Kültürel Bellek ve Hafıza Teknikleri
Jan Assman’nın kültürel bellek ve hafıza teknikleri (mnemoteknik) kuramı, Türkistan coğrafyasından Anadolu’ya uzanan Kam / Şaman/ Bahşı / Baksı/ Ozan/Âşık geleneğini açıklamak için son derece nitelikli bir epistemolojik zemin sunar.
Kültürel bellek biyolojik/beyinsel bir tabana sahip olmadığı için; toplumsal kimliğin ve kolektif hafızanın kuşaklararası aktarımı, Assmann’ın ifadesiyle “nesnelleştirilmiş sembolik formlar” ve bunları icra eden “kültürel hafıza taşıyıcıları” aracılığıyla gerçekleşir. Türk dünyasındaki bu tipolojik dönüşüm; sosyo-ekonomik yapıların (göçebelikten yerleşikliğe), dinsel/inançsal sistemlerin (Gök Tanrı/Şamanizm’den İslamiyet’e) ve iletişim mecralarının (şifahi/ritüel hafızadan meşk ve metin kültürüne) değişimine paralel olarak biçimlenmiştir.
Kam/Şaman: Kozmik Denge, Ritüel, Hafıza Teknikleri ve Bedenleşmiş Hafıza
Türkistan’ın erken dönem şamanik yapısında Kam (Şaman), yalnızca dinsel bir figür değil; topluluğun tarihini, soy kütüğünü (şecere), tabiat ile kurduğu ilişkiyi ve kozmolojik anlatılarını bünyesinde toplayan ilk organik entelektüel ve mnemoteknik icracıdır.
· Ses, Ritim ve Çalgı Hafızatekniği: Şamanın kullandığı Kopuz veya Menzil Tamburu/Davul (Çalır/Tüngür), ritüelin sıradan bir eşlikçisi değil; öte dünya ile bu dünya arasında köprü kuran sembolik bir araçtır (Eliade, 2006). Davulun üzerindeki kozmolojik çizimler, Assmann'ın bahsettiği "nesnelleştirilmiş sembolik formlara" denk gelir. Ritmin sürekliliği ve ekstatik durum (vecd), bilginin unutulmasını engelleyen katı bir ritüel tekrardır.
· Müzik Sosyolojisi Açısından Konumu: Kam, henüz toplumsal iş bölümünün keskin hatlarla ayrışmadığı kabile yapısında; hekim (otacı), şair, müzisyen, koruyucu ve anlatıcı rollerini tek bünyede birleştirir. Bu evrede bellek, sözlü ve ritüel devamlılığa (ritual continuity) dayanır.
Bahşı/Baksı: İnanç Geçişleri, Kamlık Eyleminin Sivil-Seküler Dönüşümü
İslamiyet’in Türkistan coğrafyasında (Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen sahaları) yayılmasıyla birlikte Kam/Şaman figürü yok olmamış, işlevsel bir başkalaşımla Bahşı / Baksı tipolojisine evrilmiştir.
· İnanç Sembolizminin Dönüşümü: Baksı, ritüelistik iyileştirme (seans) işlevini korurken kullandığı jargon ve sembolik dili İslami motiflerle (Allah, Hz. Muhammed, Dervişler, Evliyalar) harmanlamıştır. Baksıların kopuz eşliğinde söylediği zikirler ve destanlar, dinsel senkretizmin mnemoteknik örneğidir (Inan, 1954).
· Etnomüzikolojik İşlev (Kopuzdan Dombra/Dutar’a): Baksı geleneğinde Kıl Kopuz, gizemli ve mistik ses rengiyle ritüelistik hafızayı taşırken; süreç içerisinde Dombra ve Dutar gibi çalgılar destan anlatıcılığının (Manasçı, Destancı) ana enstrümanı haline gelmiştir. Kırgız Manasçılarının binlerce dizeden oluşan Manas Destanı’nı zihinlerinde tutup kuşaktan kuşağa aktarabilmesi, Assmann'ın vurguladığı "grup belleğinin sözlü hafızatekniklerle korunması" ilkesinin dünyadaki en canlı örneğidir (Reichl, 1992).
Ozan: Göçebe Aristokrasisi, Epik Hafıza ve Kopuzun Hakimiyeti
Bozkır kültürünün ve Oğuz boylarının batıya doğru hareketiyle birlikte (XI.-XV. yüzyıllar), toplumsal yapının merkezine Ozan yerleşir. Ozan, göçebe/yarı-göçebe askeri-aristokratik yapının ve boy örgütlenmesinin ortak vicdanı ve hafıza depolarıdır.
· Dede Korkut Tipi ve Toplumsal Düzlem: Dede Korkut Kitabı’nda somutlaşan Ozan tipi; boyun soy kütüğünü bilen, ad koyan, savaşçıları cesaretlendiren ve kriz anlarında hakemlik yapan bilge kimsedir (Köprülü, 1981).
· Kopuzun Sembolik Gücü: Ozanın elindeki kopuz, kutsal bir nesnedir. "Ozanın sözü, kopuzun teli" ilkesi gereği; kopuz eşliğinde söylenen soyulamalar ve destanlar (alkışlar/kargışlar), boyun hukukunu, ahlak kodlarını ve değer yargılarını nesiller boyu "canlı" tutar. Ozan, Assmann'ın söz ettiği yapısal unutmaya (structural amnesia) karşı toplumsal hafızayı diri tutan en stratejik aktördür.
