HABERLER

G[A]
19 Temmuz 2026 09:40 | Son Güncelleme: 23 Temmuz 2026 06:58

YÖK Başkanı Özvar’dan TBMM’de yükseköğretim mesajları: Öncelik artık nitelik

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, TBMM’de görüşülen yükseköğretim düzenlemelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’den 6 üniversitenin ilk kez dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına girdiğini belirten Özvar; intörnlük eğitiminde azami süre sınırının fiilen kaldırılacağını, sahte diploma ve akademik sahtecilikle mücadelede yeni yaptırımlar getirileceğini söyledi.

ANKARA – GA Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Eğitim Haberleri- Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, kamuoyunda “öğrenci affı” olarak bilinen düzenlemeleri de içeren Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundaki görüşmeleri sırasında yükseköğretimin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Komisyonda kabul edilen teklif; yükseköğretime dönüş hakkından intörnlük eğitimine, akademik sahtecilikle mücadeleden vakıf üniversitelerine uygulanacak yaptırımlara, öğretim üyelerinin 67 yaşından sonra görevlerine devam edebilmesinden yurt dışındaki üniversitelerin Türkiye’deki faaliyetlerine kadar geniş bir alanda düzenlemeler içeriyor.

“İlk 1000’de İngiltere’den sonra en fazla üniversiteyle temsil edilen ülkeyiz”

Türkiye’nin uluslararası üniversite sıralamalarındaki konumuna dikkati çeken Özvar, Türkiye’nin Avrupa’da İngiltere’nin ardından dünyanın ilk 1000 üniversitesi arasında en fazla yükseköğretim kurumuyla temsil edilen ülke olduğunu söyledi.

Türkiye tarihinde ilk kez 6 üniversitenin aynı anda dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına girdiğini belirten Özvar, bu sonuçların uluslararası değerlendirme kuruluşları tarafından ortaya konulduğunu ifade etti.

Özvar, “Türkiye Avrupa’da İngiltere’den sonra dünyada ilk 1000’de en fazla üniversite temsil eden ülkedir. Tarihimizde ilk kez 6 üniversitemiz birden dünyada ilk 500’e girdi. Bunu biz söylemiyoruz, uluslararası kuruluşlar söylüyor. Bu sonuçlar üniversitelerimizin ve ülkemizin başarısını gösteriyor. Bununla hepimiz gurur duymalıyız.” dedi.

Yükseköğretimde yeni öncelik: Nitelik ve kalite

Türkiye’nin yükseköğretimde ihtiyaç duyduğu kapasiteyi büyük ölçüde tamamladığını belirten Özvar, bundan sonraki temel önceliğin üniversitelerin akademik niteliğinin ve eğitim kalitesinin yükseltilmesi olacağını kaydetti.

Yükseköğretim Kurulunun bütün imkânlarıyla kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü anlatan Özvar, üniversitelerin Türkiye’nin ortak değerleri arasında bulunduğunu vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Ege Üniversitesi gibi köklü kurumların saygınlığının uzun yıllara dayanan akademik birikim sonucunda oluştuğunu ifade eden Özvar, üniversitelere yönelik eleştirilerin kurumsal kimliğe ve akademik itibara zarar vermeyecek bir yaklaşımla dile getirilmesi gerektiğini söyledi.

İntörnlükte azami süre sınırlaması fiilen kaldırılıyor

Kanun teklifinin dikkat çeken düzenlemelerinden biri, teorik derslerini tamamladığı hâlde uygulamalı eğitim veya intörnlük sürecini bitiremeyen öğrencileri ilgilendiriyor.

Özvar, intörnlük aşamasına ulaşmış öğrenciler bakımından azami öğrenim süresi sınırlamasının fiilen kaldırılacağını belirterek teorik eğitimini başarıyla tamamlayan öğrencilerin, mezuniyet için gerekli uygulamalı eğitimlerini tamamlayıncaya kadar öğrencilik haklarını sürdürebileceğini açıkladı.

