin ise çok daha geniş bir sistemi kapsadığını söylüyor.

Bu konuda şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Enerji terminali; enerjinin depolandığı, işlendiği, ticaretinin yapıldığı ve bölgesel dağıtımının gerçekleştirildiği merkezleri ifade eder.”

Türkiye’nin son yıllarda LNG terminalleri, yer altı doğal gaz depolama tesisleri ve enerji ticaret platformları ile bu hedef doğrultusunda önemli yatırımlar yaptığı belirtiliyor.


Enerji Ticaret Merkezleri Yeni Stratejik Alan

Küresel enerji fiyatlarının çoğu zaman üretim sahalarında değil, enerji ticaret merkezlerinde belirlendiğini ifade eden Şahin, Avrupa’daki TTF ve ABD’deki Henry Hub merkezlerinin buna örnek olduğunu hatırlatıyor.

Türkiye’nin ise İstanbul ve Trakya bölgesinde kurulacak enerji ticaret platformları ile Avrasya enerji piyasasında yeni bir rol üstlenmeyi hedeflediği ifade ediliyor.


Enerji Güvenliği Yeni Jeopolitik Dengeler Oluşturuyor

Prof. Dr. Şahin’e göre Orta Doğu’daki çatışmalar, küresel enerji güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Analizin sonunda Türkiye’nin gelecekteki rolüne ilişkin şu değerlendirme yer alıyor:

“Doğru stratejilerle hareket edildiğinde Türkiye yalnızca enerji akışının geçtiği bir ülke değil; enerjinin depolandığı, ticaretinin yapıldığı ve bölgesel dağıtımının yönetildiği bir merkez haline gelebilir.”

Şahin’e göre önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin uluslararası alandaki en güçlü kimliklerinden biri şu kavram etrafında şekillenebilir:

“Enerji Terminali Türkiye.”


Haber Kaynağı:

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı – Prof. Dr. Hacı Mehmet Şahin köşe yazısı
https://www.gazeteankara.com.tr/writers/prof-dr-h-mehmet-sahin/enerji-terminali-turkiye-savasin-golgesinde-yeni-bir-stratejik-rol-6050


Haber Editörü:
Dr. Oğuz Poyrazoğlu
İletişim: opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı ÇEVRE VE DOĞA

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)