Âşık: Anadolulaşma, Şehirleşme, Bağlama ve Meşk/Metin Kültürü
Oğuzların Anadolu’ya yerleşmesi, İslamlaşma sürecinin derinleşmesi, Bektazî-Alevî ve Tekke-Tasavvuf kültürünün teşekkülü ile Selçuklu-Osmanlı şehirleşmesi, Ozan tipini Âşık tipolojisine dönüştürmüştür (XVI. yüzyıldan itibaren).
[Türkistan / Bozkır] [Anadolu / Sentez]
KAM / ŞAMAN ──────► BAHŞI ──────► OZAN ──────► ÂŞIK
(Cosmic/Ritual) (Syncretic) (Epik/Boy) (Lirik/Tekke/Şehir)
│ │ │ │
▼ ▼ ▼ ▼
Kıl Kopuz Kopuz/Dutar Kopuz Bağlama / Saz
Organolojik Dönüşüm (Kopuz’dan Bağlama’ya): Deri göğüslü ve at kılı telli Kıl Kopuz, Anadolu’da ağaç göğüslü ve metal (pirinç/çelik) telli Meydan Sazı / Bağlama ailesine dönüşmüştür. Bu dönüşüm, yalnızca fiziksel bir değişim değil; tınısal (timbral), armonik/mikrotonal ve estetik bir zihniyet değişimidir. Bağlama, "Telli Kur'an" olarak kutsanarak meşk mekânlarının (Cemevleri, Kahvehaneler, Âşık Fasılları) odak noktası haline gelmiştir.
Bellek Mekânları ve Hafızateknik:
· Badeli Âşıklık: Rüyada bade içme motifi, âşığın bilgiye ve sanata aniden erişmesini meşrulaştıran sosyo-kültürel bir epistemoloji yaratır.
· Atışma ve Muamma: Âşık kahvehaneleri, Assmann’ın "kültürel belleğin dolaşıma girdiği alanlar" tanımına tam olarak uyar. Muamma çözme, askı indirme ve atışma yarışları; dilsel, tarihsel ve dinsel bilginin sınandığı, depolandığı ve yeniden üretildiği kamusal mnemoteknik alanlardır (Çobanoğlu, 2000).
· Ritüel Devamlılıktan Metinsel Devamlılığa: Âşık geleneği, sözlü kültürün (kulaktan/meşkle aktarım) esnekliği ile Cönkler/Mecmualar (yazılı kültür) arasındaki köprüde durur. Anadolu âşığı, metinselleşme çağında dahi sazı ve icrasıyla Assmann’ın şimdileştirme/canlandırma ilkesini yaşatır: Yüzyıllar önce yaşamış bir Pir Sultan’ın, Şah Hatayî’nin veya Karacaoğlan’ın deyişi, bağlamanın mızrabı vurulduğu an "şimdiki zamana" taşınır ve kolektif kimlik tazelenir.
Değerlendirme
Assmann’ın kuramsal çerçevesiyle bu tarihsel-tipolojik hattı özetlediğimizde şu ana dinamikler öne çıkar:
· Toplumsal Yapı Değişimi: Bozkır göçerliliğinden yerleşik tarım ve şehir toplumuna geçiş; icra edilen müziğin formunu epik-uzun anlatılardan (destan) lirik-şiirsel formlara (koşma, semai, nefes) dönüştürmüştür.
· Kanonlaşma ve Koruma: Şaman/Bahşı/Ozan/Âşık dizilimi, Türk dünyasının tarih boyunca yaşadığı din, coğrafya ve alfabe değişimlerine rağmen ortak bir "akustik kimlik" ve "dilsel süreklilik" muhafaza etmesini sağlamıştır.
· Medya / Hafıza Teknikleri Değişimi: İlk evrede "bedenleşmiş hafıza" (ritim, dans, vecd) hakimken; son evrede bu durum "metinleşmiş ve çalgısal hafızaya" (bağlama, cönk, meşk) evrilmiştir. Ancak özdeki işlev değişmemiştir: Biyolojik olarak aktarılamayan toplumsal kültürü ve kimliği, müzik ve icra aracılığıyla kuşaktan kuşağa canlı tutmak.
Kaynakça
· Assmann, J. (2011). Cultural Memory and Early Civilization: Writing, Remembrance, and Political Imagination. Cambridge University Press.
· Çobanoğlu, Ö. (2000). Âşık Tarzı Edebiyat Geleneği ve Müktesep Bağlamları. Akçağ Yayınları.
· Eliade, M. (2006). Şamanizm: Arkaik Esrime Teknikleri (Çev. İsmet Birkan). İmge Kitabevi.
· İnan, A. (1954). Tarihte ve Bugün Şamanizm: Materyaller ve Araştırmalar. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
· Köprülü, M. F. (1981). Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları.
· Reichl, K. (1992). Turkic Oral Epic Poetry: Traditions, Forms, Poetic Structures. Garland Publishing.
· Roux, J. P. (2002). Türklerin ve Moğolların Eski Dini (Çev. Aykut Kazancıgil). Kabalcı Yayınevi.
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
YORUM YAP