Düzenlemenin özellikle tıp fakültesi öğrencileri açısından önemli olduğunu vurgulayan Özvar, intörnlük dönemine ulaşmış öğrencilerin yalnızca azami öğrenim sürelerini doldurdukları gerekçesiyle üniversiteleriyle ilişiklerinin kesilmeyeceğini söyledi.

Komisyonda kabul edilen düzenlemeye göre teorik veya uygulamalı derslerini tamamlamış ancak uygulamalı eğitime ya da intörnlük eğitimine başlayamamış, eğitimini tamamlayamamış veya başarısız olmuş öğrencilere bu eğitimleri bitirme imkânı tanınacak. Uygulamanın ayrıntılarını belirleme yetkisi Yükseköğretim Kuruluna verilecek.

“Tanımak başka, denklik başka”

Yurt dışındaki üniversitelerin tanınması ve bu kurumlardan alınan diplomaların denkliği konusunda kamuoyunda bilgi kirliliği bulunduğunu söyleyen Özvar, Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınan bütün yükseköğretim kurumlarının e-Devlet üzerinden sorgulanabildiğini hatırlattı.

Üniversitenin tanınmasının, o üniversiteden alınan her diplomanın doğrudan denk kabul edileceği anlamına gelmediğini vurgulayan Özvar, “Tanımak başka bir şey, denklik başka bir şey.” ifadelerini kullandı.

Özvar, tercih dönemi öncesinde öğrenciler ile ailelerin yeniden bilgilendirileceğini belirterek yurt dışındaki üniversiteler veya aracılık faaliyetleri hakkında somut şikâyeti bulunan vatandaşlardan bilgileri kurum ve kişi isimleriyle birlikte Yükseköğretim Kuruluna iletmelerini istedi.

Sahte diploma ve akademik sahteciliğe yeni yaptırımlar

Kanun teklifinin sahte diploma, sahte mezuniyet belgesi, sahte sertifika ve akademik sahtecilikle mücadele açısından önemli hükümler içerdiğini belirten Özvar, mevcut mevzuattaki boşlukların giderilmesinin amaçlandığını söyledi.

Özvar, sahte diploma organizasyonlarının Yükseköğretim Kurulunun bilişim altyapısı, kurum içi denetim mekanizmaları ve güvenlik birimlerinin ortak çalışmaları sonucunda ortaya çıkarıldığını ifade etti.

Olaylardan birinin Yükseköğretim Kurulunda görevli bir daire başkanının durumu fark ederek ihbarda bulunmasıyla tespit edildiğini anlatan Özvar, kurumun uzun yıllardır sahte diploma ve belge düzenlediği belirlenen yapılar hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunduğunu, bazı kuruluşların kapatılması amacıyla valiliklere başvurular yaptığını bildirdi.

Komisyonda gündeme getirilen “sahte profesör” iddialarına da değinen Özvar, mevcut akademik atama ve yükselme sistemi içinde böyle bir durumun gerçekleşmesinin son derece zor olduğunu söyledi. Akademik yükselme süreçlerinde çok sayıda denetim mekanizmasının bulunduğunu belirten Özvar, somut bilgi ve belgenin YÖK’e ulaştırılması hâlinde gerekli incelemelerin yapılacağını kaydetti.

Teklifte, başkasına ücretli veya ücretsiz olarak tez, makale, kitap, proje ya da başka bir akademik çalışma hazırlatanların yanı sıra bu çalışmaları hazırlayan veya söz konusu fiillere aracılık edenler hakkında da disiplin ve ceza hükümleri uygulanması öngörülüyor. Akademik atama, yükselme, unvan veya derece elde etmek amacıyla başkasına hazırlatılan çalışmaların kullanılması hâlinde üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kazanılan akademik unvanların geri alınması gündeme gelebilecek.

Vakıf üniversitelerine yönelik yaptırımlar kanunda tanımlanacak

Özvar, vakıf üniversitelerine uygulanacak yaptırımlara ilişkin düzenlemenin, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında ortaya çıkan hukuki boşluğu gidermek amacıyla hazırlandığını söyledi.

