ASO ve TTGV'den COP31 Zirvesi Öncesi İklim ve Sanayi Deklarasyonu
Ankara Sanayi Odası ile Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde ortak bir bildiri yayımlayarak gelişmekte olan ülkelerin ikiz dönüşüm sürecinde karşılaştığı teknoloji ve finansman açıklarına dikkat çekti. Bildiride, iklim hedeflerine ulaşılırken ülkeler arasındaki gelişmişlik uçurumunun derinleşmemesi ve KOBİ’lere yönelik finansman kanallarının açılması gerektiği vurgulandı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde iş dünyasından ortak bir adım geldi. Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV), “Gelişmekte Olan Ülke Sanayilerinin İkiz Dönüşümü” başlıklı ortak bir değerlendirme raporu hazırladı.
Hazırlanan yayında; sanayinin yeşil ve dijital dönüşümünde gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki teknoloji transferi, finansman erişimi ve altyapı yetersizlikleri somut verilerle ele alındı.
ARDIÇ: "TEKNOLOJİ VE KALKINMA FARKLARI AZALTILMALI"
Zirveye katılacak karar vericilere yönelik değerlendirmelerde bulunan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, finansmana ve teknolojiye erişimde yaşanan güçlüklerin gelişmekte olan ülkelerdeki işletmelerin rekabet gücünü doğrudan zedelediğine dikkat çekti.
Dönüşümün adil bir zeminde ilerlemesi gerektiğini belirten Ardıç, "İklim hedeflerine ilerlerken ülkeler arasındaki teknoloji ve kalkınma farklarını azaltmaya çalışalım. Uzun vadeli ve erişilebilir iklim finansmanını, KOBİ’lerin de yararlanabileceği somut yatırım imkânlarına dönüştürelim. Ortak Ar-Ge, pilot uygulama ve üretim programlarıyla teknolojik yetkinlikleri daha fazla ülkeye yayalım" ifadelerini kullandı.
"İLK RİSKİ ÜSTLENECEK MEKANİZMALAR KURULMALI"
TTGV Yönetim Kurulu Başkanı Değerhan Usluel ise dönüşümün sadece teoride kalmaması gerektiğine işaret etti. İklim teknolojilerinin gerçek sanayi sahasına aktarılmasında kurumsal boşluklar bulunduğunu kaydeden Usluel, ilk yatırım ve uygulama riskini üstlenecek demonstrasyon projelerinin fonlanması ve sahadan elde edilen verilerin paylaşılması çağrısında bulundu.
Raporda ayrıca Türkiye'nin imalat sanayii altyapısı, mühendislik birikimi ve coğrafi konumuyla bölgesel iş birlikleri açısından bir aktarım merkezi olabileceği tespiti paylaşıldı.
DEKLARASYONDA ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLAR
İki kurumun uluslararası kamuoyuna sunduğu metinde şu temel öneriler sıralandı:
Sadece Tüketim Değil Üretim: Gelişmekte olan ülkelerin yalnızca yeşil teknolojiyi satın alan değil; geliştiren ve üreten aktörler konumuna getirilmesi.
KOBİ’lere Yönelik İklim Fonu: Küresel iklim finansmanının tabana yayılarak küçük ve orta ölçekli sanayicilerin ulaşabileceği mekanizmalara dönüştürülmesi.
Sahaya İnme Zorunluluğu: Laboratuvar ortamındaki temiz teknolojilerin pilot projeler ve ortak Ar-Ge modelleriyle doğrudan fabrikalara entegre edilmesi.
Eşitsizliğin Önlenmesi: Uluslararası iş birliklerinin, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki ticari ve teknolojik eşitsizlikleri derinleştirmeyecek şekilde tasarlanması.
ASO ve TTGV, zirve takvimi boyunca 13 ve 16 Kasım tarihlerinde Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), nükleer temiz enerji ve sanayide yapay zekâ başlıklarında düzenlenecek panellerle uluslararası temaslarını sürdürecek.