Yeni düzenlemeyle vakıf yükseköğretim kurumlarının hangi fiillerinin hangi idari yaptırımlarla karşılaşacağının ayrıntılı şekilde kanunda gösterileceğini belirten Özvar, yaptırımların ölçülülük ilkesi doğrultusunda derecelendirileceğini ifade etti.

Teklife göre vakıf yükseköğretim kurumlarına, fiilin ağırlığına bağlı olarak uyarma, düzeltme isteme, yeni akademik birim veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının sınırlandırılması, öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması gibi yaptırımlar uygulanabilecek.

Faaliyet izninin kaldırılması hâlinde öğrencilerin eğitim haklarının korunması amacıyla garantör üniversiteye veya YÖK tarafından uygun görülecek aynı ildeki bir devlet üniversitesine aktarılmaları sağlanacak.

67 yaş sonrasında akademik performans değerlendirilecek

Öğretim üyelerinin 67 yaşını doldurduktan sonra görevlerine devam etmelerine ilişkin usul ve esasların yeniden belirleneceğini açıklayan Özvar, değerlendirmelerde yalnızca yaşın değil, akademik performansın esas alınacağını söyledi.

Üniversitelerin görüşleri alınarak hazırlanan kriterler üzerinde uzun süredir çalışıldığını belirten Özvar, görev süresinin uzatılmasının otomatik bir hak olarak uygulanmayacağını ifade etti.

Görevine devam etmek isteyen öğretim üyelerinin akademik üretkenliğini sürdürmesi, bilimsel yayın ve araştırma faaliyetlerine devam etmesi, lisansüstü tez yönetmesi ve öğretim üyeliğinin gerektirdiği akademik görevleri yerine getirmesi gibi ölçütlerin değerlendirileceğini bildirdi.

Komisyonda kabul edilen teklife göre görevlerinde kalmalarında yarar görülen öğretim üyeleri, üniversitelerin görüşü ve YÖK kararıyla 75 yaşını geçmemek üzere ikişer yıllık sözleşmelerle çalıştırılabilecek.

Yabancı üniversitelerin dershaneler üzerinden faaliyetleri mercek altında

Özvar, yurt dışında faaliyet gösteren bazı üniversitelerin Türkiye’de dershaneler veya benzeri aracılar üzerinden öğrenci kabul ettiğine ilişkin örneklerin de tespit edildiğini açıkladı.

Bu modelde bazı dershanelerin yabancı üniversiteler adına öğrenci kaydı yaptığı, hazırlık ve birinci sınıf eğitimlerini Türkiye’de verdiği, öğrencilerin ikinci sınıfın ortalarına kadar ülkede eğitim görmesini sağladığı ve sonraki aşamada farklı diploma seçenekleri sunduğu belirtildi.

Söz konusu uygulamanın bir vakıf üniversitesi rektörünün Yükseköğretim Kuruluna bildirimde bulunması üzerine ortaya çıkarıldığını ifade eden Özvar, kanun teklifiyle bu tür faaliyetlerin denetlenmesi ve düzenlenmesi için YÖK’e açık bir yasal yetki verilmesinin amaçlandığını söyledi.

Teklifin yasama süreci devam ediyor

2/3755 esas numaralı Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 2 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu.

Öğrenci affı, intörnlük eğitimi, akademik sahtecilik, vakıf üniversitelerine yönelik yaptırımlar ve öğretim üyelerinin çalışma süreleri başta olmak üzere yükseköğretim sistemini ilgilendiren çok sayıda düzenleme içeren teklif, TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.

Teklifin yürürlüğe girebilmesi için TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerin tamamlanması, kabul edilmesi ve kanunlaşma sürecinin sonuçlanması gerekiyor.

Haber Kaynağı: Yükseköğretim Kurulu – “Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar’dan TBMM’de Önemli Açıklamalar” başlıklı 15 Temmuz 2026 tarihli bilgi notu

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı EĞİTİM

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)